Mihenk taşı (Koşma)

Ben bu aşkın sırrını şerh eylesem

sırlarım kelama kitaba sığmaz

Yaranlar aşkına zarım söylesem

Gözyaşım hesaba, mizana sığmaz

 

Hakk kelamı Rasul ile derc’olur

Ey sevgili aşkın bize yol olur

Bir noktadan cahil ilmi dağıtır

Merakım dünyaya cihana sığmaz

 

Güzel baki, meydan yiğite kalsa

Bağ-ı irfanımı edep ile yusa

Aşk ataşı yaksa divane kılsa

Yüreğim gömleğe ömrüme sığmaz

 

Cemalin bağında seyran eylesem

Kadrime dokundu ihsan eylesem

Sendeki halleri mihenk eylesem

Semaım yerlere göklere sığmaz

 

Güzelsin alemden ey peri sanem

Her gören, gönül verir, ahu zarem

Nice eğri düşer canı muhtarem

Veraım sadrıma canıma sığmaz

 

Dost ile olunca yağmurla beni

Gör nice eyledi divane hemi

Nice aşıkların tutmuş alemi

Mezatım tekkeye Mekke’ye sığmaz

 

Göz yaşım çağlıyor, katrem ırmağa

Mihnet etme cahil ile taşmağa

Yitirdi mihengim elden ayruğa

Hazanım fermana namaza sığmaz

 

Şu güzelin bahçasında açılan

Yar koynunda ellerimde yumulan

Ak gerdana dökülüp de saçılan

Kınalım ellere güllere sığmaz

 

Kudret kaleminden çekmiş sürmeler

Güzel hicri ile yıkmış niceler

Mah yüzüne çifte mahya dizeler

Mihrabım gözlere benlere sığmaz

 

Kaşları karadır gözleri ela

Sevdiğim gücenir ikili sıra

Gönüller şevkidir eğriye vara

Sözlerim ağuya karaya sığmaz

 

Güzel yüzün gören gayri unutmaz

Tesbihi sensin ayru din tutulmaz

Zahid mihrab, aşık eşik unutmaz

Kulluğum şeriat tarikat sığmaz

 

Ahi ahmed katren deryaya varsın

Gönül düştü bir zalime nice yansın

Dost kapısında kul tartıya çıksın

Günahım batmana kantara sığmaz

 

 

aşık ahi kul ahmed nasibidir

2 Haziran 2013
Okunma
bosluk

Bir Muhammed (sav) (Kutlu doğum haftasına hediyedir) (Namaz kılıp bu yazıyı okuyana şifa olur inşaallah)

Muhammed geldi Arap’tan aleme

Tarikat yolu edepten cemale

 

Hakikat ister insanı bilmeğe

Benzemez canı canandan ölçmeğe

 

Bilmek için kimde karar eyleyem

Kim aşkına Hakk’ta canım neyleyem

 

Yer ile yeksan bu cana kahrındır

Bir zelzele kıl bu cana dehrindir

 

Rahmet eyler bilmek kastı kulundan

Vermek diler sonsuz yadı şanından

  

Bir Muhammed dilesem bin canı var

Bir Amine dercolur bin şanı var

 

Bir Abdullah bilinir er yolundan

Ol Mahmud görmedi anı canından

 

Muhammed’e verdi dede yarından

Aç mı açık mı komaz dem varından

 

Bir dede Abdülmuttalip söylenir

Gönüller türabı bir can eylenir

 

Haşim idi ol dedeler sülbünden

Bir nesil ki temiz kıldı yolundan

 

Saydım dörttür Abdülmenaf oğuldan

Gönüllere saflık verir nazından

 

Nesli Mahmud bilmek eydür ceddini

Sekiz cennet selam durur gezgini

 

Yedi yaşında amcaya verildi

Korumağa canından gül derildi

 

Sev dedi gönlüm ah ile canından

Kim eyler beni can kulu sadrından

 

Bin eyler biri çerağı zarından

Bir söyler efradı anın bağrından

 

Gel, gel, gül ol da gel canın mihrabı

Kim kılar bir namazlık saltanatı

 

Ahım cevri sarmıştır önden sona

Baha kılmak garazdır canı kana

 

Canım sundum Leyla bilmezmiş “bela”

Mecnun faslı ölmez titrermiş vera

 

Bir Ebu Talip Ali’ye babadır

Cümle Arap cem’i saya nicedir

 

Her bir iş sorulur Ebu Talip’ten

Seyrede Muhammed anı talipken

 

On yedide bir Muhammed kemale

Hatice görmeğe nazı kinaye

 

Bir şahin ola avına Muhammed

Ağıt kılar bir Hatice Muhammed

 

Gönüldür katlı yanarmış Hatice

Muhammed’in yangısı kul deminde

 

Önden sona diler anı Allah’tan

Muradın şem’i yanmaz mı kaderden

 

Gel gör ki Hakk ne işler eylermiş

Kim devedir  Muhammed can bakarmış

 

Çaker oluptur Rasul Hatice’ye

Almak kastı bu sebeptir görmeğe

 

Hatice’ye baht Muhammed olmuştur

Rasulün baçına inci saçmıştır

 

Kırk eyledi yaş kemali bulmağa

Anda geldi vahyi kelam yetmeğe

 

Muhammed’i sultan kılıp seçermiş

Yar eyleyip hem gönlüne koyarmış

 

Allah yazdırır Rasulün işini

Nice alem iman eyler nasibi

 

Rasule imame kılmak başından

Kemal ile otuz üç bin ardından

 

Hizmetkar olmak nice arzudur kim

Edeple izzet eyler kânıdır kim

 

Kim yetimdir gele Rasul dizine

Gariplik Hakk’tandır deyu nazına

 

Ol merhamet sadır oldu Rasul’den

Dileği safa buldu bin gönülden

 

Yetim kılmış Rasulü ol babadan

Hem yetim hem garib yettim haneden

 

Her kim yetim olmuş nice yanıma

Has ümmet eylerem anı yadıma

 

İncitme yetimi incitir Allah

Garibe dağ etme görendir Allah

 

Yetim olmak cihanda kim ezile

Garib derler kimine zor düşüle

 

Garib kıldım kim riyasettir işi

Hay dedim canan dedi garib kişi

 

Garibler çetenesi Hakk katında

Sabah akşam sorar anı zatında

 

Allah’a kim arslandır gel Ali’yem

Küffarı kırar şanı zülfikarem

 

İman Hakk’a güzel davet kılasın

İslam’a kuvvet verdin can olasın

 

Kim mü’min olmuştur alıp gelesin

Küfrü kaim olana dik durasın

 

Elde kılıç düldül çeker erleri

Kafir olmak züldür gayri kimleri

 

Elde Zülfikar Ali’de yamanmış

Kırk arşına kılıç salmak imanmış

 

On sekiz oğlan var idi Ali’den

Hangisidir büyük tuğlu Âliden

 

İslam için kanlar yutar Ali’ler

İslam tuğun sıkı tutmuş âliler

 

Ahi ahmed garipliğe düşmüştür

Rasul evladına nice yazmıştır

 

Kul olmak Ahmed karından gelirmiş

Zül olmak şeytan harından denilmiş

 

Nice ins var etti cehennem karı

Var nice kul yar etti cennet yari

 

Gel imdi ahmedim kul düş yarine

Yaran saymaz imiş dünya dönmüşe

 

Nice kullar yaran olur arşına

Gayrin bilmez kulum düştüm zatına

 

Bilmez idim Hakk’tan fehim niyaza

Nuru şevkin vurur oldu nazara

 

Ben yanmasam kimler yanar mahına

Yudum gönlü gel gir ağlar yadına

 

Söze mihrap sensin coşar manalar

Bu aşıklık senden oldu duyalar

 

Yetti gari ahmedim bu veraın

Selam oldu aleme bu meramın

 

Gariplere yetim ol hem canınla

Her birin görmek dile sen varınla

 

Hakk Teala nasib kıla cenneti

Selam üzre kabul göre yetimi

 

Ahi kul ahmed niceye fedadır

Şefaat etsem binlere azaddır

 

Rahman’a Rahim çaldım bin felahtır

Şeytana kulluk bin adım ezadır

 

Ahmedim sen de olmadın vareste

Hakk çağıra anda denkle gül deste

 

Kim nemaz üzre okur bu yazıyı

Şefaat kıla ahmedler kişiyi

 

(Bu son beyit namaz kıldıktan bu yazının okunması halinde

şefaat dese de bu dünyadayken dertlerinize çare duasına dönecektir.

Şefaat hakkınız ise bakidir bi iznillah. Ahmedler şunlardır:

-Peygamber Efendimiz Ahmed (sav)

-Hoca Ahmed Yesevi (Allah Rahmet Eylesin)

-Bir de bu fakir kardeşiniz Aşık ahi kul ahmed (İlahi aşkı çok ve faydalı olsun)

Şifa Allah’tandır.)

 

 

aşık ahi kul ahmede yazmak nasib oldu elhamdülillah

6 Nisan 2013
Okunma
bosluk

Ökçeli yarim (Koşma)

Benden selam eylen yarin iline

Nazlanıp da öte öte durmasın

Bahar döner yazı geçer halına

Sızlanıp da ağu içip ölmesin

 

Yar seninle böyle miydi bazarım

Gömlek düştü akıl yitti hazanım

Yaktı beni kaşı keman yaranım

Közleyip de aşkı yerip durmasın

 

Altına al geyer üstüne kemha

Gel güzelim beni koynunda sakla

Kız mıdır dul mudur perçemi aça

Eyleşip de yaban ilen kalmasın

 

Kara kaş altında neler çevirir

Ak ellere al kınalar yaktırır

Ben bir turna olsam selam yazdırır

Okutup da alem ilen salmasın

 

Ala göze siyah sürme nazından

Yiğit olan yiğit ölür yasından

Sen şöyle bir döşen aşkın telinden

Tutturup da ağıt ilen sarmasın

 

Al yanaklar alma gibi kırmızı

İnci mercan dişler ile gülüşü

Ben söylerim Hakk’a giden Rasulü

Belleyip de kafir ilen yormasın

 

Yanarım yanarım yare yanarım

Bilmedi kadrimi niyet ararım

Kimseler içmez tasımdan ağlarım

Gıybeti de eller ilen yapmasın

 

Yar taramış zülfünü belden âri

Ak göğüsler fırlar düğmeden âri

Güzel sevme derler cahilden âri

Bakışıp da ökçe ilen gitmesin

 

Yar kalemi almış yazar hünkara

Sevdiğin sınarmış yerer cihana

Yiğit olan yiğit sabrı meydana

Sözleşip de karar ilen yıkmasın

 

Sevdim sevdim alamadım yanaktan

Baha kıldı beş bin kayma başlıktan

Canım koydum üç gül ile taraktan

Tartılıp da pullar ilen gitmesin

 

Güzel ayrılır mı sevdana düşen

Dört kitapta gördüm ölmeden ölen

Neye saydın canım sundum bilmeyen

Pazarı da beyler ilen yapmasın

 

Yarden ölçtüm yollar ırak pekuzar

Haber saldım gelen giden ahuzar

Sen bir sala eyle dağlardır ular

Salınıp da yollar ilen tozmasın

 

Kul ahmed der bu sevdaya doyamam

Memeleri alma alma ememem

Ağu içtim yar elinden ölemem

Unutup da eller ilen saymasın

 

 

Aşık ahi kul ahmede yazmak nasib olmuştur..

 

21 Ekim 2012
Okunma
bosluk

Hakikatli kulların sadakati

Mülkü Beka’dan uçmuşam

Fani cihana yorarım

Her bir amelim yapmışam

Baki cihana yorarım

 

Dost cemalini görmüşem

Huri gılmanı nitmişem

Bağı bostanı bozmuşam

Gülü canana yorarım

 

Vahdet meyinden içmişem

Aşık deyup de uçmuşam

Dost kokusunu almışam

Zannı Cemale yorarım

 

İbrahim’im cananım var

Cebrail’i ne hacet var

Berden ve selama nar

Ânı Rahman’a yorarım

 

Ya Muhammed’im dostum dost

Gel gidelim hey dosta dost

Ümmetinden beni de dost

Kıldı uçmağa yorarım

 

İsmail’im sadıkım yaz

Hakk yoluna bin canım yaz

Koça kurbandır diyorlar

Canı kurbana yorarım

 

Kul İsa’dır Hakk Rasulüm

Yerde ”Ahmet gele” dedim            

Canım yandı göğe çektin

Ruhu hayata yorarım

 

Musa’yım Kelim’im dedin

Kader sırrını cezmeyledin 

Turda yakıp devreyledin

Aczim nuruna yorarım

 

Eyyüb’üm çok cevru cefam

Çekerim yoğiken devam

Sabrımı zorlayınca belam

Çare rızaya yorarım

 

Musa imiş çoban gezer

Muhammed’miş alem güder

İmanımı ümmi söyler

Dini çobana yorarım

 

Aşık ahmedim yanarmış

Yanmak da ne ki ölürmüş

Hakk yoluna “kul” varırmış

Bunu Allah’a yorarım

 

Ahi kul ahmed erermiş

Vuslat olup da geçermiş

Mest oluban hem uçarmış

Canı Rahman’a yorarım

 

“kul ahmed”im de ahmedim

“Hay, ben de içtim bir hoşum”

Sakilik var senin olsun

Cübbe imana yorarım

 

Şişeyi çaldımdı taşa

Namusu vermişim beşe

Başımı SENİN yoluna

Kese kurbana yorarım

 

Ey “kul” hakikatli yarsın

Ahiliğin başta olsun

Mü’min kullar neyin olsun

Yaza ümmete yorarım

 

Ümmet aşkım kavidir bak

Kavi ne ki  öldürür bak

Sünnet ile yandırır bak

Aşkı Rasule yorarım

 

Güler isem sendendir bu

Ağlar isem derttendir bu

Ağu içsem candandır bu

Canı ümmete yorarım

 

Gül Muhammed’im muhammed

Can boğazda “Ya Muhammed”

Nur Muhammed’im gel ahmed

Canı vermeğe yorarım

 

 

ahi kul ahmed’e nasib

14 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Levhe yazılan aşk

Hakk fermanı ulaştı kudret elinden

Düştüm dipsiz denize yüzmek zorundan

 

Kadir-i mutlak ferman eyledi ânâ

Elhamdülillah salim çıkardı câna

 

Beş yaşında okudum elif ba’ya er

Altı yaşında şakıdım Yunus derler

 

On yaşımda içtim şarab pir elinden

Mevlana derler aşk-ı canan kulundan

 

On dördümde Hakk’ı sual ettik biraz

Hakikat vücud buldu iman et aymaz

 

Yirmiye erdim ömrüm gitti uçmuşum

Bağrım açtım aklım şaştı düşmüşüm

 

Çok vuruştum nefs ve şeytan hasım dura

Sabır ve rıza er durdum makam ola

 

Yirmibeş tam karışmağa meyil oldu

Meyil kim her yanım aşka zeyil oldu

 

Otuzumda çevrilmedim sağ yanıma

Öz nefse bekçi durdum fakr ve rızana

 

Otuz beşte “bela” diyen ruhlar kelam

Sır şerbetinin sakisi Rasul Selam

 

Kırkta daldım derya ne Rahmete bandım

Cevher-i Marifete ol sırdan erdim

 

Mum gibi eridim pervaneye döndüm

Aklım zayi oldu divaneye şaştım

 

Kırk beşte cehle çiğnetir toprak gibi

“Hu, Hu” aşkına döküldüm yaprak gibi

 

Bin paralık kıymeti bir pula sattım

Anka olup kaf dağına kanat çırptım

 

Ellide paralandı döndü dergaha

Her ne günah var ise şeytandan yana

 

Tövbekar oluptur Hakk’a boyun sundum

Ol günahı sevaba Kerim’i buldum

 

Hakk Rasul’ün vahyi Cebrail oluptur

“Zikr edesin” dedi Rahman, “kul” oluptur

 

Mevlana, Habib-i Neccar ve Hakk Rasul

Elli beşte tamam oldu üç el husul

 

Onca rahmet çoğ idi saldım ümmete

Kim dahi sıkışa koşturdu ahmed’e

 

Şeriat evladır bostan yaptım cevlan

Tarikat âlî oldu gülizar seyran

 

Hakikat anka’dır uçarmış kaf’larda

Marifet eşiğin geçermiş “kul”lar da

 

“Elest” bir şaraptır Mürşidi verirmiş

Kararınca içenler mürşid olurmuş

 

Canla canan bir oldu deyu harında

Aşkımı levhe yazdı “kul” der arşında

 

İmdi ahmed yandıkça can mı canan mı

Bir olmaya vardıkça candan geçen mi

 

Perdeler hicap senin gülün gülşen mi

Gül olmağa kim vardan yoğa göçen mi

 

Çok tamah kılma dünya çeker seni de

Sert düşersin hem cehle yazar teni de

 

ahi kul ahmed senin kararın nedir

Bir kararın yoktur aşkda zarın nedir

 

Ahi ahmed için dışın yanıverdi

Yanmak ne ki saç üstünde pişiverdi

 

not: dün Samsun’a hayırlı işe (Kız istemeğe) giderken ulusoy otobüsünde yazıldı sevgili dostlar. kız çok zorda çok zorda…

ahi kul ahmed

9 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Kabenin kara donu, getir giyeyim onu..

Rabbim nasib kılsa varsam
Güzel kabe yandım sana
Hak nasib etse de uçsam
Güzel kabe varsam sana

*

Kara donun Kuran dolu
Hacdan Hacca çıkar onu
Sana varmak aşkın düşü
Güzel kabe ersem sana

*

Büründüğün kara nedir
Haktan yana düşen kimdir
Yollar dolu hacı bindir
Güzel kabe dersem sana

*

Dört bir yanın küptür düzdür
Düzlük birer adalettir
Altı üstü zemzem hoştur
Güzel kabe gelsem sana

*

Arşa çıktım seni gördüm
Yere indim kara buldum
Siyah nuru taşa verdim
Güzel kabe sorsam sana

*

Cennet nuru izler seni
Adem dahi tevekkeli
Havva için şükre döndü
Güzel kabe dönsem sana

*

Kara donu kimden çaldın
Siyah tüllü güzel m’oldun
Bağrı yanık kara yazgım
Güzel kabe yazsam sana

*

Para pulla olmaz hacı
Hakk çağıra gele ne ki
Gözü kara ahmed der ki
Güzel kabe koşsam sana

*

Levhe yazdı kimler gele
İbrahim’e çığır diye
Milyonları dostum bile
Güzel kabe çağrım sana

*

Sana gelmek büyük onur
Varamayan mahsun kalır
Gönül Hakka yanar durur
Güzel kabe yansam sana

*

Herkes döner senden yana
Namaz kılan gözden evla
Rahmet saçar kavi kula
Güzel kabe bağrım sana

*

Safa merve nişan olmuş
Gider gelir hacı dolmuş
Bir tavafta binler dönmüş
Güzel kabe dönsem sana

*

Seni diyen sana dönmüş
Hakk diyene kabe dönmüş
Aşka düşen kabe olmuş
Güzel kabe bahtım sana

*

Altunoluk bizden yana
Her bir köşe rahmet yaza
Kapındaki dua ile
Güzel kabe kalbim sana

*

Hacerü-l esved köşede
İstilam olur tavafta
Ömer, Rasül öptü derde
Güzel kabe aşkım sana

*

Umre diye derde düşen
Fakir sana demez işin
Görmez isen fakri zulüm
Güzel kabe gülsem sana

*

Yollarına yayan düşsem
Deve yoksa uçup varsam
Elden evla seni görsem
Güzel kabe duam sana

*

Dönüp dursam umre hacca
Sonra versem ruhu Hakka
Helal etse Rabbim başta
Güzel kabe hal’im sana

*

Kabenin çevresi dağlar
Körolası yükselmiş evler
Hürmet anca ecdat eyler
Güzel kabe kalbim sana

*

Yüzbin melek tavaf eder
Didar görmüş sular çağlar
Zemzem diye içen kullar
Güzel kabe canım sana

*

Dua etmez garip kulum
Çağırdığı hacda gülüm
Bir kadın öldüğü yerin
Güzel kabe buldum sana

*

Otuz güne çivi çaktım
Deli gibi tavaf kıldım
Rasul ile mahbub oldum
Güzel kabe yandım sana

*

Daim Hakka döndüm yüzüm
Kalbim zikri Allah için
Manadaki yakut taşım
Güzel kabe yazdım sana

*

Cümle millet kardeş oldu
Tevhid ile sırdaş bildi
Ümmet olup namaz kıldı
Güzel kabe bağım sana

*

Zengin isen durma hacca
Belki çıkar ahmed kula
Her bir sene umut taze
Güzel kabe sağım sana

*

Namazıma kıble kabe
Aşk ahmede heryön kıble
Hakk cemal kabeden öte
Güzel Rabbim kulum sana

*

1995 de hacc, 1996 da ramaza’ın son 10 gün umresi, 1997 de tekrar ramazan son 10 gün umresi nasib oldu. şimdi bir fakire birşeyler verirken kalbim umredeki tavaf kadar titriyor ve bütün müslümanları burada tam bir ümmet olarak seviyor ve kucaklıyorum. anlıyorsunuz umarım…

*
ahi kul ahmed

12 Aralık 2011
Okunma
bosluk

Kapılarda Mansur ola dil imiş… Asıla da Mansur ola şirk imiş (Hakk diyen bir Mansur’u asarlar da; “Ben, ben” deyip şirk koşan milyarları salarlar…)

Temiz aşka dünya düşman el durur
Yakam tuta kamil vera el verir
Mahbub isen beller bağla kul denir
Kapılarda Mansur ola dil imiş

*

Mansur olsam şer’i yazan baş gelir
Enel Hakkı evla desem can gelir
Assam şirki cana halden can denir
Asıla da Mansur ola şirk imiş

*

Kaçtır molla yazdı ravi der durur
Şeriattir cümle yazar şer’ arar
Tarikat Hakikat Haktır şer nider
Başıma da Mansur ola yüz imiş

*

Kimler bilir Enel Hakkı sır mana
Bilge sırrı cehle demez sus mana
Aklı ayan düşe yada kim mana
Kaşına da Mansur ola ser imiş

*

İma eyle bilge nazı bir ibret
Zahir ilme talip çoktur yaz illet
İnci gevher nider cehle yok zillet
Naşına da Mansur ola hal imiş

*

Mansur kemal buldu horlar el deyu
Bir söz ile ayrı düştü can deyu
Hakkın şerhi ali oldu gel deyu
Kalplere de Mansur ola er imiş

*

Yersiz değil Ene’l Hakk Şeyh El Mansur
Lakin ayan ola ene kim Mansur
Halık ile aşka düşe “BirMansur”
Canına da Mansur ola kul imiş

*

Seherlerde Mansur ağlar bir garip
Şavkı vurur candan eyler el garip
Sundu aşkı şarap neyler ey garip
Bilgeler de Mansur ola sır imiş

*

Cahillere hikmet karı ne ola
İnsan ol da beller bağla yol ala
Dünya şefkat ister ağla gül ola
Sevenler de Mansur ola yar imiş

*

Zalimlerde had yok bizde sır günah
Dervişlerde huydur geçse sır günah
Mansur olsam hay’dır derde sır günah
Ölenlerde Mansur ola gül imiş

*

Yaradan bin zera zulme bir arşın
Unutana akıl elde bir kurşun
Sebeplere takıl yerde bir varsın
Tapanlar da Mansur ola kul imiş

*

Ey Mansur söyler isen sen bu sözü
Yar kıldım seni çalsam ben bu sazı
Er yazdım söyler sazım hep seni
Çalanlar da Mansur ola saz imiş

*

Ümmet ağlar sana cana yol verdin
Hakkın düşer ahir sana kul vardın
Nedir şer’i karar diye can verdin
Yazanlar da Mansur ola can imiş

*

Ağlar ise ağlar ahmed can ağlar
Enel Hakkı söyler ahmed sır eyler
Cehle açmaz Rasül Ahmed kul peyler
Ahmedler de Mansur ola Hakk imiş

*

ahi kul mansur ahmede nasib

18 Kasım 2011
Okunma
bosluk

İkra’dan Tevhid’e Aşk-ı Şeyda

Hakk’tan bir nasib oldu ikra evla durdu
Ok’dum bin nasib geldi ikra süfla oldu
Hakk’tan bir nasib erdi ruhu şeyda güldü
Ok’dum bir nasib geldi ikra evla oldu

*

“Kul hüvallah, Sübhanallah” virdim olsaydı
Çöller geçip dağlar aşıp taat kılsaydı
Cemal diye düşler görüp cana doysaydı
Ok’dum bir nasib geldi ikra neva oldu

*

Baştan geçtim candan geçtim dahi imandan
Vahdet aşkı şarab oldu içtim zemzemden
Azgın kulu yola saldı döndüm şeytandan
Ok’dum bir nasib geldi ikra sevda oldu

*
Ağlar yazdı, Halil çaldı geçtim canımdan
Behlül kıldı oynar etti bilmem halimden
Dilen diye varı yoğa verdim nefsimden
Ok’dum bir nasib geldi ikra vera oldu

*

Kavrul kavrul güller gibi ta ki yok olsam
Tevbe tevbe diye gözler çeki yaş aksam
Varsam Rasul diye gözler nazı “kul” görsem
Ok’dum bir nasib geldi ikra sefa oldu

*

Canım, gönlüm, aklım, şuurum Allah demişken
Canınım, cananınım canın ver demişken
“Hu” kılıcını elde nefsini kırmişken
Ok’dum bir nasib geldi ikra sada oldu

*

Ey ahi ahmed nefsi tep nefsi tep dur
Cananını can tenden çıkarıp edep dur
Ölmeden önce can vermeye baha yoktur
Ok’dum bir nasib geldi ikra sala oldu.

*

ahi kul ahmed’e nasib

17 Kasım 2011
Okunma
bosluk

Sufi sufi sufinaz, satar bizi gül-i naz

Ey gönül işlersin günah yoktur pişmanın
Hem sufi görünür postta yoktur çerağın
Ey gönül geçirdin ömrü giryan olmadın
Hem sufi görünür postta yoktur çerağın

*

Ey gönül daima işin gaflet iledir
Hem tesbih elinde hem dil gıybet iledir
Ey gönül selle-i çilpeç nefs ket iledir
Hem sufi görünür dostta yoktur metaın

*

Ey gönül isyanın aşar saflık serabın
Hem takva eyleyip abid kılsan namazın
Ey gönül mahşerde düşme yalan ağıtın
Hem sufi görünür dosta yoktur nazarın

*

Ey gönül geceler kalkıp kan-ı revanın
Hem cefa çekerek belin sağlam bağlasın
Ey gönül severek söyle lafz-ı Celalin
Hem sufi görünür dosta yoktur nihanın

*

Ey gönül işlersin kibir riya kazancın
Hem ah-vah edersin dilde mağrur nidaın
Ey gönül verirken can-ı nur mu imanın
Hem sufi görünür dosta yoktur amelin

*

Ey gönül neylersin evde sufi işin yok
Hem sufi neylesin halka vere aşı yok
Ey gönül ağlarsın damla dahi yaşın yok
Hem sufi görünür dosta yoktur ağıtın

*

Ey gönül sufilik eyler kapı umudun
Hem bir şey gelir mi deyu kişi gözlersin
Ey gönül Allah’ın lanet çarhı takarsın
Hem sufi görünür dosta yoktur emanın

*

Ey gönül sufiyim dersin hani figanın
Hem aşk-ı surh’un gözün yaşın suların
Ey gönül mürşid-i kamil hani yolların
Hem sufi görünür dosta yoktur tebaın

*

Ey gönül yürürsün gamsız tesbih elinde
Hem mağrur oluptur dünya dini ahirde
Ey gönül korkasın Hak’tan şimdi huzurda
Hem sufi görünür dosta yoktur sevabın

*

Ey gönül dünyaya postu serdin nihayet
Hem dahi zahirin dünya batın sadaret
Ey gönül habersiz ezel geldi nihayet
Hem sufi görünür dosta yoktur cevabın

*
Ey gönül tesbihle halkı boyan sufisin
Hem dahi nefsine mağlub olmuş birisin
Ey gönül kulluğun Hak mı yazın küfisin
Hem sufi görünür dosta yoktur yazanın

*

Ey gönül yalnızca Allah tavrın ubudet
Hem dahi zübde-i alem içre şuhudat
Ey gönül günahlar hata mahcub melamet
Hem sufi görünür dosta yoktur tevbesin

*

Ey gönül muhabbet sür de ol’ver divane
Hem dahi geçesin mal-mülk ev-bark divane
Ey gönül kim Allah derse ol’ver pervane
Hem sufi görünür dosta yoktur sabırın

*

Ey gönül bizar ol şeyden aşka davacı
Hem uyku terkeyle gece aşka duacı
Ey gönül dertsizler yanmaz aşka metacı
Hem sufi görünür dosta yoktur sefaın

*

Ey ahmed sufilik kolay değil neylersin
Hakk Rasül sufidir dünya malı neylersin
Ey dünya sevenler insan değil neylersin
Ey ahi ahmedim dosta yoktur nizaın

*
ahi kul ahmed

11 Kasım 2011
Okunma
bosluk

tevhidi kemale gülleri gülşen, fezkuruni ezkurkum…(= siz beni zikredin, ben de sizi zikredeyim) (okuyucuma bayramın 1. günü kurban kesilirken 1. hediyemdir)

La ilahe illallah diyen kulun
Bir yeşillik bahçada uçar imiş
Tevhidi kemale gülleri gülşen
“Kul” yeşillik bohçada açar imiş

*

Ol kuşun kudreti bin lisan içre
Hem haktan dileye gün beyan ede
Sen şöyle bahçeye ay ayan bize
“Kul” yeşillik bahçada açar imiş

*

Bir kuşu eyleye bin güle yete
Bin gülü bağlaya bin bağban ede
Bir insan söyleye bin bağın çöze
“Kul” nesirlik bahçada dizer imiş

*

Bu kuşu cahiller bir pula sata
Ey dostlar bilmeye kim gülle harda
Hiç kalmaz gönülde bir şerre uya
“Kul” eminlik bahçada gezer imiş

*

Bir oruç namazı bin tövbe kılan
Her seher Allah’a yar kulu yazan
Er durur hizmete tam kavi olan
“Kul” yeminlik lahzada uçar imiş

*

Bir ahi ahmede bin yaran kılan
Dil ile zikrini hoş asan yazan
La ilahe illallah canı yuyan
“Kul” emanlık zamanda canan imiş

*

Hak kime eyleye ol nuru nasib
Nefs heva yokluğa “bir” adım yazıp
Zikr ile Allah’a bir zakir olup
“Kul” paslanmış yürekte parlar imiş

*

“fezkuruni ezkurkum”söyleşelim
Bir Allah demeye ol can verelim
Nur ile zulmete çerağ olalım
“Kul” karanlık alemde yanar imiş

*

Hak kime inayet kıl aşık saya
Giz batın keramet ve keşfi no’la
Nefs heva terk edip yüz çeri aza
“Kul” masiva fanide geçer imiş

*

Bil imdi ahmedim aşk köle arar
Can, canan harında meşk ile yanar
Bir eyvah sözünde şevk bula yeter
“Kul” pişmanlık tavında uçar imiş

*

Kim arif aşk odu pek kavi düşer
Hak dahi kelama hal izhar ider
Kaç cefa çekmişse can göğsün açar
“Kul” yeterlik katında karar imiş

*

Bu alem rüsvalık der horlar eller
Gül cemal tutturup her seher düş der
Kaç düşman saldırtıp kaç dişim kırar
“Kul” yarenlik katında yaran imiş

*

Bu dünya lokmasın yoh sayar bize
Bir cahil sorarsa yoh sırrı cehle
Er olan feyz alır var edep ile
“Kul” erenler katında behlül imiş

*

Kim talep cemalin bak arşa ferşe
Arş üstü ah ile yak canı neşve
Ya mahbup rasulün çal kapı işve
“Kul” melikin katında melül imiş

*

Aşk sema raks ile dön dem-i nazla
Kaç melek yığılır dön cem-i nazla
Arş kürsi levh kalem çün yad-ı hazla
“Kul” seyranlık katında canan imiş

*

ahi kul ahmed

(Not: bu şiir kurban kesimi sırasındaki boş vakitte yazılmıştır. kesim insandaki merhameti azaltır diye daha çok taşıma işi yapılmış, kesimden kaçınılmıştır. Ahiler kasapları ve cerrahları tarikata almazlar ve seneni 20 günü kasaplığı bıraktırıp merhametleri yerine gelsin diye bağ bahçe işi yaptırırlardı

Bayramınızı bu şiirle kutlar selam, saygı, sevgi ve hayır dileklerimi Allah’ın gerçekleştirmesini dilerim efendim.. sağlıcakla kalınız..)

7 Kasım 2011
Okunma
bosluk
  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • >
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç