Zamane ( Hiciv ) (Divan)

Koltuk için ahbabı şikayet de yeni çıktı

Bilinmezdi evvel bu keramet de eli çıktı

 

Hırsızlar çoğaldı sadakat kimde kıça  düştü

Namus elden ele hamiyet kimse başa düştü

 

Düşmanlara dostu yermek incelikten sayıldı

Gönül dostundan şikayet edepsizken sayıldı

 

Müslümanı aşağılamak yaratanı inkar

Kafirlere ikram ile yanaşık saydı vakar

 

Hakk söylemek evvelde de zait idi veradan

Hainlere muhabbet kim varit idi zemandan

 

Kanun önünde eşitlik evvelde teşmil idi

Şimdi her işe kelam bugüne zelil idi

 

Acizlerin hakkı saklı idi evvelden ebed

Hamilileri himayet şimdilerde mukayyed

 

Müslümanlar yobazlıkla her yerde suçlanırken

Dinsizlere muhabbet moda oldu yallanırken

 

Devlet-i âlînin terakki sebebiyken İslam

Şimdi buna mugayyir oldu insücam-ı İslam

 

Unut kimliğini unut nisyan ile malülsün

Körü körüne Batı’ya itaatle zelilsin

 

Eyvah ki nice eyvah edip de yandıkça yandık

Semandan zamane insanlıkta sınıfta kaldık

 

Nice erler yaşadı ki doğruluk kefeninden

Şimdi yeni çıktı paçadan akar şerefinden

 

Ahi olmak ah ile olur senden yana senden

Ben olmaz olsun birdir kef ile nun diyesinden 

 

Aşık Ahmet söyledi cümle alem mugayyirdir

Tevhidi kesrete yazmış cümle alem mugayyirdir

 

vakar: onurlu

vera: iyilik, güzellik

zemane: şimdiki zamanda olan 

zait: ziyan, zarar

teşmil:yaygın

zelil: perişan

insücam: tutarlılık

terakki: yükselme

malül: zayıf özellik

mugayyir : Muhalif, karşı

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir

14 Şubat 2014
Okunma
bosluk

Elhamdülillah..

Kuru idik yaş olduk

Kanatlandık kuş olduk

Birbirimize eş olduk

Uçtuk elhamdülillah

 

Vardığımız illere

Şol sefa gönüllere

Muhammedî sünnete

Saçtık elhamdülillah

 

Ayak idik baş olduk

Can idik canan olduk

Kefi ile nun bildik

Ol’duk elhamdülillah

 

Dertliyken derman bulduk

Hastayken şifa bulduk 

Ağlarken yahşi olduk

Olduk elhamdülillah

 

Ömür sürdüm illere

Var nice gönüllere

Ahiri hurilere

Vardık elhamdülillah

 

İkra dedim halime

Şol bahçemiz güllere

Bu aşkı nesillere

Verek elhamdülillah

 

Cahil idik yıkandık

Alemlerle horlandık

Cehli arif eyledik

Olduk elhamdülillah

 

İman ile şeriat

Bir dost ile tarikat

Hepisinden hakikat

Mar’fet elhamdülillah

 

Günler yiter tamamdır

Geri gelmek muhaldir

Senden yana dönendir

Kulum elhamdülillah

 

Candan geçtik canana

Yollar ölçtük dağlara

Sadırlarda nazara

Bildik elhamdülillah

 

Sen bir aşk eriysen

Aşkını sıdk eylesen

Od vuralar canın hem

Piştik elhamdülillah

 

Ahmet tenin yuka mı

Aşka düşün sârâ mı

Ölmek ilen sâfâ mı

Öldük elhamdülillah

 

Yare düştük can olduk

Cananıma hal olduk

Safalara gark olduk

Coştuk  elhamdülillah

 

Yavandık yağlı bulduk

Fakirdik zengin olduk

Cahildik arif olduk

Bildik elhamdülillah

 

Gafletken mümin olduk

Aç idik hem tok düştük

Cümleyle ümmet olduk

Olduk elhamdülillah

 

Bir gönlün od’na yandık

Akıllıydık delolduk

Canana divan durduk

Tüttük elhamdülillah

 

Ahi ahmed halleri

Güller sarar kalbleri

Sabırlı aşk neferi

olduk elhamdülillah

 

 

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir..

23 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Bir tasavvuf hocasıyla, aşık ahi kul ahmedin aykırı düşmesi; Özüm mü? Sözüm mü? Anlaşılmak mı? Adamı ezberdeki şablona oturtmak mı?

Birinci atış (aşık ahi kul ahmedin gönderdiği) ; 11 mart 2012 / saat 14;10

(üç gün telefonla aramanın ardından gönderilen telefon mesajı )

 

“Ne desem de kar etmiyor

İsmailim ismailim

Al desem de al giymiyor

Şu kasaba ismailim

 

Aç şu telini be adem

Diyeceğim iki söz var

Kaf eylerim anlamazsın

Arkasına yaz bin nun var

 

Bıktım seni aramaktan

Mecnun yazdı yoklamaktan

Sala verem ölerekten

Arkasında imam var”

 

-Karşılıklı konuşma bizi anlamak yerine tasavvufta öğrenilen kalıplara bizi oturtmaya çalışınca ayaklarımız dışarda kalıyor ve konuşmayı iradi olarak kesmek zorunda kalıyoruz.

Anlaşılmak mı basiret ile özümü anlaya;

Kalıplara sokmak mı ezberler ile sözümü doğraya????

 

İkinci atış (aşık ahi kul ahmedin gönderdiği telf mesajı);  Saat  15;25

 

“Kapatalım kapatalım

Eksikleri ksapatalım

Şarab içmek mürşid kılmaz

Kul olmağa can verelim

 

Kul yazdık da kul demezsin

Gülşenimde gül bilmezsin

Cehli yusam hay demezsin

Horlanmağa yol verelim

 

Kafandaki şablonları

Sözündeki inatları

Gönül kıran salaları

Ol yumağa sır verelim

 

Eteklerin ağır ağır

Taşlar dolmuş çeker bahir

Yüzme bilmez kasap sağır

El demeğe gül verelim”

 

……………..

İsmail beyin tek mesaj cevabı: “eksiklik kendi özümde”

………………….

 

Üçüncü atış (ahi kul ahmedden telefon mesajı) ; 16;02

 

“Senin özün eksik ise

Nasıl bildin bende eksik

Okur durur şeyler isen

Nasıl karar şeyde hoşluk

 

Bilmedim bilmedim benlik

İrticalen yazdım o’nluk

Çala durdumnefse kemlik

Asıl karar Hakk’ta hoşluk

 

Gayriden geç zata yönel

Arşa çık da börüme gel

Aşk ile can ver can ver gel

Asıl zarar şekli darlık

 

Bildiklerin senin olsun

Bilmediğin benim olsun

Hakk’a yakîn eşek olsun

Asıl bahar canda birlik”

 

(Gayri; Allah’ın sıfatlarının alemdeki tecellileridir)

*

ismail beyin yorum yoluyla cevap hakkı vardır.

 

*

 

aşık ahi, kul ahmede nasibdir.

13 Mart 2012
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç