Tevhid şarabın içenler (Gazel)

Bir mürşit elinden tutan,   nasibini her giz alır

Tevhid şarabın içenler,   her giz mest-i elest olur

 

Dost çağrısına gelenler,   huzurda ikrar kılanlar

Nefsine arif olanlar,   Rabb’ine de arif olur

 

Dost ile Pazar kuranlar,   benliğin yere vuranlar

Huzuru hakka duranlar,   ölmeden de önce ölür

 

Kim ki canından geçtiydi,   aşkın badesin içtiydi

Benlik dağından uçtuydu,   ol kim esir değil hürdür

 

Nefs’ne uşaklık etmeyen,   benliğin ardından gitm’yen

İnsan oğlu insan olan,   şol dirilip olan gelir      

 

Canını kurban eylem’yen,   dostun diliyle söylem’yen

Yar ile gönül eylem’yen,   deyin dosttan cüda kalır

 

Dost elinden meyi içer,   mest olur şişeyi kırar

Her bir şeye arif olur,   kendisinden değil bilir

 

Ahmed özünü gizliyor,   her daim yarin özlüyor

Dostun  izini izliyor,   maksudunu anda bulur

 

14 Nisan 2016
Okunma
bosluk

Merhaba Ramazan (Semai)

(Ve Nihayet Geldi Ramazan)…

                 

Haktan geldi rahmet ile

Müşkil oldu asan ile

Ramazanın ilki ile

Ey Ah-ı Sultan merhaba

               

Allah verdi seni bize

Rahmet kıldı ümmet kime

Sultan oldu onbir kele

Ey Mah-ı Sultan merhaba

                 

Haktan gelen ata sensin

Affın gani hadi şahsın

Cümle kullar Rabbi sensin

Ey Han-ı Sultan merhaba

                   

Lütfun bize verdi safa

Gönül gözü gördü vefa

Beden çeker zül-ü cefa

Ey Bari Sultan merhaba              

 

Mesrur ettin geldin bizi

Nura erdik namaz demi

İman ehli sever seni

Ey Naz-ı Sultan merhaba

                  

Müjde etti recep hemi

Sala saldı şaban emmi

Konakladık ramazanı

Ey Can-ı Sultan merhaba

 

 

ahi kul ahmet

10 Haziran 2015
Okunma
bosluk

CUMA SOHBETİ – 15 (“Kişi sevdiği ile beraberdir” “Özgürlüğün hakikati, kulluğun kemalidir”)

Bismillahirrahmanirrahim

selamün aleyküm

 

Kişi sevdiğiyle beraberdir (Buhari, Müslim)

Ama nasıl???

Ne mutlu kalbinde yüce Allah’ın sevgisinden başka sevgi bulundurmayanlara. O’nun rızasından başka bir şey arzulamayanlara.

 

Her ne kadar görünüşte halkla birlikte olsa ve şeklen onlarla meşgul bulunsa da o kimse Allah cc ile birliktedir.

 

Kalp aynı anda birden fazla muhabbet bağı kuramaz. Bir şeyle kurduğu muhabbet bağı ortadan kalkmadıkça başka bir şeyle muhabbet bağı kuramaz. Arzuladığı ve muhabbet bağı kurduğu bir çok şey, mal, evlat, liderlik, övülme, insanlar arasında üstünlük gibi şeyler aslında tek şeye yani kendi nefsine duyduğu muhabbettir ve her biri bu muhabbetin bir parçasıdır.

 

Kişi bu istekleri kendi nefsi için istemiş olmaktadır. Başkası için değil. Dolayısıyla kendi nefsine muhabbeti yok olanın bu istekleri de yok olur. Bu nedenle, “Kulla Rabbi arasındaki perde, dünya değil, kulun kendi nefsidir” denmiştir. Kul nefsinin arzu ettiği şeylerden kurtulamadıkça, Rabbi arzulayamaz. Ve kalbi Allah’ın muhabbetine açılmaz. Bu durum mutlak fena halinin gerçekleşmesinden sonra zat tecellisine bağlı olarak kazanılır.

 

Bu durumda seven için sevgilinin nimetleri de ezaları da eşit olur. Böylece ihlas meydana gelir. Kişi nimetleri istemek ve ezaları önlemek amacıyla nefsi için Allaha kulluk etmez. Çünkü nimet de eza da farksız olmuştur. Buna “mukarrabin” mertebesi denir.

 

Ebrar kullar ise korku ve ümit ile Allah’a kulluk ederler. Bunlar zati muhabbetin güzel duygularına erişemedikleri için korku ve ümit kendi nefislerine döner. Ebrar’ın iyilikleri mukarrabinin kötülükleri ile beraberdir. Ebrar’ın iyilikleri bir yönüyle iyilik bir yönüyle kötülüktür. Mukarrabinin iyilikleri sırf iyiliktir.

 

Mukarrabin arasında da “beka” halini tamamlayıp “sebepler alemine” döndükten sonra “korku ve ümitle” Allah’a ibadet edenler vardır. ancak onların korku ve ümidi kendi nefislerine dönmez. Bilakis onlar “Allah’ın Rızasını ümit ederek ve gazabından korkarak ibadet ederler. Fakat cenneti nefsani arzuları için değil Allah’ın rızasının bulunduğüu yer olduğu için isterler. Bunların cehennemden sığınmalarının nedeni nefislerinden acıları uzaklaştırmak için değil, Allah’ın gazabının bulunduğu yer olduğu içindir. Çünkü bu kimseler nefislerinin esaretinden hürriyetlerine kavuşmuş ve Allah’ın halis kulları olmuşlardır. Bu rütbe Mukarrabinlerin en üst makamıdır.

 

Bu durumu değerli islam alimi Kuşeyri şöyle özetler. “Özgürlüğün hakikati kulluğun kemalidir” der.

 

Sevgili okurlar,

 

Siz de bir parça da olsa böyle olmaya çalışarak niyetlerinizde bir güzelleşme sağlayabilirsiniz. Unutmayın ameller niyetlere göre anlam kazanır. Ve kişi sevdiği ile beraberdir. Dolayısıyla kimi nasıl sevdiğinize dikkat etmelisiniz. Eğer hala bir takım insanları kuvvetle sevdiğinizi söylemeğe devam ediyorsanız bir şirk içine bile düşebilirsiniz. İnsan olarak sevilmesi gereken ise sadece Hz. Peygamber’dir. Ve onun yoludur.

 

Ya Allah ile beraber olun, yahut da Allah ile beraber olanlarla beraber olun.

24 Nisan 2014
Okunma
bosluk

Ağlarım ( Varsağı )

Ey Felek senin elinden

Neler çektim neler çektim

Her seherde ağlar gözüm

Halıma bakar ağlarım

 

Çığırırım Çalap deyu

Gel ağlatma beni deyu

Kimi sevsem seni deyu

Yoluna bakar ağlarım

 

Lütfeyle Rabb’im canımı

Silem gözümün yaşını

Şol mahşerde şu işimi

Yarime söyler ağlarım

 

Medet Allah’ım hay meded

Teslimdir sana canım hep

Halk içinde cümle ümmed

Duayı eyler ağlarım

 

Be gardaşlar bre bre

Yola düştüm gonca ile

Hakk’ın olmadığı yerde

Burnumu çeker ağlarım

 

Er olan meydana gelsin

Sorguma cevap yetirsin

Ne ben olam ne sen sensin

Kefeni sarar ağlarım

 

Benim dinimi kim pusar

Cenab-ı Hakk ona küser

Seher yeli sertçe eser

Tumanı çeker ağlarım

 

Aşık ahmed derde düşer

Gece gündüz harda yanar

Muhammed’li yolda düşer

Dolanı durur ağlarım

 

Bre ala gözlü dilber

Derdi aşkın nazı sürer

Bi hoş olmuş sürme çeker

Yiğidi yıkar ağlarım

 

Hey hünkarım sakın sakın

Var başına tacın takın

Olmaya devlet sıhhatin

Cihanı tutar ağlarım

 

Aşık ahmed der içinden

Ölüme ecel gecinden

Vefasız güzel ucundan

Yananı bilir ağlarım

 

Ne gezersin bu yerlerde

Seni uğratırlar derde

Aşkın bulunmadığı yerde

Zülfünü bağlar ağlarım

 

Hocamdan okudum elif

Bâ eyledim âna latif

Mim dalı sallı bir lütuf

Kuran’ı okur ağlarım

 

Ahi ahmed çare nedir

Melhem olmaz yare budur

İki kaşın arasıdır

Nazını çeker ağlarım

 

Kaşları kurulu yaydır

Yüzün değirmensi aydır

Koynun girilesi zordur

Sazını çalar ağlarım

 

Güzel bel’olur yumuştan

Hiç yük etmeye bacından

Acunda densiz ucundan

Virane düşer ağlarım

 

Kul ahmedin sözü dertli

Sine deler katlı katlı

Kulluk eder şartlı şurtlu

Aczine düşer ağlarım

 

sorgu: kabirde münker nekir meleklerin sorgusu

pusar: küçümser

tuman: don

harda: ateşte

bac: bedel

acun: dünya

 

ahi kul ahmede nasib olmuştur bunlar

19 Nisan 2014
Okunma
bosluk

Demedim mi? ( Varsağı )

Bre güzel bre güzel

Yaşın geçer demedim mi

Sürme çekilmiş gözlerin

Yiğit yıkar demedim mi

 

Lale sümbül gülün kastı

Şenlenirmiş gönül kasrı

Bülbül olup ahu zarı

Cana yeter demedim mi

 

Boylu poslu fidan gibi

Uzar gider selvi gibi

Bir gün gelir yaşın gibi

Hazan olur demedim mi

 

Yörü behey kaşı kalem

Nazın çeker kamu alem

Beni sende yare kılam

Canan olur demedim mi

 

Hele bak şu canı teze

Gelin olmuş onbeş güne

Bensiz niden varıp ele

Ziyan olur demedim mi

 

Yanıp yanıp da yakıldım

Şu güzele pek alındım

Onbeş diye çok düşündüm

Günah olur demedim mi

 

Dertli yazdım canım çeker

Bu ahu zarı kim biler

Güzel sana düşsem eğer

Derman yoktur demedim mi

 

Bre ağam sürdür atın

Güzellerin aşkı çetin

Ulu orta gezme sakın

Güzel yıkar demedim mi

 

Bir gönüldür baştan yanar

Canan naza düştü dağlar

Aşık sazı yaşin  ağlar

Ağıt düzer demedim mi

 

Hey ağalar zorlu beyler

Ölmeden bir dem süreler

Yüzüne kara topraklar

Atan gider demedim mi

 

Hey Rabb’im amanın aman

Ne kadı bilir ne güman

Azraildir kastı candan

Uçar gider demedim mi

 

Vuslat gitti firkat döndü

Ciğer deşti cana yetti

Kimler geldi kimler geçti

Zulüm yanar demedim mi

 

Bahar baçı güller ola

Gül bahası aşka yete

Bu hal ile Muhammed’e

Gönül bağlar demedim mi

 

Yetti canım onmaz halim

Cefa çeker bitmez aşkım

Onca günah tövbekarım

Hakk’ın siler demedim mi

 

Ahi ahmed kulluk eder

Eder de can tenden gider

Ölüm de olmazsa eğer

Kıran girer demedim mi

 

kasr: saray

güman: şüphe

vuslat: kavuşma

firkat: ayrılık

baha: bedel

tövbekarım: tövbe eden kişi

 

aşık ahi kul ahmede nasib olmuştur

19 Nisan 2014
Okunma
bosluk

Bakraç (Koşma)

Sallanı sallanı gelir pınardan

Bakracı söyler her iki yanaktan

Muradım belleri sarar savaktan

Bakracı söyler her iki yanaktan

 

Yeşilin üstüne de al incinir

Elinin tersine de kul düşürür

Sarılıp yatmağa da kol gerilir

Aşığı çeker her iki belikten

 

Saydı divaneye aklım zorundan

Yazdı edebime sükut erinden

Verdi nazarıma şahit kulundan

Yarini seçer her düşü canından

 

Hasret kalıp diz üstüne yıkıldım

Pazar kılıp yol üstüne oturdum

Şeytan dedi kul üstüne kuruldum

Şerrini düzer her kişi yolundan

 

Dost elinden ırak düştü sarayım

Gönül kasrı yarelendi yüreğim

Felek sattı insan kârı nideyim

Sadrımı bezer her gülü çemenden

 

Gönül suyu yüreğimden akıyor

Gayret sa’yi Kuran’ımdan çavıyor

Benim yarim sözü sazdan ölçüyor

Bağrımı sarar her gayri yürekten

 

Evlerinin önü de elvan elvan

Kokarmış da lale nergis gül eyvan

Yar uğruna kokarmış derde reyhan

Gülşeni döşer her yadı çiçekten

 

Bağların güzeli güllere nazar

Çemende eyleşir yarine hazar

Dağlara düşermiş perçemi çeker

Yücesi zalım her izi dölekten

 

Yan dedi yan dedi Rabbim ümmete

Ben yanmassam kimler yanar eşkine

Hazan kıldın can bedende gel diye

Sadrını açar her sözü fetadan

 

Ele verdim gülüm gülşenim ağlar

Yola düştüm yarim dövünür söyler

Cana verdim canan kudretten eyler

Kadrini sorar her  güle çemenden

 

Bir yar için nice yiğit yıkılır

Su başında onbeş suna bakışır

Bir kadere çifte güzel yazılır

Gönlünü eyler her iki kucaktan

 

İbrişim atkının teli söylesin

Kargı kamış gibi dalı uzasın

Dua saldım ardı sıra yanasın

Aşkını yazar her iki dudaktan

 

Benim yarim mani dizer bakraca

Sağı benim solu senin ortaca

Hayat budur kimler çözer bulmaca

Yazgısı şeçer her iki suvaktan

 

Derdim artar dünü günü ahmedim

Ele güne düştüm seni diledim

Cenneti alaya beli niyetim

Mizanı tartar her iyi yazandan

 

Ahi kul ahmedim böyle işlerim

Oturmuş hasbihal eder eşlerim

Hakk yoluna feda olsun canlarım

Sevabı katlar her iki günahtan

 

NOT: Bu şiirin adının bakraç olmasının nedeni Bakracın iki kulplu olup

hayatın da iki kişi tarafından çekilmesi gerektiği düşüncesindendir.

 

 

aşık ahi kul ahmede bunları yazmak nasib olmuştur.

15 Nisan 2013
Okunma
bosluk

Adı mihrap..

1

İki cihana sultandır Hakan’ım

Kullarının ardındadır mekanın

2

Zatından sadır olur nur semadan

Şeytanın şerridir alkış azaptan

3

Onulmaz dertlerin şevki şeytandır

Sen gördükçe “bela” aşkı nurdandır

4

Yandım sana Allah’ım her nefesten

Rızıkla Rabb olurmuş her nefesten

5

“Kiramen katibin” sayhı meyanda

Günahı kumla tartarlar mizanda

6

Ol Muhammed yolda gider alemle

Alem diler mahbub kıl Muhammed’le

7

Amelsiz kitap kânı yasladılar

Payansız pişman sadrı közlediler

8

İnkarı yok bu türkünün sayhadır

El ve ayak söyler canı zardadır

9

Kim kurtulmuş ölüm canı canından

Kalender ol âlâ söyler sarıktan

10

Aşk-ı Şeyda cümle alem bildiği

Nice kaygu dünü günde sildiği

11

Sen yarattın kamu alem cismi can

Kul eyledin aşkın çeki yandı can

12

Seni gördüm anda canım senindir

Cümle varım gönül sazım eşkindir

13

Azabımı sözümden kıl nihanım

Gönüller türabı dilde veraım

14

Cihanın meramı sazda nigarım

İsyanın hazanı nazda şikarım

15

Canda canımsın tende kim ayanım

Bu gönlü satmışım gayri seyranım

16

Can feda yolunda döksem kanım da

Gül insan eyleye sultan nâzım da

17

Sırat eyledi ataşın üstünü

Figan eyledi inkarın büstünü

18

Avamdan ummadı gül versin O’na

Söyledi ahlakı güzelden yana

19

Sufiye mescid alime kitabın

Mecnuna Leyla velvele cihanın

20

Canım sundum Leyla bilmezmiş “bela”

Mecnun faslı ölmez titrermiş vera

21

Dünya gaflet içre ziyan eyledi

Ziyan kim akla hicap setredi

22

Saldım alem cevri cennet vasfından

Nice huri vermez gönül keşfinden

23

Cennetin cevlanı ağlar mizanı

Sevmenin mihrabı kullar yaranı

24

Ahım cevri sarmıştır önden sona

Baha kılmak garazdır canı kana

25

Bin eyler biri çerağı zarından

Bir söyler efradı anın bağrından

26

Gel gel gül ol da gel canın mihrabı

Kim kılar bu bir namaz saltanatı

27

Ahi Ahmet söyler adı mihraptır

Yar oldum güzele göğnüm haraptır

28

Sev dedi göğnüm ah ile canından

Kim eyler beni can kulu sadrından

29

Sen ağla ahmedim sadrın daralsın

Yarınki ziyandır ahı nihansın

 

AÇIKLAMA

2 alkışta azap vardır

3 bela:evet

5 kiramen katibin:omuzdaki yazıcı melekler

5 kumla tartmak:günahın adet olarak çokluğu

7 amelsiz kitap kanı yaslamak:okuduğunun gereğini yapmamak

8 ahiret sayhaları gelecek ve el ayak konuşacak

9 sarıktan söylemek: sarık kefen olduğu için söyledi sayıldı

13 sözden azap kılınması:aşığın söylediği çok etkili olup allah da onu desteklerken hata yapmaması gerekir. nihan:gizli,  vera: iyilik

14 cihanın sazı sevmesi oyuna meraklı olmasıdır. nazda şikar ise aşığın naz ile allaha yönelmesi bir hatır bırakır ve yükselir ve böylece nefsin isyanı azalır.

15 canımda sen varsın yani içiçeyiz. ve benim tenimde sen görünüyorsun (ayan:açık)

gönlü satmak gönlü allaha sevgi karşılığı vermek. gayri seyranım demek gayri dediğimiz Allahın kainattaki tecellilerini yüksekten (arş) seyretmek demektir.

16 gül insan: takva üzere yükselmiş insan.

18 avam allaha gül verecek seviyeye gelemez ancak güzel insan olabilir. bu da güzel ahlaklı insan demektir.

19 velvele: ses duyurmak, gürültü koparmak

21 dünya gafletten ziyana uğradığı gibi bir nedeni de aklına utanma örtüsü çekmesi onu düşünmekten alıkoyuyor ve ziyan düşüncesizlikten geliyor.

22 gönül keşfi aşıklığı bildirir ve allah aşıklara huri vermez fakat allahın cemalini seyrederken büyük bir zevk duyarlar.

23 cennetin kazanılması ağıtla olur ve bu mizana gelir. sevmeye mihrab olmak demek kullar tarafından sevilmek onu mihrab yapar ve sevginin imamlığını o kişi yapar. bu ise hak katında değerlidir. 

28 sadr: göğüs,

29 sadrın daralması demek ağıttan dolayı daralmak demektir

yarın ki ziyandır demek: ahirette ağlamanın bir faydası olmaz, bu dünyada senin ahın ise gizlidir kimse bilmez nihan olsun demektir

 

 

aşık ahi kul ahmede bunları yazmak nasib oldu elhamdülillah

1 Nisan 2013
Okunma
bosluk

Son saltanat…

Ömür verdin hıtamı sen Allah’ım

Can uçar halden yana sen Allah’ım

 

Emaneti vermek mi zahmetinde

Sen ile kolay kıla yar Allah’ım

 

Canım gayrıda bedenim ayrıda

Bir namazlık saltanat kıl Allah’ım

 

Aczimden fakrım çıka bir uzunca

Rabbim hazanımda sorma Allah’ım

 

Yedi adımda kabirim seyranda

Kim kimi sorgu ede gör Allah’ım

 

Yakından gelmiş iken söz beyanda

Kara günün mizanı sen Allah’ım

 

Ahi kul Ahmed nefse çattığında

Mahşer saydı ölmek kastı Allah’ım

 

AÇIKLAMA:

-Bu beyitler kişinin kabre konması ile ilgilidir. canın gayrıda olması onun Allah’ın esmai hüsnasının tecellisinde olduğunu gösterir. bedenin ayrıda olması ruhun bedenden koptuğunu ifade eder.

-Bir namazlık saltanat cenaze namazıdır.

-Aczimden fakrım çıka demek,  aczini bilerek tevazuyla ömrünü bitiren kişinin ölünce fakre yani yüksek bir mertebeye kavuşacağını ifade eder.  bir uzunca kabre uzanmak  kastedildi.

-Yedi adım demek, kabir başına gelenlerin ayak seslerinin artık duyulmayacağı mesafedir, yani dönüp gitme sayılan uzaklık.

-Kim kimi sorgu etmek demek, etrafımdakilerin terkinden sonra melekleri kabirdeki imanlı müminin sorgu etmesi demektir ki büyük bir imanla ancak olabilir.

-Yakından gelmek demek, melekler uzaktan geldiği için ölen yer üstünden hemen yer altına yani yakına geldiği dolayısıyla RABBini unutma ihtimalinin meleklere göre daha az olduğunu ve dahi bilenin sorgu etmesi gerektiği anlatılmak istenmiştir. bunun için sorgu değil beyandaki bilinen söz konuşulmalıdır.

-Ahi kul ahmedin nefse çatmasının arkasından bunun nefsin ölme derecesine gelmesini dünyada kemali elde etmesine bağladı ki bu hal ile mahşere gitmenin güzel olacağını arzuladı. böylece şiirin önceki beytlerinde söylenen bütün hususların da ancak bu şekilde münkün olabileceği de söylenmiş  olmaktadır.

 

Aşık ahi kul ahmede birazını yaşayarak yazmak nasib oldu.. 

17 Mart 2013
Okunma
bosluk

Adı Cengiz (Divan) (Doğaçlama)

Bir okuyucu maili şöyle:

Selamün Aleyküm Hocam.Metro Şeyh Şamil Cami yanında sizinle görüşmüştüm.Şiirinizi elinizden aldım.Sitenizi ziyaret ettim.Mükemmel olmuş.Ankara’ya gelmek için sizin dualarızı ihtiyacım var.Hakkımızda hayırlısı olur inşallah.Selamün Aleyküm.

 

Rabbim, yarar getirmeyen bilgiden, korkmayan kalpten, duyulmayan dua dan, doymak bilmeyen nefisten, açlıktan ki o kötü bir arkadaştır hıyanetten ki o ne kötü sırdaştır tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, kocamaktan, ezel-i ömre döndürülmekten, Deccal fitnesinden kötülüğünden, kabir azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden Sana sığınırım Ey Rabbim! Dinimizden dolayı bizi zillete düşürmeye çaba sarf edenlere fırsat verme Bizleri İslamın yolundan ayırma Amin

 

Bu okuyucuya anında verilen ahi kul ahmet cevabı (İki yazıyı birlikte değerlendiriniz lütfen):

 

ADI CENGİZ
 
Sevgili cengiz hanı yoktur zatı eydür kânı haydır
Söylesem cananı canından bir hayli hoştur
 
İslamda korkmak ile sevmek terazisi bil ki denktir
Sen korkup durur isen muhabbete yaranın nedir?
 
Korkmaktan kasıt o dur ki hak teala kulu bıraka
âlâyı illiyyun’de mahbup iken gülşeni kuruya
 
Muhabbet ise o dur ki allah duymuştur sevi zatına
Ve dahi bir iş eyledi kainat yarattı aşk için efradına
 
Gel imdi cengizim yol odur ki korkusuzca feta kıla
Kıl şimdi salatına gözde mizan ile tövbekarına
 
Bilse idin ne sen ne ben olmaya katışa beyanına
Kim derse desin sen yoktur benden seyranına
 
Burda gönüller şavkı hakık’tandır lezzeti cananına
Kim duymaz akıllılar düşer kendi hayranına
 
Gel, gel, gel ki sıyrıl benliğin onulmaz feryadına
Giy bu cihanda dahi yamalıklı kaftanın envarına
 
Sevi ile coşmuşam varım vermiş ölmüşem
Nice dünya tadı terkeyleyip aşkına düşmüşem
 
Aşk nedir ki ahu cefa kılmak adetidir cananın
Can durulmaz bin yaşasa göz yaşı mizanın
 
Yeter mi cengizim yeter mi ettiğin cefa bu aşığa
Tevhid ile aşkım sarar cümle ümmeti mustafa
.
Yayın için izin talebine yazılan yarenlik:
.
Kendi cengizim, seni de beni de attım ki cümle alemin seyranına
Var isen varsın yoğ isen nursun vardan şer olur yoktan emanına
 
Seni öne koydum ki zılgıt yesin alemi efkardan gülşeni ruza kadar
Belki ademini adam eyler dönülmez kapıdan kulluğu şerhe kadar
 
Söylerim söylerim de anlamazsın ne idüğüm ne dediğüm haşre kadar
Kendi çalar kendi oynar aşık ahmed bu ağıtı ne yazdığı neşre kadar
 
 
 
 
 
AŞIK AHİ KUL AHMET DOĞAÇLAMA YAZIVERDİ
(Bu doğaçlama üzerinde düşünülmediği için ölçüler tutmayabilir, gülü dikeniyle kabul ediniz)

 

18 Şubat 2013
Okunma
bosluk

Vuslat kılmaz ayanı yok

Zikredelim gel Allah’ı

Aklı canım yok vallahi

Bir denize taht kurdum ki

Durmağa kim payanı yok

 

Nazar kıldım bir eşiğe

Gördüğümden kim deliye

Bir yüksekte köşk dimeğe

Çıkmağa merdivanı yok

 

Köşküne var girenlerin

Maksuduna erenlerin

Ene’l Hakk’ı diyenlerin

Sebebe ihtiyacı yok

 

Dergah budur agah budur

Düzer arzusun dem budur

Girer bir denize yunur

Gayri onun kenarı yok

 

Sözle ayan ilm iledir

Dille devran hüsünledir

Aşk-ı nazım Hakk iledir

Yar anın hiç nişanı yok

 

Hayalini gönül bilmez

Sıfatını elden görmez

Darasını akıl çekmez

Anmağa hem lisanı yok

 

İman ile hüsnün bilem

Nihan ile vasfın gizem

Beyan ile zatın yazam

Yazmağa can kalemi yok

 

Genci yaşlısı dertlisi

Yazar ayanı gizlisi

İlm ile cümle lisanı

Bilir dem tercümanı yok

 

Din içinde mü’min saydım

İns içinde kullar gördüm

Küfr içinden kafir çektim

Gezer ana ziyanı yok

 

Ahmed sorar sualini

Hakk’tan bekler meramını

Aşk iledir niyazını

Çözmeye imtihanı yok

 

Bahar ile yazı savdım

Gonca güle aşkı yazdım

Kullar ile cana düştüm

Aşıklara gazabı yok

 

Gelen geldi giden gitti

Gelen gitmem deyu öttü

Nefsi yenen Rabb’in bildi

Bulunmaya nazarı yok

 

Hakk nazar ider kullara

Kul döner türlü hallere

Bülbül yazar gönüllere

Gülşeninde bazarı yok

 

Sabah ağşam varım sersem

İsm-i Hakk’ı küne versem

Ölüp ölüp candan olsam

Dört kitapta inkarı yok

 

Hakk korkusu er eylesin

İşi gücü zâr eylesin

Cümle veli yar eylesin

Vuslat kılmaz ayanı yok

 

Aşktan ağıt kılar kime

Vere durur nur eline

Viran gönül şad yeline

Eser halden şikarı yok

 

Kendim bilem elden âri

Düşte gördüm baştan âri

Cana yazdım kuldan âri

Nazarına giresi yok

 

Hakk’ı sevem diyenleri

Nefsin zoru kılanları

Ettiğini bulanları

Yazar elden bizarı yok

 

Aşıkların darı ile

Yakupların zarı ile

İnayetin Bari ile

Salar kuldan nihanı yok

 

Ahi ahmed söyler sözi

Kan büridi iki gözi

Kara olmaz aşık yüzi

Yazar candan hesabı yok

 

Ahi ahmed aşık düşer

Kundurası şaki eyler

Ağşam sabah niyaz eder

Rabbisine kararı yok

 

 

aşık ahi kul ahmede yazmak nasib olmuştur

30 Ekim 2012
Okunma
bosluk
  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • >
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç