Kitab-ı aşk – 2

Ey gönüller dostu aşkım, Yandım sana bi hoş gelir

Senin aşkından yüreğim, Taştı bana bi hoş gelir

 

Aşk od’na yansam ne hoş, Ağlamaktan oldum serhoş

Aşksız gönül katı berduş, Yürek bana bi hoş gelir

 

Aşk od’na yansam gerek, Güldüğüme ağıt düşek

Bir gönüldür can verek, Kafirlere nahoş gelir

 

Ben söylerem Hakk’tan yane, Cihanı tuttu avaze

Kim gördüğümden azade, Her birinden bir taş gelir

 

Var nice taşlar atılaydı, Taşlara başlar tutulaydı

Dost ilinde bilineydi, Sevdiğime  bir hoş gelir

 

Kimmiş bizi aşık bilen, Sevdiğimiz Hakk’ı beyan

Vay şu aşkı inkar eden, Gözü kaşı bi hoş gelir

 

Niceleri var ki bilmez, Talih zebun eyler gülmez

Aşk elinde yavaş olmaz, Yazı kışı bi hoş gelir

 

Saf gönüller ele kanmaz, Yolunda yokuşta durmaz

Hakk’ı sevenler bilinmez, Kamu alem gardaş gelir

 

Ahi ahmed bil kendini, Dosta açıp şol gönlünü

Hangi telden çalsan sazı, Ol sultana yahşi gelir

 

 aşkın kudreti

 

İşidin ey yaranlar, Kıymetli güzeldir aşk

Verilmez hiç cahiller, Hürmetli güzeldir aşk

 

Hem vefadır hem cefa, Can uçurur canana

Muhammeddir Mustafa, Sevmeli güzeldir aşk

 

Dağa düşer yel eyler, Yaylalara gül eyler

Sultanları kul eyler, Cüretli güzeldir aşk

 

Kim ki aşka vuruldu, Yoktur cihan kaygusu

Aşk iledir bilgisi, Edepli güzeldir aşk

 

Denizleri kaynatır, Rüzgar olur söyletir

Mahbup olur çığırır, Kudretli güzeldir aşk

 

Akılları şaşırtır, Belalara düşürür

Yalnız benim dedirtir, Makamlı güzeldir aşk

 

Ahi ahmed neyleye, Didarını boylaya

Ol muhabbet toylaya, cihanı dönderir aşk

 

 

 

aşık ahi hattat kul ahmete nasibdir

29 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Kitab-ı aşk – 1

Aşk

 

Türlü cevr-u cefanın, namına aşk demişler

Bu cefayı ol süren, dosta gönül ekmişler

 

Aşk urur onca bela, çevirir nice hale

Dost elinden pervane, hay melamet etmişler

 

Her kim ki aşka düştü, her dem kaynadı taştı

Ol dirlik serencamı, her tarafın urmuşlar

 

Her kim aşka can ise, evvelde yazgı ise

Aşka hem yaran ise, can od’u pek urmuşlar

 

Ahi ahmedin canı, başında aşk çeraı

Her kim aşkı inkarı, bu meradan sürmüşler

 

aşk

 

İşidin ey yarenler, aşk bir güzele benzer

Aşkı olmayan kişi, yüreği taşa benzer

 

Taş yürekte ne biter, gülden ari dert biter

Nice tatlı söz söyler, manisi ağuya benzer

 

Aşk ile gönül yanar, yandıkça muma döner

Taş gönüller kararır, hayratı şerre benzer

 

Kim sultanın kapısı, aşk iledir kerpici

Aşık tutar yapısı, yaldız paşaya benzer

 

Endişeden âri ol, selam üzre halim ol

Aşk ile yan ahi ol, postu dervişe benzer

 

Aşık

 

Bana can sensin canım, sensiz kararım yoktur

Arşda sen olmaz isen, bil ki nazarım  yoktur

 

Her daim seni gözler, sözümle seni söyler

Gel gör ki senden ayrı, özde bazarım yoktur

 

Çün ben benden geçmişim, benden sana uçmuşum

Gayri ne halde  isem, bir an kararım yoktur

 

Eğer beni yakarsan, yetmiş kez öldürürsen

Yine dönerim sana,  zira hiç arım yoktur

 

Aşık canına kim dost, canı birdir maşukla

Türlü türlü hali var, gayri meramım yoktur

 

Canu gönül akıldan, ne ayrı ne mülkü var

Her yufkada eli var, aşkda dermanım yoktur

 

Bu dirliği seversen, aşk eteğini tutasın

Aşk ile ol nesneye, gayri zevalim yoktur

 

Aşıklara bu suret, yüzbin gömlek içeru

Nicedir rüzgar esmez, hüsran zamanım yoktur

 

Ahmed dahi aşığın, göster didarın ona

Cananım dahi sensin, közde şikarım yoktur

 

aşık

 

Aşk ile postum lal oldu, görünmeye bir hal oldu

Saralı bir can eyledi, ele berhudar söyledi

 

Hakk Teala dostlar yazar, birliğine şahit kılar

Nice giriftar kılar da, ele dünyayı peyledi

 

Arifleri sorgu etmez, aşıklara huri vermez

Bir dem kendin unutturmaz, ele şeytanı peyledi

 

Selam eyler selam eyler, selamdan gönüller peyler

Bir nice aşıklar ağlar, ele benliği peyledi

 

Var iken yok musun harda, bulunmaz bahası canda

Ayrılık olduğu yerde, ele nizaı peyledi

 

Nefsin kal’asın yıkalım, tarikattan yol bulalım

Er eteğini tutalım, ele şeriat peyledi

 

Er ile çıktık yola kim, bulunmaz baha sunalım

Hakikatle hay olalım, ele tarikat peyledi

 

Nişanı aşktan esirdi, bu canı yoktan var itti

Yüz bin marifet sanatım, ele hakikat peyledi

 

Marifeti şeriatın, dini aşkın yoluna mı

Aşığı nice ettin sen, bene Mansur’u peyledi

 

Gel gör ki hiç değişmiyor, softaların iktidarı

Aşk eyledim marifetle, ele şeriat peyledi

 

Şükür ki Allah’ın şanı, aşktan yanadır kılıcı

Ölmez aşk yakmaz aşıklar, bize ahiret peyledi

 

 Aşkın demi

 

Aşık gönlünü açar, cananını eyletir

Aşksız olan neylesin, şeriatı peyletir

 

Aşıkın canı aşkdur, aşkla yanar eğlenir

Aşığın verdiği can,  çün aşksızı horlatır

 

Kimi mal mülkü sever, kadınla döner dünya 

Aşığa mal yoktandır, yoktan olalı giyer

 

Aşık dünyayı neyler, akıbeti terk eyler

Aşk eteğin tutmuştur, kim ölürse yanar gider

 

Ezeliden bir kadeh, sundu bana cananım

İçeliden beri ah, kim içmezse hoyrat gider

 

Ahi ahmed nişanın, aşktan esirdi canın

İçtikçe her dem halin, aşktan yanalı gider

 

 

Mansur:şamda “ben allah’ım” dediği için idam edilen kişi

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir

 

25 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Elhamdülillah..

Kuru idik yaş olduk

Kanatlandık kuş olduk

Birbirimize eş olduk

Uçtuk elhamdülillah

 

Vardığımız illere

Şol sefa gönüllere

Muhammedî sünnete

Saçtık elhamdülillah

 

Ayak idik baş olduk

Can idik canan olduk

Kefi ile nun bildik

Ol’duk elhamdülillah

 

Dertliyken derman bulduk

Hastayken şifa bulduk 

Ağlarken yahşi olduk

Olduk elhamdülillah

 

Ömür sürdüm illere

Var nice gönüllere

Ahiri hurilere

Vardık elhamdülillah

 

İkra dedim halime

Şol bahçemiz güllere

Bu aşkı nesillere

Verek elhamdülillah

 

Cahil idik yıkandık

Alemlerle horlandık

Cehli arif eyledik

Olduk elhamdülillah

 

İman ile şeriat

Bir dost ile tarikat

Hepisinden hakikat

Mar’fet elhamdülillah

 

Günler yiter tamamdır

Geri gelmek muhaldir

Senden yana dönendir

Kulum elhamdülillah

 

Candan geçtik canana

Yollar ölçtük dağlara

Sadırlarda nazara

Bildik elhamdülillah

 

Sen bir aşk eriysen

Aşkını sıdk eylesen

Od vuralar canın hem

Piştik elhamdülillah

 

Ahmet tenin yuka mı

Aşka düşün sârâ mı

Ölmek ilen sâfâ mı

Öldük elhamdülillah

 

Yare düştük can olduk

Cananıma hal olduk

Safalara gark olduk

Coştuk  elhamdülillah

 

Yavandık yağlı bulduk

Fakirdik zengin olduk

Cahildik arif olduk

Bildik elhamdülillah

 

Gafletken mümin olduk

Aç idik hem tok düştük

Cümleyle ümmet olduk

Olduk elhamdülillah

 

Bir gönlün od’na yandık

Akıllıydık delolduk

Canana divan durduk

Tüttük elhamdülillah

 

Ahi ahmed halleri

Güller sarar kalbleri

Sabırlı aşk neferi

olduk elhamdülillah

 

 

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir..

23 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Aşkın elinden

Dostlar nideyim

Aşkın elinden

Canda cananım

Aşkın elinden

 

Dinle derdimi

Neyle ahımı

Ölmez canımı

Aşkın elinden

 

Aşmaz bendimi

Şaşmaz dengimi

Yanmaz tenimi

Aşkın elinden

 

Varum yoğuma

Sinem bağrıma

Bilmez cehlime

Aşkın elinden

 

Bağlar meskenim

Ağlar gözlerim

Bağlar yollarım

Aşkın elinden

 

Dilim lal oldu

Kârım hay oldu

İşim zay oldu

Aşkın elinden

 

Nurun göreyim

Yüzüm süreyim

Canım vereyim

Aşkın elinden

 

Ahum göklere

Zannım açlara

Bahtım kullara

Aşkın elinden

 

Toprakta teni

Tende canı

Canda mekanı

Aşkın elinden

 

Söylerem heman

Ahiri zeman

Yoldaşım iman

Aşkın elinden

 

Alem yaradan

Perde aradan

Kemal selamdan

Aşkın elinden

 

Yücedir Rahman

Eskidir harman

Bilmezem sanman

Aşkın elinden

 

Korkma ölümden

Canda vekilsen

Kaldır aradan

Aşkın elinden

 

Civanken koca

Gündüzüm gece

Halim yaz  nice

Aşkın elinden

 

Ne utanır ne

Zahidi nefse

Allaha varsa

Aşkın elinden

 

Nefsin adetu

Sevmez ibadetu

Aklım taatu

Aşkın elinden

 

Alma tenden can

Görmeden canan

Allah’ım aman

Aşkın elinden

 

Nurun göreyim

Pâyin süreyim

Canım vereyim

Aşkın elinden

 

Aşkım Muhammed

Komaya firkat

Ol rasül emced

Aşkın elinden

 

Ahmed şükrane

Kurban canane

Atma hicrane

Aşkın elinden

 

Hakkı sevenin

Onca nişanın

Gaflet haramın

Aşkın elinden

 

Gaflete uyma

Nefisin kal’a

Yıkagör durma

Aşkın elinden

 

Derviş nişanı

Bil uyuyanı

Didar müştakı

Aşkın elinden

 

Aşıksan beri

Kamile doru

Cahile zayi

Aşkın elinden

 

Tevbeye gelsen

Emanet ıssın

Behey şol miskin

Aşkın elinden

 

Geçen gününde

Ecel ardında

Hesap vaktinde

Aşkın elinden

 

Dünyada yürür

Akıbet ölür

Nicedir yatır

Aşkın elinden

 

Hayırdan şerden

Gittiğin yoldan

Bulasın andan

Aşkın elinden

 

Sinun gecesi

Münker şivesi

Senden olası

Aşkın elinden

 

Ahmede ferman

Dertlere derman

Meğer ki Hakk’tan

Aşkın elinden

 

Ahmed biçare

Yüzleri kare

Nicedir vara

Aşkın elinden

 

Ahmedin haddi

Edeptir sırrı

Gül olmuş yari

Aşkın elinden

 

 

 

 aşık ahi kul ahmede nasibdir

21 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Bülbül..

Sen bir garib kul mu idin

Niçin ağlarsın a bülbül

Hakk’tan fehme zar mı idin

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Dağlar kaşı duman mıydı

Irmak başı suna mıydı

Yardan ayrı düşen miydi

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Yavuzluğun elden midir

Dertlilerin kuldan mıdır

Dostu görmek muhal midir

Niçin ağlarsın a bülbül

 

İlin mi gülün mü kaldı

Sen gidende gözün mü taldı

Sılada yarin mi kaldı

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Denizlere talmadun mu

İnci mercan bulmadın mı

Yare yakut vermedin mi

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Yerin gülistan mı senin

Açsın goncalarla sesin

Firak eyleme nefesin

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Uykulardan beri misin

Seherlerin dili misin

Ağlayana vekil misin

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Kanadını kimler kesti

Uçmağa gör eller yoldu

Edebe hicablar kıldı

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Kim kadrini bilmez imiş

Makamını sormaz imiş

Dostu görmek vuslat imiş

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Haber geldi de bülbüle

Güller açtı deyu gene

Mihnet kılmaz firkat ile

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Lale nergis reyhan neyler

Bostanı gülistan eyler

Bülbül aşkı güle söyler

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Gül yüzüne bakam dedim

Kana kana firkat içtim

Muhanetten evvel uçtum

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Muhammed’in aşkı kimmiş

Gülü Allah’a mı sunmuş

Aşk od’una bülbül ötmüş

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Hasret misin sıla deyu

Besmeleyle başla yavu

Dinlemeyen aşktan geri

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Kışın gittin yazın geldin

Hasret üzre türlü düzdün

Gariblerle aşkı yazdın

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Yanağında al var gülün

Aşığında giz var elin

Dallarında mı makamın

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Ey bülbülüm şalın sarı

Nerden giydin sen bu donu

Muhabbet ettiğin canı

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Ey bülbülüm sana no’ldu

Gül benzin sararıp soldu

Türlü türlü ağıt yoldu

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Nesillerin asil senin

Kafeslerin türlü elin

Kullar ile niza sesin

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Karlı dağlar aşar mısın

Türlü makam çıkar mısın

Beni derde koyar mısın

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Kırk makamı güle yazdın

Can bedende mahpus kıldın

Söylenir hep senin adın

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Uzun yollar aşıp geldin

Garip deyu başa durdun

Gül olmasa anılmazdın

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Nice erdin maksut başka

Bağır deştin kurban aşka

Sadırlarda canan yasta

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Beni derde salan bülbül

Canı cana yakan bülbül

Muhammed’de sever gül gül

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Kendi özün toprak iken

Hakka canı sunmak varken

Ahmet sözü Hakk’lı iken

Niçin ağlarsın a bülbül

 

 

aşık ahi kul ahmede yazmak nasib olmuştur.

15 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

iman ile iman ile

İman ile iman ile

Hakk’ı sevmek iman ile

Dosttan ayrı düşmek olmaz

İman ile iman ile

 

Bir gün gele tamam ola

Geri dönmek muhal ola

Senden yana dönen kula

İman ile iman ile

 

İman bize can mı ola

Candan içre giz mi yana

Sadırlarda gizler kula

İman ile iman ile

 

Sensin Kerim sensin Rahim

Yoldaş eyle iman elim

Ahir derler zaman gülüm

İman ile iman ile

 

Toğduk deyu ölmek olmaz

Zaman geçer hüsran bilmez

Eller gider kendi gitmez

İman ile iman ile

 

Daim andım seni Hüda

Koma bizi yanan nara

Muhammed’li doğru yola

İman ile iman ile

 

Muhammedin didarından

Güller açmış yanağından

Mahrum etme var nurundan

İman ile iman ile

 

Yüzüm yoktur halim söyler

Günah kalsın canan peyler

Meğer inayetin bekler

İman ile iman ile

 

Ey bizi yaradan Mevla

Muhammed’in şafi ola

Ümmet yazsın beni sona

İman ile iman ile

 

Taşdı yüreciğim taşdı

Dostum şu önüme düştü

Yer yarıldı canım pişti

İman ile iman ile

 

Yoldaş eyle imanımı

Muhammed’e salatımı

Sevab olcak günahımı

İman ile iman ile

 

Ahir olmuş zaman kötü

Bir gün sefer kılsam kati

Muhammed’siz sefer ne ki

İman ile iman ile

 

Senden yana dönder beni

Beni benden ayır Gani

İki esmez rüzgar demi

İman ile iman ile

 

Bu can sana feda Mevla

Senden gayri bilmem Hüda

Zatın ile hoştur bela

İman ile iman ile

 

Kafir ile koma bizi

Hele muhanette sızı

Meğer inayette bizi

İman ile iman ile

 

Yaşadım ha yaşamadım

Senden ayrı heç düşmedim

Muhammed’siz iş görmedim

İman ile iman ile

 

Sarık ile kefen biçtim

Secde ile kulluk ölçtüm

Feta diye ahi düştüm

İman ile iman ile

 

Selam ettim iman ile

Yazıdaki oğlak bile

Sala eyler vera ile

İman ile iman ile

 

İman kavi tevhid baştan

Salat ile kulluk halden

Ayırma sen Muhammed’den

İman ile iman ile

 

İsraf etme ömür çarkı

Hüsran gelir zaman ardı

Ayan etmiş Rahman sırrı

İman ile iman ile

 

Güller ile diller ile

İkra diyen Kuran ile

Cehli yumak alçak ile

İman ile iman ile

 

Zikir çektim dağlar ile

Zülfe çektim perçem düşe

Salavatım önden sona

İman ile iman ile

 

Eller ölsün bir sen yaşa

Toprak at dur arkadaşa

Döndüğünde aynı yaşa

İman ile iman ile

 

Ahi ahmed varır bir gün

Temennası iman her gün

Ayrı gayri olmaz bugün

İman ile iman ile

 

 

(Muhammed isimleri içun: Allahümme salli ala muhammedin ve ala ali muhammed)

 

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir

13 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Kıyamet halleri

Her kim sever Allah’ı

Canan kılar vallahi

Afuv eyler günahı

Şu kıyamet gününde

 

Seni beni yaradan

Rahmet ile kuşatan

Doslarını ayıran

Şu kıyamet gününde

 

Buyruğunu dutasın

Kulluğunu bilesin

Hakka mahbub olasın

Şu kıyamet gününde

 

İhlas ile varasın

İman kavi düşesin

Şeytanlar kaçırasın

Şu kıyamet gününde

 

Dünya deyu aldanan

Mağrur olup güvenen

Pişman düşe mahşerden

Şu kıyamet gününde

 

Ben mağrur olmayayım

Nefistir kanmayayım

Yüz kara varmayayım

Şu kıyamet gününde

 

Bellüdür öleceğin

Yakasız giyeceğin

İttiğin bulacağın

Şu kıyamet gününde

 

Sanma ki ölmeyesin

Çağrıyı duymayasın

Oy nice yanmayasın

Şu kıyamet gününde

 

Nice zaman yatasın

Kamil isen uçasın

Gelenleri tutasın

Şu kıyamet gününde

 

Gafil olma ateşten

Zulme çalar nefisten

Şeytan dahi tamudan

Şu kıyamet gününde

 

Bu dünya göçerlerin

Ettiğini bulanların

Kardaştan kaçanların

Şu kıyamet gününde

 

Hakk yolunun kucağı

Muhammed’in ocağı

Şefaatin veraı

Şu kıyamet gününde

 

Hakk sözünü tuttun mu

Helal haram yuttun mu

Muhammed’e uydun mu

Şu kıyamet gününde

 

Dört kitabın manisi

Hakk’a varır hepisi

Yazmaz dünya tapusu

Şu kıyamet gününde

 

İsrafil’in suruna

Kalanlar çağrıla

Gökten zulmetler yağa

Şu kıyamet gününde

 

Dünyadaki işlerin

Avrat evlat düşlerin

Amel nedir bilmedin

Şu kıyamet gününde

 

Bilen bilmeyen gele

Saflar ile düzüle

Defterleri verile

Şu kıyamet gününde

 

Defter defter defterim

Kantar çekmez işlerim

Kurtar deyu beklerim

Şu kıyamet gününde

 

Amelsiz gidilir mi

Soya güvenilir mi

Kusurum canım mı

Şu kıyamet gününde

 

Arifler sual olmaz

Aşığa huri vermez

Suçlular nefes almaz

Şu kıyamet gününde

 

Haktan yana çalasın

Sünnet ile varasın

Ölmeden de ölesin

Şu kıyamet gününde

 

Seherlerde kalkanlar

Fakirlerle yunanlar

Varı yoğa satanlar

Şu kıyamet gününde

 

Tevhid ile imanı

Zalimlere nizaı

Hurilerin selamı

Şu kıyamet gününde

 

Ahi kul ahmed neyler

Dost suali zor eyler

Sıratta cümle ağlar

Şu kıyamet gününde

 

Ağla ahmedim ağla

Ümmet sıratta hala

Ya Muhammed Mustafa

Şu kıyamet gününde

 

 

 

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir.

11 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Gönülle onmaz işler

Deli gönül gel hele

Gezelim senin ile

Şöyle bir yol uy bene

Gezelim senin ile

 

Gel şimdi dosta varak

Her ne derse yaparak

Sabah akşam bilişek

Bilişek senin ile

 

Uyma şeytan sözüne

İman ister ardına

Gel dostların yanına

Varalım senin ile

 

Söyle sözün kavisin

Aşka düşmüş nevisin

Şol Muhammed nebisin

Uyalım senin ile

 

Bağu bahçe gülleri

Hem de şol gönülleri

Irak olmuş elleri

Derelim senin ile

 

Akar gönül alçağa

Varır gider ummana

Hele canı canana

Katalım senin ile

 

Yaran ol dosttan yana

Dost kimdir candan yaza

Hoş  sevi kuldan çala

Çalalım senin ile

 

Gidelim ilden ile

Hem gönülden gönüle

Hepisinin dengi ne

Çekelim senin ile

 

Biz bu aşkın od’ına

Yanalım önden sona

Ya vedüd çerağına

Ölelim senin ile

 

Ya Allah çığır bana

Yazadur senden yana

Aşıklar namazıma

Duralım senin ile

 

Ecel oku erdi de

Ömrümüzü yirdi de

Hakk’la Pazar itti de

Kabulüm senin ile

 

Söyle sözü beride

Aşşa dur ha edeple

Zalim nefsi kal’ada

Yıkalım senin ile

 

Zahirden batına var

Varından yoğunu gör

Sadıktan hay dosta er

Erelim senin ile

 

Bir uluya varalım

Tevbe nazar kılalım

Buğday himmet seçelim

Meramım senin ile

 

Ulu kişi hangi ne

Gönül sırrı engine

Adlarımız deliye

Çıkarak senin ile

 

Şeriat kıldan ince

Tarikat yoldan nice

Hakikat marifete

Banayım senin ile

 

Cahil idim evvela

Cehli yudum horluğa

Marifeti uçmağa

Verelim senin ile

 

Ahi ahmed halini

Aşkı yıkmış bendini

Ömür yetmez harcını

Karalım senin ile

 

 

aşık ahi kul ahmed

10 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Hakk sorar; Harc etsem; Dostlar; Hakk; Hakk bilir; Meydana gelsin; Ya Rabb; Aptallar şiirleri topluca..

Hakk sorar

 

Bir keme çerağım var        

Bir hüsnü meramım var     

Bir Hakk’a niyazım var       

Bir Hakk sarar ol beni           

 

Ne ettin neler ettin

Kim hakkın tükettin

Ol edebin terkettin

Bir Hakk sorar ar beni

 

Kimse bilmez nettiğim

Akıl ermez gittiğim         

Onca yolun teptiğim          

Bir hal olur ser beni

 

Harc etsem

 

Bin yıl ömrüm olsa     

Harc edeyim sana          

Her ne derdim varsa    

Derc edeyim sana           

 

Her ne lezzet varsa          

Can tadın eresin               

Kim varmaz yadına          

Yavandır düresin        

 

Her ne can bilirse           

Hak yoluna varırsa          

Sencileyin ölse             

Düğünler edesin         

 

Dostlar

 

Dostları hak bildirir  

Hak bir gönül işidir   

Kim benliğin öldürür 

Ferman kimin hal kimin

 

Garibim yol giderim        

Şunca yolda ölenim           

Kim garibe sölemim        

Derman kimin hal kimin  

 

Denizleri aş da gel       

Hak gönüle baş da gel  

Kim benliğin yırt da gel 

Nefsin kimin kul kimin   

 

Söyler sözün ar bulunmaz    

Kemter kulun fer bulunmaz 

Ağlar gözün yaş bulunmaz  

Silsin kulun hak kimin          

 

Ben bir Türk evladıyam        

Şehit Ahmet yadıyam           

Toprak aldı yatıyor             

Dedem gibin dost kimin        

 

Hakk

 

Hak demeye sözüm var         

Haktan ayrı neyim var          

Bir şuncacık canım var         

Bir hak alır ol onu.                

 

Söz açtım Haktan yana          

Ah ettim Haktan yana           

Kim dedi önden sona             

Bir Hak ile var beri                  

 

Hakk bilir

 

Kimse bilmez fak’rimi

Seda etmez derdini

Ol fakirin kahrını

Hak ile yezdan bilir

 

Benim sana vardığım         

Yoktan hırka giydiğim       

Kul ahmetin nettiğin            

Hak ile yezdan bilir             

 

 

 

Meydana gelsin

 

Herkesi dost bilirim             

Dostlar meydana gelsin       

Her gizi dost bildirir            

Sözler meydana gelsin       

 

Er kişi ki gizlidir               

Olan meydana gelsin

Ham iken harda pişip

Yanan meydana gelsin

 

Sözün tartısın ala                  

Sohbeti yav’sun kıla              

Her gizi dostu ile                   

Olan meydana gelsin             

 

Emmarenin emrinden              

Şeytanının şerrinden                

İkisinin denginden                   

Kaçan meydana gelsin             

 

Dosdoğru hakka vara              

Kalp o ki hakkı göre               

Er kişidir alçakta                     

Duran meydana gelsin

 

 

 

Ya Rabb

 

Ya Rabb  kadrini göster          

Kadr ile şadın göster              

Şad olmuş yüreğim                

Aşk ile seni özler                    

 

Aşık olan aşıklar

Maşukun arzular

Kul olmak dileğim

Zikr ile seni özler

 

 

Aşık  olan kişi               

Akar gözün yaşı            

Ol Haktan her  işi          

Aşk ile çağlar                

 

 

Aptallar

 

Sevenlerin dikkatine        

Her ne yazdık rahmet ile   

Ol yazılarda mercekle        

Sır bulan meydana gelsin           

 

Her sözümüz doğru idi

Dosdoğrusu Haktan idi

Bugünlere ışık idi

Bilenler meydana gelsin

 

Kim gönlünü açmış ise     

Aptalara püryan olsun         

Kuş dilini ötermiş ki             

Aşka kim Süleyman olsun         

 

Aptal dedim di kızdılar            

Hakktan dedim di bıktılar        

Yoktan verdimdi sattılar      

Köşke kim şadırvan olsun        

 

Aptallık Haktandır dedik        

Bahası yoktandır bulduk

Eyi dedik size onluk

Seve kim cananın olsun

 

Aptalların şanı çoktur         

Cümlesi de bir bir hoştur        

Sözümüz bir sevi yoldur      

Aptallık bu namım olsun          

 

Ne diye darıldınız bilmem 

Hak söyletir aptal  nedem    

Ben bir aptal olsam kızmam       

Kızanlar da aptal olsun    

 

Şimdi bişi bilmez olduk       

Heç bir şeyi demez olduk     

Dediklerimiz eskidir          

Sayenizde görmez olsun

 

Çok ettiniz de aklıma              

Bir nicedir de halime               

Dost bilirim şol kimine              

Bir nicedir görmez olsun   

 

Kimse sormadı nedir diye  

Çaldı aklım, ahım diye      

Bunlar aptallara hediye       

Bir sevgidir yanmaz olsun   

 

 

aşık ahi kul ahmede 2002/2005 te nasib olmuştu.

 

13 Mart 2012
Okunma
bosluk

Güzel, sarmayınan (Koçaklama)

Senin içun seni sevdiğim güzel

Çifte benlerine nazar değer mi

Canı cana katıp öldüğüm güzel

Bahar güllerine soğuk düşer mi

 

Bir dost ararım da güzelden olsun

Daşa yaslanırım da topraktan çıksın

Güle darıldım da dikenden geçsin

Dostun tandırına hedik düşer mi

 

Baharı kışa kattım gül kokmadı

Deliyi başa yazdım hiç eyledi

Divane oldum Hakk’ta “bir” olmadı

Hakk’ın zatına da “gayri”  düşer mi

 

İmanın yok mudur yürek döyerken

Cemalin ay mıdır hal üzre iken

Güzel yaratırmış “Güzel” giz iken

Böyle azaba da sadık düşer mi

 

Eğilir dallarım toprak yakîndir

Alçağa konarım güzel başımdır

Nice bahtı kara kader dostumdur

Bağ-ı irfanıma ümmet düşer mi

 

Kaç güzele yandım murat almadım

Bir çirkine düştüm ayna vermedim

En son şu zalime iman sormadım

Güzel yaradan da zalim düşer mi

 

Yanarım yanarım ağlar yanarım

Mor çiçekli ala dağlar aşarım

Lale sümbül gülden kullar çalarım

Canan dererim de Leyla düşer mi

 

Yan göğnüm  bahar eyyamı gecikti

Bülbül güle düştü benzi karahtı

Güzel diye döndüm nar-ı cemaldi

Kahır çekerim de ben’e düşer mi

 

Ellerim duadır sana ağıtım

Söylerim kelamdır sana indiğim

Sözüme tel misin zülfün gerdiğim

Çala dururum da uşşak düşer mi

 

Kararım yoktur a gülüm efendim

Mihrabım kıldım çare kıblegahım

Cihan-ı kudrette güzel sultanım

Bazar eylerim de  karar düşer mi

 

Yuka olur aşıkların bağırı

Zalim olur güzellerin nazarı

Çatal olur yiğitlerin yüreği

Varır deşerim de boran düşer mi

 

Yüce dağın ardı sıra gidilmez

Eteğinde göven ördek vurulmaz

Onbeşinde körpe gelin geçilmez

Alır kaçarım da attan düşer mi

 

Dumanı batasıca ala dağlar

Babal mı aldın depende yol eğler

Yörük yaylasında güzeller ağlar

Gider isterim de şarttan düşer mi

 

Kokarsın burcu burcu gül içinde

Bakarsın nazlı nazlı el içinde

Söyletmen beni onbir saz içinde

Beler  koynuma da kızdan düşer mi

 

Ahi kul ahmed de yanar yakılır

Güzel sarmayınan yiğit olunur

Üç yüz atlı beş yüz yaya döğüşür

Güzel uğruna da candan düşer mi

 

.

 

ahi kul ahmede nasibdir

14 Şubat 2012
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç