Dağlar Şiirimiz ve Türküsü (Sesli video)

 

Dağlar (Koşma)

 

Başına sarar  buğulu dumanı

Kaşına çekermiş karını dağlar

Döşüme söyler tövbesiz gümanı

Günaha yazarmış bahayı dağlar

 

Yörük yaylasında yar yaylakladım

Şart eyledi bey tuza çuvalladım

Ar eyledim elden can pazarladım

Canıma yazarmış bahayı dağlar

 

Yağmurun bitmezmiş ağıt sayarım

Yel estikçe rayihalar kokarım

Lale sümbül gül bülbülüm öterim

Derdime yazarmış bahayı dağlar

 

Yağız ata bindim vurdum dağlara

Çifte suna sardım çöğ kucağıma

On gardaşı mavzer saldı sırtıma

Kurşuna yazarmış bahayı dağlar

 

Bağlarını anam babam işlesin

Yaylalarda nazlı yarim boylasın

Bir cerene sadak saldım düşmesin

Nasibe yazarmış bahayı dağlar

 

Yükseğin erişilmez ne zalımsın

Eteğin yarime yurt hoş çemensin

Söylenir Kuran’da yürür kazıksın

Kelama yazarmış bahayı dağlar

 

Bağrında kimler yatar aşk neferi

Şirin için Ferhat deler dağları

İman olmasaydı naçar dağlayı

Allah’a yazarmış bahayı dağlar

 

Benden selam eylen kaşı kemane

Kaçıp kaçıp yüreğimi döyene

Yükseklerde otağ kurmuş gelele

Canıma yazarmış bahayı dağlar

 

Erenler söyleyin biz de bilelim

Gönül düşen yar el olmaz belalım

Kelamı kadim der güzel sevelim

Aşığa yazarmış bahayı dağlar

 

Kışın bürün yazın aç perçemini

Güzeller suyundan içer nazlarını

Koç yiğitler su başında sunasını

Kaşına yazarmış bahayı dağlar

 

Efelerin yurdu musun yüksekte

Kaç kızanla bekler oldun Belek’te

Haraç salmış zalimlere dölekte

Ödüne yazarmış bahayı dağlar

 

Gider de yol üstüne otururum

Şeytan’la bazar eyler bölüşürüm

Saf kulu Hakk’a çeler sekinetim

Kafire yazarmış bahayı dağlar

 

ahi kul ahmed de ölse ölünür

Sevda bir ateştir dağla ölçülür

Aşk-ı iman yeldirdiğim kaşıdır

Kalbime yazarmış bahayı dağlar

 

AÇIKLAMA:

2. KITA kaz dağlarında geçen bir efsaneyi anlatır. Bir oğlan bir Yörük kızına aşık olmuştur. Yörük beyleri oğlana şart koşarlar. Derler ki ovadan yaylaya bir çuval kaya tuzunu yarım günde çıkarırsan sana kızı veririz derler. Oğlan yarı yolda sırtını kesip terle tuzun yakmasıyla çöker kalır. Kız, buna kızar ve çuvalı çat çat yukarı çıkarır beylerin önüne atar. Oğlan süklüm püklüm gelince tuz yoksa kız da yok derler. Oğlan geriye döner ve

aşağılarda bir ağaca kendi,ni asar. Kız peşinden gelse de öldüğünü görünce onu indirir ve bir mezara koyar duasını da yapar. Sonra yakındaki bir yerde olan krater gölüne yavaş yavaş girer ve gözden kaybolur.

-karın kaşa çekilmesi:karların eriyerek en tepede kalması

-şart: yörükler kız isteyen yiğite ağır şartlar koşarlar.

-tuza çuvallamak: tuz çuvalını ovadan yaylaya belli bir vakitte çıkaramadığı için çuvallamış, yani şartı yerine getirememiş oluyor.

-ar eylemek: bu mahcubiyetten utanmak

-can pazarlamak: şartı yapamayınca yayladan ayrılıp yarinin ve herkesin yanında ve yarinden umutsuz kaldığı için intihar edip canını karşılık olarak vermek. (bunun filmi yapıldı, Türkan Şoray oynadı-yer Toroslar- Yörük yaylaları genellikle oralardadır.- ayrıca annem de yörüktür)

-mavzer: Çanakkale’de de kullanılan koldan sürmeli tek tek atan uzun harp silahı.

-sadak: içinde ok bulunan yuvarlak kutu.sırtta takılır.

-Dağların Kuran’da yürümesi ve yeryüzüne sağlamlık için kazık oldukları iki ayrı ayette yazılıdır (en doğruyu Allah bilir)

-kelam: Kuran sözüne denir.

-Ferhat gerçekten imanla dağları delmiştir. Kırşehirdeki kaleyi de bu kardeşiniz boydan boya delmişti – Batıdan doğuya doğru- Allahü alem- Bunun anlamını şöyle yorumladı bu fakir: zikir üç türlüdür. 1- dil ile zikir 2- Kalp ile zikir 3- Amele, işe, ahlaka, harekete dönüşmüş zikir.. işte bunlardan üçüncüsünü yapamazsanız düşman başınıza bombayı yağdırır durur. bu zikir her türlü ilerlemeyi ifade eder. işte bize iman gücümüzün çok güçlü olduğu bir dönemde (sanırım 1995′ten sonraydı) nasib edilen bu güzel olaydan, ”delmeyi” bir harekete dönüşmüş zikir, batıdan doğuya doğru olmasını ise Batı’nın tekniğini ele geçirmeyi, tekniğini almanın mesajı olarak algıladık. ancak bunun içinde laiklik ve benzeri sosyal kanunlar yoktu. sonuç ise: imanla bu iş olduğuna göre İSLAMLA BATININ TEKNİĞİNİ ALINIZ OLARAK ALGILADIK bu olağanüstü nasibi.

 

Aynı konuda Sultan I. Abdülmecid bir yabancı heykeltraşa bir heykel siparişi verir ve bunu yüksek bir kaide üzerinde İskenderun’a yönü Doğudan (arkası) Batıya (önü) olmak üzere planlamıştır. Yani Doğu olarak biz, siz Batı’yı aydınlattık demek istemiştir aslında..Fakat ömrü vefa yetmeyip de ölünce yarısı tamamlanıp parası da ödenmeyince heykeltraş tutar Amerika’lılarla anlaşır ve tamamlayıp onlara satar. heykel oldukça büyüktür ve gemi ile Amerika’ya, New York’a götürülüp Osmanlı’da I Abdülmecid’in düşüncesinin aksine, arkası Batıya önü doğuya olmak üzere dikilir. bunun anlamı Doğu bizi aydınlatmadı, biz batı olarak doğuyu aydınlattık demek istemişlerdir böylece. ve o heykel bugün New York’ta dikili olan HÜRRİYET HEYKELİDİR. bu heykel dava edilerek Amerika’dan alınabilir kanaatindeyim. itiraz edebilecek resmi veya özel şahıslara duyurulur…

-dağla ölçülür: sözünde iki anlam vardır. birici mana hakiki dağ olup, yüksekliğin verdiği zorlukla sevdanın ölçülmesi olduğu gibi ikinci manası: dağlamak, ateşle dağlamak kastedilmiştir.

- bu şiir en çok sevdiğim duygulu şiirlerimden bir tanesidir, lütfen az bir önem atfetmeyiniz. Efelerden Yörüklere, Yörüklerden haççeme kadar oldukça geniş bir aşk yelpazesini bağrında yeşertmeyi amaç edinir. Bu şiirle dahi ağlamayan gözler katı kalplerin sebebidir. Katı kalplerin sevki günahadır. Günaha giren kalplerden aşk ve merhamet ve iyilik sadır olmaz. Onun için bu şiiri YUFKA yürekliler okusun lütfen. Yani herkes bakar bu şiire lakin iyiler görür-okur kitap gibi.

 

 

aşık ahi kul ahmed çaldı söyledi.

25 Aralık 2013
Okunma
bosluk

Gökçe Gelin Şiirimiz ve Türküsü (sesli video)

 

Suya gider nazlı gelin hoş gelin

Bakracı da salla salla boş gelin

Sana yandım sana yandım yakıldım

Altunu da akçe akçe say gelin

 

Sarı çiçek çiğdem açmış nazınan

Kırmızı gül gonca açmış yazınan

Alam seni düğün dernek sazınan

Yarini de oyna oyna seç gelin

 

Sevdana düşeli sekiz yıl oldu

Kerem eyle sevdiğim hazan oldu

Dağlar perçemini kaşına yazdı

Bahtını da yaza yaza seç gelin

 

Hele bir yol yanaşsam algına

Tebdil gerekir bakracı güzele

Türküler yaylakladım boylarına

Zülfünü de sala sala geç gelin

 

Ağu mu içirdin divane ettin

Aşığa saymadın yabana verdin

Dilerim Allah’tan koynuna yazdın

Yiğiti de ölçe ölçe seç gelin

 

Şu dağları dolanırım geline

Altun akçe takıştırır koluna

Ben bir şahan olsam çöksem dalına

Halleri de uça uça geç gelin

 

Bir gül olsan da dalımda sallansan

Terzi biçesin de gömleğim olsan

Öle dursam da bir Yasin okusan

Namazı da aşkın aşkın kıl gelin

 

Seni ben severim de alem içun

Zemheride açılan güller içun

Zalim bakışlara düşmüş can içun

Benleri de saya saya naz gelin

 

Sallanı sallanı gelir pınardan

Bakraç ister gözü göğnü bakırdan

Sen bir ucu ben bir ucu hayattan

Elleri de tuta tuta ölç gelin

 

Güzel seni saydım yeşil ördeğe

Seyfe midir seni süzgün uçmağa

Gelin senle girsem nice gerdeğe

Canları da kata kata öl gelin

 

Ela göze sürme çeker nazeyler

Yare bilmez gönül şavkı haleyler

Gelin sana beş bin veren azeyler

Kendini de gökçe gökçe tart gelin

 

Güzel seni sevdim güzden seveli

Dağlar çekermiş al beyaz perçemi

Yolum uğrasa da emsem lebleri

Koynuna da ala ala yak gelin

 

Ağu içtim yarin narin elinden

Zulme varır gayri ince belinden

Sen bir ayrı ben bir ayrı sazından

Aşkını da lime lime et gelin

 

Ayağına giyer allı yemeni

Yeşiller içinde ipek şalları

Ben bir turna olsam sen bir selamı

Yarine de nazlı nazlı ver gelin

 

Ben bir ahi olsam ahmed kaşından

Güzel mayil olam gönül sazından

Yazlı kışlı ömür ister kulundan

Ahiri de yite yite vay gelin

 

 

bazı bilinmeyebilecek kelimeler:

bakraç: su veya yoğurt çalmaya uygun bakır kap

sekiz yıl: ahi kul ahmedin gerçek sevgilisi ile aşk sürdürdüğü süre

algın: çekici, çok güzel

tebdil: tanınmamak için elbise değiştirmek

namazı aşkın kılmak: namazda ihlas dolayısıyla kendini kaybedip çok yükseklere erişmek.

zemheri: eski takvimde en soğuk aya verilen isim. ocağın yarısı ile şubatın ysarısına tekabül eder.

hayattan: bakraç ortada tek kulp olmasına rağmen bunu iki kişi tutar. işte bakraç gibi hayatın da eş ile beraber tutulması gerektiği vurgulanıyor. güğüm ise tek kulplu olup hayatı tek kişinin yüklenmesini ifade ettiği için bakraça kinaye olarak konuşulur.

seyfe: kırşehirde bir göl olup derinliği iki metreyi geçmediği için turnaların mekanıdır. çünkü turnalar derin yerde yemlenemezler.

gökçe gökçe:ilgili kıtada önce “gelin sana beş bin veren az eyler” sözünün arkasından gelmesi gökçenin maddiyattan farklı olduğunu söyleniyor. buna göre gökçenin manevi bir değer olması gerekiyor. örneğin gelinin güler yüzlü olması bir gökçeliktir. tatlı dilli olması, yumuş-söz- tutar olması gibi ahlaki bütün şeyler bir gökçeliktir denilebilir.

lebleri: gelinin göğüsleri

—————————–

 

Not: Her kim bu sitede yer alan islami bir emirle amel ederse; o kişiye duamız vacip olmuştur. Şifa bulur veya işi olur ve imanla göçer ve ahirette şefaatimiz vacip olur bi iznillah. İlgili ( Derdi olan…) yazısını okuyunuz lütfen…

 

aşık ahi kul ahmede yazmak nasib olmuştur

25 Aralık 2013
Okunma
bosluk

Evvel Bahar Ermeyince Şiirimiz ve Türküsü (Semaî) (sesli video)

 

Evvel bahar ermeyince

Kırmızı gül açmaz imiş

Kırmızı gül açmayınca

Gonca diye kokmaz imiş

 

Bahar baçı güller imiş

Gül bahayı aşk eylemiş

Aşkın sazı bülbül ötmüş

Bülbül gülsüz yatmaz imiş

 

Kır çiçekli ala dağlar

Lale sümbül çiğdem eğler

Yazıdaki oğlak söyler

Cana bülbül ayvaz imiş

 

Bülbül güle aşık imiş

Aşık ne ki ölür imiş

Ölmeden evvel ölseymiş

İnsan oğlu ölmez imiş

 

Gül bahardan azad imiş

Evvel nazar gonca imiş

Gonca Hakk’ın fehmi imiş

Fehme eren yanmaz imiş

 

Er baharda bağım gülşen

Gül dedimse kastım aşktan

Bülbül kimmiş benim canan

Canın sunan ölmez imiş

  

 

aşık ahi kul ahmed’e nasibtir

 

 

 

4 Aralık 2013
Okunma
bosluk

Ağulu Aşk Şiirimiz ve Türküsü (Koşma) (sesli video)

Bu şiir ve bu ilk bestem 6 sene sevip de alamadığım HATİCE sultanadır.

İşte o mahmur gözü ele kaptırdığımın resmidir. 34 senedir yanarım…

 

Benden selam olsun kara gözlüme

Selvi boylu uzar gider dalolur

Yardan ayrı kalan kara düşüne

Döner gider mahmur gözü elalır

 

Bir selamın alsam bahar dalına

On gardaşın gelse nice zoruna

Yenem dedim yenemedim göğnüme

Düşer gider zülfün teli bağolur

 

Allar geymiş harelere bürünmüş

Sarraf bilir altun akçe donanmış

Nazlı nazlı kaç yiğidi yıkarmış

Döşer gider yaram üzre derdolur

 

Dağlar çiçek açmış çiğdem zikreder

Yollar uzun yarden öçtüm pekuzar

Kurban olam senden esen rüzigar

Sarar gider yarden bana şalolur

 

Bir selamına kırk avrat boşasam

Kırkını da sana köle eylesem

Gönül kasrı padişahın kulolsam

Serer gider altun akçe zeb’lolur

 

Seher yeli yare yakın esersin

Gülden  âri çav da gel yar kokarsın

Bahar dalı nazlı olur üşürsün

Açar gider çiçek yare başolur

 

Bazârımı kurdum adım bezirgan

Gönüllere erdim yoğum hazırdan

Varsa da yoksa da satam yareden

Satar gider varı yoğu aşkolur

 

Aşığam aşık aşka yar benolim

Aldırdım aklımı yare delolim

Yar ile sohbetim şeker balolim

İçer gider aşkın tadı nazolur

 

Aşk bu, bir iner bir çıkarmış arşa

Yar bu, bir şerbet bir ağuymuş ferşe

Bu bir hal imiş her seherle döşe

Yakar gider ehli hali cezbolur

 

Ahi kul ahmedim ağu aşımdır

Yar diye sardığım can-u kaşımdır

Kul ola dediğim haddi ben’imdir

Geçer gider ben’li eller zülolur

 

AÇIKLAMA:

hare: kırmızı çizgili üzere alınan giyim

bezirgan: uzak yollarda ticaret yapan tüccar

arş: Allahın yücelerdeki arşı

ferş: yeryüzündeki simetriği

cezbolmak: ilahi aşkın cezbesine kapılmak

ağu : zehir

zülolmak : zelil olmak, ayağa düşmek, perişan olmak

Yollar uzun yarden öçtüm pekuzar : giderken aşkla gittiği için adeta içmiş. yarden ölçmek dönerken ölçmek olup zor olduğu zaman yönünden ağırlaştığı için uzuyor. uzun yol uzun saatte gidilir. uzun saat uzun yol demektir fiziki olarak aynı olsa bile. Einstain’in izafiyet teorisi de bu anlayışa dayanır. yol, hız, zaman arasında ters bir ilişki vardır. hızın azalması (isteksiz dönüş) yolu ve zamanı uzatır. hız artınca yol ve zaman kısalır. iki aynı yaştaki insanı birini dünyada bıraksak, diğerini uzay aracıyla daima süratle göndersek (hızlı hareket-isteklilik) dünyadakinin torunu olur, fakat uzaya giden daha evlenmemiş erken bir yaştadır. Allah ise zaman boyutundan müstağni =uzak= bağımsız olduğu için kemal sıfatlarla mücehhezdir ve değişmez. insanı değiştiren şey ise zamandır. bu kanuna tabi olanın hüsrana uğramaması için hareket etmesi gerekir. bu hareket ise = iman, salih amel, sabrı ve hakkı tavsiyedir ki yürüyen banta benzer. arabanın size emredilen civatasını sıkmazsanız bir daha ona dönemezsiniz ki “bunun adı hüsrandır” kurtuluş ise ASR suresindeki bu ifadelerdir. iman ve onun ispatı olan imana uygun gayret olan salih ameldir.

kul ola haddi ben’im: benliğin terbiye ile edebe ulaşmasıdır. en üst makamda ben olmaz.

ben’li ellerin zül olmas: günahı işleten ben’ dir. ben terbiye olmazsa günahkarlık artar ve ahiret zülolur= rezillik rüsvaylık olur= ateş de olabilir Allah muhafaza.

 

 

 

ahi kul ahmede nasibdir.

4 Aralık 2013
Okunma
bosluk

Aşk-ı Tevhid – 1 (Şerhli) (İlahi)

Besmeledir söze baş

Berekettir nice iş

İman kavi tevhid hoş

La ilahe illallah

 

Her işe Besmele ile başlamak gerekir. Besmelesiz her işin bereketi kesiktir. (innehu min süleymane ve innehu bismillahirrahmanirrahim ) ayeti nedeniyle her yazınıza besmele ile başlamanız gerekir. Şayet laik bir devlette yaşıyor ve re3smi yazı yazıyorsanız toplu iğne ucuyla besmele yazabilirsiniz. Onu da yapamıyorsanız ağzınızdan hafifçe besmele çekiniz. Aldığınız ete besmele çekildiğinizden şüpheniz varsa ete besmele çekiniz. Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanın eti yenmez.  Yahudiler Allah adnıı andıkları için onların kestiği et yenilebilir.

Hastalara şifa için bir kimse Kuran okumak isterse hastanın da bu süre zarfında 21 besmele çekmesi uygun olur.

Besmelenin bir kimsede reflekse dönüşmesi gerekir.ani bir olayda  “Aman bismillah” diyebilmelidir. İşine Allah ile başlamayanların işinin sonunu  Allah yetirmez..

kavi, güçlü.  İman kuvvetlendikçe Tevhide uymak daha hoş hale gelir.  İnsanla bütünleşir. ve şirke büyük düşman olur kişi..

 

Canu gönülden yada

Kaygulardan azade

Gönlüm kılar asane

La ilahe illallah

 

canu gönülden yabancıyı da kucaklamak gerek.

tevhid insanı kaygudan uzak tutar. gönlü sakin kılar. Geleceğinden emin olan şimdide sakin olur.

 

Gülü  gülşeni açar

Gülden yaranlar yazar

Onca sırra aşikar

La ilahe illallah

 

gül: tasavvufa yönelmiş insandır. kişi muhabbetle kızarır ve gül olur. Gülşen ise salim cemaatlerdir. bunların açılması aşka yönelip kokup sevilmesidir ki bunu tevhid sağlar.  gülden yaran demek Allah bu yola giren tasavvuf erbabını kendine yar kılmasıdır. tevhid bir çok sırrı açığa çıkarır. kişiye malüm eder.

 

Derdi gönülden siler

Azı çoğundan sayar

Arşu alaya çeker

La ilahe illallah

 

gönülde dert kalmaz. Sorun yine vardır fakat insandaki müşkülatı kalmaz.  Allah bu tür kişilerin amellerini az da olsa çoktan sayar.   kişinin makamını yükseltip Allah kendine çeker.

 

Güven eyler korkudan

Nuru salar ardından

Şeriatın yolundan

La ilahe illallah

 

Kişiyi korkularından emin eyler. nurun arkadan gelmesi kişinin yaptığı amelin nurla değerlendirilmesi demektir.  tevhid kişiyi şeriatın yolundan götürür. şeriat olmadan tarikat da olmaz zaten.

 

Seni sana bildiren

Ölmüş iken onduran

Sorgu sual yetiren

La ilahe illallah

 

kişiye kendini bildirmek “nefsini bilen Rabb’ini, bilir” hadisindeki gibi. yunus emre de : “ilim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir, sen kendini bilmezsin, ha bir kuru emektir.” buyurmuştur.  ölmüş iken ondurmak kişinin dinden uzaklaşarak öldüğü bir durumdan tevhid ona can verir. sorgu sual mezardaki sorgu sual olup kişinin cevap vermesini tevhid sağlar.

 

Allah’ı zikredelim

İmanı pak idelüm

Saf kalp ile diyelüm

La ilahe illallah

 

zikrin amacı binlerce Allah zikrinden sadece en iyi en ihlaslı bir defa söylenmiş ALLAH zikridir. imanın pak olması temizlenip şirkten arınması gerek. kalbin saflığı onun hastalıklarından kurtulması halinde kalp saflaşabilir. işte kalp saf olunca tevhide yönelmesi daha iyi sonuçlar verir.

 

Taatım sana Rahman

Afüv kıla sen sultan

Sevab üzre günahtan

La ilahe illallah

 

Taat demek Allahın emirlerine düzgün itaat demektir. kişi kafasına göre bir din yaşarsa bu sevap alsa bile Hakk katında makbul olmaz ve sevabı az olur. kişiyi itaat Allah katına çıkarır. seven sevdiğine tabi olur. aranan budur. fakat insanların çok azı bunu bilir. 

 

Daim kullar sehv eyler

Hatasını yük eyler

Kerim üste ver eyler

La ilahe illallah

 

sehv eylemek nisyan kelimesinden (unutmak) insan kelimesinin türemesiyle olur. burada insan bir ara Allah’ı unutur da günah işler ve günah ahirette kişinin sırtına vurulmuş bir yüke dönüşür. Kerim üste vermek demektir.100 milyar borçlu olduğunuza gidip battım sen yardım et dediğinizde kişi hem o 100 milyarı affedip git işini kur diye bir 100 milyar daha veriyorsa bu kişi kerim demektir. Hiç asffetmezse kötü adam, sadece affederse iyi adam olur. Allah’ın üste vermesi ise şöyle olur.

 

Kişi dünyada günah işler ve sonra ölmeden tövbe eder. Allah da ahrette o tövbe edilmiş günahı hem basğışlar ve hem de üste sevap verir. Ahrette diğer insanlar bunu görür ve sorarlar.. Bunu öğrenince de “keşke biraz daha bizde günah işleyip tövbe etseydik de bu sevaplardan bize de verilseydi. Allah sonradan imana gelen kafirlerin günahlarını affedecek fakat günahtan dönen Müslümanları da kerim sıfatıyla ikramlandıracaktır.

 

Aşık ol gel meydana

Candan geç sen canana

Rahman kılar yarana

La ilahe illallah

 

Aşık olmak bir yiğitliktir. İnsan böyle bir yiğit olunca meydana çıkabilir. Sevgili olan Allah için kişi canından geçmelidir.Eğer böyle olursa dünyada Hakk’ın geçerli olan sıfatı Rahman sizi kendine yaran (dost) kılar. Bu büyük bir şerefli dostluktur.

 

Can gözüm açtı tevhid

Hem arşa Burak tevhid

Hem kış hem yaz it tevhid

La ilahe illallah

 

Can gözün açılması Kalp gözün açılmasıdır. Keşif buna dahildir. Bu kişiler olayların gizli tarafını bilebilirler. Bunu tevhid yapar. Yalnız tevhid zikri yeterli olmaz. İdrakin de doğru olması şirkte bulunulmaması gerekir.  Tevhidin arşa Burak olması kişiyi hakk katına yükseltmesi demektir. Hem yaz hem kıştan maksat bütün zor kolay zamanlarda durumlarda tevhid etmek yalnızca yalnızca zikir değil tevhidi yaşamak demektir. Bunun bir manası da bütün zorluğu yenerek tevhide devam edilmesi gerek demektir.

 

Şeytanlar uzak olsun

Uzak ne merdud olsun

Müminler gazap kılsın

La ilahe illallah

 

Şeytanın uzak olması sizin ihlaslı olup Allah’a yakın olmanızla mümkündür. Şeytanla uğraşılmaz. Ona namazda veya başka durumlarda asla cevap verilmez. Onun merdud olması onun din dışına (merdud) çıkarılması demektir.

Din içindekine göre din dışındakinin din içindekini etkilemesi daha zordur. Müslüman itikad etmekle olunur.  Mümin ise namaz kılıp zekat verip itaatı tam olan mümin demektir. işte bunların basiretinden korkulur  ve bunlar şeytana gazap kılabilir. İş ve amelini gerçekten ihlasla Allah rızası için yapan insanlar  işlerine şeytan karıştırmadıkları gibi şeytana galip de gelirler. İşte bu gazaptır.

Hikaye: Bir derviş duyduğu uzak bir yerdeki ağaca tapanların ağacını kesmeye gitmek ister.  yolda şeytan karşısına çıkar ve onu bu yolundan vazgeçirmek ister. sözle anlaşamayınca birbirine tutuşurlar güreşte derviş şeytanı yener. bunun üzerine şeytan son kozunu oynar. der ki, sen bu işten vazgeçersen her gece senin yastığının altına bir altın koyacağım der.

 

Nihayet derviş bu söze kanar ve yolundan dönüp evine yollanır. Birinci gün gerçekten yastığının altında bir altın bulur ve sevinir. gelgelelim ikinci gün yastık  altında hiç bir şey yoktur. hemen şeytana kızar ve eski gittiği yola tekrar düşer. şeytan yine karşısına çıkar. yine kavgaya tutuşurlar. fakat bu sefer şeytan yener. derviş aptallaşır ve niye böyle oldu diye şeytana sorar.

 

Şeytanın cevabı hazırdır. der ki Önceki tutuşmamızda sen dorudan doğruya ihlasla Allah Rızası için gidiyordun ve bundan dolayı güçlüydün ve beni yendin. Ama şimdi sen yastığının altına şeytan bir şey koymadı diye gidiyorsun. benim nerde sözümde durduğumu gördün. bunlar hiç bir zaman Allah Rızası olan şeyler değil. Senin arkanda Allah olmadığı için bana yenildin. haydi bildiğin yere git artık..

 

 

Bu gözlere nur verdin

Gönüllere sevinç erdin

Bu gönüle seni yazdın

La ilahe illallah

 

Gözlere nur verdin demek bir manada namazdır. Rasulüllah namaz gözümün nuru demiştir. İkinci olarak gözün zahiri ve batını bir çok şeyi görmesidir. Üçüncü olarak  gözün baktığı yer veya olayı aydınlatıp çözüme erdirmesidir. Dördüncü olarak gözün kendisinin nur olmasıdır.

İşte gönüller böyle olursa sevince erer ve Allah kendini sevdiği gönle yazar. İşin aslı gönülde Allaf Lafzı zaten vardır ve yazılıdır. Bunu aktif hale getirdiğinde gönül her olayda Allah diye atmaya başlar. Yani bu zikir ya da her şeyi Allah’tan bilme bir yaşam tarzı haline gelir. Allah’ın aradığı da budur.

 

Canı sattım meccane

Canan kıldım her cane

Baha eyler kim yare

La ilahe illallah

 

Canı meccane (karşılıksız) satmak demek hiçbir beklenti olmadan canı canana vermek deme4ktir. Eğer bir beklentiniz öne çıkarak bunu yapıyorsanız işiniz yaş demektir. böyle aşk olmnaz.

Her cane canan kılmak demek Allah’ın hatırı için onun bütün yarattıklarını da severek hepsine karşılıksız canan olmak, onları sevmek, kazanç ve zamandan verip fedakar olmak demektir.

Baha bedel demektir. Kim Allah’a yar olmak istiyorsa bunun bedeli yukarıdaki her cane canan olmaktır diyor. Demekki insanları sevmeden fedakarlık da yapmadan Allah’ı sevmek mümkün olmazmış.. 

 

Ahmed tevhid kanmadı

Boşa Behlül olmadı

Hakk’tan gayri bilmedi

La ilahe illallah

 

Ahmed tevhidin hem zikrine ve hem de uyulması gereken kurallarına göre davranmaktan uzanmadı. Öyle ki bunu bir aşk şerbeti içer gibi gördü de bir türlü kanmayı bilmedi.

Behlül ise Abbasi Halifesi Harun Reşid’in deli derler lakin veli kardeşi olup Allah için olağanüstü haller gösteren kardeşidir. Dolayısıyla ahmed de behlül gibi davranmaktan bir çok manalar serdetti de ve bu işleri boşuna yapmadı. O da Behlül gibi çok şeyleri murad etti.

 

Haktan gayri bilmedi demek Allah yerine Allah’tan başka kimseyi koymadı demektir. İnsanlar önce Allah’a inandık derler sonra filanca ülkeyi kurtardı diyerek şirk yaparlar. Ya da Allah’a inandık deyip Allah’ın kanunlarını tepeleyip benim aklım var ben LAİK’im deyip Allah’ın kanunlarını yani O’nun kurallarının yer aldığı Kuran’ını inkar ederler. Kuran inkar edilince Kitaplara iman gider ve kişi KAFİR olur. İşte Hakk’tan gayri budur. Hakk’ta kalan, gayri bilmeyen ise O’nu sevmenin itikad olarak sevmekle beraber onun hükmünü de tanımak ve bütün söylediklerini kabul edip yaşamak demektir.

İnsanlar yarım bir imanın kabul edilmeyeceğini ve ATEŞE gireceklerini keşke bilselerdi…

 

 

hadis: kelime-i tevhid ile imanınızı tazeleyiniz” 

 

Muhammedürrasulüllah…

 

Diğer bütün şiirler gibi bu nasibimiz de okuyup amel edene şifa kaynağıdır. Öğrenciler sınavdan önce ilim yapanlar çalışırken okursa salim bir kafayla okuduğunda başarılı olması Allah’tan beklenir.

 

 

 aşık ahi kul ahmede nasib oldu Hakk’tan bunlar…Yazana nasib olur da ihlasla okuyana nasib olmaz mı..

 

 

 

 

26 Kasım 2013
Okunma
bosluk

93 Harbinde Esir Düşen Ardahan’lı Ali’nin Ağıtıdır..

93 harbinde Ardahan da Ali isimli genç, askere gider. Ermenilerle yapılan çatışmada Ermenilere esir düşer. Fakat ellerinden bir türlü kurtulamaz. En sonunda onlara şöyle der ”Meryem oğlu İsa’yı sizler severseniz kollarımı çözün bağışlayın beni” der. Bir müddet de böyle idare ettikten sonra memleketine kaçmayı başarır. Köyüne geldiğinde acı bir haber alır. Daha önce birliğinden öldü diye yanlış bilgi köyüne gidince babası, Ali’nin hanımını, Ali’nin küçük kardeşiyle evlendirmiştir. Bunu hem mal bölünmesin ve hem de kardeşi olduğu için çocuklarına iyi baksın diye ve zaten gelenekler de böyle olduğu için yapmıştır. Ali kapıya geldiğinde saçı başı sakalı birbirine karıştığı için babası tanıyamaz. Bu durum Ali’ye daha da zor gelir ve köyü artık terk eder. Terk eder de şöyle şöyle ağıt yakar.

Ben Aliyem kaderime darıldım

Yerden yere bir çul gibi serildim

İşte geldim, hal hatırımı

Sor baba benim.

 

Düşman vurdu da bellerim kırıldı

Esir diye Ermeni’ye sarıldı

Öldü diye habarlarım düzüldü

İşte geldim hatırımı sor baba

 

Kafir komaz hallerimi bildirem

Yavrularım tüte yarenlik edem

Soğudu koynum da cananım diyem

İşte geldim hatırımı sor baba

 

Meryem dedim İsa ile sevile

Kollarımı salın kudretten bile

Hakk nasib kesmez umudun gelmeye

İşte geldim hatırımı sor baba

 

Yitirdim de yitirdim cananı mı

Candan öte ciğerim dağladı mı

Haram oldu helalim duymadı mı

İşte geldim hatırımı sor baba

 

 

Kara toprak helalim düşermiş

Eller duymasın ciğerim deşermiş

Bu acıyı zalim kader düzermiş

İşte geldim hatırımı sor baba

 

ilk şiir orijinaldir ve ağıta dahildir. Ankara’ya gelen bir Ardahan’lının ağzından etlik GATA durağında mırıldanırken farkedilip alınmıştır. İlk şiirden sonraki ağıtlar aşık ahi kul ahmet tarafından yazılmıştır.

24 Eylül 2013
Okunma
bosluk

Ah şu gözlerin (Koşma)

Ah şu beni yakan gözlerin

Divanedir dertten âri kulların

Söyle gadrini canıdır sözlerin

Divanedir dertten âri kulların

 

Nice yollar kıldın cana yar olmaz

Bela kılıp sadrı yare zar olmaz

Meram düşe varı yoğa kâr olmaz

Meccanedir halden âri gözlerin

 

Baha mıdır canda tüten sevince

Kime düşmüş sende yiten halince

Kulu yazmış gözde döken olunca

Biçaredir senden âri canların

 

Akıl ermez mihengime yaredir

Altun astap döşer gider çaredir

Gönül düşer elim ermez paredir

Sevda nedir dertten âri başların

 

Çeker oldum nazlarını yolunda

Merak ettim almasını döşünde

Üç gün yattım beş gün soğur koynunda

Ilgıt eser kardan âri yellerin

 

Sala verdim vara yoğa derc’olur

Nice yanık bana sana herg’olur

Karar düşer ince hale caz’olur

Kadı şerhi bundan âri sözlerin

 

Yare düştüm yar uğrunu çekerim

Ele düştüm yar gülünü dererim

Bela kıldım yar ününü yazarım

Mestanedir sözden âri boyların

 

Meram saldım kara donlu yarime

Niza eder yaza kışa nazire

Deva olmaz yare düşe gönlüme

Cefasıdır puldan âri düşlerin

 

 

Vardım yüğseğine seyran eyledim

Açıl sunam senden bana boyladım

Nere varsam medhin evla gözledim

Meramıdır  belden âri soyların

 

Alam dedim alamadım kadrine

Açık düştüm zalimlerin hışmına

……………………………………………

Tamamlayabilirsiniz….

 

 

aşık ahi kul ahmede bu kadarı nasib olmuştur.

 

26 Ağustos 2013
Okunma
bosluk

Kulluk payesi (Koşma)

Siyah geyme tozar gider şal olur

Söyler gider Zar-ı Sultan laf olur

Güzel geçme banar gider tad olur

Söyler gider Zar-ı Sultan laf olur

 

Nedir hay bu benim belalı başım

Dökülmüyor bin tövbe ile yaşım

Ne günah eylesem dumanlı kaşım

Saçar gider Mah-ı Sultan güç olur

 

Destan oldum kem sözlere ar olmaz

Kurban oldum ham ellere yar olmaz

Saza düştüm dam evlere kar olmaz

Döker gider Ah-ı Sultan baç olur

 

Döşedim döşşeği yolum baş olur

Güdeyim günümü zarım taş olur

Gözlerim gördü mü yadım baş olur

Bağlar gider Yad-ı Sultan baş olur

 

Amanın ağalar sözüm kar etmez

Kınaman a beyler neyim var etmez

Söyleyin yiğitler canım şad etmez

Akar gider Can-ı Sultan şad olur

 

Dostun bahçasında güller derelim

Kimler eyleşir de eller bilelim

Ah ile ağlaşan diller çözelim

Varır gider han-ı sultan can olur

 

Yamandır beylerim hele elaman

Sarılır sözlerim yare gel aman

Bakışır gözlerim nice yar aman

Yanar gider Hal-i Sultan kül olur

 

Güzelim güzeldir yada düşmesin

Yiğidim karardır cana düşmesin

Belalım cefadır zara düşmesin

Sarar gider Yar-i Sultan gül olur

 

Meramım eşiktir kulluk payesi

Sofinin mihraptır beylik çaresi

Cihanın varlıktır taptık yaresi

Karar gider nar-ı sultan yar olur

 

Selamım ulaşır gönül tahtına

Meramım sanadır vedüd çarhına

Muhammed söyleşir ahir yangına

Boylar gider Had-i Sultan dem olur

 

Yaredir yaredir gönlüm yaredir

Gönüldür yanarmış canım paredir

Söyleşir dillerim eşik çaredir

Sürer gider Hükm-ü Sultan cem olur

 

Ahi kul ahmed hay  yokluk karıdır

Sala ettim cümle nasa yâridir

Aşk-ı iman yeldirdiğim kaşıdır

Yakar gider eşk-i Sultan Bir olur

 

 

aşık ahi kul ahmed nasibidir

 

21 Temmuz 2013
Okunma
bosluk

Gam çekme gönül (Koşma)

Gam çekme gam çekme gönül halına

Sana da bulunur nice güzel var

Bağ bahçe gül olmuş gönül mahına

Sana da bulunur nice güzel var

 

Sakının dağlar, var yollarım bağlar

Üç güzel bir olmuş hasretlik söyler

Men düşem yarime boyların uzar

Suna da bulunur ilde neler var

 

Ey ağalar söylen beyler nideyim

Bir güzele altun asbap döşeyim

Yetmez diye üste canım sunayım

Vera da bulunur kolda neler var

 

Yiğit olan yiğit edep düşürür

El ikin derse o birin söyleşir

Muhanete makam ermez didişir

Gülde de bulunur dalda neler var

 

Yol bilmem yolak bilmem gel hele gel

Bir naza helak oldum şu döşe gel

Bu aşkı çeker sinem gel güle gel

Sare de bulunur canda neler var

 

Gül derledim ele dikenler nesi

Diken kıymet buldu gönüller asi

Bunu ben demedim aşıklar kaşı

Deva da bulunur handa neler var

 

Gül yüzlü haççam ellerde gezermiş

Gah cennet ister gah koynum dilermiş

Bu yare gönlüme hançer bilermiş

Bela da bulunur kulda neler var

 

Yar gelesi cilve ile naz ile

Vur hançeri sinem üzre saz ile

Yok devası ilaç ile naz ile

Safa  de bulunur sende neler var

 

Yar yanağı gamzeli çifte balaktan

Her meramı maralı düşer budaktan

Er çemende ağlar sıra dölekten

Kaza da bulunur sazda neler var

 

Ayva turuınç nar istiye civanım

Nazlı dertli yar söyleye meramım

Sen şöyle bir uzan hele cerenim

Mera da bulunur dağda neler var

 

Bülbülün figanı gonca güledir

Çirkinin niyazı Hakk’a nidadır

Bir güzel çirkinde zulme riyadır

Baha bulunur yarde neler var

 

Karlı dağlar sende ahdim varimiş

Çevren sarar irayhanlı bağimiş

Eyi günde ahbap çavuş çoğimiş

Darda da bulunur dostta neler var

 

Yari saldım çemenlere bağlara

Ey’lik etsem fırlanırmış yollara

Bir gün olsun koynum girmez yanmağa

Canda da bulunur gözde neler var

 

Ahi kul ahmedim ölmek kârımdır

Ölmek ne Muhammed sevmek zarımdır

Hakk nasib etse de görmek canımdır

Mahmut da bulunur Hakk’da neler var

 

aşık ahi kul ahmed nasibidir 

 

 

 

 

 

21 Temmuz 2013
Okunma
bosluk

Al yazmalım (Koşma)

Benden selam eylen suna boyluma

Al yanaklı mor dudaklı yar benim

Elden gelen öğün olmaz kaşına

Al yanaklı mor dudaklı yar benim

 

Nice dert urdu da onmaz düşlerim

Yaban ilde azdı bitmez dertlerim

Ne eyler ne söyler benim hallerim

Al asbaplu  mor  döşekli yar benim

 

Ahdim kaldı şu yavrunun mahında

Sabah olmaz var sızının  koynunda

Üç gün sever beş gün yiter sonunda

Al fistanlı mor  cüzdanlı yar benim

 

Menim yarim yaylalarda serpilir

Onbeş yeter sunalarla ölçüşür

Kadı şerhe imam sala yetirir

Ala donlu mor yelekli yar benim

 

Ağaların beylerin giyer atlas

Kızların şartıdır gökçelik libas

Gözele heves de söylenir elmas

Ala gözlü mor benekli yar benim

 

Kararım kavidir  dönmem yolumdan

On şaki düşmüş de yağlı kurşundan

Bu canı vermişem bağlı urgandan

Ela gözlü mor benli de yar benim

 

Men severim gözellerin hasını

Baha olmaz altun akçe takını

Koç yiğitler kader bozar sazını

Al kuşaklı mor yanaklı yar benim

 

Analar bacılar  eyler kınasın

Onca yiğit ümit kesmez gelesin

Sevdiğim kapına kul mu ararsın

Al duvaklı mor suvaklı yar benim

 

Helal olsun şu güzeli öpene

Koynun alıp seherlerde ölene

Rabb’im nasib kesmez hele gel hele

Al yazmalı mor hızmalı yar benim

 

Yaredir yaredir göğnüm yaredir

Seni sevmek akla ziyan  paredir

Gel hele gel hele algın çaredir

Al yaralı mor çıralı yar benim

 

Usul boyu ince bele sar gitsin

Canı canla ha dağlayıp kat gitsin

Nice dertlerim bitmiş de var ölsün

Al sıralı mor hareli yar benim

 

Ağıt düzdüm güzellerin aşkına

Yiğit oğlu yiğitlerin zoruna

Vardı gitti muhanetin yurduna

Al kareli mor çevreli yar benim

 

Ahi kul ahmed de ölse ölünür

Sevda bir ateştir canla ölçülür

Men canımı menim sandım alınır

Al kınalı mor bereli yar benim

 

 

 aşık ahi kul ahmede nasib olmuştur

20 Temmuz 2013
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç