Sana Nettim neyledim ( Koşma )

Gel hele gel hele güzel civanım

Sana nettim neyledim el içinde

Gel hele gel hele güzel maralım

Sana nettim neyledim el içinde

 

Ben yanarım şu güzelin hat’rına

Sarılmaz kollarım şol beline

Aldım sattım bezirgan dokusuna

Kime nettim neyledim kul içinde

 

Kararım kavidir dönmem yolumdan

Senindir bu gönül yudum sabunlan

Gel gir turabın olayım aşkından

Sene nettim neyledim hal içinde

 

Bunca yaş yaşadım eller içinde

Çarığım deliktir neyler’özümde

Bir acı kahvedir titrer sesimde

Gene nettim neyledim gül içinde

 

Söyle ben de bileyim kend’özümü

Derde saldım şu firaka nazımı

Çeker oldum bu hasretlik sazımı

Yare nettim neyledim dâr içinde

 

Be hey canan canım sundum almadın

Can bedende durmaz kıldım bilmedin

Kim bilmeye feta kıldım sormadın

Yene nettim neyledim  zar  içinde

 

Sevenler de el olurmuş duymadım

Gözden dizden kuvvet gitmiş bilmedim

Kaça yazmış Rahman levhde görmedim

Güle nettim neyledim dal içinde

 

Baha kıldım canım canan istemez

Ele düştü gülüm bağın sorulmaz

Kime açtı gülüm çağın bilinmez

Hele nettim neyledim yar içinde

 

Gönül bu bir iner bir çıkar imiş

Düştükçe düşer yare nihan imiş

Dermanım sendedir kim ayan imiş

Sene nettim neyledim ah içinde

 

Usul adap kalktı sohbet karından

Cana kıydı canan meşkin telinden

Kimse bilmez öle durdum yolundan

Sene nettim neyledim gel içinde

 

Ben söylerim sen duymazsın belalım

İnsaf yoktur iman kime celalin

Cana düştü yarem sende meramım

Eşke nettim neyledim can içinde

 

Aşık ahmed derde düşer cananın

Canan bilmez cihan üzre düşenin

Ağla gözüm ağla sen de yaranın

Kele nettim neyledim çöl içinde

 

aşık ahi kul ahmed nasibidir

17 Mart 2014
Okunma
bosluk

sevinç hüzün aşk gazap (Serbest)

Sevinç,

hüzün,

aşk,

gazap

hepsi bir arada

Bir kaygısız gezinir bu tayfın turabında

 

Her şeyi bir tutabilse dert yok kaygısıza

Lakin,

çırpınır durur bir zaman serabında

 

Hayatı tut çarkından öbek öbek

Bir anlamı bilse çözecek ilmek ilmek

 

Tesbih eder bir gülün düşer mekanına

Ya öl ya sev kim hülya derler nazargahına

Doğru kullar doğrusu bilinmez meyanında

Sır eyledin anı sadrımda cümlegahında

 

Selam ile kelam eyle

Azaptan kerem nihanına

Şifadır her ne desem şu selamına

Sen olgun düş

İncinme,

daim gülmek veraına…

 

 

aşık ahi kul ahmede nasib olmuştur

11 Şubat 2014
Okunma
bosluk

Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş’a ağıt

Neşetim Neşetim aslan Neşetim oy..

Kara topraklara düştü Neşetim oy oy..

Bu dünya dost olmaz şu eyilere oy

Yare gönüllere düştü Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Gardaşım oy oy

 

Bahar olur yazı gelir kışlanır oy

Ömür yaşar zaman gelir eyleşir oy oy

Gönül sever kulluk eder yükselir oy

Nice gönüllere erdi Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Sırdaşım oy oy

 

Türkülerin dili sustu neyleyim oy

Bülbül garip güller solgun son sözüm oy oy

Bozkırın Tezenesi çalar gönlüm oy

Dar-ı kararına vardı Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Ağıtım oy oy

 

Abdallar içinde sen misin yanan oy

Hakka ruz eyleyip kendinden geçen oy oy

Bahçelerde bağlarda gönül çalan oy

Yar-i toprağına indi Neşetim oy oy

  

Neşetim oy oy

Belalım oy oy

 

Muharrem Ustanın sazından ağzı oy

Hem dahi alırmış aşkı çerağı oy oy

Kullar içinde yaşarmış takvayı oy

Gönüllere aşkı ektin Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Sevabım oy oy

 

Sana hazine dediler yaşarken oy

Gurbanım zahide yetim kalırken oy oy

Gönül dağı kalpten kalbe geçerken oy

Kara topraklara kandı Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Sebebim oy oy

 

Türküyü kulaktan kalbe indirdin oy

Göğnüm hep seni arıyor dedirdin oy oy

Neredesin neredesin eyleştin oy

Gariplere el attın sen Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Hemşehrim oy oy

 

Sen çaldıkça eller bilmedi kadrin oy

Ankara’dan Almanya’yı yol ettin oy oy

Garip bülbül öter oldu makamın oy

Sinelere sırrı açtın Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Yoldaşım oy oy

 

Acem kızı nen olurdu gülleri oy

Ahu gözlerde aradın aşkını oy oy

Leyla mı sardın mecnunun yorgunu oy 

Babadan geçmek olur mu Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Nazarım oy oy

 

Kaç yıl yaşadın hele yazlı kışlı oy

Nice dertler çektin sinende gizli oy oy

Baha kıldın “kalsa nefesten ayrı” oy

Dar-ı emanına koştun Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Yanarım oy oy

 

Dediler bugün bir adam öldü oy

Adam kim milyonlar başına ağdı oy oy

Türküler gönüllerde yetim kaldı oy

Arşu âladan duyur sen Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Güllerim oy oy

 

Kırşehir’den çıkarmış bu yiğitler oy

Bağrına dönermiş ömrü yitikler oy oy

Bu kaçıncı düzdüğüm ağıtlar oy

Avşarın döküldüğü yurt Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Hazanım oy oy

 

Şirin ettin Kırşehir’in tadını oy

Deldin bir haberle kara bağrını oy oy

Sensiz tadı yok sineler aşkını oy

Gönüllerdir tahtın şirin Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Yitirdim oy oy

 

Baş sağolsun baştanbaşa yol olsun oy

Türkülerde cansın canın sağolsun hey hey

Bir kelamlık saltanatın yürüsün hay hay

Gönüller turabın yazdım Neşetim hey hey

 

Neşetim oy oy

Niyazım oy oy

 

Neşet ölür kalan sağlar bizimdir oy

Namı yürür kalan canlar şirindir oy oy

Bu kaderi taşa çalsam yeridir oy

Bin bir gülle Hakk’a koştun Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Yanarım oy oy

 

Aşık kul Ahmet de yanar yakılır oy

Bir Neşet uğruna ağıt döşenir oy oy

Cümle kullar ile kalbi yanaşır oy

Kalpden kalbe yol eyledin Neşetim oy oy

 

Neşetim oy oy

Gurbanım oy oy

 

 

 

Bu ağıt, Neşet Ertaş’ın cenazesine Ankara’dan Kırşehir’e giderken otobüste yazıldı ve Kırşehire gelen gelmeyen yüzlerce kişiye dağıtıldı tarafımızdan..

Neşet hemşerimle bundan yaklaşık 10 sene önce kırşehirde stadyumda konser vermeden önce bir söyleşi yapmıştım. Orada kendi aşireti olan Avşar aşiretine çok bağlı olarak gördüm. Şiirlerinde  Ancak insani bir yol izledi. Bunda onun aşiretinin aşağılanmasının da etkisi var denilebilir. İnsanlıktan bu kadar bahsetmesinin nedeni bu olsa gerek.

İkinci olarak Kırşehir’i de öne çıkardı denilebilir. Şirin kırşehir ismi onun eseridir ve bu bir milliyetçiliktir denilebilir. Ancak zamanla insani tavır ve söylemler yerellikten çıktı ve topluma mal oldu.

Buna rağmen Hakk’ın sazından da çaldığı oldu.  Derin anlamlı ifadeler inançlı kesimden de taraftar buldu denilebilir. Halk kendini neşette bulunca onu kendisi için sevdi.

Babası Muharrem Ertaş ile 15 yaşımda karşılaştım. Bir düğün için usta aramaya bağbaşı mahallesine gitmiştik. Bir eve girince bana büyüklerim sen bu odada otur biraz dediler ve onlar usta aramaya gittiler. Oturduğum evde karşımda sedirde bir adam bağdaş kurmuş oturuyordu. hiç konuşmadan o bana baktı ben ona baktım durdum. Tam yarım saat. Fakat adamdan öyle bir rahmet akıyordu ki anlatamam. Benim 10 yaşımda keşfim mevlanadan aşk şarabı içerek açılmıştı. Ben Muharrem ustanın rahmani tarafını görüyorken herhalde o da bendekini  görüyordu. Derken


 

aşık hattat ahi kul ahmede yazmak nasib olmuştur..

26 Eylül 2012
Okunma
bosluk

Safa buldum yar elinden

Yar elinden yar elinden

Safa buldum yar elinden

Günü günden dünü elden

Safa buldum yar elinden

 

Yeller ile essem Gani

Türab olup tozsam dahi

Aşkın ulaştığı canı

Safa buldum zar elinden

 

Irmak olup aksam gahi

Vara dursam derya  hali

Aşkın söylettiği canı

Safa buldum har elinden

 

Elim al da kaldır beni

Muhabbete erdir beni

Derdin ağlattığı  canı

Safa buldum dar elinden

 

Yürür idim ilden ile

Kamil kişi yoldan dile

Özün ulaştığı cane

Safa buldum ser elinden

 

Mecnun olam aklım öte

Düşte görem sırdan öte

Halin yakıştığı cane

Safa buldum yer elinden

 

Kimseler garib olmaya

Dertler ile hem tozmaya

Yolun bakıştığı cana

Safa buldum nar  elinden

 

Ahi ahmed miskin düşe

Baştan ayağ olmaz çare

Bunca yanaştığı cane

Safa buldum kul elinden

 

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir.

20 Temmuz 2012
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç