Bu şiiri tamamlayacak şair aranıyor…

sevgili okurlar.. aşağıdaki şiirin dördüncü satırları gerçekten uygun bir kıta bitişi bulunamadığı için boş bırakılmıştır.

 bu boşlukları sizin doldurmanızı isteyelim, sizin günyüzüne çıkmayan şairliğinizi hayata yansıtıp paylaşalım dedik. olmadı diye düşünmeyin.

asıl olmayan şey sizin “yapamam, ya da beğenmezler” dediğiniz şeydir unutmayın. cesur olan iş yapar ve kusuru da olur. korkak olan kusursuz kalır

lakin bi işe yaramaz ve iş yapmamış olur. bekliyoruz son satırları inşaallah. … 

 

 (başlık)………………………

 

Acı biber dilimden

Yuvarlandı önümden

Sevdiğimi gözünden

……………………….. 

 

Gelin başı saçaklı

İnce beli kuşaklı

Sevdiğim yar bacaklı

 …………………………

 

 

Portakal dilim dilim

Kaynanam ister ölim

Oğluna gonca gülüm

 …………………………

 

Kaynanam çene yapar

İşe uzaktan bakar

Baş köşede kör sakar

 ……………………………

 

Tavuk aldım durmaya

Kümeslere girmeye

Kaynanama söyleye

 …………………………..

 

Bostan çapalayalım

Dallarını kıralım

Eller kırıla gelin

 …………………………..

 

Gelin eli çiçekli

Yeni uçtan kolçaklı

Görsen şişe bacaklı

 ……………………………

 

Bağım bahçem çiçekli

Hizmet etsem köçekli

Evden kovarmış beni

 …………………………..

 

Gelin dırdır etmezmiş

Usul adap bilmezmiş

Kaynana da olsaymış

 …………………………..

 

Sokak sokak gezinir

Oğlum arar dövünür

Güzel yok mu tavlanır

…………………………… 

 

Pazar gördüm lahana

Varı verdim anama

Kızdı cadı kaynana

 …………………………

 

Güzel görün çarşıda

Çirkin gelin kapıda

Para yetmez boyana

………………………… 

 

Hopla zıpla kaynana

Dırdır edip söylene

Oğlun beni sevdi ya

 ………………………….

 

Ciğer gelir çarşıdan

Ocak başı hatırdan

Gelin inmez kucaktan

 …………………………

 

Mani dizdim marazdan

Güzel sevdim kirazdan

Çöpte öten horozdan

……………………………… 

 

Kırmızıdır karpuzum

Kaynanama arsızım

Oğlu durmaz sevdiğim

 …………………………..

*

ahi kul ahmed’e nasib

2 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Evvel bahar ermeyince / ben bir şahin olsam / bağlar başı şiirleri…

Evvel bahar ermeyince

 

 

Evvel bahar ermeyince

Kırmızı gül açmaz imiş

Kırmızı gül açmayınca

Gonca diye kokmaz imiş

 

Bahar baçı güller imiş

Gül bahayı aşk eylemiş

Aşkın sazı bülbül ötmüş

Bülbül gülsüz yatmaz imiş

 

Bülbül güle aşık imiş

Aşık ne ki ölür imiş

Ölmeden evvel ölseymiş

İnsan oğlu ölmezmiş

 

Gül bahardan azad imiş

Evvel nazar gonca imiş

Gonca Hakk’ın fehmi imiş

Fehme eren yanmaz imiş

 

Kır çiçekli ala dağlar

Lale sümbül çiğdem eğler

Yazıdaki oğlak söyler

Cana bülbül ayvaz imiş

 

Er baharda bağım gülşen

Gül dedimse kastım aşktan

Bülbül kimmiş benim canan

Canın sunan ölmez imiş

 

*                 *                  *

 

Şahin olsam ne çıkar bundan

 

İlim arzu edenlerindir

Arzu etsem ne çıkar bundan

Alim arzu edenlerdir

Sazı olsam ne çıkar bundan

 

 İlme gönül vermem veremem

 Arzu diye gece ölemem

 Ben bir arzu ile yaşarım

 Canı olsam ne çıkar bundan

 

Mesaj alındı yaşlan beyim

Bilmez kimse hem arzu halim

Sohbetimiz var arzu canın

Canan olsam ne çıkar bundan

 

Bize şahın nazarı gerek

Karga değiliz sekecek

Taksam cırnamı can verilcek

Şahin olsam ne çıkar bundan 

 

 *                   *                     *

 

 Bağlar başı

 

Bağlar başı yeller nazı

Çıka geldi ömrüm varı

Çala dursam ömrür sazı

Gönül çarhı ferman bilmez

 

Bağlar başı candan öte

Canan bekler candan geçe

Vara dursam neyden geçe

Gönül çarhı “ben”den bilmez

  

Bağlar başı sevda baçı

Etse eydür can niyazı

Gönül sazı canan nazı

Gönül çarhı eyvan bilmez

   

Bağlar başı dağlar kaşı

Yollar aşar dağdan âri

Benim yarim kimden eğri

Gönül çarhı zordan bilmez

 

Bağlar başı güller kârı

Aça dursa gonca gülü

Gülüm bilmez canan beni

Gönül çarhı candan bilmez

  

Bağlar başı eller kârı

Koka dursa gülüm zari

Bülbül güle yansa dahi

Gönül çarhı neyden bilmez

 

 

ahi kul ahmed’e nasib

 

 

 

30 Aralık 2011
Okunma
bosluk

La mekanda aşk..

Gönül gözü ışımadan ibadet düşmez

La mekanda makbul olmaz dergahım işte

Hakikat bu sözleri öğrenmemek olmaz

La mekanda makbul olur kitabım işte

 

Ders aldım Hakk’tan perdeler açıp sırrından

Zorluk, cefa, sıkıntı gitmezmiş kulundan

Melamet, ihanet, ile geçmez hoşluktan

La mekanda kabul olur duaım işte

 

Aşk bir beladır başa düşe ağıt ister

Aklı giderir şaşkın kalır gömlek giyer

Gönül gözü açılınca bilmeği diler

La mekanda Mecnun olur leylaım işte

 

Seher vakti ağlar olsam nida eyleye

Cemalini göstermeğe Hüda söz vere

Aklım başımdan gitti, şaşkın kul neyleye

La mekanda Halil olur dostluğum işte

 

Burda cefa çekti isen Cemali Hakk’tır

Mahşerde bağışlar “kul”a celali yoktur

Aşığa ahdeyler yaratmış iken sözdür

La mekanda cemal olur gördüğüm işte

 

Halktan bezen, çöller aşar sorar aşkını

Kul olan Hakk’tan korkar ve dahi ağlayı

Cemal dileyen cefaya hazır olmalı

La mekanda celal olur yandığım işte

 

Yad etmeye gözlerimden kanlı yaşlarla

Yüz bin bela versen düşmeyem feryada

Hasta gönlüm korkar senden hem şad olmaya

La mekanda delil olur hastayım işte

 

Hakk’a aşık olmak altın gümüş gerekmez

Pir-i Kamil’de toprak ol kibir bulunmaz

Hakk yolunun kullarına derman gerekmez

La mekanda derman olur dertliyim işte

 

Aşk derdine deva yoktur bilin yarenler

Diri iken aşk defteri bitmez aşıklar

Dar mekanda kemik ayrık olmaz yatırlar

La mekanda nurun olur kulunum işte

 

Aşk kâdir, aşık fakir neyleyim acizdir

Hakk’tan fehim olmadıkça kelamı nacizdir

Hakk öğüdü haram kılar dünya hacizdir

La mekanda kulun olur aşığım işte

 

Kul ahi ahmed altıda Mesnevi okur

Onunda aşk şarabın Mevlana’dan alır

Ondörtte tasasız Hakk’a yürür keşf n’olur

La mekanda aşık olur yanarım işte

 

 ahi kul ahmed’e nasib

26 Aralık 2011
Okunma
bosluk

İki kapılı handan ateş almak…

Bu dünyaya gelenlerin

Gitmeyeni kalmaz imiş

Yükü ağır çekenlerin

Ahir işi onmaz imiş

 

Önce gelen ademleri

Yer altına girenleri

Hallerine erenleri

Burda olan bilmez imiş

 

Vara vara vardım sine

Haber sordum hepisine

Cevap vermez eyisi de

Bu dil orda geçmez imiş

 

Kamusu hem ölüdürler

Eller dahi bağlıdırlar

Mü’min olmam diler bunlar

Mü’min olan ölmez imiş

 

Kafir ile münafığın

Yandığını gördüm aman

Cehennemde yatar galan

Hiç de soluk almaz imiş

 

Dilince söyler garibler

Hallerini bildirirler

Halil olmağı öğütler

Halil  olan yanmaz imiş

 

Can bedende bir kuş imiş

Uçmadan “bir yana” imiş

Ahir illerde uçsa hoş

Gayri kazanç olmaz imiş

 

Ne amelin varsa söyle

Getirdiğin kâra geçe

Burda gafil olan kimse

Orda azad olmaz imiş

 

Bağım bahçem viran olur

Oğul uşak yalan olur

Malım mülküm talan olur

Altın gümüş geçmez imiş

 

İki kapılı handır bu

Gelen gider kervandır bu

Mü’min kula seyrandır bu

Kafir olan kanmaz imiş

 

İşte geldim gidiyorum

Gözüm açtım göçüyorum

Altı metre biçiyorum

Biçmem diyen gülmez imiş

 

 Bugün geldim yarın yokum

Ateş aldım aç mı tokum

Ben bu işten ne anladım

Gitmem diyen olmaz imiş

 

Ağlar isen aşka ağla

Aşka düşen ümmet kula

Kulu isen rahmet kıla

Aşkda yanan solmaz imiş

 

Ahi ahmed söyler durur

Okuduğun erler tuttur

Zalim kullar alim midir

Hakk’da rahmet kılmaz imiş

 

 

ahi kul ahmed

26 Aralık 2011
Okunma
bosluk

Ecel oku erdi cana..

Ecel oku erdi cana

Canan yayı gergin dostlar

Gafil oldum kaldım yaya

Canan yayı girgin dostlar

 

Unut Hakk’ı oldur sultan

Eğri doğru vardan yoktan

Emanetti aldı candan

Canan hayyı solgun dostlar

 

 

Can boğaza kement ata

Elif iken ba’ya koşa

Yokuş geldi gevher döke

Canan deyu yoklar dostlar

 

Nazlı nazlı yürür idin

Kamu alem sürür idin

Kara defter yazar idin

Canan yazdı kara dostlar

 

Adın kazırlar defterden

Canın çekerler teninden

Kara düzenler ölümden

Canan der ki canın dostlar

 

Kabir sıka dört bir yandan

Amel getir bana senden

Yoksa yiye çıyan kurttan

Canan sordu kavi dostlar

 

Mü’min kullar hoşluk ile

Cevap vere güller ile

Huri gılman hizmet ede

Canan nuru bize dostlar

 

Münafıklar şaşkın ola

Rabbim kim ki diye haşa

Kulak topuz yiye anda

Canan vurdu çifte dostlar

 

Kafir ise zoka yermiş

Sorgu sual bilmez imiş

İmdat için iman etmiş

Canan bunu neyler dostlar

 

Bağ-ı bahçen viran olur

Beden dahi çeker durur

Cümle dostlar koşar gelir

Canan bolca toprak dostlar

 

Evlat uşak suyun döker

Üç beş adım döner gider

Varsa aşkın gelir söyler

Canan aşkı candan dostlar

 

Gülüm dalında mı kaldı

Elim ah uzandı düştü

Dünya sandım benim oldu

Canan n’ola kaydı dostlar

 

 

Gaflet ile geçti ömür

Namaz niyaz kaldı “devir”

Canım nitsin sorgu ağır

Canan diye imdat dostlar

 

Halik yarattı doğum ölüm

Alnıma çaktı hem mührüm

Hiç bilmedim ne var yarın

Canan dahi heyhat dostlar

 

Ahi ahmed kuldur paşa

Zabah ağşam aşka düşe

Ağlar ise ümmet uça

Canan sırrı ”kul”dur dostlar

 

 

ahi kul ahmede nasib

22 Aralık 2011
Okunma
bosluk

Can pazarı canan evvel…

Ağlar isem yane yane

Şol gözümü silen kimdir

Bağlar isem kuşak hare

Şol belimi saran kimdir

 *

Ağu içsem dost elinden

Ağıt yaksa yüreğinden

Çeke dursam şol dilinden

Bu derdimi salan kimdir

 *

Güller ağlar nazı içun

Nazlı eyler başım içun

Başım feda Rahim içun

Bu fetayı yapan kimdir

 *

Sağlar yadı çekmez hali

Beyler karı onmaz düşü

Fakir neyler Karun varı

Bu metaı veren kimdir

 *

Çağlar isem coşa coşa

Katrem düşe derya naza

Bağı bostan güle yaza

Bu gülşeni açan kimdir

 *

Eyler isem gülşen yası

Bağı irfan cehlin sazı

Umut olmaz ilmin yüzü

Bu sebebi soran kimdir

 *

Saflar düşer doğru yolda

Ağlar durur gözü yarda

Güle dursun nazlı şurda

Bu niyazı eden kimdir

 *

Benim dosttan dosta koşan

Dost başına “bela” kılan

Ümmet içun sala veren

Bu nidayı salan kimdir

 *

Yaran ile yaran ile

Kul bahasın taat ile

Gül yeşerir toprak ile

Bu safayı süren kimdir

 *

Selam saldım sarı güle

Gül bahası yare çile

Ben yanarım dünü güne

Bu cefayı eden kimdir

 *

Bahar desem yaza çalar

Yaza ersem kışa döner

Mehil vermez ömür biter

Bu zamanı içen kimdir

 *

Ben söylerim Hakk’ı evvel

Aşka düşem vakti evvel

Can pazarı canan evvel

Bu canımı yakan kimdir

 *

Aşkı yakin cevr-u cefa

Yana dursun can-ı vefa

Kim yanmazmış nefsi heva

Bu hevesi eden kimdir

 *

Sen söyle aşk ile daim

Bir eyler şevk ile kaim

Gül pahasın dertle hoşum

Bu bedeli koyan kimdir

 *

Ahi kulsun ahmed ağa

Baş gelmeğe kimse sana

İki gözü çağlar Hakk’a

Bu selleri akan kimdir

*

*

ahi kul ahmede nasib

21 Aralık 2011
Okunma
bosluk

Vay hele yaman yuyalar..

Şol dünyada ademlere

Gün gele tamam diyeler

Bağu bostan harab ola

Oy gele yaman diyeler

*

Malın mülkün evlad eşin

Taat gayri döner hepsin

Sorgusu kavidir dostun

Bil hele yaman soralar

*

Münker nekir sual eyler

Topuz vurur kulak neyler

Bilmez isen Rabbin kimler

Gel hele yaman vuralar

*

Nefis ile eylen haram

Varı yoğa uçkur tamam

Helal haram dursun ağam

Var hele yaman edeler

*

Günah çeki katır yükü

Bunca bela ahır seki

Tövbe yoksa satır ne ki

Vay hele yaman keseler

*

Yakasız donlar biçeler

Etünden yemler yapalar

Kurtlara bayram sunalar

Uy hele yaman yiyeler

*

Dünya tatlı şeker kaymak

Ölüm uzak  yaşam sıcak

Bağrı açık duşa girmek

Vay hele yaman diyeler

*

Yığdım ettim neslim içun

Sattı beni nefsi uçun

Taat dahi işim içun

Hey hele yaman yazalar

*

Ülkem dedim gazap saçtım

..çilik deyu üstün gördüm

İslam deyu Cuma bildim

Vay hele yaman kızalar

*

Benim param benim malım

Uyku tutmaz Karun benim

Divan dura beş bin kulum

Vay hele yaman yiteler

*

Bağım bahçem gülşen idi

Güller bana sırdaş idi

Gözler dizler çekti şimdi

Vay hele yaman kokalar

*

ahi kul ahmed tozutur

Baş olup adil konuşur

Dost aşkına bin kez ölür

Vay hele yaman yuyalar

*

ahi kul ahmed

17 Aralık 2011
Okunma
bosluk

Kabenin kara donu, getir giyeyim onu..

Rabbim nasib kılsa varsam
Güzel kabe yandım sana
Hak nasib etse de uçsam
Güzel kabe varsam sana

*

Kara donun Kuran dolu
Hacdan Hacca çıkar onu
Sana varmak aşkın düşü
Güzel kabe ersem sana

*

Büründüğün kara nedir
Haktan yana düşen kimdir
Yollar dolu hacı bindir
Güzel kabe dersem sana

*

Dört bir yanın küptür düzdür
Düzlük birer adalettir
Altı üstü zemzem hoştur
Güzel kabe gelsem sana

*

Arşa çıktım seni gördüm
Yere indim kara buldum
Siyah nuru taşa verdim
Güzel kabe sorsam sana

*

Cennet nuru izler seni
Adem dahi tevekkeli
Havva için şükre döndü
Güzel kabe dönsem sana

*

Kara donu kimden çaldın
Siyah tüllü güzel m’oldun
Bağrı yanık kara yazgım
Güzel kabe yazsam sana

*

Para pulla olmaz hacı
Hakk çağıra gele ne ki
Gözü kara ahmed der ki
Güzel kabe koşsam sana

*

Levhe yazdı kimler gele
İbrahim’e çığır diye
Milyonları dostum bile
Güzel kabe çağrım sana

*

Sana gelmek büyük onur
Varamayan mahsun kalır
Gönül Hakka yanar durur
Güzel kabe yansam sana

*

Herkes döner senden yana
Namaz kılan gözden evla
Rahmet saçar kavi kula
Güzel kabe bağrım sana

*

Safa merve nişan olmuş
Gider gelir hacı dolmuş
Bir tavafta binler dönmüş
Güzel kabe dönsem sana

*

Seni diyen sana dönmüş
Hakk diyene kabe dönmüş
Aşka düşen kabe olmuş
Güzel kabe bahtım sana

*

Altunoluk bizden yana
Her bir köşe rahmet yaza
Kapındaki dua ile
Güzel kabe kalbim sana

*

Hacerü-l esved köşede
İstilam olur tavafta
Ömer, Rasül öptü derde
Güzel kabe aşkım sana

*

Umre diye derde düşen
Fakir sana demez işin
Görmez isen fakri zulüm
Güzel kabe gülsem sana

*

Yollarına yayan düşsem
Deve yoksa uçup varsam
Elden evla seni görsem
Güzel kabe duam sana

*

Dönüp dursam umre hacca
Sonra versem ruhu Hakka
Helal etse Rabbim başta
Güzel kabe hal’im sana

*

Kabenin çevresi dağlar
Körolası yükselmiş evler
Hürmet anca ecdat eyler
Güzel kabe kalbim sana

*

Yüzbin melek tavaf eder
Didar görmüş sular çağlar
Zemzem diye içen kullar
Güzel kabe canım sana

*

Dua etmez garip kulum
Çağırdığı hacda gülüm
Bir kadın öldüğü yerin
Güzel kabe buldum sana

*

Otuz güne çivi çaktım
Deli gibi tavaf kıldım
Rasul ile mahbub oldum
Güzel kabe yandım sana

*

Daim Hakka döndüm yüzüm
Kalbim zikri Allah için
Manadaki yakut taşım
Güzel kabe yazdım sana

*

Cümle millet kardeş oldu
Tevhid ile sırdaş bildi
Ümmet olup namaz kıldı
Güzel kabe bağım sana

*

Zengin isen durma hacca
Belki çıkar ahmed kula
Her bir sene umut taze
Güzel kabe sağım sana

*

Namazıma kıble kabe
Aşk ahmede heryön kıble
Hakk cemal kabeden öte
Güzel Rabbim kulum sana

*

1995 de hacc, 1996 da ramaza’ın son 10 gün umresi, 1997 de tekrar ramazan son 10 gün umresi nasib oldu. şimdi bir fakire birşeyler verirken kalbim umredeki tavaf kadar titriyor ve bütün müslümanları burada tam bir ümmet olarak seviyor ve kucaklıyorum. anlıyorsunuz umarım…

*
ahi kul ahmed

12 Aralık 2011
Okunma
bosluk

Hüsn-ü aşk’a dair…

Ol can içinde can olan

Aşıklara canan olan

Canda yanıp külhan olan

Yaran-ı aşk derler buna

 *

Gel meydanı erler saran

Gül devranı bahar kılan

Göz nihanı buhar eden

Şadan-ı aşk derler buna

 *

Yok demeğe garip için

Bir olmağa hatır için

Kim sorarsa yokluk için

Harab-ı aşk derler buna

 *

Sevdayı gör sen bedende

Hayatı zehrin emrinde

Belayı mahfuz kılsanda

Bahay-ı aşk derler buna

 *

Yaranı yok bu azabın

Kim düşerse yiter canın

Cehle horlatır cananın

Zehiri aşk derler buna

 *

Semadan arşa çıkadur

La mekan üzre gezedur

Ölümsüz dirlik düzedur

Mekan-ı aşk derler buna

*

Hikmetin sırrı korkudur

Hakk’ın cemali sırrıdır

Halden hale bin türlüdür

Hüsn-ü aşk derler buna

 *

Ol masivayı terkede

Aşk ile varınca zikre

Hevayı hevesten göçe

Kemal-i aşk derler buna

 *

Kibri kırıp eller yıka

Arzu kılıp divan dura

Başın eğip gözün süze

Huzur-u aşk derler buna

 *

Arzu kılıp cemal göre

Huzur durup göğsün deşe

Nasib ola huri seve

Canan-ı aşk derler buna

 *

Zikir ile için paklar

Ağlar, yetmiş makam çıkar

Yanar Mustafa’ya yanar

Rasul-ü aşk derler buna

 *

Hamdeyler vedüd Rabbine

Hizmet deyu tarikate

Kurtlar kuşlar ol selama

Yakin-i aşk derler buna

 *

Hakka varıp yakin olur

Hikmetten gül ağlar durur

Er kişiden öğüt alır

Sabır-ı aşk derler buna

 *

Ayet hadis Kur’an eyler

Okur dahi arşa çıkar

Levhi mahfuz şerri siler

Şarab-ı aşk derler buna

 * 

Ah eyleyen erler yadı

Kul olmağa canın varı

Ol durmağa huzur demi

Meyan-ı aşk derler buna

 *

Kul tozuta günah kaşı

Ol tövbeye sevab karı

Gül ağlaya dünya hali

Gülşen-i aşk derler buna

 *

Huzurda edep kılalım

Vedüde miraç edelim

Canan ile söyleşelim

Sefayı aşk derler buna

 *

Ahi kul ahmedim yansın

Yanıp da aşkda kül olsun

Hakk yoluna canı yitsin

Çalab-ı aşk derler buna

 *

ahi kul ahmede nasib

8 Aralık 2011
Okunma
bosluk

Yeller dahi bilmez beni (Bütün TEVHİD -ve Kerbela- şehitlerine ithaf edilmiştir)

Ben dost ile dost olmuşam
Eller bir dost bilmez beni
Cahiller horlar nideyim
Yaban dahi bilmez beni

*

Ben dost ile dost kalayım
Cananla aşka düşeyim
Can yite harda olayım
Ölüm dahi bilmez beni

*

Ben dost ile dost demişem
Dost için şerre gülmüşem
Güller içinde elmisem
Gülüm dahi bilmez beni

*

Ben dost ile dost gezmişem
Her bir dosta yol vermişem
Çıblak düşmüş kul varmışam
Kulum dahi bilmez beni

*

Ben dost ile dost ararım
Dost başına kul sayarım
Bir ömüre er düşerim
Adım dahi bilmez beni

*

Ben dost ile ney çalarım
Gün geçmez ki hoş nizaım
Söz olursa bir behlülüm
Harun dahi bilmez beni

*

Ben dost ile hoş olayım
Bağu bahçem güz çalayım
Bir gönüle yar olayım
Yaran dahi bilmez beni

*

Ben dost ile gül dikerim
Güle gülşen toprak benim
Bahar gelmiş kırlar benim
Sümbül dahi bilmez beni

*

Ben dost ile meşk ederim
Can evimi köşk döşerim
Cananımı şen göreyim
Canım dahi bilmez beni

*

Ben dost ile cümbüş etsem
Bir aşk ile yana dursam
Seherlerde dua etsem
Rabbim dahi bilmez beni

*

Ben dost ile bağlar bozsam
Bağı bostan güze çalsam
Gönül aşka paha biçsem
Maşuk dahi bilmez beni

*

Ben dost ile pazar ettim
Aşk pahasın canla ölçtüm
Canı canla harda yaktım
Canan dahi bilmez beni

*

Ben dost ile kahve içsem
Kahve ne ki sohbet kılsam
Dosttan şerri sıdka yazsam
Sadık dahi bilmez beni

*

Ben dost ile çalsam sazı
Dağlar söyler zikrin kaşı
Kullar uyur seher nazı
Yeller dahi bilmez beni

*

Ben dost ile ağlar olsam
Tac-u tahtı atıp gitsem
Fizandaki kulu olsam
Rahman dahi bilmez beni

*

Ben dost ile güller eksem
Yar aşkına toprak olsam
Yağan yağmur canan desem
Güller dahi bilmez beni

*

Ben dost ile dosta koştum
Aklı koyup arşa çıktım
Kalpten kalbe sırra erdim
Erler dahi bilmez beni

*

Ben dost ile illet bozdum
Gömlek deyu cübbe saldım
Döne döne bi hal oldum
Vedüd dahi bilmez beni

*
Ben dost ile fer alırken
Zarda kalmışım ziyadan
Nuru yok asude mülkün
Çırak dahi bilmez beni

*

Ben dost ile hu hu çekip
Şek ile dergah dolaşıp
Ümidim hafay-ı mihrab
Destur dahi bilmez beni

*

Ben dost ile tarik olsam
Er yok eren yok post sorsam
Baktım ki sır evliyadan
Cahil dahi bilmez beni

*

Ben dost ile nefes bulsam
Şarkı asude bağlasam
Son tecelli ah neylerim
Sazım dahi bilmez beni

*

Ben dost ile sefer kılsam
Son yolcuyum Kerbeladan
Köhne kitap kandil olsam
Gözüm dahi bilmez beni

*

Ben dost ile iksir içsem
Ali doldurup sır ilham
Uşşak yoğrulmuş Kerbela
Makam dahi bilmez beni

*

Ben dost ile cana düşsem
Canlar canı kime koşsam
Hangisi Hüseyin bilsem
Ağlar dahi bilmez beni

*

Ben dost ile canım versem
Cananımı canda görsem
Ben bir Ali eri olsam
Hasan dahi bilmez beni

*

Ben dost ile kılıç çalsam
Pazum dahi Ali olsam
İman yoksa rezil olsam
Elim dahi bilmez beni

*

Ben dost ile ilim yapsam
İlmin şehri Ali bilsem
Kanım ile tevhid yazsam
Yamak dahi bilmez beni

*

Ben dost ile ahi olsam
Ahmed kula yama kılsam
Çevir çevir yana dursam
Aşık dahi bilmez beni

*

Not: Bu şiir gariplik duygusu ile başlamış, iki gün parça parça yazılmış, son bölümde ise Kerbela şehitleri ile binlerce müslümanın öldüğü milyonlarca başka başka tevhid şehitleri anısına son bölüm ilave edilmiştir. umarım güzel dua olarak takdiri ilahiye mazhar olur, sizlerin de seveceğini umuyorum sevgili okurlarım. Allaha emanet olunuz efendim.

*

ahi kul ahmed

5 Aralık 2011
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç