Allah yoluna – 2

Haydi varalım

Allah yoluna

Doğru gidelim

Allah yoluna

 

Bir gün gelecek

Cümle ölecek

Doğru çıkacak

Allah yoluna

 

Dünya metaın

Çeker yaranın

Doğru beyanın

Allah yoluna

 

Gelen gidiyor

Giden demiyor

Kuran yetmiyor

Allah yoluna

 

Şerik koşmayam

Yolum şaşmayam

Yare açmayam

Allah yoluna

 

Gönül yareli

Yarim sürmeli

Zülfü kınalı

Allah yoluna

 

Ahmedin halı

Duttandır sazı

Gönüldür yazı

Allah yoluna

 

Derdine düşen

Aşkile yanan

Rahmandır canan

Allah yoluna

 

Kararım kati

Dönmezem sahi

Dinimdir baki

Allah yoluna

 

Emmaredir halim

Bilmeye benim

Zevk ile canım

Allah yoluna

 

Yarimin ili

Uzaktır yolu

Goncadır gülü

Allah yoluna

 

Besmele başı

İkra’dır aşı

Sözlerin hası

Allah yoluna

 

Kalemden düşer

Kuran’da yazar

Erlerde nazar

Allah yoluna

 

Salatım sana

Beratım bana

Can verdim hele

Allah yoluna

 

Kuran’ın sözü

İllallah özü

Muhammed yolu

Allah yoluna

 

Kulların Rabbi

İşlerler haddi

Tövbedir dahi

Allah yoluna

 

Kaderdir yazar

İyilik bozar

Duadır bazar

Allah yoluna

 

Muhammed ağlar

Ümmeti çağlar

Doğrusu güler

Allah yoluna

 

Yarattın alem

Bilinmendir hem

Ateştir cehlem

Allah yoluna

 

Suret-i adem

Can eyler benem

Aşk iman saram

Allah yoluna

 

Kuran sazıyla

Hakkın sözüyle

Nebi haliyle

Allah yoluna

 

Arif sorulmaz

Aşık darılmaz

Cahil sarılmaz

Allah yoluna

 

Aşka yazmaya

Cehlim yumaya

Sırrı açmaya

Allah yoluna

 

Arifi halden

Cahili sözden

İblisi şerden

Allah yoluna

 

Dostun elinden

Sabır çekinden

Varım yoğumdan

Allah yoluna

 

Nefis kal’asın

Yıkam burçların

Açar didarın

Allah yoluna

 

Yanar dururum

Aşktır gururum

Hakk’tır kararım

Allah yoluna

 

Aşkı cefadan

Canı revadan

Kalbi riyadan

Allah yoluna

 

Ahmağın hali

Salağın yari

Aşıktan beri

Allah yoluna

 

Aşkı yazarım

Canana canım

Hakk’tır yaranım

Allah yoluna

 

Ahi ahmed kim

Kime miraç hem

Can verir alem

Allah yoluna

 

Gelen erişur

Giden bakışur

Canan ayruşur

Allah yoluna

 

Yare gönülde

Gönül fetada

Günah çekide

Allah yoluna

 

Emanım Hakk’a

Çerağım aşka

Günahım yana

Allah yoluna

 

Hoştur didarın

Zatı nihanın

Gayri hicabın

Allah yoluna

 

Zikir işimdir

Zelil halimdir

Varım yoğumdur

Allah yoluna

 

Melül yanarım

Zelil yiterim

Yokluk içerim

Allah yoluna

 

Yakin aşığın

Levhe yazdığın

Didar açtığın

Allah yoluna

 

Şeriat benden

Tarikat bizden

Hakikat yoktan

Allah yoluna

 

Aşkla yanarım

Canım satarım

Ümmet ararım

Allah yoluna

 

Sırrından açar

Horlanan uçar

Cehlimi yuyar

Allah yoluna

 

Dara düşürür

Aklı yitirir

Gömlek giydirir

Allah yoluna

 

La mekanda aşk

Mecnun canı aşk

Leyla mahı yak

Allah yoluna

 

Kelamla yakar

Cemale yazar

Zatını saklar

Allah yoluna

 

Gayrinden gayri

Yoğundan arşı

Zatından aşkı

Allah yoluna

 

Aşık saymazlar

Ölsem yumazlar

Baha biçmezler

Allah yoluna

 

Kulum kulluğum

Arştır çıktığım

Halktır döndüğüm

Allah yoluna

 

Hakk’ın işidir

Ümmet kaşıdır

Aşık sazıdır

Allah yoluna

 

Ümitten korku

Mihraptır şavkı

İmandır dengi

Allah yoluna

 

Altundan gümüş

Hisaptan düşmüş

Orda geçmezmiş

Allah yoluna

 

Ahi ahmedsin

Ağlar gülersin

Eller horlasın

Allah yoluna

 

Yolun incedir

İnce incedir

İnce eliftir

Allah yoluna

 

   

aşık ahi kul ahmede yazmak nasib olmuştur…

 

 

19 Ekim 2012
Okunma
bosluk

Aşkın elinden

Dostlar nideyim

Aşkın elinden

Canda cananım

Aşkın elinden

 

Dinle derdimi

Neyle ahımı

Ölmez canımı

Aşkın elinden

 

Aşmaz bendimi

Şaşmaz dengimi

Yanmaz tenimi

Aşkın elinden

 

Varum yoğuma

Sinem bağrıma

Bilmez cehlime

Aşkın elinden

 

Bağlar meskenim

Ağlar gözlerim

Bağlar yollarım

Aşkın elinden

 

Dilim lal oldu

Kârım hay oldu

İşim zay oldu

Aşkın elinden

 

Nurun göreyim

Yüzüm süreyim

Canım vereyim

Aşkın elinden

 

Ahum göklere

Zannım açlara

Bahtım kullara

Aşkın elinden

 

Toprakta teni

Tende canı

Canda mekanı

Aşkın elinden

 

Söylerem heman

Ahiri zeman

Yoldaşım iman

Aşkın elinden

 

Alem yaradan

Perde aradan

Kemal selamdan

Aşkın elinden

 

Yücedir Rahman

Eskidir harman

Bilmezem sanman

Aşkın elinden

 

Korkma ölümden

Canda vekilsen

Kaldır aradan

Aşkın elinden

 

Civanken koca

Gündüzüm gece

Halim yaz  nice

Aşkın elinden

 

Ne utanır ne

Zahidi nefse

Allaha varsa

Aşkın elinden

 

Nefsin adetu

Sevmez ibadetu

Aklım taatu

Aşkın elinden

 

Alma tenden can

Görmeden canan

Allah’ım aman

Aşkın elinden

 

Nurun göreyim

Pâyin süreyim

Canım vereyim

Aşkın elinden

 

Aşkım Muhammed

Komaya firkat

Ol rasül emced

Aşkın elinden

 

Ahmed şükrane

Kurban canane

Atma hicrane

Aşkın elinden

 

Hakkı sevenin

Onca nişanın

Gaflet haramın

Aşkın elinden

 

Gaflete uyma

Nefisin kal’a

Yıkagör durma

Aşkın elinden

 

Derviş nişanı

Bil uyuyanı

Didar müştakı

Aşkın elinden

 

Aşıksan beri

Kamile doru

Cahile zayi

Aşkın elinden

 

Tevbeye gelsen

Emanet ıssın

Behey şol miskin

Aşkın elinden

 

Geçen gününde

Ecel ardında

Hesap vaktinde

Aşkın elinden

 

Dünyada yürür

Akıbet ölür

Nicedir yatır

Aşkın elinden

 

Hayırdan şerden

Gittiğin yoldan

Bulasın andan

Aşkın elinden

 

Sinun gecesi

Münker şivesi

Senden olası

Aşkın elinden

 

Ahmede ferman

Dertlere derman

Meğer ki Hakk’tan

Aşkın elinden

 

Ahmed biçare

Yüzleri kare

Nicedir vara

Aşkın elinden

 

Ahmedin haddi

Edeptir sırrı

Gül olmuş yari

Aşkın elinden

 

 

 

 aşık ahi kul ahmede nasibdir

21 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Ağulu aşk (Koşma)

Benden selam olsun kara gözlüme

Selvi boylu uzar gider dalolur

Yardan ayrı kalan kara düşüne

Döner gider mahmur gözü elalır

 

Bir selamın alsam bahar dalına

On gardaşın gelse nice zoruna

Yenem dedim yenemedim göğnüme

Düşer gider zülfün teli bağolur

 

Allar geymiş harelere bürünmüş

Sarraf bilir altun akçe donanmış

Nazlı nazlı kaç yiğidi yıkarmış

Döşer gider yaram üzre derdolur

 

Dağlar çiçek açmış çiğdem zikreder

Yollar uzun yarden öçtüm pekuzar

Kurban olam senden esen rüzigar

Sarar gider yarden bana şalolur

 

Bir selamına kırk avrat boşasam

Kırkını da sana köle eylesem

Gönül kasrı padişahın kulolsam

Serer gider altun akçe zeb’lolur

 

Seher yeli yare yakın esersin

Gülden  âri çav da gel yar kokarsın

Bahar dalı nazlı olur üşürsün

Açar gider çiçek yare başolur

 

Bazârımı kurdum adım bezirgan

Gönüllere erdim yoğum hazırdan

Varsa da yoksa da satam yareden

Satar gider varı yoğu aşkolur

 

Aşığam aşık aşka yar benolim

Aldırdım aklımı yare delolim

Yar ile sohbetim şeker balolim

İçer gider aşkın tadı nazolur

 

Aşk bu, bir iner bir çıkarmış arşa

Yar bu, bir şerbet bir ağuymuş ferşe

Bu bir hal imiş her seherle döşe

Yakar gider ehli hali cezbolur

 

Ahi kul ahmedim ağu aşımdır

Yar diye sardığım can-u kaşımdır

Kul ola dediğim haddi ben’imdir

Geçer gider ben’li eller zülolur

 

hare: kırmızı çizgili üzere alınan giyim

bezirgan: uzak yollarda ticaret yapan tüccar

arş: Allahın yücelerdeki arşı

ferş: yeryüzündeki simetriği

cezbolmak: ilahi aşkın cezbesine kapılmak

ağu : zehir

zülolmak : zelil olmak, ayağa düşmek, perişan olmak

 Yollar uzun yarden öçtüm pekuzar : giderken aşkla gittiği için adeta içmiş. yarden ölçmek dönerken ölçmek olup zor olduğu zaman yönünden ağırlaştığı için uzuyor. uzun yol uzun saatte gidilir. uzun saat uzun yol demektir fiziki olarak aynı olsa bile. Einstain’in izafiyet teorisi de bu anlayışa dayanır. yol, hız, zaman arasında ters bir ilişki vardır. hızın azalması (isteksiz dönüş) yolu ve zamanı uzatır. hız artınca yol ve zaman kısalır. iki aynı yaştaki insanı birini dünyada bıraksak, diğerini uzay aracıyla daima süratle göndersek (hızlı hareket-isteklilik) dünyadakinin torunu olur, fakat uzaya giden daha evlenmemiş erken bir yaştadır. Allah ise zaman boyutundan müstağni =uzak= bağımsız olduğu için kemal sıfatlarla mücehhezdir ve değişmez. insanı değiştiren şey ise zamandır. bu kanuna tabi olanın hüsrana uğramaması için hareket etmesi gerekir. bu hareket ise = iman, salih amel, sabrı ve hakkı tavsiyedir ki yürüyen banta benzer. arabanın size emredilen civatasını sıkmazsanız bir daha ona dönemezsiniz ki “bunun adı hüsrandır” kurtuluş ise ASR suresindeki bu ifadelerdir. iman ve onun ispatı olan imana uygun gayret olan salih ameldir.

 kul ola haddi ben’im: benliğin terbiye ile edebe ulaşmasıdır. en üst makamda ben olmaz.

ben’li ellerin zül olmas: günahı işleten ben’ dir. ben terbiye olmazsa günahkarlık artar ve ahiret zülolur= rezillik rüsvaylık olur= ateş de olabilir Allah muhafaza.

 

 

 

ahi kul ahmede nasibdir.

21 Şubat 2012
Okunma
bosluk

Al yazmalım, candan kurtulmuş canan ister benden

Al yazmalım name göndermiş bana
Gül bitmedik bağı sorarmış benden
Bir bahçadan derler sararmış bana
Gün doğmadık gülü sorarmış benden

*

Ne bağlarım yeşil neylersin onda
Ne dağlarım ala çiçekli kırda
Ben zikrimi sana eylesem harda
Gün doğmadık gülü açarmış benden

*

Ne yanarım yoğa neylerim varı
Ne şikayet eyler dağlarım yari
Bir kulum ki kulluk eylerem Zatı
Gün doğmadık suçu sorarmış benden

*

Ey Gülizar gülü kohladım yare
Bir ataştır emre yanadur hare
Kul yanmasın günah yanadur çare
Gün doğmadık günah istermiş benden

*

Sevdiğim yar name göndermiş bana
Dikeni yetmemiş gül ister baha
Baharım yaz ele saydırmış daha
Seveni yetmemiş el ister benden

*

Dağları yar diye yaslandım yele
Savurdu kul diye Hasan’dan öte
Çiçekli mor diye kıymadım gene
Bin çeşit bağları, var ister benden

*

Otağım yok name salayım sana
Çerağım var sana yanayım sana
Bahadır bir güle hardayım harda
Goncası açmamış gül ister benden

*

Sevabımsın sürme çekeyim sana
Günahımsın tövbe kılayım gene
Rahmanım der varma öteyim ona
Rızası olmamış hak ister benden

*

Kazancım yok neme lazımdır ağyar
Sokacak bir başı yetirmez neyler
Gelelim bir başa gelecek kader
Kazası gelmemiş gül ister benden

*

Feleğin bil çarhı gerektir “illa”
Dediği “la” ile sevişmez “illa”
Gıybeti ko yaman kavuşur “billa”
Günyüzü görmemiş laf ister benden

*

Belalım var eli dost tutar zahir
Söz verip yok deyu dost satar ahir
Kıymatlım tat vermez dost nice zahir
“Kötüyü görmemiş” dost ister benden

*

Goncamın har eli can yakar canan
Dostluğu zar, teli tiz çalar candan
Selamı var ele ver neyler can can
Dostluğu yazılmış levh ister benden

*

Sevabım yok cennet uzaktır bana
Günahım gün yüze sevaptır güne
Kantarım gül, topuz ağdırır cana
Şefaat edecek yar ister benden

*

Yazarım bir yazgı oynasın kullar
Sevabım kül olsun örtesin suçlar
Şefa’tim var ise ümmeti kaplar
Rahmana kul olmuş yar ister benden

*

Feleğin bin çeşit oyunu vardır
Birinden el aman eylesem kârdır
Suçlarım çok dostun sorgusu zordur
Bağlardan kurtulmuş yar ister benden

*

ey ahi ahmedim kul olamadın
kul deyu varı yoğa çalamadın
el sayıldın da bi yar olamadın
candan kurtulmuş canan ister benden

*

ahi kul ahmed

15 Kasım 2011
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç