Bir Muhammed (sav) (Kutlu doğum haftasına hediyedir) (Namaz kılıp bu yazıyı okuyana şifa olur inşaallah)

Muhammed geldi Arap’tan aleme

Tarikat yolu edepten cemale

 

Hakikat ister insanı bilmeğe

Benzemez canı canandan ölçmeğe

 

Bilmek için kimde karar eyleyem

Kim aşkına Hakk’ta canım neyleyem

 

Yer ile yeksan bu cana kahrındır

Bir zelzele kıl bu cana dehrindir

 

Rahmet eyler bilmek kastı kulundan

Vermek diler sonsuz yadı şanından

  

Bir Muhammed dilesem bin canı var

Bir Amine dercolur bin şanı var

 

Bir Abdullah bilinir er yolundan

Ol Mahmud görmedi anı canından

 

Muhammed’e verdi dede yarından

Aç mı açık mı komaz dem varından

 

Bir dede Abdülmuttalip söylenir

Gönüller türabı bir can eylenir

 

Haşim idi ol dedeler sülbünden

Bir nesil ki temiz kıldı yolundan

 

Saydım dörttür Abdülmenaf oğuldan

Gönüllere saflık verir nazından

 

Nesli Mahmud bilmek eydür ceddini

Sekiz cennet selam durur gezgini

 

Yedi yaşında amcaya verildi

Korumağa canından gül derildi

 

Sev dedi gönlüm ah ile canından

Kim eyler beni can kulu sadrından

 

Bin eyler biri çerağı zarından

Bir söyler efradı anın bağrından

 

Gel, gel, gül ol da gel canın mihrabı

Kim kılar bir namazlık saltanatı

 

Ahım cevri sarmıştır önden sona

Baha kılmak garazdır canı kana

 

Canım sundum Leyla bilmezmiş “bela”

Mecnun faslı ölmez titrermiş vera

 

Bir Ebu Talip Ali’ye babadır

Cümle Arap cem’i saya nicedir

 

Her bir iş sorulur Ebu Talip’ten

Seyrede Muhammed anı talipken

 

On yedide bir Muhammed kemale

Hatice görmeğe nazı kinaye

 

Bir şahin ola avına Muhammed

Ağıt kılar bir Hatice Muhammed

 

Gönüldür katlı yanarmış Hatice

Muhammed’in yangısı kul deminde

 

Önden sona diler anı Allah’tan

Muradın şem’i yanmaz mı kaderden

 

Gel gör ki Hakk ne işler eylermiş

Kim devedir  Muhammed can bakarmış

 

Çaker oluptur Rasul Hatice’ye

Almak kastı bu sebeptir görmeğe

 

Hatice’ye baht Muhammed olmuştur

Rasulün baçına inci saçmıştır

 

Kırk eyledi yaş kemali bulmağa

Anda geldi vahyi kelam yetmeğe

 

Muhammed’i sultan kılıp seçermiş

Yar eyleyip hem gönlüne koyarmış

 

Allah yazdırır Rasulün işini

Nice alem iman eyler nasibi

 

Rasule imame kılmak başından

Kemal ile otuz üç bin ardından

 

Hizmetkar olmak nice arzudur kim

Edeple izzet eyler kânıdır kim

 

Kim yetimdir gele Rasul dizine

Gariplik Hakk’tandır deyu nazına

 

Ol merhamet sadır oldu Rasul’den

Dileği safa buldu bin gönülden

 

Yetim kılmış Rasulü ol babadan

Hem yetim hem garib yettim haneden

 

Her kim yetim olmuş nice yanıma

Has ümmet eylerem anı yadıma

 

İncitme yetimi incitir Allah

Garibe dağ etme görendir Allah

 

Yetim olmak cihanda kim ezile

Garib derler kimine zor düşüle

 

Garib kıldım kim riyasettir işi

Hay dedim canan dedi garib kişi

 

Garibler çetenesi Hakk katında

Sabah akşam sorar anı zatında

 

Allah’a kim arslandır gel Ali’yem

Küffarı kırar şanı zülfikarem

 

İman Hakk’a güzel davet kılasın

İslam’a kuvvet verdin can olasın

 

Kim mü’min olmuştur alıp gelesin

Küfrü kaim olana dik durasın

 

Elde kılıç düldül çeker erleri

Kafir olmak züldür gayri kimleri

 

Elde Zülfikar Ali’de yamanmış

Kırk arşına kılıç salmak imanmış

 

On sekiz oğlan var idi Ali’den

Hangisidir büyük tuğlu Âliden

 

İslam için kanlar yutar Ali’ler

İslam tuğun sıkı tutmuş âliler

 

Ahi ahmed garipliğe düşmüştür

Rasul evladına nice yazmıştır

 

Kul olmak Ahmed karından gelirmiş

Zül olmak şeytan harından denilmiş

 

Nice ins var etti cehennem karı

Var nice kul yar etti cennet yari

 

Gel imdi ahmedim kul düş yarine

Yaran saymaz imiş dünya dönmüşe

 

Nice kullar yaran olur arşına

Gayrin bilmez kulum düştüm zatına

 

Bilmez idim Hakk’tan fehim niyaza

Nuru şevkin vurur oldu nazara

 

Ben yanmasam kimler yanar mahına

Yudum gönlü gel gir ağlar yadına

 

Söze mihrap sensin coşar manalar

Bu aşıklık senden oldu duyalar

 

Yetti gari ahmedim bu veraın

Selam oldu aleme bu meramın

 

Gariplere yetim ol hem canınla

Her birin görmek dile sen varınla

 

Hakk Teala nasib kıla cenneti

Selam üzre kabul göre yetimi

 

Ahi kul ahmed niceye fedadır

Şefaat etsem binlere azaddır

 

Rahman’a Rahim çaldım bin felahtır

Şeytana kulluk bin adım ezadır

 

Ahmedim sen de olmadın vareste

Hakk çağıra anda denkle gül deste

 

Kim nemaz üzre okur bu yazıyı

Şefaat kıla ahmedler kişiyi

 

(Bu son beyit namaz kıldıktan bu yazının okunması halinde

şefaat dese de bu dünyadayken dertlerinize çare duasına dönecektir.

Şefaat hakkınız ise bakidir bi iznillah. Ahmedler şunlardır:

-Peygamber Efendimiz Ahmed (sav)

-Hoca Ahmed Yesevi (Allah Rahmet Eylesin)

-Bir de bu fakir kardeşiniz Aşık ahi kul ahmed (İlahi aşkı çok ve faydalı olsun)

Şifa Allah’tandır.)

 

 

aşık ahi kul ahmede yazmak nasib oldu elhamdülillah

6 Nisan 2013
Okunma
bosluk

Son saltanat…

Ömür verdin hıtamı sen Allah’ım

Can uçar halden yana sen Allah’ım

 

Emaneti vermek mi zahmetinde

Sen ile kolay kıla yar Allah’ım

 

Canım gayrıda bedenim ayrıda

Bir namazlık saltanat kıl Allah’ım

 

Aczimden fakrım çıka bir uzunca

Rabbim hazanımda sorma Allah’ım

 

Yedi adımda kabirim seyranda

Kim kimi sorgu ede gör Allah’ım

 

Yakından gelmiş iken söz beyanda

Kara günün mizanı sen Allah’ım

 

Ahi kul Ahmed nefse çattığında

Mahşer saydı ölmek kastı Allah’ım

 

AÇIKLAMA:

-Bu beyitler kişinin kabre konması ile ilgilidir. canın gayrıda olması onun Allah’ın esmai hüsnasının tecellisinde olduğunu gösterir. bedenin ayrıda olması ruhun bedenden koptuğunu ifade eder.

-Bir namazlık saltanat cenaze namazıdır.

-Aczimden fakrım çıka demek,  aczini bilerek tevazuyla ömrünü bitiren kişinin ölünce fakre yani yüksek bir mertebeye kavuşacağını ifade eder.  bir uzunca kabre uzanmak  kastedildi.

-Yedi adım demek, kabir başına gelenlerin ayak seslerinin artık duyulmayacağı mesafedir, yani dönüp gitme sayılan uzaklık.

-Kim kimi sorgu etmek demek, etrafımdakilerin terkinden sonra melekleri kabirdeki imanlı müminin sorgu etmesi demektir ki büyük bir imanla ancak olabilir.

-Yakından gelmek demek, melekler uzaktan geldiği için ölen yer üstünden hemen yer altına yani yakına geldiği dolayısıyla RABBini unutma ihtimalinin meleklere göre daha az olduğunu ve dahi bilenin sorgu etmesi gerektiği anlatılmak istenmiştir. bunun için sorgu değil beyandaki bilinen söz konuşulmalıdır.

-Ahi kul ahmedin nefse çatmasının arkasından bunun nefsin ölme derecesine gelmesini dünyada kemali elde etmesine bağladı ki bu hal ile mahşere gitmenin güzel olacağını arzuladı. böylece şiirin önceki beytlerinde söylenen bütün hususların da ancak bu şekilde münkün olabileceği de söylenmiş  olmaktadır.

 

Aşık ahi kul ahmede birazını yaşayarak yazmak nasib oldu.. 

17 Mart 2013
Okunma
bosluk

Yar ile yaran

Yar ile yar ile

Gülerim yar ile

Bu ömrü var ile

Dokurum yar ile

 

Yar eyle yar eyle

Bu gönlü yar eyle

Dost oldum sen güle

Meramım yar ile

 

Yar diye yar diye

Kararım yar diye

Bir güzel yar diye

Beklerim yar ile

 

Yar oldum yar oldum

Yare yaran oldum

Bahayı “ben” kıldım

Yanarım yar ile

 

Yar eyle gül demi

Beklerim gül seni

Bir gönül perçemi

Çekerim  yar ile

 

Yar eyler yar eyler

Yaredir yar eyler

Gönülden kul eyler

Hallerim yar ile

 

Yar ölem yar ölem

Yarden gayri ölem

Ölüp ölüp yitem

Mezatım yar ile

 

Yar elden yar elden

Yıka gel yar elden

Yar bahadır “ben”den

Hazanım yar ile

 

Yar söze yar söze

Can dizdim yar söze

Naz etme yar bize

Meyanım yar ile

 

Yar içim yar içim

Can düşer yar içim

“Ben” içer kul içim

Salahım yar ile

 

Yar senin yar senin

Güllerim yar senin

Sözümde naz senin

Mihengim yar ile

 

Yar aşkım yar aşkım

Yar sensin can aşkım

Bir naza bin canım

Nirengim yar ile

 

Yar nidem yar nidem

Yar seni zar idem

Bu gönül hem diyem

Bazarım yar ile

 

Yar başa yar başa

Yar düştü kıç başa

Men sende hiç ola

Beyanım yar ile

 

Yar düşe yar düşe

El mene kim neme

Hay demek ar niye

Edebim yar ile

 

Ahi kul yar ola

Yare çarık ola

Bahası can ola

Cananım yar ile

 

aşık ahi kul ahmede yazmak nasib oldu.

17 Mart 2013
Okunma
bosluk

Yoktan yane..

Sen yarattın kamu alem

Bilmeyedir varın içun

Aşk ateşi sarmış diyem

Yandığımı bilmek içun

 

Suret verdin ol’dur canı

İman ile sardın anı

Bizimledir Kur’an kânı

Dediğini yazmak içun

 

Taat kıla arif kişi

Kabul ola canın kuşu

Yazlı kışlı aşkın beşi

Didarını görmek içun

 

Seni bilmez cahil kişi

İblis dostu olmuş işi

Tuta durur etek ucu

Şeytanına kulluk içun

 

Dost elinden uça dursam

Sabır çeki dava kılsam

Varı yoğa nice versem

Nefs kal’asın yıkmak içun

 

Gele dursam Hakk’tan yane

Hakk’ın sazı yoktan yane

Ömür varken önden sona

Gafletimi aşmak içun

 

Aşktan yana sefa dedim

Gönül gözü cefa buldum

Reva eyler yana canım

Aşıkları bilmek içun

 

Aşkı bilmez ahmak kişi

Candan olmaz heç bir işi

Muhanetin görmez gözü

Aptalları ayruk içun

 

Sevdim seni gönül dağı

Aşkı yazdım Halil bağı

Gelen giden can otağı

Cananları ayruk içun

 

Yar eyledim yar eyledim

Senden ayrı dost peyledim

Emaneti huş eyledim

Günahları sevap içun

 

Bilmez idik Hakk’tan fehim

Zikir ile didar işim

Zelil olup Allah yarim

Canı feda etmek içun

 

Saf bir kalple yandım melül

Baha ister gayret delil

Ben’i yiten olmaz zelil

Allah’ında yokluk içun

 

Dertsiz aşık yakın düşmez

Hakk’ı yaran levhe yazmaz

Gönül gözü açan bilmez

Bildiğini nisyan içun

 

Hakikat sözleri bilmek

Aşkla yanıp canın satmak

Aramak ne kendi yazmak

Aşığını bilmek içun

 

Sırrından perdeler açıp

Zorluk, cefa ve horlatıp

Hem canı dara düşürüp

Derslerini vermek içun

 

Aklı sildim gömlek giydim

La mekanda Mecnun oldum

Nazlar mahı Leyla yazdım

Arşu âlâ şenlik içun

 

Kelamla yakar her seher

Mahbubuna cemal yazar

Gayrin geçtim zatın nazar

Yekliğini bilmek içun

 

Cemal cefa, yazar yoğa

Mahşerde yakışır kula

Aşık deyu yaratıla

Talipleri yazmak içun

 

Kul olanı bezer nura

Adıyla yar yazar aşka

Kuldan canan ümmet kaşa

Bazarını kurmak içun

 

Cefa ile cemal yaza

Celal yakar komaz sefa

Yada yaşlar salar vefa

Sevdiğini yahşi içun

 

Ümitten korkuya mihrab

Delilin vardan yoğa ab

Altundan gümüş ne hisab

Hatırını saymak içun

 

Bir kamilde toprak olam

Aşk yoluna candan geçem

Dermanını dertten bilem

Yandığıma duman içun

 

Manası Hakk’tan, kelam kuldan

Ölenler bela var dosttan

Hakk’ın sazı feta haydan

Hallerimi eman içun

 

Kul olan tevhidle uça

Burak ilen arşa çıka

Alemleri Hakk’tan göre

Ümmete de dönmek içun

 

Birdir arş’da Yusuf nebi

Züleyha bilmez kim dahi

Gömlek yırtmış döşten âri

Sadıkları ölçmek içun

 

Sen bir züleyha bul cemal

Kaçmayam ben ahı cemal

Ahi ahmed saki cemal

Kulluğumu sıga içun

 

 

aşık ahi kul ahmede yazmak nasib olmuştur…

21 Ekim 2012
Okunma
bosluk

Bir tasavvuf hocasıyla, aşık ahi kul ahmedin aykırı düşmesi; Özüm mü? Sözüm mü? Anlaşılmak mı? Adamı ezberdeki şablona oturtmak mı?

Birinci atış (aşık ahi kul ahmedin gönderdiği) ; 11 mart 2012 / saat 14;10

(üç gün telefonla aramanın ardından gönderilen telefon mesajı )

 

“Ne desem de kar etmiyor

İsmailim ismailim

Al desem de al giymiyor

Şu kasaba ismailim

 

Aç şu telini be adem

Diyeceğim iki söz var

Kaf eylerim anlamazsın

Arkasına yaz bin nun var

 

Bıktım seni aramaktan

Mecnun yazdı yoklamaktan

Sala verem ölerekten

Arkasında imam var”

 

-Karşılıklı konuşma bizi anlamak yerine tasavvufta öğrenilen kalıplara bizi oturtmaya çalışınca ayaklarımız dışarda kalıyor ve konuşmayı iradi olarak kesmek zorunda kalıyoruz.

Anlaşılmak mı basiret ile özümü anlaya;

Kalıplara sokmak mı ezberler ile sözümü doğraya????

 

İkinci atış (aşık ahi kul ahmedin gönderdiği telf mesajı);  Saat  15;25

 

“Kapatalım kapatalım

Eksikleri ksapatalım

Şarab içmek mürşid kılmaz

Kul olmağa can verelim

 

Kul yazdık da kul demezsin

Gülşenimde gül bilmezsin

Cehli yusam hay demezsin

Horlanmağa yol verelim

 

Kafandaki şablonları

Sözündeki inatları

Gönül kıran salaları

Ol yumağa sır verelim

 

Eteklerin ağır ağır

Taşlar dolmuş çeker bahir

Yüzme bilmez kasap sağır

El demeğe gül verelim”

 

……………..

İsmail beyin tek mesaj cevabı: “eksiklik kendi özümde”

………………….

 

Üçüncü atış (ahi kul ahmedden telefon mesajı) ; 16;02

 

“Senin özün eksik ise

Nasıl bildin bende eksik

Okur durur şeyler isen

Nasıl karar şeyde hoşluk

 

Bilmedim bilmedim benlik

İrticalen yazdım o’nluk

Çala durdumnefse kemlik

Asıl karar Hakk’ta hoşluk

 

Gayriden geç zata yönel

Arşa çık da börüme gel

Aşk ile can ver can ver gel

Asıl zarar şekli darlık

 

Bildiklerin senin olsun

Bilmediğin benim olsun

Hakk’a yakîn eşek olsun

Asıl bahar canda birlik”

 

(Gayri; Allah’ın sıfatlarının alemdeki tecellileridir)

*

ismail beyin yorum yoluyla cevap hakkı vardır.

 

*

 

aşık ahi, kul ahmede nasibdir.

13 Mart 2012
Okunma
bosluk

Gövel ördek yarim (Koşma)

Ben bir selam salsam kara gözlüme

Leblerini çöze dursun varayım

Bu bir helal güldür nigar kaşına

Domurları sıka dursun nideyim

 

Kurban olam kaşlarına yayına

Sala saldım güzel  deyu acuna

Kimler yanmış benden âri mahına

Karanlığı çıka dursun göreyim

 

Bahar gelir yazı gelir yar olmaz

Gazel düşer kışı erer vazgeçmez

Gönül budur kıza dula aldırmaz

Etekleri  çemre dursun geçeyim

 

Dağlar mıdır kaşı kardan çekilmiş

Açar perçemini aşka karahmış

Uzar dallarını boydan çalarmış

Cariyesi yuya dursun beleyim

 

İntizar etmem de etmem elaman

Yüreğime ingi indi vayanam

Kullarını zulme çeker yaraman

Belaları yağa dursun yanayım

 

Divane saydılar divan kurdular

Cahile verdiler cehlim yudular

Alime yazdılar saçım yoldular

Hallerimi bile dursun cahilim

 

Bire aldım hiçe sattım bilmezler

Dost aşkına gayri düştüm görmezler

Ben bu aşkı güle verdim yelmezler

Gözlerimi sile dursun maralım

 

Aldım idi aldım idi algınım

Aldan âri çaldım idi vurgunum

Seni seven kullar öldü bir benim

Binlerini yıka dursun zalımım

 

Bahar yazdım kış okudum üşüdüm

Kömür gözlüm yan gönlüme eşkinim

Sar beni sarmala beni öldüğüm

Kucağını aça dursun çiçeğim

 

Ne kadar medhetsem göğcek mi göğcek

Al yeşiller içinde gövel ördek

Seyfeye süzülür turnalar oncak

Muradımı duya dursun cerenim

 

Gayri dayanamam gayri düşmeğe

Al kanlar içinde kolda yatmağa

Yar sarmalamış da göğsün emmeğe

Dermanımı  vere dursun sarmalım

 

Gel otur yanıma kavak yelleri

Irganan selvinin savak tülleri

Bahçaynan bağların ayrık otları

Baharımı çiçek dursun çiğdemim

 

Duaları saldım idi ardından

Gelmez gitmez yemez içmez Rahman’dan

Yetir deyu arşa çıktım aşkından

Kâfurunu  içe dursun cennetim

 

Ahi ahmed yanar imiş güzele

Güzel yakmaz imiş kulu düşene

Gari seni  yazdım kadı şerhine

Gayrisini  sala dursun  birtanem

 

 

AÇIKLAMA:

Leb: göüs, meme

Domur: genç kızın yeni çıkan memesi, kızlar utandığından içerden bir kuşakla belirginleşmesini önlemek ister.

Kaşlarına yayına: kaşlar ile yay ayrı zikredildi bu sefer. Kaş yay gibi olduğu gibi, bizim kastımız olan yay; yarin bedeninin yay gibi bize gerili olması anlatılmak istendi.

Acun: Dünya, her taraf.

Âri: başka,

Mahı: ay yüzü

Karanlığı çıka dursun: Malum Ay’ın dolunayken biri görünen aydınlık, diğeri arkada kalan karanlık yüzü vardır. Karanlık taraf kişinin dert tarafı anlamına gelir. Bu yüzden yarin şirin ve herkesin gördüğü ve ilgilendiği güzel yüzü yerine onun dertlerini bize dönmesini istiyoruz ve bu durumda, bu şekilde  onu görmek istiyoruz anlamı ile “görmek” demek yalnız olursa onun ihtiyacını gidermek anlamı da taşır anlamı düşünülerek yazıldı.

Bahar gelir yazı gelir yar olmaz: yaz, baharın bir parçası dedik, ikinci de yazısı gelmek, üçüncü mana yazı tarla dedik, ve bunların hiç birini kalıcı olmadığı yar olmadığı yanında dördüncü olarak yarin de gelmediği kastedildi. Hemen arkasından gelen mısrada ise gazel düşer kışı erer dedik. Yani gazel ve kış bu sefer aşığın içinde oluyor, yani kendi kış yapması bu bilince varması demek. Ancak bununla yani yaşlı gönülle isteğini bildirerek yaşlanmaya (Allah’a) itiraz etmeden  istekliliğini devam ettirmek istiyor.

Etekleri çemre dursun geçeyim: aşık kendi engellerini yarinin çabasıyla (veya duasıyla) aşmak istiyor.

Dağlar mıdır kaşı kardan çekilmiş: Yarin kaşı dağların karı gibi yukarıya çekilmiş benzetirken bu çekilmeyi sonraki satırda perçem açmak olarak da benzetiyor ki, bu çekme aşka susamak ve aşka davet etmek anlşamıyla birleşiyor.

Uzar dallarını boydan çalarmış: yar, evleneceği kişiyi kendi boyundan seçerek bu seçmeyi bir çalma (Gönül çalması) olarak söylemek istiyor.

Cariyenin yuya dursun yazayım: yazı temiz kağıda yazılır. Yıkanmak temiz kağıt olmak (beyaz sayfa) demektir ki yazıya uygun hale gelmek demektir.  Yare diyor ki kirlerini yani bana karşı hislerini temizle ki söylediğimi (yazdığımı) itiraz etmeden yapabilesin. Korkularını, tortularını at ve bana hazır hale gel diyor..

İntizar etmem de etmem elaman: demek, belalarına elaman dememe rağmen lanrte benzer bir kötü dua etmiyor, kıyamıyor.

Yüreğime ingi indi vayanam:  ingi inmek, ağır dertten dolayı kısmi bir felç hali yaşamak. Acıyı gerçekte yürek duyar. Ten acısından daha ağırdır. (ayniyle vaki yaşadık bir aşkımızda)

Kulların zulme çekilmesi, kul olanlar bağlananlardır, görüp hayran kalıp geçenler değildir. Kulun zulme çekilmesi kulun sadakatinin denenmesi olduğu gibi kulu daha çok naz ile veya başka türlü yakm ası anlamına da gelir. Yar aman diyerek aşık bunu pek doğru bulmuyor denilebilir.

Hemen arkasından belaları yağa dursun yanayım: diyerek bu sefer yarin belaları arka arkaya göndermesini aşığın kendisinin yanmasına vesile olacağı için itiraz etmeden bu sefer onu aşkında yanma seviyesine gelmeyi yanarak arzu eder halde istiyor.

Divane sayıp divan kurmak: tamamen ters şeylerdir. Zira divane olana deli derler ve deliye kılıç yoktur. Burada aşktan divane olmanın yargılanması anlatılıyor ki bu çok acaip, halkın veya karar veren kadı gibi makamların cehaletle haytalı bir şekilde gerçekte aşkı haksız yargılamaları anlatılmak isteniyor.

Cahile verdiler cehlim yudular: sözü bizi horlayacak şekilde cahilden bildiler. Gerçekte biz cahil değildik, lakin olgun bir derviş olunabilmenin bir şartı da horlanmak olduğu için cahile vermek de horlanmak demektir ki böylece cahiller bizim cehlimizi yani ham taraflarımızı yıkadılar, giderdiler demek istiyor.

Alime yazdılar saçım yoldular: sözü, alim kişilere karşı halkın tutumunun onun şekli özelliklerine tabi olmak gibi yüzeysel tavırlar sergilediklerini, alimi anlamaya çalışmadıklarını, alimin saçından bir hatırayı bereket saydıklarını ve bu yüzden alimi yolarak da ona eziyet ettiklerini, gerçekte biz kendimizi alim olduğumuzu bu durumları bilerek söylemek istemediğimizi, fakat cahillerin yolacak bir alimi kendilerinin seçtiklerini bu belirlemeyi  kendi cahilliği ile yaptığını, doğru alimden ziyade onların istediği kişinin alim kurban seçildiğini ifade ediyor. Burası çok önemli, çok önemli… alimi değil kendi alimini seçmek.. işte ilimi siyaseti bile alimler bilgisini saklar cehlini öne sürer. Bu hem tevazudur hem cahillerin gereksiz ve yıpratıcı cahilliğinden korur. Bunu bilen bir alim, cahil olduğu halde alim kesilen cahillerin seçtiği birisi için, kalkıp da bu adam yalan yanlış söylüyor demez. Derse o alimi cahiller hemen döverler. Akıllı alim bu cahillerin alimi için “ey ahali, ey cemaat, bu adam eli öpülecek, önünde divan durulacak adamdır” der ve geri çekilir. İşte şimdi cahiller kendi yalan söylese de alimlerini gözlerinde daha da çok yüksek möakama çıkarınca artık onun saçını başını yolarlar ki alim geçinen cahil böylece gününü görmüş olur. İlginç değil mi?

Yoruldum. Kalanı sonra inşallah..

 

 

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir.

 

12 Mart 2012
Okunma
bosluk

Elif

Ben bir elif olsam başa

Kim hu dokur önden sona

Bir güzelce sunar Hakk’a

Hediyemi bilmez imiş

 

Ben bir aşk-ı elif kulum

Hakkın zatı arar kelim

Gayri olmaz O’nsuz ölim

Gördüğümü bilmez imiş

 

Güle yazdım elif bilmez

Baha kılsam nazın çekmez

Eller ile dirlik düşmez

Dostluğumu bilmez imiş

 

Yollar elif diye uzar

Baştan uca eğri gider

Ben bir yolcu olsam eğer

Muradımı bilmez imiş

 

Elif tekdir teke gider

Cana vursam uçar gider

Ben bir aşık olsam eğer

Çaldığımı bilmez imiş

 

Elif diye söyler sözüm

Ba’dan yana inler sazım

Aşık olan ağlar gülüm

Gülşenimi bilmez imiş

 

Kimler elif elif diye

Elif için canlar vere

Damdan düşen kullar öle

Öldüğümü bilmez imiş

 

Kullar ağlar elif içun

Elif olan kullar uçun

Saki olsam Rahman içun

Çakırımı bilmez imiş

 

Birim birdir elif birden

İki ben’dir sayar elden

Çalsam kapın yine senden

Kulluğumu bilmez imiş

 

Hakk’tan gayri bilmez kulum

Gayri desem yansır eşim

Hakk’ın zatı uğraş gülüm

Bazarımı bilmez imiş

 

Elif ba’ya er mi durur

Ba’yı Hakk’ın sazı bilir

Elif ba’sız ne mi olur

Hazanımı bilmez imiş

 

Eliflerin bostanıdır

Aşıkların destanıdır

Nazargahi ilahidir

İrfanımı  bilmez imiş

 

Elif benim sırrım yazar

Tövbe etsem ben’i düşer

Teke düştüm ölsem yeter

Yokluğumu bilmez imiş

 

Hakka çaldım elif sazım

Baha oldum candan geçim

Ben bu söze sırlar biçim

Açtığımı bilmez imiş

 

Sahralarda elif gezer

Çöller aşıp fizan düzer

Kaftan öte anka uçar

Mekanımı bilmez imiş

 

Musa oldum Turda elif

Yaka durdu nurla elif

Kelim deyu yazmış elif

Türabımı bilmez imiş

 

Rahman deyu yazar elif

Günah deyu kızar elif

Ölçe dursam kullar elif

Kendileri bilmez imiş

 

Kul ahmedim kullar aşkın

Elif yaz ki dünya düşsün

Muhammed’e ümmet yazsın

Eğriliği bilmez imiş

 

ahi kul ahmede nasibdir.

2 Şubat 2012
Okunma
bosluk

Notice: Undefined variable: pagingMiddleString in /home/ahisicom/domains/ahikirsehir.com/public_html/wp-content/plugins/wp-page-numbers/wp-page-numbers.php on line 212

Notice: Undefined variable: pagingString in /home/ahisicom/domains/ahikirsehir.com/public_html/wp-content/plugins/wp-page-numbers/wp-page-numbers.php on line 77

Notice: Undefined variable: pagingString in /home/ahisicom/domains/ahikirsehir.com/public_html/wp-content/plugins/wp-page-numbers/wp-page-numbers.php on line 156
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Son Yorumlar


Notice: Undefined variable: pre_HTML in /home/ahisicom/domains/ahikirsehir.com/public_html/wp-content/themes/seohocasiv2/sidebar.php on line 20

Notice: Undefined variable: post_HTML in /home/ahisicom/domains/ahikirsehir.com/public_html/wp-content/themes/seohocasiv2/sidebar.php on line 26
cami alttan ısıtma
halı altı ısıtma
cami ısıtma
cami ısıtma