Senden arta kül gördüm

İndim yarin bahçasına, gonca açmış gül gördüm

Gülün aşkıyla inleyen, dalında bülbül gördüm

İşveyle gülen beyaz zambak gelinlik içinde

Dağıtmış mor saçlarını söyleyen sümbül gördüm

 

Öbek öbek oturmuş da çiğdem mahsun açılır

Al giyinmiş gelincik de siyah sürme sürünür

Sarı sarı papatyalar dal dal olmuş dallanır

Ala güzelin yüzünde hicaptan bir tül gördüm                                                                                                                                                                        

 

Yaseminler ortancalar söyletir leylakları

Laleler renge bürünmüş sarıları da alı

Ne hoş kokar karanfiller kıvır kıvır yaprağı

Onca çiçek suretinde bir demet gönül gördüm

 

Hüsnü yusufun hüsnüne aşık olmuş dervişler

Kendi yapar kendi çatar lakin zahirden gizler

Bu sırrı nerden anlasın benim gibi gafiller

Onca ayet içinde de ahmedimi zül gördüm

 

Bu bağı firdevste mahsun mesti hayran gezindim

Geçtim mecnun çöllerini çün leylaya ulaştım

Aşk mı idi şevk mi idi bu hale şaştım kaldım

Aşkın narına yan ahmed senden arta kül gördüm

 

22 Nisan 2016
Okunma
bosluk

Sana Nettim neyledim ( Koşma )

Gel hele gel hele güzel civanım

Sana nettim neyledim el içinde

Gel hele gel hele güzel maralım

Sana nettim neyledim el içinde

 

Ben yanarım şu güzelin hat’rına

Sarılmaz kollarım şol beline

Aldım sattım bezirgan dokusuna

Kime nettim neyledim kul içinde

 

Kararım kavidir dönmem yolumdan

Senindir bu gönül yudum sabunlan

Gel gir turabın olayım aşkından

Sene nettim neyledim hal içinde

 

Bunca yaş yaşadım eller içinde

Çarığım deliktir neyler’özümde

Bir acı kahvedir titrer sesimde

Gene nettim neyledim gül içinde

 

Söyle ben de bileyim kend’özümü

Derde saldım şu firaka nazımı

Çeker oldum bu hasretlik sazımı

Yare nettim neyledim dâr içinde

 

Be hey canan canım sundum almadın

Can bedende durmaz kıldım bilmedin

Kim bilmeye feta kıldım sormadın

Yene nettim neyledim  zar  içinde

 

Sevenler de el olurmuş duymadım

Gözden dizden kuvvet gitmiş bilmedim

Kaça yazmış Rahman levhde görmedim

Güle nettim neyledim dal içinde

 

Baha kıldım canım canan istemez

Ele düştü gülüm bağın sorulmaz

Kime açtı gülüm çağın bilinmez

Hele nettim neyledim yar içinde

 

Gönül bu bir iner bir çıkar imiş

Düştükçe düşer yare nihan imiş

Dermanım sendedir kim ayan imiş

Sene nettim neyledim ah içinde

 

Usul adap kalktı sohbet karından

Cana kıydı canan meşkin telinden

Kimse bilmez öle durdum yolundan

Sene nettim neyledim gel içinde

 

Ben söylerim sen duymazsın belalım

İnsaf yoktur iman kime celalin

Cana düştü yarem sende meramım

Eşke nettim neyledim can içinde

 

Aşık ahmed derde düşer cananın

Canan bilmez cihan üzre düşenin

Ağla gözüm ağla sen de yaranın

Kele nettim neyledim çöl içinde

 

aşık ahi kul ahmed nasibidir

17 Mart 2014
Okunma
bosluk

Elif

Ben bir elif olsam başa

Kim hu dokur önden sona

Bir güzelce sunar Hakk’a

Hediyemi bilmez imiş

 

Ben bir aşk-ı elif kulum

Hakkın zatı arar kelim

Gayri olmaz O’nsuz ölim

Gördüğümü bilmez imiş

 

Güle yazdım elif bilmez

Baha kılsam nazın çekmez

Eller ile dirlik düşmez

Dostluğumu bilmez imiş

 

Yollar elif diye uzar

Baştan uca eğri gider

Ben bir yolcu olsam eğer

Muradımı bilmez imiş

 

Elif tekdir teke gider

Cana vursam uçar gider

Ben bir aşık olsam eğer

Çaldığımı bilmez imiş

 

Elif diye söyler sözüm

Ba’dan yana inler sazım

Aşık olan ağlar gülüm

Gülşenimi bilmez imiş

 

Kimler elif elif diye

Elif için canlar vere

Damdan düşen kullar öle

Öldüğümü bilmez imiş

 

Kullar ağlar elif içun

Elif olan kullar uçun

Saki olsam Rahman içun

Çakırımı bilmez imiş

 

Birim birdir elif birden

İki ben’dir sayar elden

Çalsam kapın yine senden

Kulluğumu bilmez imiş

 

Hakk’tan gayri bilmez kulum

Gayri desem yansır eşim

Hakk’ın zatı uğraş gülüm

Bazarımı bilmez imiş

 

Elif ba’ya er mi durur

Ba’yı Hakk’ın sazı bilir

Elif ba’sız ne mi olur

Hazanımı bilmez imiş

 

Eliflerin bostanıdır

Aşıkların destanıdır

Nazargahi ilahidir

İrfanımı  bilmez imiş

 

Elif benim sırrım yazar

Tövbe etsem ben’i düşer

Teke düştüm ölsem yeter

Yokluğumu bilmez imiş

 

Hakka çaldım elif sazım

Baha oldum candan geçim

Ben bu söze sırlar biçim

Açtığımı bilmez imiş

 

Sahralarda elif gezer

Çöller aşıp fizan düzer

Kaftan öte anka uçar

Mekanımı bilmez imiş

 

Musa oldum Turda elif

Yaka durdu nurla elif

Kelim deyu yazmış elif

Türabımı bilmez imiş

 

Rahman deyu yazar elif

Günah deyu kızar elif

Ölçe dursam kullar elif

Kendileri bilmez imiş

 

Kul ahmedim kullar aşkın

Elif yaz ki dünya düşsün

Muhammed’e ümmet yazsın

Eğriliği bilmez imiş

 

ahi kul ahmede nasibdir.

2 Şubat 2012
Okunma
bosluk

Şahan’ın cırnağında balaban (Koşma)

Ben bir şahan olsam sen bir balaban

Daksam cırnama kaldırsam yar seni

Ak ellerin sala sala yürüyen

Doksan olsam da sararım yar seni

 

Ben bir kadı olsam hüküm bozmağa

Ak ellerin gümüş tasta yumağa

Seni bellerim de yeşil ördeğe

Noksan olsam da dönerim yar seni

 

Ben bir tüccar olsam kumaş yükümdür

Alana satarım kabut bezimdir

Ömrü harcarım iman düşümdür

Yetmiş olsam da bilirim yar seni

 

Ben bir bülbül olsam gülüm gülşende

Konmaz mıyım nazlı gonca açanda

Benim canım candan âri geçende

Yanmış olsam da soldurmam yar seni

 

Ben bir turna olsam seyfe gölünden

On bin gardaş sökün etsek yurdundan

Koç yiğitler selam yare çızgımdan

Elli olsam da sallarım yar seni

 

Ben bir ceyran olsam çölden kaçınca

Yar göğsünü açmaz elden olunca

Aşiret şaar deyu yoktan göçünce

Kırk yer olsam da yazarım zar seni

 

Ben bir güzel olsam soyha başından

Kerem et yiğidim söyle sazından

Ar ettim güzelliği yaz huyumdan

Aşık olsam da süzerim yar seni

 

Ben bir yalan dünya olsam nazenin

Allanır pullanır şer lezzetin

Düşük kapıda baş eğe dumrulun

Nebi olsam da sorarım yar seni

 

Ben bir selam olsam derviş dilinden

Yüz bin melek alır bakış nazından

Mü’min olan bilmez mi Hakk sazından

Kelam olsam da çalarım yar seni

 

Ben bir koç yiğidim başım dumanlı

Yar aşkına zayil oldum tumanlı

Aç gerdanı mayil oldum sürmeli

Harab olsam da severim yar seni

 

Ben bir yaban olsam varsam ellere

Pınar başında selam güzellere

Olmaz olsun bahtım kör topallara

Serab olsam da çerağım yar seni

 

Ben bir ahi ahmed olsam yareli

Güzeller içinde benli daneli

Aç göğsünü gülüm lebler cilveli

Yadın olsam da sararım yar seni

 

ahi kul ahmed’e nasib

24 Ocak 2012
Okunma
bosluk

La mekanda aşk..

Gönül gözü ışımadan ibadet düşmez

La mekanda makbul olmaz dergahım işte

Hakikat bu sözleri öğrenmemek olmaz

La mekanda makbul olur kitabım işte

 

Ders aldım Hakk’tan perdeler açıp sırrından

Zorluk, cefa, sıkıntı gitmezmiş kulundan

Melamet, ihanet, ile geçmez hoşluktan

La mekanda kabul olur duaım işte

 

Aşk bir beladır başa düşe ağıt ister

Aklı giderir şaşkın kalır gömlek giyer

Gönül gözü açılınca bilmeği diler

La mekanda Mecnun olur leylaım işte

 

Seher vakti ağlar olsam nida eyleye

Cemalini göstermeğe Hüda söz vere

Aklım başımdan gitti, şaşkın kul neyleye

La mekanda Halil olur dostluğum işte

 

Burda cefa çekti isen Cemali Hakk’tır

Mahşerde bağışlar “kul”a celali yoktur

Aşığa ahdeyler yaratmış iken sözdür

La mekanda cemal olur gördüğüm işte

 

Halktan bezen, çöller aşar sorar aşkını

Kul olan Hakk’tan korkar ve dahi ağlayı

Cemal dileyen cefaya hazır olmalı

La mekanda celal olur yandığım işte

 

Yad etmeye gözlerimden kanlı yaşlarla

Yüz bin bela versen düşmeyem feryada

Hasta gönlüm korkar senden hem şad olmaya

La mekanda delil olur hastayım işte

 

Hakk’a aşık olmak altın gümüş gerekmez

Pir-i Kamil’de toprak ol kibir bulunmaz

Hakk yolunun kullarına derman gerekmez

La mekanda derman olur dertliyim işte

 

Aşk derdine deva yoktur bilin yarenler

Diri iken aşk defteri bitmez aşıklar

Dar mekanda kemik ayrık olmaz yatırlar

La mekanda nurun olur kulunum işte

 

Aşk kâdir, aşık fakir neyleyim acizdir

Hakk’tan fehim olmadıkça kelamı nacizdir

Hakk öğüdü haram kılar dünya hacizdir

La mekanda kulun olur aşığım işte

 

Kul ahi ahmed altıda Mesnevi okur

Onunda aşk şarabın Mevlana’dan alır

Ondörtte tasasız Hakk’a yürür keşf n’olur

La mekanda aşık olur yanarım işte

 

 ahi kul ahmed’e nasib

26 Aralık 2011
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç