Bre Güzel (Koşma)

Bugün ben bir güzele rastladımdı

Beliği kıvrım kıvrım örgü imiş

Bakmaz yüzüme ele mi saydıydı

Bakmayınca gözler ayrılmaz imiş

 

Bre güzel dön hele bir bu yana

Bak şu sana yanmış aymaz kuluna

Ne çare ki düştüm senin ağına

Düşmeyince yarden ayrılmaz imiş

 

Bahar mısın gonca güller açılmış

Benim göğnüm sana yanmış yakılmış

Baha ister sana eller uzanmış

İsteyince elden ayrılmaz imiş

 

Güzel ile sohbet etmek güzeldir

Güzel gül elinde de ne güzeldir

Güzel seninle ömrüm ne uzundur

Artar ömrüm gayri de ölmez imiş

 

Sana sözüm akça gelin zor imiş

Ak gerdana altun akçe takışmış

İnce bele al kuşağı sarılmış

Sarılan bellerden ayrılmaz imiş

 

El ettim kaş attım bana yar olmaz

Canı versem can üstüne bir olmaz

Dahası yok yar üstüne yar olmaz

Yar üstüne yar seven onmaz imiş

 

Ala güzel sana nettim neyledim

Hele bir de şu yanıma bakmadın

Ele güldün bu aşığı takmadın

Ele güne derdin yorulmaz imiş

 

Ne etsem neylesem olmuyor gözüm

Dert eyledim seni doluyor gözüm

Kısmetse gelirmiş ne talihsizim

Talih bir kepçeden ayrılmaz imiş

 

Nasibse gelir Hint’ten Yemen’den

Nasip değilse ne gelirmiş elden

Gel sen vazgeçme şu garip kulundan

Gariblerde kulluk kanılmaz imiş

 

Alalım da şu ahudan alalım

A hu zarım kalmasın da maralım

Ahirete kalmasın da yanalım

Burda yanan da orda yanmaz imiş

 

Öyle olsun güzelim öyle olsun

Bilinmedik yerlere yolum düşsün

Seni almaz isem de ahdim olsun

Ahdinde durmayan da namert imiş

 

Güzel anan baban yok mu  bilelim

Beylerinden de seni isteyelim

Beş bin yetmez ise daha verelim

Kantarın çeki altun akçe imiş

 

Su geldi teyemmüm bozuldu dersin

Başa gelmedik iş açıldı dersin

Bana da namahrem olur mu dersin

Mahrem olmaya gönlü var imiş

 

Güzel ne zormuş da kavli kararın

Yaktı beni de cilve ile nazın

Sonunda bir namazlık saltanatın

Padişahı kuldan sorulmaz imiş                                                                                                          

 

Ahi ahmedin canı da daralmış

Bir güzele de on türkü yakarmış

Varma güzel varma ahdim kalırmış

Ahdim almaya can dayanmaz imiş

 

aşık ahi kul ahmede nasib olmuştur

14 Aralık 2015
Okunma
bosluk

CUMA SOHBETİ -3 (Ahi Evran-ı Veli ve Hacı Bektaş-ı Veliden Tutulası Öğütler )

aşağıdaki öğütler her iki velinin karma öğütleri olarak tarafımızdan oluşturulmuştur.

 

OKU (her yerde her şeyi, hep oku sonuç çıkar, ne okuduğunu anla. Allah aptalları sevmez, onun için akıllı ol. akıllı olmak için okuyarak cehalet pisliğini gider. akıl, uzak olan ahireti düşününce ancak güzel davranır. ahiret imanı olmayanın güzel ahlaklı olması zordur. şehit bile karşılığında huri ister. karşılıksız güzelliği sadece havvaslar yapar )

 

BİLDİKLERİNLE AMEL ET (Bilmediğini bırak, ama öğrenmeye devam et, atalarının dinini bırak. dine yeni gelmiş gibi, Kuran  yeni inmiş gibi, Allah konuşuyor gibi, Cebrail söylüyor gibi, Muhammed as uyguluyor gibibir aşık Allah’a aşık olmuş gibi Kuran dinle, sakın ölü gibi olma, amelinin niyetini sevaba değil Allahın muhabbet ve rızasına yönelt.) 

 

 

İNSAN OL, SAMİMİ OL, ADİL OL (iyilikten önce adalet ediniz. Örneğin  yarı yola kadar oturup daha sonra ayağa kalkmak adalettir. Siz önce bir kalkın. Yaşlıya yer vermeğe gerek kalmaz o zaman)

 

SIR TUT (Özelinizi paylaşmayın. En önemli sır budur.ve kötü zamanda karşınıza çıkar, günahlarınızı da anlatmayın affolmuşken tekrar yüklenirsiniz)

 

SU-İ ZAN DA İSABET EDECEĞİNE, HÜSN-Ü  ZAN DA  YANIL (bilmediğin bir şeyde iyi niyetli tahmin yapmak zorundasın. Veya bilmiyorum de.   Bu sizi kırk beladan kurtarır)

 

ELİN KAPIN SOFRAN AÇIK OLSUN (Biraz ahlaklı AHİ ol ki ahretin mamur olsun)

 

DİLİNE SAHİP OL (belanın büyüğü buradan gelir, sahip olmak daha önce nefsi hastalıkları ıslah etmeye bakar, riyakar bir adamın dilini tutması asla mümkün olmaz. Edep te susma kapısından konuşma kapısına geçilir.)

 

İNCİNSENDE İNCİTME

 

Aşık der incidenden

İncinme incidenden

Kemalde noksan imiş

İncinen incidenden (Alvarlı efe)

 

HER NE ARARSAN KENDİNDE ARA (hazineyi de kabahati de kendinde ara. Kadere TAŞ ATMA. Allaha değer sonra. )

 

DAĞITAN DEĞİL, TOPARLAYAN OL (Kalabalıklara iltifat etme, sadıklar sakin yerlerde olur. Onları nezih yerlerde ara. Onların yanında toplayan olabilirsin)

 

DENGE VE DÜZEN TUTTURAN OL (Allahın koyduğu mizanı bozma. Her şey bir denge ve düzen üzerine yaratıldı. İnsanın taşıyacağı şeyler bellidir. Bunu aşma. Düzen bir kurgudur.  Bunu güzellik üzerine kur. O zaman ayakta durur

 

BOŞA DEĞİL, DOLUYA BAK (insanlarda kusur arama, kusur arayan Allah’ta da kusur arar. Bu Kuran’da da Allah’ın  emri budur. Bu tavır size sevgi akışınıda sağlar. İnsanlar boşa bakanları sevmez)

 

GÜLER YÜZLÜ, TATLI DİLLİ OL (işin özü güzel ahlaklı ol. Bu peygamber ahlakıdır. Bir de bizim –aşık- ahlakımızdır.

 

DAİMA HAK SÖYLE, GÜZEL AHLAKLI OL (hakk söylemiyorsanız bari SUSUNUZ. Güzel ahlak sahibi olanlar cennette Allah rızası  üzere en iyi yerde Muhammed’e as komşu olurlar.

 

AFFEDİCİ OL, SABIRLI OL, TEVAZU SAHİBİ OL (Affetmek bir kişiliktir. Edinmeyen yapamaz. İnsanlıktır. Allah’ım çok merhametli olma babam namaz kılmayacak sonra.  Sabır kanaatle beraber yürür. Kanaatsizlerin sabrettiği görülmemiştir. Tevazu da kanaatle  yürür. Yokluğa sabır kişiyi tevazuya iter. fakirin kibrini Allah sevmez.)

 

 

31 Aralık 2013
Okunma
bosluk

Sevilen insan olmak

Sevgili okurlar.

İyi insan olmak için yalnızca kendi tasdikiniz yetmez. Toplumsal ilişkileriniz güçlü olmalı, diğer insanlara karşı duyarlılığınız yüksek olmalı ve başka insanların dertleriyle dertlenebilecek özelliklere sahip olmanız gereklidir.

 

İletişim kurallarına göre 3Y’yi (yok, yavaş, yarın) hayatımızdan olukça çıkarıp, 3Z’yi (zerafet, ziyaret, ziyafet) hayatımızın odağına yerleştirmemiz bizim iyi insan ya da güzel insan olmamıza önemli katkılar sağlayacaktır.

 

Eveti bol olan, hayırı az yani yoku az  olan kimse daha mutlu ve huzurlu olur. İnsanlara karşı “yok olmaz” “hele bir yarın olsun da bakalım” ya da “acelen ne? Yavaş yavaş işin hallolur” şeklinde cevaplar vermek, bir başka deyişle “işi yokuşa sürmek” hem başkasını ve hem de bizi mutlu etmeyecektir.

 

Güzel insanlar süzme bir nezaket ve ince bir zerafet özelliği ile hemen fark edilirler. Muhatabınıza karşı son derece saygılı, zarif ve kibar davranmaları onları yücelten en önemli vasıflarıdır desek yanılmış olur muyuz? Elbette hayır.  

 

Bu insanların bir diğer özelliği ikili ilişkilere yani ziyarete önem vermeleridir. Çünkü bu tür insanlar arkadaşlarına karşı vefalı ve sadıktırlar. Dostlarını ihmal etmez, ziyaret edip işi olsun olmasın hatır sorarlar. Tanıdıkları ya da tanımadıkları hiçbir kimseye karşılık beklemeksizin ziyaret ederek onlara değer verdiklerini gösterirler. Buradaki kural şudur: “mutlu ederek mutlu ol” kuralıdır.

 

3Z kuralının sonuncusu ziyafettir. İyiliğin ve güzelliğin yarısını güzel ve hikmetli sözler içeren sohbet oluştururken diğer yarısını iltifat (yemek yedirme, ziyafet) oluşturur.

 

Hikmetli bir deyişle özetleyecek olursak “sohbet unutulabilir ama iltifat asla unutulmaz” bu yüzden güzel insanlar beraber çalıştıkları kimselere, komşulara ve fakirlere ziyafet vererek gönül yaparlar..Yapılan gönüllerin etrafımızda güleryüzlü olarak dolaşmaları elbette bizim iyiliğimize de katkıda bulunacaktır. Size doğru dönen iyiliklerin kaynağında da zaten siz olduğunuza göre iyilikten iyilik doğmuş ya da güzel insandan sevilen insan doğmuş veya  sevilen güzel insan olduğunuz açık demektir böylece….. 

 

 

aşık ahi kul ahmed

13 Haziran 2012
Okunma
bosluk

Göğnümden neler çektim.. (Koşma)

Neler çektim şu göğnümün elinden

Benim varmadığım eller mi kaldı

Bahar gelir şu mevsimin düşünden

Benim esmediğim yeller mi kaldı

 

Kılıçözü gibi akıp kıvrılsam

Ayrık otu gibi sarıp örülsem

Bir gelinin leblerine yakılsam

Benim sarmadığım güzel mi kaldı

 

Al yanaktan allar giyer hâreli

Bir gönülden eğlen sunam kâreli

Gül benizden güller açar goncalı

Benim dermediğim güller mi kaldı

 

Cevru cefanı da çeker olaydım

Başa gelmedik hallere kalaydım

Kollarımda hayalini çalaydım

Benim ölçmediğim beller mi kaldı

 

Kırklar yediler söyleşir dilinen

Arşa çıkar mahbub olur yadınan

Kimselere nazar etmez arınan

Benim açmadığım sırlar mı kaldı

 

Ümmet deyu kullar arar hasından

Bir adıma baha biçer gülünden

Sıdkı kavi ise yazar canından

Benim yanmadığım kullar mı kaldı

 

Ahi kul ahmed kavgası cehlinen

Sohbet kılar türlü türlü sözünen

Postu yoktur başa durmaz sazınan

Benim susmadığım şerler mi kaldı

 

 

ahi kul ahmed’e nasib

24 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Evvel bahar ermeyince / ben bir şahin olsam / bağlar başı şiirleri…

Evvel bahar ermeyince

 

 

Evvel bahar ermeyince

Kırmızı gül açmaz imiş

Kırmızı gül açmayınca

Gonca diye kokmaz imiş

 

Bahar baçı güller imiş

Gül bahayı aşk eylemiş

Aşkın sazı bülbül ötmüş

Bülbül gülsüz yatmaz imiş

 

Bülbül güle aşık imiş

Aşık ne ki ölür imiş

Ölmeden evvel ölseymiş

İnsan oğlu ölmezmiş

 

Gül bahardan azad imiş

Evvel nazar gonca imiş

Gonca Hakk’ın fehmi imiş

Fehme eren yanmaz imiş

 

Kır çiçekli ala dağlar

Lale sümbül çiğdem eğler

Yazıdaki oğlak söyler

Cana bülbül ayvaz imiş

 

Er baharda bağım gülşen

Gül dedimse kastım aşktan

Bülbül kimmiş benim canan

Canın sunan ölmez imiş

 

*                 *                  *

 

Şahin olsam ne çıkar bundan

 

İlim arzu edenlerindir

Arzu etsem ne çıkar bundan

Alim arzu edenlerdir

Sazı olsam ne çıkar bundan

 

 İlme gönül vermem veremem

 Arzu diye gece ölemem

 Ben bir arzu ile yaşarım

 Canı olsam ne çıkar bundan

 

Mesaj alındı yaşlan beyim

Bilmez kimse hem arzu halim

Sohbetimiz var arzu canın

Canan olsam ne çıkar bundan

 

Bize şahın nazarı gerek

Karga değiliz sekecek

Taksam cırnamı can verilcek

Şahin olsam ne çıkar bundan 

 

 *                   *                     *

 

 Bağlar başı

 

Bağlar başı yeller nazı

Çıka geldi ömrüm varı

Çala dursam ömrür sazı

Gönül çarhı ferman bilmez

 

Bağlar başı candan öte

Canan bekler candan geçe

Vara dursam neyden geçe

Gönül çarhı “ben”den bilmez

  

Bağlar başı sevda baçı

Etse eydür can niyazı

Gönül sazı canan nazı

Gönül çarhı eyvan bilmez

   

Bağlar başı dağlar kaşı

Yollar aşar dağdan âri

Benim yarim kimden eğri

Gönül çarhı zordan bilmez

 

Bağlar başı güller kârı

Aça dursa gonca gülü

Gülüm bilmez canan beni

Gönül çarhı candan bilmez

  

Bağlar başı eller kârı

Koka dursa gülüm zari

Bülbül güle yansa dahi

Gönül çarhı neyden bilmez

 

 

ahi kul ahmed’e nasib

 

 

 

30 Aralık 2011
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç