Yörü bre Yörük kızı (Varsağı)

Yörü bre Yörük kızı

Kara bağrın ezilir mi

Çiğdem gibi topla bizi

Kara bağın düzülür mü

 

Karadır kaşların kara

Sineme açtığın yara

İyi olmaz geçmez amma

Kara bağrın üzülür mü

 

Kara gözlüm n’ettim sana

Ol dertleri kattın bana

Verme bizi gelmez ta’na

Kömür gözler süzülür mü

 

Ala gözler dolum dolum

Kaşların yay oylum oylum

Yayla çiçeği kokuşlum

İnce beller sarılır mı

 

Dumanlandı dağlar başı

Göz göz oldu suyun başı

Ben dökerim gözüm yaşı

Akan seller sorulur mu

 

Naçar kaldım senden yana

Açar göğsün elden yana

Zülüflerin burma burma

Tel tel gerer dizilir mi

 

Yemenisin belden bürür

Etekler yerde sürünür

Ahi ahmed kul görünür

Hizmetinde sorulur mu

 

ahi kul ahmed nasibidir

14 Mart 2016
Okunma
bosluk

Kumaş olsam arşın arşın yırtsalar (Koşma)

Kara gözlerine kurban olduğum

Koma beni el yerine sevdiğim

Gurbet elde kem haberin alırsam

Koma beni el diline sevdiğim

 

Dağların karı bağların gülü mü

Etti beni divane mi deli mi

Ayrılık elinden bağım ezik mi

Koma beni gazeline sevdiğim

 

Darılma sevdiğim sözümdür sana

Seni severim cefa etme bana

Al yanaktan bir buse ver sen bana

Koma beni yad eline sevdiğim

 

Yine esti muhabbetin yelleri

Coştu m’ola göz yaşının selleri

Garib kaldık nideydik bu illeri

Koma beni yadellere sevdiğim

 

Kumaş olsam arşın arşın yırtsalar

Yar beline büklüm büklüm sarsalar

Dilim söyler amma gözlerim ağlar

Koma beni ara yerde sevdiğim

 

Ahi kul ahmed senin bir kölendir

Al sat öldür ister ise dolandır

Ben bu aşkı nerde bulsam yamandır

Koma beni ateşine sevdiğim

 

 

ahi kul ahmed nasibidir

4 Mart 2016
Okunma
bosluk

Yardan ayrılanın ( Varsağı )

Bre güzel böyle m’olur

Halı yardan ayrılanın

Katresi deryaya varır

Halı yarden ayrılanın

 

Gökte güvercinler uçar

İner ovalara düşer

Ak elleri deste tutar

Gülü yardan ayrılanın

 

Havalanma telli turnam

Kondu göçtü kimler canan

On üçünde yazdı ferman

Canı yardan ayrılanın

 

Gül dikensiz olmaz imiş

Er baharda gonca açmış

Bülbül diye mihnet etmiş

Dalı yardan ayrılanın

 

Ahi Ahmet geçmez imiş

Ataş almış yürek yanmış

Can düşüpte ciğer deşmiş

Gönlü yardan ayrılanın

 

Dumanlı dağlar dumanlı

Sevenin hali gümanlı

Bahar geçmiş yazlı kışlı

Ömrü yardan ayrılanın

 

Sevdim seni sevdim seni

Senden âla çoktur beni

Sen olmasan kimler nesi

Derdi yardan ayrılanın

 

Gelin kızlar gelin gelin

Bahasıdır aşka yelin

Onbeşidir canı tezin

Eli yardan ayrılanın

 

Erenler biz de bilelim

Seven el olmaz belalım

Bu aşkı cana satalım

Nazlı yardan ayrılanın

 

Kervansaray pare pare

Allar giyer kare kare

Selam almaz nazlı yare

Kulu yardan ayrılanın

 

Yel üstünde çifte konak

Haydi şöyle konup göçek

Sevip sevip ayrılacak

Zülfü yardan ayrılanın

 

Bugün yari düşte gördüm

Gördüm amma hayra yordum

Varıp güzellere yandım

Teni yardan ayrılanın

 

Yörü bre güzel hele

Yiğit bekler çağın gele

Senin olmadığın yere

Düşe yardan ayrılanın

 

Küskün müyüz akça gelin

Açmaz mıymış gonca gülün

Bağı bahçe gülşen neyin

Adı yardan ayrılanın

 

Kaşın siyah kara kara

Şükür ettim yaradana

Canım ister daha daha

Hani yardan ayrılanın

 

Selam versem almaz imiş

Kadir kıymet bilmez imiş

Hepten kelli onmaz imiş

Beli yardan ayrılanın

 

Ahi kulum gelmez yere

Selam salma duymaz ele

Aşık olmayaymış diye

Canı yardan ayrılanın

 

 

ahi kul ahmed nasibidir

22 Nisan 2014
Okunma
bosluk

Demedim mi? ( Varsağı )

Bre güzel bre güzel

Yaşın geçer demedim mi

Sürme çekilmiş gözlerin

Yiğit yıkar demedim mi

 

Lale sümbül gülün kastı

Şenlenirmiş gönül kasrı

Bülbül olup ahu zarı

Cana yeter demedim mi

 

Boylu poslu fidan gibi

Uzar gider selvi gibi

Bir gün gelir yaşın gibi

Hazan olur demedim mi

 

Yörü behey kaşı kalem

Nazın çeker kamu alem

Beni sende yare kılam

Canan olur demedim mi

 

Hele bak şu canı teze

Gelin olmuş onbeş güne

Bensiz niden varıp ele

Ziyan olur demedim mi

 

Yanıp yanıp da yakıldım

Şu güzele pek alındım

Onbeş diye çok düşündüm

Günah olur demedim mi

 

Dertli yazdım canım çeker

Bu ahu zarı kim biler

Güzel sana düşsem eğer

Derman yoktur demedim mi

 

Bre ağam sürdür atın

Güzellerin aşkı çetin

Ulu orta gezme sakın

Güzel yıkar demedim mi

 

Bir gönüldür baştan yanar

Canan naza düştü dağlar

Aşık sazı yaşin  ağlar

Ağıt düzer demedim mi

 

Hey ağalar zorlu beyler

Ölmeden bir dem süreler

Yüzüne kara topraklar

Atan gider demedim mi

 

Hey Rabb’im amanın aman

Ne kadı bilir ne güman

Azraildir kastı candan

Uçar gider demedim mi

 

Vuslat gitti firkat döndü

Ciğer deşti cana yetti

Kimler geldi kimler geçti

Zulüm yanar demedim mi

 

Bahar baçı güller ola

Gül bahası aşka yete

Bu hal ile Muhammed’e

Gönül bağlar demedim mi

 

Yetti canım onmaz halim

Cefa çeker bitmez aşkım

Onca günah tövbekarım

Hakk’ın siler demedim mi

 

Ahi ahmed kulluk eder

Eder de can tenden gider

Ölüm de olmazsa eğer

Kıran girer demedim mi

 

kasr: saray

güman: şüphe

vuslat: kavuşma

firkat: ayrılık

baha: bedel

tövbekarım: tövbe eden kişi

 

aşık ahi kul ahmede nasib olmuştur

19 Nisan 2014
Okunma
bosluk

Gam çekme gönül (Koşma)

Gam çekme gam çekme gönül halına

Sana da bulunur nice güzel var

Bağ bahçe gül olmuş gönül mahına

Sana da bulunur nice güzel var

 

Sakının dağlar, var yollarım bağlar

Üç güzel bir olmuş hasretlik söyler

Men düşem yarime boyların uzar

Suna da bulunur ilde neler var

 

Ey ağalar söylen beyler nideyim

Bir güzele altun asbap döşeyim

Yetmez diye üste canım sunayım

Vera da bulunur kolda neler var

 

Yiğit olan yiğit edep düşürür

El ikin derse o birin söyleşir

Muhanete makam ermez didişir

Gülde de bulunur dalda neler var

 

Yol bilmem yolak bilmem gel hele gel

Bir naza helak oldum şu döşe gel

Bu aşkı çeker sinem gel güle gel

Sare de bulunur canda neler var

 

Gül derledim ele dikenler nesi

Diken kıymet buldu gönüller asi

Bunu ben demedim aşıklar kaşı

Deva da bulunur handa neler var

 

Gül yüzlü haççam ellerde gezermiş

Gah cennet ister gah koynum dilermiş

Bu yare gönlüme hançer bilermiş

Bela da bulunur kulda neler var

 

Yar gelesi cilve ile naz ile

Vur hançeri sinem üzre saz ile

Yok devası ilaç ile naz ile

Safa  de bulunur sende neler var

 

Yar yanağı gamzeli çifte balaktan

Her meramı maralı düşer budaktan

Er çemende ağlar sıra dölekten

Kaza da bulunur sazda neler var

 

Ayva turuınç nar istiye civanım

Nazlı dertli yar söyleye meramım

Sen şöyle bir uzan hele cerenim

Mera da bulunur dağda neler var

 

Bülbülün figanı gonca güledir

Çirkinin niyazı Hakk’a nidadır

Bir güzel çirkinde zulme riyadır

Baha bulunur yarde neler var

 

Karlı dağlar sende ahdim varimiş

Çevren sarar irayhanlı bağimiş

Eyi günde ahbap çavuş çoğimiş

Darda da bulunur dostta neler var

 

Yari saldım çemenlere bağlara

Ey’lik etsem fırlanırmış yollara

Bir gün olsun koynum girmez yanmağa

Canda da bulunur gözde neler var

 

Ahi kul ahmedim ölmek kârımdır

Ölmek ne Muhammed sevmek zarımdır

Hakk nasib etse de görmek canımdır

Mahmut da bulunur Hakk’da neler var

 

aşık ahi kul ahmed nasibidir 

 

 

 

 

 

21 Temmuz 2013
Okunma
bosluk

Yeşil gözlerin aşkı

Al hare giyer de, yeşil gözlerin

Beni derde salan gozel has gelin

Bir çare düşerde sesil  nazların

Beni derde koyan gozel has gelin

 

Yeşil başlı gövel ördek süzülür

Süzülür de kirik ilen açılır

Üzme beni gelin yaram deşilir

Beni darda koyan gozel baş gelin

 

Yeşil gözler yeşillenmiş çemen mi

Dağlar karı erir gönül yuman mı

Bağda gozel, alıp kaçsam gelmen mi

Beni  at da gören gozel koş gelin

 

Bir nazına bin sözümü sereyim

Domurları terler imiş sıkayım

Helal güller bahar söyler açayım

Beni canda gören gozel hoş gelin

 

Söyler dilim ağlar özüm bilmezler

Sözüm beştir O’nu çalar duymazlar

Aşkı güle yazdım kokar dermezler

Beni bağda gören gozel gül gelin

 

Yiğitler dizilir sıra daşına

Sunalar doluşur pınar başına

Üçgül açmış çemenlerde dağlara

Beni  dağda goren gozel güç gelin

 

Ahi kulum ahmedim gozel içun

Gozel deyu ömür yidim aşk içun

On gozelden bire düştüm sıdk içun

Beni narda goren gozel gül gelin

 

 

aşık ahi kul ahmede yazmak nasib olmuştur.

18 Mart 2013
Okunma
bosluk

Yiğit mahsun güzel mahsun (Koşma)

Felek vermezsin dengimi dengime

Güzeller mahsun var git yiğit mahsun

Kader düşürür güzeli kötüye

Güzeller mahsun var git yiğit mahsun

 

Yolum çavarmış yüğsekten engine

Cana yakarmış yürekten ingiye

Seni yazarmış aşıktan densize

Yürekler mahsun var git canlar mahsun

 

Allar giyermiş kastın bana mı?

Dallar ağarmış baştan başa mı?

Güller güzlemiş halden hale mi?

Bülbüller mahsun var git dallar mahsun

 

Gönül sarayı canan elindeymiş

Canla canan harda bir yolundaymış

Cahille ahmak ola zenaatmış

Cananlar mahsun var git saray mahsun

 

Al yeşil fistanlar sendedir sende

Tac eyler gülleri nicedir elde

Gör aşkı şöyle bir gözdedir gözde

Aşıklar mahsun var git gözler mahsun

 

Dağlar aşam yaylalara baharın

Güzel saram gönüllere sevabın

Ha bir eksik ha bir fazla yaranın

Yaylalar mahsun var git dağlar mahsun

 

Gönül ister hem konayım güllere

Ardı sıra sara duram bellere

Sordum idi şu feleği yollara

Gelenler mahsun var git giden mahsun

 

Yollar uzun uzar gider dalolur

Güller açar bağı bahçe yarolur

Garip gelen garip gider elolur

Eylerim mahsun var git eyler mahsun

 

Ağalar beyler muradım yardedir

Onca millet peşim sıra yoldadır

İflah olmaz yarelerim kalptedir

Yareler mahsun var git eller mahsun

 

Çadırlar baş eğer başa başeyler

Canlar döşüne söylermiş nazeyler

Garip kullar selamı bir sıreyler

Çadırlar mahsun var git döşler mahsun

 

Gam çekme gam çekme divane gönül

Bunlar da geçer Hakk’ın yeri gönül

Ümitsiz olma elden gelen gönül

Gülenler mahsun var git gönül mahsun

 

Şu kara kaşlara versem varımı

Nice yiğitler cenk eder bendimi

Kimse bilmez közdeki aşkımı

Yiğitler mahsun var git aşık mahsun

 

Aşık kul ahmed de döner dövünür

Güzeller için yandıkça yeldirir

Bir garip ölmüş kimsesi oldurur

Güzeller mahsun var git ahmed mahsun

 

 

aşık hattat ahi kul ahmede yazmak nasib olmuştur..

11 Ekim 2012
Okunma
bosluk

Güzele verdik gidiyor…(Koşma)

Ben yarimden ayrı düştüm düşeli

Her anım bin yıla döndü gidiyor

Yine azab oldu ömrü sürmeli

Gönlüm cefalara düştü gidiyor

 

Belli olmuş bağlarının boranı

Çözülmüyor dağlarının kemanı

Onbeş oldu soframızın horanı

Rızkımız mevlaya kaldı gidiyor

 

Her geçen günde artıyor vebalım

Bağı bahçe viran oldu bazarım

Az yaşa çok yaşa sonu babalım

Ömrümüz kazaya kaldı gidiyor

 

Gide gide yollar yokuşa vardı

Uzak oldu dostlar canıma yetti

Ciğerim yandı da yar köz köz oldu

Salahım duaya kaldı gidiyor

 

Divane olmuşum niyazım yeter

Gam alır gam satar bizarım yeter

Zalım felek kıyamette de naçar

Ahiret kaderi yazdı gidiyor

 

Nazar kılam sen yar ile yarana

Baha eyleyem gel canı canana

Ahdim kavi yaz ol cümle cihana

Aşkımı canana verdik gidiyor

 

Kömür gözlüm de ahdimi alırım

Almaz isem çekerekten ölürüm

Güzeller içinde seni bilirim

Ahdimi güzele verdik gidiyor

 

Ferhat ile dağları deliversem

İmanla azraile canı versem

Güllerle  Muhammed’e koşuversem

Cenneti rızaya saydık gidiyor

 

Allar ile donatsalar donumu

Hakk’a doğru çevirseler yönümü

Yeyip içsem hatırlamam ölümü

Dünyayı şeytana verdik gidiyor

 

Selvi boyla endam akıl ziyanı

İnce belde zülüflerin turası

Neresidir güzellerin yaylası

Aklımı  güzele sardık gidiyor

 

Güzel altın tas içinde bal mısın

Onca çiçeklerden çavan dal mısın

Cenneti aladan kokan hur’misin

Güzeli bal ile ölçtük gidiyor

 

Gel beni düşürme mihnete derde

Aşka düşenim canana kul nerde?

Yiğit olan yiğit canı bazarda

Yiğidi can ile ölçtük gidiyor

 

Ilgıt ılgıt esen seher yelleri

Yarden ari çav da gel al şalları  

Sordum bize varmaz  imiş yolları

Yarimi yabana saydık gidiyor

 

Ak göğsünde yar memeler görünsün

Siyah zülfün tel tel olsun örülsün

Bilmem namahremsin bilmem canımsın

Bahayı kitaba saydık gidiyor

 

Leylağa karıştı çemenler dağlar

Suyundan içermiş güzeller beyler

Ben sıdkımı bozmam da sunam  ağlar

Ağıtı sunaya verdik gidiyor

 

Ahi kul ahmedim yönün çevrilsin

Aşk bazarında kim canın yeldirsin

Ha yaşadın ha öldün şu şarabsın

Kitab-ı aşkı içtik de gidiyor

 

 

 

hattat aşık ahi kul ahmede nasibdir

5 Eylül 2012
Okunma
bosluk

iman ile iman ile

İman ile iman ile

Hakk’ı sevmek iman ile

Dosttan ayrı düşmek olmaz

İman ile iman ile

 

Bir gün gele tamam ola

Geri dönmek muhal ola

Senden yana dönen kula

İman ile iman ile

 

İman bize can mı ola

Candan içre giz mi yana

Sadırlarda gizler kula

İman ile iman ile

 

Sensin Kerim sensin Rahim

Yoldaş eyle iman elim

Ahir derler zaman gülüm

İman ile iman ile

 

Toğduk deyu ölmek olmaz

Zaman geçer hüsran bilmez

Eller gider kendi gitmez

İman ile iman ile

 

Daim andım seni Hüda

Koma bizi yanan nara

Muhammed’li doğru yola

İman ile iman ile

 

Muhammedin didarından

Güller açmış yanağından

Mahrum etme var nurundan

İman ile iman ile

 

Yüzüm yoktur halim söyler

Günah kalsın canan peyler

Meğer inayetin bekler

İman ile iman ile

 

Ey bizi yaradan Mevla

Muhammed’in şafi ola

Ümmet yazsın beni sona

İman ile iman ile

 

Taşdı yüreciğim taşdı

Dostum şu önüme düştü

Yer yarıldı canım pişti

İman ile iman ile

 

Yoldaş eyle imanımı

Muhammed’e salatımı

Sevab olcak günahımı

İman ile iman ile

 

Ahir olmuş zaman kötü

Bir gün sefer kılsam kati

Muhammed’siz sefer ne ki

İman ile iman ile

 

Senden yana dönder beni

Beni benden ayır Gani

İki esmez rüzgar demi

İman ile iman ile

 

Bu can sana feda Mevla

Senden gayri bilmem Hüda

Zatın ile hoştur bela

İman ile iman ile

 

Kafir ile koma bizi

Hele muhanette sızı

Meğer inayette bizi

İman ile iman ile

 

Yaşadım ha yaşamadım

Senden ayrı heç düşmedim

Muhammed’siz iş görmedim

İman ile iman ile

 

Sarık ile kefen biçtim

Secde ile kulluk ölçtüm

Feta diye ahi düştüm

İman ile iman ile

 

Selam ettim iman ile

Yazıdaki oğlak bile

Sala eyler vera ile

İman ile iman ile

 

İman kavi tevhid baştan

Salat ile kulluk halden

Ayırma sen Muhammed’den

İman ile iman ile

 

İsraf etme ömür çarkı

Hüsran gelir zaman ardı

Ayan etmiş Rahman sırrı

İman ile iman ile

 

Güller ile diller ile

İkra diyen Kuran ile

Cehli yumak alçak ile

İman ile iman ile

 

Zikir çektim dağlar ile

Zülfe çektim perçem düşe

Salavatım önden sona

İman ile iman ile

 

Eller ölsün bir sen yaşa

Toprak at dur arkadaşa

Döndüğünde aynı yaşa

İman ile iman ile

 

Ahi ahmed varır bir gün

Temennası iman her gün

Ayrı gayri olmaz bugün

İman ile iman ile

 

 

(Muhammed isimleri içun: Allahümme salli ala muhammedin ve ala ali muhammed)

 

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir

13 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Çığırayım Allah seni

Baharlarda güller ile

Çağırayım Allah seni

Nazarlarda eller ile

Çığırayım Rahman seni

 

Allah: bütün esmaları içeren benzersiz, kapsamlı ismi

Rahman: esirgeyen, merhamet eden

 

Gökyüzünde kuşlar ile

Yeryüzünde canlar ile

Suyu bilmez mahı ile

Çığırayım Rahim seni

 

Rahim: Bağışlayan,

 

Dillerdeki Kuran ile

Muhammedli yollar ile

Danışmalı ümmet ile

Çığırayım Adil seni

 

Adl: Adaletli olan

 

Hacıları çağrı ile

Şeytanları taşlı ile

Zemzemdeki tadı ile

Çığırayım Rabbim seni

 

Rabb: Sahib, terbiye eden

 

Sabi sübyan rızkı ile

Piri fani nazı ile

Aşıkların sazı ile

Çığırayım Vedüd seni

 

Vedüd: Sevgili, sevgi dolu,

 

Ariflerin keşfi ile

Salihlerin bendi ile

Cümle ümmet yahşi ile

Çığırayım ya Nur seni

 

Nur: Allah yerlerin ve göklerin nurudur, yaratılışın kaynağıdır, bilinen ışığa benzemez, irade de içerir, rastgele bir ışık falan değildir.

 

Hem şükrullah daim ile

Ol zikrullah kaim ile

Kul hüvallah azim ile

Çığırayım Cemal seni

 

Cemal: Allah’ın güzel yüzünü ifade eder. fakat yaratlmışlardan farklıdır. varlığını bilmek hakktır fakat nasıl olduğu konusunda fikir yürütmek bidattır-yani uydurma ve sakıncalı bir harekettir.

 

Yaşamanın şartı Hakk’tan

Çoğundandır şirki hepten

Ümmetindir korku ondan

Çığırayım Selam seni

 

Selam: esenlik güvenlik, huzur, emniyet bildirir. Allah selamdır.

 

Aşıkların gözü yaşlı

Seherlerde bağrı yaslı

Baş açık ayak yalını

Çığırayım  Melik seni

 

Muhammedin aşkı ile

Ebu Bekrin sabrı ile

Ömer Faruk adli ile

Çığırayım Aziz seni

 

Kuran yazan Osman ile

İlme kapı Ali ile

Canlarında feta ile

Çığırayım Alim seni

 

İkra diyen diller ile

Bülbül öten güller ile

Aşka düşen kullar ile

Çığırayım Kayyum seni

 

A’la dedim bela ile

Çıka geldim şu can ile

Her nefeste canan ile

Çığırayım Latif seni

 

Ömür yiter nefes ile

Sual olur hepisine

Aşık sazı ağıt ile

Çığırayım Kerim seni

 

Ahi ahmed beyan ide

Çağıralar anda gide

Kara yeri aklar ide

Çığırayım ya Hakk seni

 

Allah diyen diller ile

Gonca açmış güller ile

Gelin olmuş kızlar ile

Çığırayım Halık seni

 

Şakıyarak müezzinler

Namaz düşer mümin kullar

Oruç seçer Hakk’a canlar

Çığırayım Vehhab seni

 

Dağlar ile taşlar ile

Yazlı kışlı devran ile

Zamandaki hüsran ile

Çığırayım Baki seni

 

Gökte yıldız burçlar ile

İnci mercan yakut ile

Suya kanmaz mahı ile

Çığırayım Rezzak seni

 

Sinelerde gizler ile

Aşıkare sözler ile

Uçuşurlar kuşlar ile

Çığırayım Azim seni

 

Harman dane yeller ile

Düğün dernek eller ile

Yazılarda bazar ile

Çığırayım Gaffar seni

 

Şaha kalkmış atlar ile

Cenk eyleyen erler ile

Kafir kıran iman ile

Çığırayım Kahhar seni

 

Çöllerinde kervan ile

Bellerinde seyfe ile

Sırtlarında sadak ile

Çığırayım Kuddüs seni

 

Ahi ahmed nedir derdin

Can mı verdin canan içun

Muhabbetsiz dünya niçun

Çığırayım Halim seni

 

Ahi ahmed feta ile

Muhammede ümmet ile

Ümmet kaşı yiğrek düşe

Çığırayım Cebbar seni

 

 

 

 aşık ahi kul ahmede nasibdir

12 Temmuz 2012
Okunma
bosluk
  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • >
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç