Kitab-ı aşk – 1

Aşk

 

Türlü cevr-u cefanın, namına aşk demişler

Bu cefayı ol süren, dosta gönül ekmişler

 

Aşk urur onca bela, çevirir nice hale

Dost elinden pervane, hay melamet etmişler

 

Her kim ki aşka düştü, her dem kaynadı taştı

Ol dirlik serencamı, her tarafın urmuşlar

 

Her kim aşka can ise, evvelde yazgı ise

Aşka hem yaran ise, can od’u pek urmuşlar

 

Ahi ahmedin canı, başında aşk çeraı

Her kim aşkı inkarı, bu meradan sürmüşler

 

aşk

 

İşidin ey yarenler, aşk bir güzele benzer

Aşkı olmayan kişi, yüreği taşa benzer

 

Taş yürekte ne biter, gülden ari dert biter

Nice tatlı söz söyler, manisi ağuya benzer

 

Aşk ile gönül yanar, yandıkça muma döner

Taş gönüller kararır, hayratı şerre benzer

 

Kim sultanın kapısı, aşk iledir kerpici

Aşık tutar yapısı, yaldız paşaya benzer

 

Endişeden âri ol, selam üzre halim ol

Aşk ile yan ahi ol, postu dervişe benzer

 

Aşık

 

Bana can sensin canım, sensiz kararım yoktur

Arşda sen olmaz isen, bil ki nazarım  yoktur

 

Her daim seni gözler, sözümle seni söyler

Gel gör ki senden ayrı, özde bazarım yoktur

 

Çün ben benden geçmişim, benden sana uçmuşum

Gayri ne halde  isem, bir an kararım yoktur

 

Eğer beni yakarsan, yetmiş kez öldürürsen

Yine dönerim sana,  zira hiç arım yoktur

 

Aşık canına kim dost, canı birdir maşukla

Türlü türlü hali var, gayri meramım yoktur

 

Canu gönül akıldan, ne ayrı ne mülkü var

Her yufkada eli var, aşkda dermanım yoktur

 

Bu dirliği seversen, aşk eteğini tutasın

Aşk ile ol nesneye, gayri zevalim yoktur

 

Aşıklara bu suret, yüzbin gömlek içeru

Nicedir rüzgar esmez, hüsran zamanım yoktur

 

Ahmed dahi aşığın, göster didarın ona

Cananım dahi sensin, közde şikarım yoktur

 

aşık

 

Aşk ile postum lal oldu, görünmeye bir hal oldu

Saralı bir can eyledi, ele berhudar söyledi

 

Hakk Teala dostlar yazar, birliğine şahit kılar

Nice giriftar kılar da, ele dünyayı peyledi

 

Arifleri sorgu etmez, aşıklara huri vermez

Bir dem kendin unutturmaz, ele şeytanı peyledi

 

Selam eyler selam eyler, selamdan gönüller peyler

Bir nice aşıklar ağlar, ele benliği peyledi

 

Var iken yok musun harda, bulunmaz bahası canda

Ayrılık olduğu yerde, ele nizaı peyledi

 

Nefsin kal’asın yıkalım, tarikattan yol bulalım

Er eteğini tutalım, ele şeriat peyledi

 

Er ile çıktık yola kim, bulunmaz baha sunalım

Hakikatle hay olalım, ele tarikat peyledi

 

Nişanı aşktan esirdi, bu canı yoktan var itti

Yüz bin marifet sanatım, ele hakikat peyledi

 

Marifeti şeriatın, dini aşkın yoluna mı

Aşığı nice ettin sen, bene Mansur’u peyledi

 

Gel gör ki hiç değişmiyor, softaların iktidarı

Aşk eyledim marifetle, ele şeriat peyledi

 

Şükür ki Allah’ın şanı, aşktan yanadır kılıcı

Ölmez aşk yakmaz aşıklar, bize ahiret peyledi

 

 Aşkın demi

 

Aşık gönlünü açar, cananını eyletir

Aşksız olan neylesin, şeriatı peyletir

 

Aşıkın canı aşkdur, aşkla yanar eğlenir

Aşığın verdiği can,  çün aşksızı horlatır

 

Kimi mal mülkü sever, kadınla döner dünya 

Aşığa mal yoktandır, yoktan olalı giyer

 

Aşık dünyayı neyler, akıbeti terk eyler

Aşk eteğin tutmuştur, kim ölürse yanar gider

 

Ezeliden bir kadeh, sundu bana cananım

İçeliden beri ah, kim içmezse hoyrat gider

 

Ahi ahmed nişanın, aşktan esirdi canın

İçtikçe her dem halin, aşktan yanalı gider

 

 

Mansur:şamda “ben allah’ım” dediği için idam edilen kişi

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir

 

25 Temmuz 2012
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç