O dost eskisinden daha güzel mi (Koşma)

Yüceden mi aştın sen seher yeli

O dost eskisinden daha güzel mi

Bağrıma bir ataş düştü söyle ki

O dost eskisinden daha güzel mi

 

Ak ellere al kınalar yakılır

Mor belikler kulunclara dökülür

Kirpiklerin ok olmuş da vuruşur

O dost perisiylen daha süzer mi

 

Ayırdın seçtin sözünü demeye

Bizden çevirdin yüzünü gitmeye

Severdim ala gözünü öpmeye

O dost çerisiylen daha gezer mi

 

Bir yar sevdim gücüm yetmez yareler

Gönül düşkün terk edemez çareler

Havalanmış elim ermez hareler

O dost delisinden daha beter mi

 

Neyleyim de neyleyim yar neyleyim

Al beni güzel sinende yaylayım

Şöylece her hizmetin ben eyleyim

O dost kalasıylan daha çeker mi

 

Ahi kul ahmedim de derdim çoktur

Kaşların kara da bakışın oktur

Senin bir misli menendin de yoktur

O dost olasıylan daha sezer mi

 

ahi kul ahmed

19 Eylül 2016
Okunma
bosluk

Kendine bak kendine (Semai)

Aşık özün tartıla

Kendine bak kendine

Hakka niyaz edile

Kendine bak kendine

 

Sıratı müstakime

Gider ona ol sende

Gayet seni bul sende

Kendine bak kendine

 

Her ne varsa kendinde

Ara bul ol ademde

Sen seni bul bu demde

Kendine bak kendine

 

Sensin kamu alemde

Var olan bir gerçek de

Kalmaya söz ezelde

Kendine bak kendine

 

Senden göründü Allah

Yemin ederim billah

İki gözüm maşallah

Kendine bak kendine

 

Mülküdür onun dünya

Aşikar olmuş vera

Hanedir sultan ola

Kendine bak kendine

 

Gam değildir bizlere

Ser verip sır vermeye

Oyundur canı başe

Kendine bak kendine

 

Bildin ise ol demi

Hakk diyesin ademi

Kılma güman içeri

Kendine bak kendine

 

Evliya kerameti

Yerden göğe direği

Kevni mekan içeri

Kendine bak kendine

 

Aşktan yana olanlar

Dünya malın bakmazlar

Hakk’ı aşkta bulalar

Kendine bak kendine

 

Canların canıdır aşk

Dertlere dermandır aşk

Aleme sultandır aşk

Kendine bak kendine

 

Söylenir aşktan yana

Hayvandır aşk olmaya

İnsandır aşık ola

Kendine bak kendine

 

Ahidir Ahmet kârı

Söyletir zülfikârı

İki cihan serdarı

Kendine bak kendine

 

ahi kul ahmed

11 Ağustos 2016
Okunma
bosluk

Dağlar (Koşma)

Bağrımın gülü sende yetişir

Baharın şevki sende gülüşür

Lale gül sümbül bülbül ötüşür

Cümbüşün kambersiz olmaz dağlar

 

Kazığın kavi yere yetmiştir

Yamacın  yaman zoru germiştir

Kimlerin nefsi sende yetmiştir

Güllerin bülbülsüz açmaz dağlar

 

Ne gezersin sen bu yerde yalnız

Seni uğratırlar derde a kız

Zülfün bulunduğu yerde yağız

Gençlerin dolaşmış, açmaz dağlar

 

Yücende ılgıt ılgıt karın var

Yaylanda güzeller serdarı var

Başından aşmağa takat mi var

Kalmadı dizimde derman dağlar

 

Yağmur yağar gelincikler biter

Sarı çiğdem öbek öbek sarar

Yel estikçe elvan elvan kokar

Karışmış çimene gülün dağlar

 

Ahi kul ahmed yanar yakılır

Güzeller suyundan içip kanar

Bu bağı bahçeyi kimler dizer

Gördükçe artar  imanım dağlar

 

 

ahi kul ahmed

10 Ağustos 2016
Okunma
bosluk

ille mavili mavili (Semai)

Kimisi gözlerin süzer

Kimisi kaşların çatar

Al geyen sineme batar

İlle mavili mavili

 

Kimisi boyundan aşar

Kimi hayalinden geçer

Al geyen de bana düşer

İlle mavili mavili

 

Kimi yalın ayak gezer

Kimi altun nalın giyer

Al geyen de salın dilber

İlle mavili mavili

 

Kimisin dişleri inci

Kimisi incinir inci

Al geyen yol bilmeyinci

İlle mavili mavili

 

Kimi gökyüzünde turna

Kimin zülüfleri burma

Al geyen de çiçek topla

İlle mavili mavili

 

Kimisi bağlar başını

Kimisi saklar yaşını

Al geyen de gözyaşını

İlle mavili mavili

 

Kimi kara çalıda gül

Kimi de dalında bülbül

Al geyen açılmış sünbül

İlle mavili mavili

 

Kimi al yanakta zemzem

Kimin bal dudaktan emsem

Al geyen seviyor desem

İlle mavili mavili

 

Kimi ibrişim kuşaklı

Kimi hey Allah’ım nazlı

Al geyen aşkın ilacı

İlle mavili mavili

 

Kimi sarıldı boynuma

Kimi ağladı şansına

Al geyen de muradına

İlle mavili mavili

 

Kimi gözleri sürmeli

Kiminin çifte benleri

Al geyen çözer düğmeyi

İlle mavili mavili

 

Kimin çilesi çekilmez

Kimine sünbül ekilmez

Al geyen başa çıkılmaz

İlle mavili mavili

 

Kimi eteklerin sürür

Kimisi de belden bürür

Al geyen badal görünür

İlle mavili mavili

 

Kimisi hörü gılmandır

Kiminin kaşı kemandır

Al geyen de pek yamandır

İlle mavili mavili

 

Kimi asar zülf bendine

Kimi sarar gül gönlüne

Al geyen günah ahmede

İlle mavili mavili

 

 

HAKİMİYET MİLLETİNDİR

DARBEYE HAYIR

 

ahi kul ahmed

26 Temmuz 2016
Okunma
bosluk

Çok namazlar böldürürsün (Semai)

Kala da sevdiğim kala

Kolların boynuma dola

Sarılalım akşam ola

Ey güneş battığın zaman

 

Kanıma girm’ öldürürsün

Geçme dergah yakınından

Çok namazlar böldürürsün

Çevrilip baktığın zaman

 

Kömür gözlüm çıkar şimdi

Ah ile yar bakar şimdi

Odlara da yakar şimdi

Gülleri derdiğin zaman

 

Dağıtmışsın saçlarını

Sevemedim budlarını

Bağışladım suçlarını

Öpücük verdiğin zaman

 

İnci mercan dişlerini

Sürme çekmiş gözlerini

Sevdim beyaz kollarını

Boynuma sardığın zaman

 

Yüce dağlarından aştım

Açılan güllerin derdim

Yarimi sallanır gördüm

Aşk ile baktığım zaman

 

Ahi ahmed der nidelim

Bir güzele gel edelim

Akşam sabah gözetelim

Yar ile baktığın zaman

 

 

ahi kul ahmed nasibidir

31 Mayıs 2016
Okunma
bosluk

Civan dilber, kimdensin sen (Semai)

Salınıp yayla beline

Varan dilber, kimdensin sen

Kara saçın mah yüzüne

Döken dilber, kimdensin sen

 

Gel gezelim yaylaları

Göz süzelim sevenleri

Oturup konuşanları

Soran dilber, kimdensin sen

 

Baktım yüzüne tenine

Benzettim turna kuşuna

Beni hicran ateşine

Yakan dilber, kimdensin sen

 

Seni övermiş bu diller

Eşiğin yüz sürer kullar

Saçının üstüne güller

Sokan dilber, kimdensin sen

 

Ahi ahmed der gidelim

Pakine yüzler sürelim

Varıp şöylece soralım

Civan dilber, kimdensin sen

 

 

ahi kul ahmede nasibdir

30 Mayıs 2016
Okunma
bosluk

Var adını diyemedim (Semai)

Gözlerin sevdiğim güzel

Ölümden haberin var mı

Seni benden ayırmışlar

Zulümden haberin var mı

 

Kaşların gerili yaydır

Kirpiğin temrenle oktur

Vur sineme beni öldür

Kulundan haberin var mı

 

Gelem dedim gelemedim

Saram dedim saramadım

Var adını diyemedim

Aşıktan haberin var mı

 

Ela gözler süzülür mü

Yiğit kolu sarılır mı

Üç gün geçmez ayrılır mı

Firkatten haberin var mı

 

Gönlümü de gül eyledim

Bahasını kul eyledim

Cananıma yol eyledim

Sevmekten haberin var mı

 

Sana yandım sana yandım

Sen uğruna çam’ra yattım

Gelmez gitmez ele döndüm

Nizadan haberin var mı

 

Ahi ahmed keder bilmez

Ömürünü heder etmez

Harcanmışı sual etmez

Gönülden haberin var mı

 

 

ahi kul ahmed nasibidir

30 Mayıs 2016
Okunma
bosluk

Omuzu soğuğun derd’aldı beni (Koşma)

Yeşil giymiş alta üste kırmızı

Canım elvermiyor yüreğim sızı

Aramız ıraktı unuttun bizi

Sürmeli gelinin derd’aldı beni

 

Kara çarşaf giyme dedim giydin mi

Ellere de uyma dedim uydun mu

Seni ellere verdiler duydun mu

Kaşları kemanın derd’aldı beni

 

Almayı altından almalı gelin

Gözlerin güzeldir sürmeli gelin

Aşığa gurbetlik nitmeli gelin

Gözleri sürmenin derd’aldı beni

 

Baharda dillenir bülbülün dili

Goncası açmalı gönüldür yeri

Sevdiğim oturmuş yeridir seki

Dilleri ballının derd’aldı beni

 

Ahi ahmed der ki no’la no’la hey

Derdli yürek dayanır mı buna hey

Sevdiğim, gam çekerim dünyada hey

Omuzu soğuğun derd’aldı beni

 

 ahi kul ahmed nasibidir

24 Mayıs 2016
Okunma
bosluk

Senden arta kül gördüm

İndim yarin bahçasına, gonca açmış gül gördüm

Gülün aşkıyla inleyen, dalında bülbül gördüm

İşveyle gülen beyaz zambak gelinlik içinde

Dağıtmış mor saçlarını söyleyen sümbül gördüm

 

Öbek öbek oturmuş da çiğdem mahsun açılır

Al giyinmiş gelincik de siyah sürme sürünür

Sarı sarı papatyalar dal dal olmuş dallanır

Ala güzelin yüzünde hicaptan bir tül gördüm                                                                                                                                                                        

 

Yaseminler ortancalar söyletir leylakları

Laleler renge bürünmüş sarıları da alı

Ne hoş kokar karanfiller kıvır kıvır yaprağı

Onca çiçek suretinde bir demet gönül gördüm

 

Hüsnü yusufun hüsnüne aşık olmuş dervişler

Kendi yapar kendi çatar lakin zahirden gizler

Bu sırrı nerden anlasın benim gibi gafiller

Onca ayet içinde de ahmedimi zül gördüm

 

Bu bağı firdevste mahsun mesti hayran gezindim

Geçtim mecnun çöllerini çün leylaya ulaştım

Aşk mı idi şevk mi idi bu hale şaştım kaldım

Aşkın narına yan ahmed senden arta kül gördüm

 

22 Nisan 2016
Okunma
bosluk

Tevhid şarabın içenler (Gazel)

Bir mürşit elinden tutan,   nasibini her giz alır

Tevhid şarabın içenler,   her giz mest-i elest olur

 

Dost çağrısına gelenler,   huzurda ikrar kılanlar

Nefsine arif olanlar,   Rabb’ine de arif olur

 

Dost ile Pazar kuranlar,   benliğin yere vuranlar

Huzuru hakka duranlar,   ölmeden de önce ölür

 

Kim ki canından geçtiydi,   aşkın badesin içtiydi

Benlik dağından uçtuydu,   ol kim esir değil hürdür

 

Nefs’ne uşaklık etmeyen,   benliğin ardından gitm’yen

İnsan oğlu insan olan,   şol dirilip olan gelir      

 

Canını kurban eylem’yen,   dostun diliyle söylem’yen

Yar ile gönül eylem’yen,   deyin dosttan cüda kalır

 

Dost elinden meyi içer,   mest olur şişeyi kırar

Her bir şeye arif olur,   kendisinden değil bilir

 

Ahmed özünü gizliyor,   her daim yarin özlüyor

Dostun  izini izliyor,   maksudunu anda bulur

 

14 Nisan 2016
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç