Safa Geldin Ramazan

Ey ramazan ramazan

Safa geldin ramazan

Ey güllerim ramazan

Safa geldin ramazan

 

Çok özledik gelmedin

Recep şaban bekledin

Hayır umar ümmetin

Safa geldin ramazan

 

İlan ettik geldiğin

Çarşı Pazar gezdiğin

Cümle kula dediğin

Safa geldin ramazan

 

Hayır senin elinde

Oruç tutan dilinde

Gazap duymaz halinde

Safa geldin ramazan

 

Aman yedim bozulmaz

Allah verir kızılmaz

İlkin kaza sorulmaz

Safa geldin ramazan

 

Dilim dursun konuşmaz

Belim çeksin karışmaz

Elim haram kokuşmaz

Safa geldin ramazan

 

Kimler oruç tutmazmış

Sokak ayıp bilmezmiş

Tutan ondan utanmış

Safa geldin ramazan

 

Avrat açmış açılmış

Evlat saçmış saçılmış

Sokak şeytan doğurmuş

Safa geldin ramazan

 

İftar ettik elliye

Dua sunduk Hadi’ye

Haydi kullar camiye

Safa geldin ramazan

 

Sofra düzdük ahiye

Hoşaf koyduk tas ile

Güllaç gelsin beriye

Safa geldin ramazan

 

Artsın sofra taşmasın

Niyet halis bozmasın

Kadir Mevlam çok versin

Safa geldin ramazan

 

Çıplak gezip gezinsem

Üç beş kuruş dilensem

Bunla çorba iç’versem 

Safa geldin ramazan

 

Obur paşa yumuldu

Börek çorba kazındı

Tatlı helva yok oldu

Safa geldin ramazan

 

Mahya yandı illallah

Safam olsun hayrullah

Gelen düşsün nurullah

Safa geldin ramazan

 

Haydi yallah camiye

Yedik içtik şükrüne

Kulluk etmek herkese

Safa geldin ramazan

 

Ramazanım ramazan

Sana gönül komazam

Bizi hakka çağıran

Safa geldin ramazan

 

Rahmet doldu taşmaz mı

Gönül yandı coşmaz mı

Nefsim öldü uçmaz mı

Safa geldin ramazan

 

Namaz kılıp duranım

Oruç tutan kullarım

Azad etsin rahmanım

Safa geldin ramazan

 

ahi kul ahmet

10 Haziran 2015
Okunma
bosluk

Eyle bizi..

İlahi canan evine

Girenlerden eyle bizi

Yarın aşktan cemalini

Görenlerden eyle bizi

 

Mahşerde Hakk’ın gölgesi

Nice yürekler paresi

Allah’ın ol divanesi

Olanlardan eyle bizi

 

Ya Rahimi ya Kerimi

Kimse bilmez ihsanını

Hakk’sın gül, gül didarını

Görenlerden eyle bizi

 

Arşın gölgesinde seyran

Hamd sancağında püryan

Firdevs cennetinde selam

Kullarından eyle bizi

 

Bu dünyada kamu alem

Düşer kalkar nice bir dem

Mizanlarda rıza ilen

Geçenlerden eyle bizi

 

Daim koştur Hakk yoluna

Talma dünya metaına

Sağ eliyle beratına

Varanlardan eyle bizi

 

Ahi ahmed yanar durur

Defterini açar görür

Hakk didarın hoşca bilir

Sağcılardan eyle bizi

 

Ah eyledim vah eyledim

Muhammed’e yol eyledim

Ümmetine can peyledim

Uyanlardan eyle bizi

 

Bir alime sorsa idim

Nefs elimden yılsa derdim

Sevaplara dönse suçum

Selamette eyle bizi

 

Ahmedim sen de varırsun

Hallerin anda görürsün

Kara yüzle ne idersün

Ak yüzlerden eyle bizi

 

Hakka yüzler sürüp de gel

Muma dönüp sızıp da gel

Muhammede uyup da gel

Ümmetinden eyle bizi

 

Rahmet yeli kesilmesin

Gaflet ile uyunmasın

Ümmet yolu şaşırmasın

Doğrulardan eyle bizi

 

Birliğini bir eyleyen

Fakirini yol eyleyen

Ümmet için koşuşturan

Canlarından eyle bizi

 

Ahmed miskin bir gün ölür

Canımı ol veren alır

Tenim buradadır kalır

Uçanlardan eyle bizi

 

İmamların Kuran okur

Müezzinler ezan okur

Cümle duyan sorgu olur

Bilenlerden eyle bizi

 

Nefsim ile savaşırdım

Taşı nedir bilmez idim

Az ye az uyu sır bendim

Tutanlardan eyle bizi

 

Gün doğarken çıktım yola

Yoldaşım gel Kuran ola

Salavatı önden sona

Diyenlerden eyle bizi

 

İşim aşım Rahman ile

Kuran okur diller ile

Rahmeti Muhammed ile

Alanlardan eyle bizi

 

Mekke’de güzel Kabe’yi

Medine’de Muhammed’i

Arafat’tadır vakfeyi

Duranlardan eyle bizi

 

El kaldırıp amin diyen

İhram bezin bele geren

Allahümme lebbeyk ilen

Hacılardan eyle bizi

 

Hacılarla deve kessem

Şeytanları taşa tutsam

Saçlarımı kazıtırsam

Günahsızca eyle bizi

 

Zemzem içsem kana kana

Kurban olsam Hakk Teala

Derviş olup yansam sana

Aşk od’unla eyle bizi

 

Helal haram katma sakın

Kanaatle rıza yakın

Sofranıza dua katın

Berekette eyle bizi

 

Ahmet içun ömür selam

Aşksızlarla sohbet haram

Ariflerle uçmuş olam

Kullarından eyle bizi

 

 

(şiirde geçen Muhammed isimleri için lütfen bir defa salavat okuyunuz.)

Allahümme salli ala muhammedin ve ala âli muhammed

 

 

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir

15 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Kıyamet halleri

Her kim sever Allah’ı

Canan kılar vallahi

Afuv eyler günahı

Şu kıyamet gününde

 

Seni beni yaradan

Rahmet ile kuşatan

Doslarını ayıran

Şu kıyamet gününde

 

Buyruğunu dutasın

Kulluğunu bilesin

Hakka mahbub olasın

Şu kıyamet gününde

 

İhlas ile varasın

İman kavi düşesin

Şeytanlar kaçırasın

Şu kıyamet gününde

 

Dünya deyu aldanan

Mağrur olup güvenen

Pişman düşe mahşerden

Şu kıyamet gününde

 

Ben mağrur olmayayım

Nefistir kanmayayım

Yüz kara varmayayım

Şu kıyamet gününde

 

Bellüdür öleceğin

Yakasız giyeceğin

İttiğin bulacağın

Şu kıyamet gününde

 

Sanma ki ölmeyesin

Çağrıyı duymayasın

Oy nice yanmayasın

Şu kıyamet gününde

 

Nice zaman yatasın

Kamil isen uçasın

Gelenleri tutasın

Şu kıyamet gününde

 

Gafil olma ateşten

Zulme çalar nefisten

Şeytan dahi tamudan

Şu kıyamet gününde

 

Bu dünya göçerlerin

Ettiğini bulanların

Kardaştan kaçanların

Şu kıyamet gününde

 

Hakk yolunun kucağı

Muhammed’in ocağı

Şefaatin veraı

Şu kıyamet gününde

 

Hakk sözünü tuttun mu

Helal haram yuttun mu

Muhammed’e uydun mu

Şu kıyamet gününde

 

Dört kitabın manisi

Hakk’a varır hepisi

Yazmaz dünya tapusu

Şu kıyamet gününde

 

İsrafil’in suruna

Kalanlar çağrıla

Gökten zulmetler yağa

Şu kıyamet gününde

 

Dünyadaki işlerin

Avrat evlat düşlerin

Amel nedir bilmedin

Şu kıyamet gününde

 

Bilen bilmeyen gele

Saflar ile düzüle

Defterleri verile

Şu kıyamet gününde

 

Defter defter defterim

Kantar çekmez işlerim

Kurtar deyu beklerim

Şu kıyamet gününde

 

Amelsiz gidilir mi

Soya güvenilir mi

Kusurum canım mı

Şu kıyamet gününde

 

Arifler sual olmaz

Aşığa huri vermez

Suçlular nefes almaz

Şu kıyamet gününde

 

Haktan yana çalasın

Sünnet ile varasın

Ölmeden de ölesin

Şu kıyamet gününde

 

Seherlerde kalkanlar

Fakirlerle yunanlar

Varı yoğa satanlar

Şu kıyamet gününde

 

Tevhid ile imanı

Zalimlere nizaı

Hurilerin selamı

Şu kıyamet gününde

 

Ahi kul ahmed neyler

Dost suali zor eyler

Sıratta cümle ağlar

Şu kıyamet gününde

 

Ağla ahmedim ağla

Ümmet sıratta hala

Ya Muhammed Mustafa

Şu kıyamet gününde

 

 

 

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir.

11 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

İhsan = Estetik = Güzellik = Anlayışlılık = Ahlaki İyileşme = Hoşgörü = Edep Şuuru Üzerine

Estetik  İslam’da ibadetle başlamış görünüyor. Ancak estetik fıtridir. Kişi yetişkin olunca ya gelişir ya das üstü örtülür. Bir ayette “..her şeyi en güzel yaratan Allah’tır” buyuruldu.  Sanat felsefesi ahlakın bir parçasıdır. Ahlak da değer olarak norm oluşturur.

Buradaki tartışma estetiğin Allah’ın zatından mı, yoksa, insanlar mı atfediyor tartışmasıdır.

Allah insanı bir sanat eseri gibi yarattı.

Allah ademi kendi suretinde yarattı =bu benzetme esmai Hüsna açısındandır.

Tevhid = Bu noktada Hakk ile mahluku ayırmak gerek. Benzetmemek gerek.

Tenzih = Allah ve peygamberi birbirine benzetme yapılmamalı. Görevleri ayrışmalı ve peygamberin sınırı belirlenmeli.

Helal-haram dairesinde Müslümanlar ölçüye dikkat ettiler. Örneğin sinemada tiyatroda, hat sanatında.

Cibril hadisinde temel üç soru var.

İman nedir?

İslam nedir?

İhsan nedir? = Allah’ı görüyor gibi ibadet etmendir…..

İbadetteki bu tavrı günlük hayatın içinde de düşünmeliyiz. Bir şeyi güzel yapmak da bir ihsan şuurudur.

İyi  =  yapma

=  olma

=  duyma

=  muamele     ‘nin hepsi ihsan şuurunu oluşturuyor denilebilir.

Kötü davranışta da ihsan şuuru gerek. Amele yağmelü.  Öyle iş yapın ki Allah görüyor, peygamber görüyor, ümmet görüyor.=İYİ

İTKAN=sapasağlam.

Peygamber efendimiz oğlu ibrahimi kaybedince mezara bir sahabe iniyor. Efendimiz şu deliği düzelt deyince “bunun ölüye bir zararı yok ya Rasulüllah”  diye cevap alınca “hayır, göze hoş gelsin” buyuruyor. Arkasından da “Allah, kulunun yaptığı işi iyi ve güzel yapmasından hoşnut olur”  hadisini buyuruyorlar.

Bazı haller var ki onun da estetiğine dikkat edilmesi gerekir. Örneğin “ameli başa kakmayın ki bir estetiği olsun” “sağ elinin verdiğini sol el görmemeli ” “başkasının aldığını görmemesi” bunlar birer ihsan şuuru.

Gazali

1-     Kusursuzluk  (onlar semaya bakmıyorlar mı?   ….. düzensizlik görebiliyorlar mı?

Çatı      gök

Sergi    yer

Lamba  yıldız

Mavi

Yıldız

(Turkuaz) mavi   …..teskiye

yeşil    ….telkin

2-Amaç olacak (biz yeri ve göğü boşuna yaratmadık,…-insan başıboş yaratılmadı..)

3-Uyum olacak. (ölçülülük olacak.. insan,varlık,otlar, simetri)

4- Nizam olacak.(andolsun saf saf duranlara, lezzetül ayn=gözlerin hoşlandığı)

Bu dört unsur olmazsa güzellik değişken olur.  Estetik tecrübeden yararlanmak da mümkündür.

Bir Türkün Alman hapisanesinde HAT çalıştığını düşünün.

Sıdık ve Salihler kusurları an aza indirilmiş insan en faydalı insandır. Ruh güzelliği yüsektir ve ahseni takvim olarak adlandırılır bu kişiler.

Aristoya göre duyuların algısı anlamındadır. Halbuki asıl olan ahlak güzelliğidir.

“Allah güzeldir, güzel olanı sever”

Bir adam saçı sakalı karışmış fakat yediği haram, içtiği haramdır. Nasıl kabul olur bunun duası….

Güzellik hem maddi ve hem de manevi olmalıdır. Güzellik güçtür, etkiler. Estetik islama davet aracıdır= giyim, çevre, hareket…

Gaye için var olmak, insan-ı kamil’de estetik var.

Kusurlar bile söylenirken estetik olmalı. Kırmadan dökmeden.

Peygamber efendimiz kusuru umuma söylerdi.

Müslümanın namazı estetik olmalı, yem yer gibi olursa rahatsız eder. Yani tadili erkan üzere olmalı.

Ahlaki davranışlarımız da estetik olmalı. İlişki, alış-veriş, aile hayatı = estetik olmalı.

İslam savaşa bile kadın, yaşlı, çocuk, ağaç, ekinler yakılmamalı, eli eziyet etmemeli, burnu, kulağı kesmemeli…

İyi bir söz sadaka verip başa kakmadan iyidir.

Sözü süz de söyle

Yaz da söyle kışta söyle

Ağzını büz de söyle

Gazali

Tenzih

İbadet

Hukuk

 

İman

İbadet

Ahlak

Azaların güzelleştirilmesi

Çatal, kab, bedesten, camii

Hem kullanışlı hem göz zevkine uygun olmalı

Sanatın büyüleyiciliği

Estetik –sevgi var –bilmek de gerek

İlim, bilirse – muhabbet hasıl olur

Hal üzre olmak- değer bilmek

Rabbena ma halekteha batıla  =  sen boşa yaratmadın ya Rabbi

Camiler Allah’la ilişkileri olumlu etkiliyor.

Osmanlı = mabed medeniyeti

Taşların duası,

Allah’ın celal sıfatı camilerdir. İçinde ise Cemal sıfatı müşahhas hale getirilmiş.

Hadis:”Kuran’ı sesinizle süsleyiniz”  Kuran’ın özel ciltlerle ciltlenmesi ve tezhib le süsleme yapılması estetiktir.

İstanbul beyefendisi” tavırların estetiğini güzelliğini hatırlatır.

Her Müslüman İslam’ın temsilcisidir. Yaşamında estetik olmazsa kaba saba olur ve tebliğ mesajı veremez.

Hat çalışan bir öğrenci yaptığını kendinden bilmemeli, Allah’ın güzelliğini hatta aksettiriyorum” demeli.  Okuyan kişi , Allah’ın lütfuyla okudum demeli. Hazır bulup kullanan ses tellerini kendi yaratmadı elbette.

BATI’ya göre ne kadar tanrıya isyan ederse o kadar iyi sanatkar olur.

Tecelligah, lütuf, aktarıyorsa, yansıma olarak aktarır

Ayet “Allah yaratanların en güzeli değil midir?”

Burada Halıkla Mahluka dikkat edip karıştırmamak gerek.

Oruç : “size biri kötü söz söylerse “ben oruçluyum” desin”  ==  estetik var.

Hacc: “Hacc yapan kötü söz söylemesin, incitmesin== ahlaki dönüşüm var.

Malkom X: (Amerikalı Müslüman Lider olup Hacc yapınca gerçek İslamı anlalıyor. 36 sene beyaz düşmanlığı yapıyor şeyhinin etkisiyle. Hacc yapıp ciddeye gelince herkesin kendini kucakladığını görüyor ve evrensel bir din olduğunu anlayınca dönüşte şeyhini terk ediyor. Mısırda sabah ezanları okunurken firavunların sesinin kesildiğini görüyor. Müthiş bir sahne müthiş.. –Bu filmi bu fakir de izledi–

Camideki namazın hidayete vesile olması: “soyut bir varlığın karşısında bir sesle birlikte hareket ediyorlar. Bundan çok etkilendim” diyor bir batılı yazar.

Oruç tutup da gereğini yapmayanlar için efendimiz: “yanına sadece açlık ve susuzluk kalır” diyor.

Mevlana ise denizi kullanır ve der ki:

Bu denizde ölmek yok

Bu denizde muhabbet var

 .

 

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir

11 Nisan 2012
Okunma
bosluk

Bağı bostan bozdurur ölüm var…

Şu dünyada ey canlar

Ağdıracak ölüm var

Bağı bostan bozdurur

Solduracak ölüm var

 

Özen bezen yapadur

Sonra şöyle kıradur

Emanetin veredur

Ödetecek ölüm var

 

Malım mülküm hesabım

Oğul uşak avradım

Yar olmadı dostlarım

Terkedecek ölüm var

 

Beni derde düşürür

Yolum belim şaşırır

Uzak yere düşürür

Varılacak ölüm var

 

Altun gümüş geçmeğe

Dostlar toprak atmağa

Sorgu sual olmağa

Yanılacak ölüm var

 

Kara yere varıla

Avratların dul kala

Eller koca olmağa

Yazılacak ölüm var

 

Ana oğul koparmış

Seven eşler nico’lmuş

Minarede ötermiş

Şakıyacak ölüm var

 

Nerde şahlar tahtıdır

Şehzadeler bahtıdır

Kullarının hanıdır

Ziyan eden ölüm var

 

Ölüm yoktur ölene

Ölmedendir ölmeğe

Burda ölen yanmağa

Yakılacak ölüm var

 

Kara kucak yaşayan

Helal haram korkmayan

Aşkı uçkur belleyen

Yanılacak ölüm var

 

Dünya bağı çok olan

Sert düşermiş oluktan

Malik mülkü unutan

Yanılacak ölüm var

 

Rahman dedi kullarım

Gezin tozun eğlenin

Lakin biraz düşünün

Varılacak ölüm var

 

Ölüm benim içindir

Ölsem Rahim dostumdur

Mahmut nuru yolumdur

Sarılacak ölüm var

 

Eller bana gülerler

Deli deyip süzerler

Ümmet benim yolumdur

Yaşanacak ölüm var

 

Kısmet olsun kaputtan

Biçtim koydum boyumdan

Nerde nasıl kaderden

Bitirecek ölüm var

 

Bülbül dilsiz olurmuş

Gülün kokmaz solarmış

Gül Muhammed beklermiş

Koşulacak ölüm var

 

Muhammed’in ümmeti

Uya dursun sünneti

Baha olsun cenneti

Sevinecek ölüm var

 

Sünnet deyu gayretli

Ümmet için şefkatli

Yaza dursun rahmetli

Olunacak ölüm var

 

Can derdine düşermiş

Canandan bir habermiş

Canı canana verseymiş

Gülünecek ölüm var

 

Ahi ahmed kaçamaz

Halden dahi bilemez

Kervan geldi göçemez

Şaşırtacak ölüm var

 

Ahi ahmed gariptir

Sünnet deyü ölüptür

Ümmet cana yetüptür

Canlanacak ölüm var

 

 

 ahi kul ahmed’e nasib

 

4 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Perdeler hicap güller eyvanda koksun, Rahman’ın derdi kullar arşında gülsün…

Riyaset eyle, talip aşık olasın

Teberrük eyle güzel sözüm tutasın

 

 Kan revan eyle, yaşlı gözler uykusuz

Teberrük demi kamil sözü bilesin

 

Bu ne iştir ki taliplerde yok ihlas

Teberrük ola kamil kim Hızır-İlyas

 

 Bir mürşide er durup deme gavs-gıyas

Teberrük şundan beri ol, ümmet kıyas

  

“Talibim” deyu ortaya çıkarlar hem

“Teberrük” der de namahreme bakar hem

 

Gönüllerde saflık a’raz olmuş kirden

Teberrük bilmez, kişi malı yemekten 

 

“Hizmetim kavi” deyip “talip” yazdırır

Teberük ne, haramı helal yazdırır

 

 Gözlerinde yaş yoğken ümmet saydırır

Teberrük etmez, halk içinde sövdürür

  

Zahidlik kime kaldı, ağlar yaşı yok

Teberrük kılmaz gönlü gamsız cevr-u yok

 

 Her hilesi bir çıkara vara dursun

Teberrük kılmaz, Hüda’ya çıkadursun

  

Gönül nur olmayınca “talibim” deme

Teberrük talibedir ki inci neme

 

 Ol taliplerin Hakk’a açılır sırrı

Teberrük sırradır ki aşktan olur nuru

  

Sufiye benzer de kıyametten korkmaz

Teberrük etmez de helal haram üzmez

 

 Riyadır tesbihi cümleyi kandıra

Teberrük için gözyaşı dökmez Hakk’a

 

 Hak rızası, aşk derdini bilseydiniz

Mahşerde rezil olup aşk neyleseniz

 

 Aşka düşen Hakk cemalin görür imiş

Sarhoş olup “Hu” zikri vuslatın imiş

  

Hakk’tan dilerim Hakk yoluna geleni

Şeytan yarandır şer yoluna varanı

 

 Şer yolundan çaldım Hakk yoluna saldım

Mustafa’ya müştak oldum biat sundum

  

Süslü evlerde ahir zaman ümmeti

Nefs ve heva bozar anın huy örfünü        

 

 Şan ve şöhretle dik tutarmış boynunu

Ten ve nefs bilmezmiş edep kıl kârını

 

Dünya fani bilmeyenler bu ümmetin

İbret almaz neyi olur gidenlerin

 

 Gözle görüp iliştirmez erenlerin

Nazara girip sakınmaz haramların

  

Doğru yolu kim terkeder şeytan yardır

Pîrim diye etek tutmak lanet şerdir

 

Sabah akşam lanet çarhı ile görüşe

Şeytan dost edinir kulunu işrete

 

İman ile İslam’a gül çiçek ahmed

Ölmem diye mevlaya bir kader rahmet

 

Ömür aktı gitti ey gafil zamandan

Kaç bahar yaşadın sen gül-ü çemenden

 

Vakt erişe emanet uçmağa dura

Can verende lanetli şeytan pir ola

 

İmana talep kılar rüşvetle şeytan

Gönül halini sormaya varmaz candan

 

 Tövbe yoktur gayri Mevla kabul etsin

Allah demek yetmez Rahman elin tutsun

 

İsyan ile cürme yol almakta başsın

Bu düğümü bir pire varmakla çözsün

 

Ey ahi ahmed kaç pirden el aldın sen

Kaçını zayi ettin şeytana gülşen

 

Perdeler hicap güller eyvanda koksun

Rahman’ın derdi kullar arşında gülsün

 

 “Kul ahmed” sözünü cehle açmaz imiş

Cahilin pulu “ahi”ye geçmez imiş

 

 ahi kul ahmed’e nasib

3 Ocak 2012
Okunma
bosluk

La mekanda aşk..

Gönül gözü ışımadan ibadet düşmez

La mekanda makbul olmaz dergahım işte

Hakikat bu sözleri öğrenmemek olmaz

La mekanda makbul olur kitabım işte

 

Ders aldım Hakk’tan perdeler açıp sırrından

Zorluk, cefa, sıkıntı gitmezmiş kulundan

Melamet, ihanet, ile geçmez hoşluktan

La mekanda kabul olur duaım işte

 

Aşk bir beladır başa düşe ağıt ister

Aklı giderir şaşkın kalır gömlek giyer

Gönül gözü açılınca bilmeği diler

La mekanda Mecnun olur leylaım işte

 

Seher vakti ağlar olsam nida eyleye

Cemalini göstermeğe Hüda söz vere

Aklım başımdan gitti, şaşkın kul neyleye

La mekanda Halil olur dostluğum işte

 

Burda cefa çekti isen Cemali Hakk’tır

Mahşerde bağışlar “kul”a celali yoktur

Aşığa ahdeyler yaratmış iken sözdür

La mekanda cemal olur gördüğüm işte

 

Halktan bezen, çöller aşar sorar aşkını

Kul olan Hakk’tan korkar ve dahi ağlayı

Cemal dileyen cefaya hazır olmalı

La mekanda celal olur yandığım işte

 

Yad etmeye gözlerimden kanlı yaşlarla

Yüz bin bela versen düşmeyem feryada

Hasta gönlüm korkar senden hem şad olmaya

La mekanda delil olur hastayım işte

 

Hakk’a aşık olmak altın gümüş gerekmez

Pir-i Kamil’de toprak ol kibir bulunmaz

Hakk yolunun kullarına derman gerekmez

La mekanda derman olur dertliyim işte

 

Aşk derdine deva yoktur bilin yarenler

Diri iken aşk defteri bitmez aşıklar

Dar mekanda kemik ayrık olmaz yatırlar

La mekanda nurun olur kulunum işte

 

Aşk kâdir, aşık fakir neyleyim acizdir

Hakk’tan fehim olmadıkça kelamı nacizdir

Hakk öğüdü haram kılar dünya hacizdir

La mekanda kulun olur aşığım işte

 

Kul ahi ahmed altıda Mesnevi okur

Onunda aşk şarabın Mevlana’dan alır

Ondörtte tasasız Hakk’a yürür keşf n’olur

La mekanda aşık olur yanarım işte

 

 ahi kul ahmed’e nasib

26 Aralık 2011
Okunma
bosluk

kopunca kızılca kıyamet

Yok benim amelim taatim

Niderem neylerem kıyamet

Kopunca kızılca kıyamet

Niderem neylerem kıyamet

*

Hak bana sual eyler diye

Aklım başımdan uçar diye

Hicap düştüm yaklaş kul diye

Niderem neylerem kıyamet

*

Helale ikram ede kerim

Harama azab ede azim

İsyanıma kara yüzüm

Niderem neylerem kıyamet

*

Yüz bin zebani çevire

Ol cümleyi haşra yatıra

Günahkara heybetin sala

Niderem neylerem kıyamet

*

Aşıklar maksudun hamd ile

Arifler ayrılır dost diye

Muhammed ağlar ümmetine

Niderem neylerem kıyamet

*

Sıratı incedir deyular

Her peceden gül vereler

Merak edip düşer suçlular

Niderem neylerem kıyamet

*

Ahmed kulun sıdkı kavidir

Attığını attı giydi “bir”

Cübbesi ihrama dönmüştür

Giderem geçerem selamet

*

ahi kul ahmed

3 Kasım 2011
Okunma
bosluk

men seni neyleyim gönül…

Kılmazsın amel-ü taat
Ben seni neyleyim gönül
Kopunca kızıl kıyamet
Men seni paylayım gönül

*

Dostum kavi sual eyler
Namaz emrim deyu paylar
Kullar hakkın sever gider
Men seni yakaram gönül

*

Helaline iyi deyu
Haramına ceza deyu
İsyanıma kara yazu
Men sana yazayım gönül

*

Cehennemin ateşine
Amel yakın kılanına
Hakkın gül gül didarına
Men seni sarayım gönül

*

Asıllara huri vermez
Arifleri sorgu etmez
Mücrimleri hayra yazmaz
Men seni sararım gönül

*

Kul ahmedim sıdkı kavi
Hayra varmaz heç taati
Güller güze vardı hemi
Men seni öldürem gönül

*

Gönül gözü yaylar çeke
Kah ağlayı kahi güle
Sürüdeki oğlak gibi
Men seni sevirem gönül

*

Gönlümün yadına döktüm
Aşkım ile kement bozdum
Levhi mahfuz sende yazgın
Men seni yakiram gönül

*

Yolum bir dem dağa düştü
Heybetinden gönül korktu
Sadık olsam kalmaz farkı
Men seni ne edam gönül

*

Gönü gözü aşkım ile
Aşkın zikri çekmek çile
Muhammede ümmet ola
Men seni öpürem gönül

*

Gönül yazıya düşer yaz
Yazgısı güze çalar güz
Cana canan ol da bir yaz
Men sana yanarım gönül

*

Yitti canım canana katlim
Azab kıldı levhide yazgım
Canan bilmez can da sorgum
Men sana cananım gönül

*

Kul ahmedim gönle çatar
Sözün hası hakka gider
Yazdığından hızap duyar
Men seni yırtaram gönül

*

Gönül gözü gökler hanı
Açıverse anın sırrı
Sırlar varır hakkın kastı
Men sana sırdaşam gönül

*

Arşda oturar ey rahman
Senin tahtın kimde nihan
Ben bu sırrı kılsam ayan
Gönül seni beklerem gönül

*

Gönül şerrü amel işler
Kokunu dünyayı tutar
Dönen of of deyup ağlar
Gönül seni dağlaram gönül

*

Ya şerde kal ya hayırda
Ya hak de ya şeytan yanda
Gören göz kimle teşvişte
Gönül seni şecerem gönül

*

Şeytan der al dünya güzeli
Allah der namahrem eli
Gözün dahi bakmamalı
Gönül seni nideyim gönül

*

Gördüm şeytan hazdır aşkı
Aşkı bilem bindir donu
Hakkın sözü sağlam kulpu
Gönül yeri Hakkadır gönül

*

Hakkı seçe benden geçe
Böyle kullar handan içre
Kimse bilmez sırra ere
Gönül seni bileyim gönül

*

Aşkın çeki birdir baçı
Kesret ile hoştur başı
Hakka döner her bir işi
Gönül seni peyleyim gönül

*

Seni sevdim senin uçun
Göremem kendim aşkım için
Benden geçer canın niçin
Gönül seni geçeyim gönül

*

Benden senden ondan kaçtan
Bunca canı sevk et kalpten
İnsan derki karar benden
Gönül seni bulayım gönül

*

Selam eyle selam eyle
Her ademe selam eyle
Dost kapıda selam eyle
Gönül sana selamım gönül

*

Kul ahmedim adı fakir
Laflar dizer tadı zehir
Bir gönülle geçmez ömür
Gönül seni severim gönül

*

ahi kul ahmed

4 Ekim 2011
Okunma
bosluk

Safa geldin ramazan

Ey ramazan ramazan

Safa geldin ramazan

Ey güllerim ramazan

Safa geldin ramazan

               ***

Ramazanım ramazan

Sana gönül komazam

Bizi hakka çağıran

Safa geldin ramazan

           ***

Çok özledik gelmedin

Recep şaban bekledin

Hayır umar ümmetin

Safa geldin ramazan

              ***

İlan ettik geldiğin

Çarşı Pazar gezdiğin

Cümle kula dediğin

Safa geldin ramazan

               ***

Hayır senin elinde

Oruç tutan dilinde

Gazap duymaz halinde

Safa geldin ramazan

                  ***

Aman yedim bozulmaz

Allah verir kızılmaz

İlkin kaza sorulmaz

Safa geldin ramazan

                ***

Dilim dursun konuşmaz

Belim çeksin karışmaz

Elim haram kokuşmaz

Safa geldin ramazan

                ***

Kimler oruç tutmazmış

Sokak ayıp bilmezmiş

Tutan ondan utanmış

Safa geldin ramazan

                ***

Avrat açmış açılmış

Evlat saçmış saçılmış

Sokak şeytan doğurmuş

Safa geldin ramazan

              ***

İftar ettik elliye

Dua sunduk hadi’ye

Haydi kullar camiye

Safa geldin ramazan

               ***

Sofra düzdük ahiye

Hoşaf koyduk tas ile

Güllaç gelsin beriye

Safa geldin ramazan

                 ***

Artsın sofra taşmasın

Niyet halis bozmasın

Mevlam versin kısmasın

Safa geldin ramazan

            *** 

Çıplak gezip gezinsem

Üç beş kuruş dilensem

Çorba içsem gerinsem 

Safa geldin ramazan

              ***

Obur yaver yumuldu

Börek çorba kazındı

Tatlı helva rahmetli

Safa geldin ramazan

                ***

Mahya yandı illallah

Safam olsun hayrullah

Gelen düşsün nurullah

Safa geldin ramazan

                 ***

Haydi yallah camiye

Yedik içtik şükrüne

Kulluk etmek her kula

Safa geldin ramazan

                 ***

Rahmet doldu taşmaz mı

Gönül yandı coşmaz mı

Nefsim öldü uçmaz mı

Safa geldin ramazan

                 ***

Namaz kılıp duranım

Oruç tatan kullarım

Azad etsin rahmanım

Safa geldin ramazan

                                  ahi kul ahmed

27 Ağustos 2011
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç