Bülbül..

Sen bir garib kul mu idin

Niçin ağlarsın a bülbül

Hakk’tan fehme zar mı idin

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Dağlar kaşı duman mıydı

Irmak başı suna mıydı

Yardan ayrı düşen miydi

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Yavuzluğun elden midir

Dertlilerin kuldan mıdır

Dostu görmek muhal midir

Niçin ağlarsın a bülbül

 

İlin mi gülün mü kaldı

Sen gidende gözün mü taldı

Sılada yarin mi kaldı

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Denizlere talmadun mu

İnci mercan bulmadın mı

Yare yakut vermedin mi

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Yerin gülistan mı senin

Açsın goncalarla sesin

Firak eyleme nefesin

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Uykulardan beri misin

Seherlerin dili misin

Ağlayana vekil misin

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Kanadını kimler kesti

Uçmağa gör eller yoldu

Edebe hicablar kıldı

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Kim kadrini bilmez imiş

Makamını sormaz imiş

Dostu görmek vuslat imiş

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Haber geldi de bülbüle

Güller açtı deyu gene

Mihnet kılmaz firkat ile

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Lale nergis reyhan neyler

Bostanı gülistan eyler

Bülbül aşkı güle söyler

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Gül yüzüne bakam dedim

Kana kana firkat içtim

Muhanetten evvel uçtum

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Muhammed’in aşkı kimmiş

Gülü Allah’a mı sunmuş

Aşk od’una bülbül ötmüş

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Hasret misin sıla deyu

Besmeleyle başla yavu

Dinlemeyen aşktan geri

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Kışın gittin yazın geldin

Hasret üzre türlü düzdün

Gariblerle aşkı yazdın

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Yanağında al var gülün

Aşığında giz var elin

Dallarında mı makamın

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Ey bülbülüm şalın sarı

Nerden giydin sen bu donu

Muhabbet ettiğin canı

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Ey bülbülüm sana no’ldu

Gül benzin sararıp soldu

Türlü türlü ağıt yoldu

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Nesillerin asil senin

Kafeslerin türlü elin

Kullar ile niza sesin

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Karlı dağlar aşar mısın

Türlü makam çıkar mısın

Beni derde koyar mısın

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Kırk makamı güle yazdın

Can bedende mahpus kıldın

Söylenir hep senin adın

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Uzun yollar aşıp geldin

Garip deyu başa durdun

Gül olmasa anılmazdın

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Nice erdin maksut başka

Bağır deştin kurban aşka

Sadırlarda canan yasta

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Beni derde salan bülbül

Canı cana yakan bülbül

Muhammed’de sever gül gül

Niçin ağlarsın a bülbül

 

Kendi özün toprak iken

Hakka canı sunmak varken

Ahmet sözü Hakk’lı iken

Niçin ağlarsın a bülbül

 

 

aşık ahi kul ahmede yazmak nasib olmuştur.

15 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

iman ile iman ile

İman ile iman ile

Hakk’ı sevmek iman ile

Dosttan ayrı düşmek olmaz

İman ile iman ile

 

Bir gün gele tamam ola

Geri dönmek muhal ola

Senden yana dönen kula

İman ile iman ile

 

İman bize can mı ola

Candan içre giz mi yana

Sadırlarda gizler kula

İman ile iman ile

 

Sensin Kerim sensin Rahim

Yoldaş eyle iman elim

Ahir derler zaman gülüm

İman ile iman ile

 

Toğduk deyu ölmek olmaz

Zaman geçer hüsran bilmez

Eller gider kendi gitmez

İman ile iman ile

 

Daim andım seni Hüda

Koma bizi yanan nara

Muhammed’li doğru yola

İman ile iman ile

 

Muhammedin didarından

Güller açmış yanağından

Mahrum etme var nurundan

İman ile iman ile

 

Yüzüm yoktur halim söyler

Günah kalsın canan peyler

Meğer inayetin bekler

İman ile iman ile

 

Ey bizi yaradan Mevla

Muhammed’in şafi ola

Ümmet yazsın beni sona

İman ile iman ile

 

Taşdı yüreciğim taşdı

Dostum şu önüme düştü

Yer yarıldı canım pişti

İman ile iman ile

 

Yoldaş eyle imanımı

Muhammed’e salatımı

Sevab olcak günahımı

İman ile iman ile

 

Ahir olmuş zaman kötü

Bir gün sefer kılsam kati

Muhammed’siz sefer ne ki

İman ile iman ile

 

Senden yana dönder beni

Beni benden ayır Gani

İki esmez rüzgar demi

İman ile iman ile

 

Bu can sana feda Mevla

Senden gayri bilmem Hüda

Zatın ile hoştur bela

İman ile iman ile

 

Kafir ile koma bizi

Hele muhanette sızı

Meğer inayette bizi

İman ile iman ile

 

Yaşadım ha yaşamadım

Senden ayrı heç düşmedim

Muhammed’siz iş görmedim

İman ile iman ile

 

Sarık ile kefen biçtim

Secde ile kulluk ölçtüm

Feta diye ahi düştüm

İman ile iman ile

 

Selam ettim iman ile

Yazıdaki oğlak bile

Sala eyler vera ile

İman ile iman ile

 

İman kavi tevhid baştan

Salat ile kulluk halden

Ayırma sen Muhammed’den

İman ile iman ile

 

İsraf etme ömür çarkı

Hüsran gelir zaman ardı

Ayan etmiş Rahman sırrı

İman ile iman ile

 

Güller ile diller ile

İkra diyen Kuran ile

Cehli yumak alçak ile

İman ile iman ile

 

Zikir çektim dağlar ile

Zülfe çektim perçem düşe

Salavatım önden sona

İman ile iman ile

 

Eller ölsün bir sen yaşa

Toprak at dur arkadaşa

Döndüğünde aynı yaşa

İman ile iman ile

 

Ahi ahmed varır bir gün

Temennası iman her gün

Ayrı gayri olmaz bugün

İman ile iman ile

 

 

(Muhammed isimleri içun: Allahümme salli ala muhammedin ve ala ali muhammed)

 

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir

13 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Muhammed’le (s.a.v)

İlham ile bir günde

Görüştük Muhammed’le

Ayan oldu kalbime

Bakıştık Muhammed’le

 

Bağdaş kurmuş sedirde

Hırka çekmiş sırtında

Kabul gördük lütfunda

Seviştik Muhammed’le

 

Dediler derdin nedir

Söylenen doğru yoldur

Canlara şifa budur

Kavuştuk Muhammed’le

 

Dedim arif bir kişi

Bıraktı beni şaşı

Has gönüller niyazı

Dertleştik Muhammed’le

 

Gülümsedi dişlerle

Al yanakta güllerle

Kuran’daki sözlerle

Anlaştık Muhammed’le

 

Çağır dedim anıda

Yüzleşelim huzurda

Tartılak kantarında

Şaşmadık Muhammed’le

 

Arifler sorgu olmaz

Hatadan ari düşmez

Bizler ümmetsiz durmaz

Biliştik Muhammed’le

 

Ümmet içun yandığım

Gece gündüz andığım

Seherlerde ağıtım

Sarıştık Muhammed’le 

 

Katreyim derya içun

Rahmet-i Rahman içun

Ümmet-i alem içun

Konuştuk Muhammed’le

 

Canım sundum almadı

Can canansız neyledi

Ümmetini söyledi

Söyleştik Muhammed’le

 

Ahi ahmed dertlenir

Bir ümmete yollanır

Namaz içun eğlenir

Kılarız Muhammed’le

 

Ahi ahmed konuşur

Ümmet içun yazışır

Nice kamil bakışır

Yaranız Muhammed’le  

 

NOT:

–Muhammed isimleri içun lütfen okuyunuz: Allahümme salli ala muhammedin ve ala ali muhammed 

(–Burada anlatılanlar dünya gündüz gözüyle ayni olarak yaşanan gerçek bir olaydır.

1996 yılı Ramazan Umresinde olmuştur. İlgili zat ise geçen yıl Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.

ALLAH ona da gani gani rahmet eyleye.)

 

 

 aşık ahi kul ahmede nasibdir

12 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Çığırayım Allah seni

Baharlarda güller ile

Çağırayım Allah seni

Nazarlarda eller ile

Çığırayım Rahman seni

 

Allah: bütün esmaları içeren benzersiz, kapsamlı ismi

Rahman: esirgeyen, merhamet eden

 

Gökyüzünde kuşlar ile

Yeryüzünde canlar ile

Suyu bilmez mahı ile

Çığırayım Rahim seni

 

Rahim: Bağışlayan,

 

Dillerdeki Kuran ile

Muhammedli yollar ile

Danışmalı ümmet ile

Çığırayım Adil seni

 

Adl: Adaletli olan

 

Hacıları çağrı ile

Şeytanları taşlı ile

Zemzemdeki tadı ile

Çığırayım Rabbim seni

 

Rabb: Sahib, terbiye eden

 

Sabi sübyan rızkı ile

Piri fani nazı ile

Aşıkların sazı ile

Çığırayım Vedüd seni

 

Vedüd: Sevgili, sevgi dolu,

 

Ariflerin keşfi ile

Salihlerin bendi ile

Cümle ümmet yahşi ile

Çığırayım ya Nur seni

 

Nur: Allah yerlerin ve göklerin nurudur, yaratılışın kaynağıdır, bilinen ışığa benzemez, irade de içerir, rastgele bir ışık falan değildir.

 

Hem şükrullah daim ile

Ol zikrullah kaim ile

Kul hüvallah azim ile

Çığırayım Cemal seni

 

Cemal: Allah’ın güzel yüzünü ifade eder. fakat yaratlmışlardan farklıdır. varlığını bilmek hakktır fakat nasıl olduğu konusunda fikir yürütmek bidattır-yani uydurma ve sakıncalı bir harekettir.

 

Yaşamanın şartı Hakk’tan

Çoğundandır şirki hepten

Ümmetindir korku ondan

Çığırayım Selam seni

 

Selam: esenlik güvenlik, huzur, emniyet bildirir. Allah selamdır.

 

Aşıkların gözü yaşlı

Seherlerde bağrı yaslı

Baş açık ayak yalını

Çığırayım  Melik seni

 

Muhammedin aşkı ile

Ebu Bekrin sabrı ile

Ömer Faruk adli ile

Çığırayım Aziz seni

 

Kuran yazan Osman ile

İlme kapı Ali ile

Canlarında feta ile

Çığırayım Alim seni

 

İkra diyen diller ile

Bülbül öten güller ile

Aşka düşen kullar ile

Çığırayım Kayyum seni

 

A’la dedim bela ile

Çıka geldim şu can ile

Her nefeste canan ile

Çığırayım Latif seni

 

Ömür yiter nefes ile

Sual olur hepisine

Aşık sazı ağıt ile

Çığırayım Kerim seni

 

Ahi ahmed beyan ide

Çağıralar anda gide

Kara yeri aklar ide

Çığırayım ya Hakk seni

 

Allah diyen diller ile

Gonca açmış güller ile

Gelin olmuş kızlar ile

Çığırayım Halık seni

 

Şakıyarak müezzinler

Namaz düşer mümin kullar

Oruç seçer Hakk’a canlar

Çığırayım Vehhab seni

 

Dağlar ile taşlar ile

Yazlı kışlı devran ile

Zamandaki hüsran ile

Çığırayım Baki seni

 

Gökte yıldız burçlar ile

İnci mercan yakut ile

Suya kanmaz mahı ile

Çığırayım Rezzak seni

 

Sinelerde gizler ile

Aşıkare sözler ile

Uçuşurlar kuşlar ile

Çığırayım Azim seni

 

Harman dane yeller ile

Düğün dernek eller ile

Yazılarda bazar ile

Çığırayım Gaffar seni

 

Şaha kalkmış atlar ile

Cenk eyleyen erler ile

Kafir kıran iman ile

Çığırayım Kahhar seni

 

Çöllerinde kervan ile

Bellerinde seyfe ile

Sırtlarında sadak ile

Çığırayım Kuddüs seni

 

Ahi ahmed nedir derdin

Can mı verdin canan içun

Muhabbetsiz dünya niçun

Çığırayım Halim seni

 

Ahi ahmed feta ile

Muhammede ümmet ile

Ümmet kaşı yiğrek düşe

Çığırayım Cebbar seni

 

 

 

 aşık ahi kul ahmede nasibdir

12 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Aşk-ı Tevhid – 2

Evvel ahir çekesi

Gönüller hediyesi

Dört kitabın diyesi

La ilahe illallah

 

Kuran’da yazılıdır

Ümmet kim dokuludur

Aşıklar yangısıdır

La ilahe illallah

 

Gönüllerin sırrıdır

Acizlerin kulpudur

Muhtac olmaz şerridir

La ilahe illallah

 

Sabah akşam okunur

Evvel ahir döşenir

Arşa dahi çıkılır

La ilahe illallah

 

Dostu dosta buldurur

Düşman olsa bildirir

Asan deyu yazdırır

La ilahe illallah

  

Bahası candır yane

Esma-ı tevhid hale

İsmi a’zam niyaze

La ilahe illallah

 

Ağlar günahkar ağlar

Kalpler paslanmış neyler

Bilse tevhidi oynar

La ilahe illallah

 

Dağlar taşlar kül ola

Yazlar kışlar bir ola

Sultanlar kim kul ola

La ilahe illallah

 

Gönül bu iner çıkar

Rahmet bir nice yağar

Aşk oluban denk düşer

La ilahe illallah

 

Erenleri alp kıldık

Kılıcını zor ettik

Baha diye aşk yazdık

La ilahe illallah

 

Yerin göğün direği

Dağlar taşlar mihengi

Yazın kışın çerağı

La ilahe illallah

 

Dünya için baş ola

Sözlerime can ola

Ahireti hoş kıla

La ilahe illallah

 

Adem çıktı cennetten

Daim itti tevhidden

Kurtlar kuşlar ömürden

La ilahe illallah

 

Aşık ahmed bi çare

Senden bana bi çare

Gönüllere bu çare

La ilahe illallah

 

 

hadis: kelime-i tevhid, imanınızı artırır..imanınızı tazeleyiniz” 

 

 

 

aşık ahi kul ahmed

9 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Aşk-ı Tevhid -1

Besmeledir söze baş

Berekettir nice iş

İman kavi tevhid hoş

La ilahe illallah

 

Canu gönülden yada

Kaygulardan azade

Gönlüm kılar asane

La ilahe illallah

 

Gülü  gülşeni açar

Gülden yaranlar yazar

Onca sırra aşikar

La ilahe illallah

 

Derdi gönülden siler

Azı çoğundan sayar

Arşu alaya çeker

La ilahe illallah

 

Güven eyler korkudan

Nuru salar ardından

Şeriatın yolundan

La ilahe illallah

 

Seni sana bildiren

Ölmüş iken onduran

Sorgu sual yetiren

La ilahe illallah

 

Allah’ı zikredelim

İmanı pak idelüm

Saf kalp ile diyelüm

La ilahe illallah

 

Taatım sana Rahman

Afüv kıla sen sultan

Sevab üzre günahtan

La ilahe illallah

 

Daim kullar sehv eyler

Hatasını yük eyler

Kerim üste ver eyler

La ilahe illallah

 

Aşık ol gel meydana

Candan geç sen canana

Rahman kılar yarana

La ilahe illallah

 

Can gözüm açtı tevhid

Hem arşa Burak tevhid

Hem kış hem yaz it tevhid

La ilahe illallah

 

Şeytanlar uzak olsun

Uzak ne merdud olsun

Müminler gazap kılsın

La ilahe illallah

 

Bu gözlere nur verdin

Gönüllere sevinç erdin

Bu gönüle seni yazdın

La ilahe illallah

 

Canı sattım meccane

Canan kıldım her cane

Baha eyler kim yare

La ilahe illallah

 

Ahmed tevhid kanmadı

Boşa Behlül olmadı

Hakk’tan gayri bilmedi

La ilahe illallah

 

 

 aşık ahi kul ahmed

9 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Güzel sorulur olsun (Koşma)

Benden selam olsun gül yüzlü yare

Güzelliğin gülden sorulur olsun

Kıymatın bilinsin el düşe nara

Güzelliğin elden sorulur olsun

 

Kız, aklımı aldın divane kıldın

Kara kaşlarını nazara yazdın

Bir gün yatıp on  gün yabana saydın

Vefalığın halden sorulur olsun

 

Dağlar açmış perçemini kaşına

Güller açmış goncasını dalına

Güzel çekmiş çadırını halına

Hatırların boy’dan sorulur olsun

 

Güzel gel seninle kiraz yolalım

Ayva nar hemi de pazar edelim

Beşe alıp üçe sattık nidelim

Kazançların baçtan sorulur olsun

 

Güzel gel bir gececik sarılalım

Ağu içir ölüncek bakışalım

Ha şöylece canları verişelim

Bahaların candan sorulur olsun

 

Ben bu güzelle ne etsem neylesem

Üç gün atlı beş gün yaya yürüsem

Yörük yaylasında niza eylesem

Güzellerin bey’den sorulur olsun

 

Bu güzele benzer yar bulamadım

Alı al moru mor gül deremedim

Sevdim de kıymatını bilemedim

Cilvelerin benden sorulur olsun

 

Güzel aldın beni cilveyle nazla

Melhem olman mı bir ballıca sözle

Ak ellerle yaram sarsan ha şöyle

Şifaların yarden sorulur olsun

 

Güzel, bir ah çeksem dağlar başına

Zülfün peçe çekmiş zalım kaşına

Sende bu güzellik anan soyuna

Cefaların nazdan sorulur olsun

 

Bu yar ile pazar eyledik baştan

Sinene çek dedi dertlerim halden

Çeker oldum bitmedi yazdan kıştan

Salaların kaştan sorulur olsun

 

Ahi kul ahmedim sevmek işimdir

Güzeller hatırı baha canımdır

Bu güzele yanmak iman düşümdür

Yazgıların Hakk’tan sorulur olsun

 

 

Baç: Pazar vergisi

Boy: ırk boyu

Baha:bedel

Bey:Yörük beyi

Zülf:saç

 

 

 

 aşık ahi kul ahmede nasibdir

 

 

 

 

 

 

 

 

12 Mayıs 2012
Okunma
bosluk

NO’LA MUHAMMEDî (s.a.v.) (Kutlu Doğum Haftası İçin Mersiyye)

Sultan I. Ahmed’in Hazreti Peygambere Mersiyyesi

.

N’ola tacum gibi başumda götürsem daim

Kademi resmini ol hazret-i şah-ı resulün

Gül-i gülzar-ı nübüvvet o kadem sahibidir

 Ahmeda durma yüzün sür kademine o gülün

                                                              

                                                       Sultan I. Ahmed                                             

 

Bu kıta şiir Sultan 1. Ahmedin kendi şiiri olup İstanbul Sultan Ahmed meydanındaki türbe kabristanının giriş kısmının üst içe bakan tarafında beyaz mermer üzerine altuni renkte yazılı olan kıtadır. kendisi 14 yaşında tahta çıkmış, 14 sene tahtta kalıp hastalık nedeniyle vefat etmiş, 12. padişah olup 14. sırada (önceki iki defa tahta çıkış dolayısıyla) tahta çıktığı için 14 şerefeli Sultan Ahmed Camii’ni yaptırmış ve açılış ikindi namazına denk gelince cemaate dönüp “ey cemaat, içinizde ikindi namazının sünnetini ömründe hiç terketmeyen her kim var ise gelsin bu namazı kıldırsın” diye nida etmiş, bir süre bekledikten sonra etrafındaki mollalar da dahil olmak üzere hiç kimseden ses çıkmadığını görünce öne geçip ” Elhamdülillah biz ömrümüz boyunca bu sünneti de hiç terketmedik” deyip imamete geçmiştir. Sultanın bir türlü namaza başlamadığını gören alimler mollalar sultana “Sultanım cemaat bekleyip duruyor, huzursuzlaştı, biraz acele edin” deyince Sultan Ahmed’in cevabı şöyle olur. “Bre Molla, siz benim kabeyi görmeden namaza duracağımızı mı sandınız” der. bir müddet sonra da namaz eda edilir. bu cami bir ihtiyaçtan ziyada Ayasofya Camii’ne kinaye olarak üstünlüğümüzü ilan etmek için onun tam karşısına yapılmıştır. kubbesi Ayasofyadan bir karış da olsa geniştir. ayasofyanın hantallılığına göre daha zariftir. konumu daha isabetli ve görünür bir yerdedir. iç direkleri de aynı şekilde zarif ve içi çini kaplama olup yabancılar “mavi cami” olarak anarlar.

Bu fakir geçtiğimiz ramazandan üç gün önce Temmuz 2011’de İstanbul’da idi ve hem eserini hem eser sahibini ziyaret edince (muhabbeti bir başka oldu mübareğin) ve yukarıdaki şiiri de görünce hemen onu not edip İstabnul-Ankara yolunda aşağıdaki mersiyyeyi kaleme almak nasib oldu. yazdırana hamdolsun.

 

NO’LA MUHAMMEDΠ 

(Hz. Peygambere Aşık Ahi Kul Ahmedin Mersiyyesi=Naat)

 

N’ola başım gibi seni de taşısam

Beni hardan alan nuru Muhammedî

Gülşeninim güllerim seninle koksam

Ahmedî kul üzre yüzün Muhammedî

 

N’ola canım gibi seni de sevseydim

Beni hare sokan narı Muhammedî

Didarımın bağları seninle gülsem

Ahmedî kul üzre gülün Muhammedî

 

N’ola sözüm gibi seni de bilseydim

Beni senden alan nuru Muhammedî

Cennetimin köşkleri görüp bilseydim

Ahmedî kul üzre sözün Muhammedî

 

N’ola yarim gibi seni de sarsaydım

Beni candan eden canı Muhammedî

Cananımsın köşkleri verince gülsem

Ahmedî kul üzre köşkün Muhammedî

 

N’ola halim gibi seni de ağlatsam

Beni kuldan eden birr’i Muhammedî

Resulüsün ümmeti verince gülsem

Ahmedî kul üzre gül sen Muhammedî

 

N’ola gülüm gibi seni de dileseydim

Beni bülbül kılan gülü Muhammedî

Türkülerin neşvesi kârınca yağsam

Ahmedî kul üzre türkün Muhammedî

 

N’ola yıllar gibi seni de içseydim

Beni yorgun kılan ahı Muhammedî

Gözlerimin yaşları tövbede Hakşen

Ahmedî kul üzre makam Muhammedî

 

N’ola zikrim gibi seni de ansaydım

Beni cezbe salan şah’ı Muhammedî

Döndüğümün nirengi yıkılsa yansam

Ahmedî kul üzre ölsem Muhammedî

 

N’ola aşkım gibi senide yar saydım

Beni derde koyan aşk’ı Muhammedî

Sadıkınım mihengim yıkılsa düşsem

Ahmedî kul üzre kalksam Muhammedî

 

N’ola bilgin gibi seni de çözseydim

Beni bir de bulan dahi Muhammedî

Sorulanın şifresi verilse çözsem

Ahmedî kul üzre bilsem Muhammedî

 

N’ola halim gibi seni de sorsaydım

Beni hapse koyan hakkı Muhammedî

Mahpusların kapısı açılsa kalsam

Ahmedî kul üzre assam Muhammedî

 

N’ola cahil gibi seni de sorsaydım

Beni ilme iten “oku, Muhammedî”

Alimlerin imamı olup kıldırsam

Ahmedî kul üzre ezan Muhammedî

 

N’ola sırrım gibi seni de açsaydım

Beni ele veren yad-ı Muhammedî

Gizlerinin çırası yansa da görsem

Ahmedî kul üzre gizin Muhammedî

 

N’ola dişim gibi seni de sıksaydım

Beni sünnete koşan şer’i Muhammedî

Tarikatının yolunu söyle de bilsem

Ahmedî kul üzre erin Muhammedî

 

N’ola elim gibi seni de tutsaydım

Beni biat eden nebi Muhammedî

Hakikatının hükmünü bildir de ölsem

Ahmedî kul üzre hakkın Muhammedî

 

N’olaydı da n’olaydı hükmüm n’olaydı

Yedi düvel hükümranım hal olaydı

Resulü Zişan hükmüne ram olaydı

Ahmedî kul üzre şahın Muhammedî

 

Kul ahmed’im sultanın kim Ahmet midir

İki cihan üzre şahın gül gülşen midir

Bu adaşların Rahman’ı Rahim midir

Ümmetî kul üzre şaf’i Muhammedî

 

 

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir.

14 Nisan 2012
Okunma
bosluk

Hakk sorar; Harc etsem; Dostlar; Hakk; Hakk bilir; Meydana gelsin; Ya Rabb; Aptallar şiirleri topluca..

Hakk sorar

 

Bir keme çerağım var        

Bir hüsnü meramım var     

Bir Hakk’a niyazım var       

Bir Hakk sarar ol beni           

 

Ne ettin neler ettin

Kim hakkın tükettin

Ol edebin terkettin

Bir Hakk sorar ar beni

 

Kimse bilmez nettiğim

Akıl ermez gittiğim         

Onca yolun teptiğim          

Bir hal olur ser beni

 

Harc etsem

 

Bin yıl ömrüm olsa     

Harc edeyim sana          

Her ne derdim varsa    

Derc edeyim sana           

 

Her ne lezzet varsa          

Can tadın eresin               

Kim varmaz yadına          

Yavandır düresin        

 

Her ne can bilirse           

Hak yoluna varırsa          

Sencileyin ölse             

Düğünler edesin         

 

Dostlar

 

Dostları hak bildirir  

Hak bir gönül işidir   

Kim benliğin öldürür 

Ferman kimin hal kimin

 

Garibim yol giderim        

Şunca yolda ölenim           

Kim garibe sölemim        

Derman kimin hal kimin  

 

Denizleri aş da gel       

Hak gönüle baş da gel  

Kim benliğin yırt da gel 

Nefsin kimin kul kimin   

 

Söyler sözün ar bulunmaz    

Kemter kulun fer bulunmaz 

Ağlar gözün yaş bulunmaz  

Silsin kulun hak kimin          

 

Ben bir Türk evladıyam        

Şehit Ahmet yadıyam           

Toprak aldı yatıyor             

Dedem gibin dost kimin        

 

Hakk

 

Hak demeye sözüm var         

Haktan ayrı neyim var          

Bir şuncacık canım var         

Bir hak alır ol onu.                

 

Söz açtım Haktan yana          

Ah ettim Haktan yana           

Kim dedi önden sona             

Bir Hak ile var beri                  

 

Hakk bilir

 

Kimse bilmez fak’rimi

Seda etmez derdini

Ol fakirin kahrını

Hak ile yezdan bilir

 

Benim sana vardığım         

Yoktan hırka giydiğim       

Kul ahmetin nettiğin            

Hak ile yezdan bilir             

 

 

 

Meydana gelsin

 

Herkesi dost bilirim             

Dostlar meydana gelsin       

Her gizi dost bildirir            

Sözler meydana gelsin       

 

Er kişi ki gizlidir               

Olan meydana gelsin

Ham iken harda pişip

Yanan meydana gelsin

 

Sözün tartısın ala                  

Sohbeti yav’sun kıla              

Her gizi dostu ile                   

Olan meydana gelsin             

 

Emmarenin emrinden              

Şeytanının şerrinden                

İkisinin denginden                   

Kaçan meydana gelsin             

 

Dosdoğru hakka vara              

Kalp o ki hakkı göre               

Er kişidir alçakta                     

Duran meydana gelsin

 

 

 

Ya Rabb

 

Ya Rabb  kadrini göster          

Kadr ile şadın göster              

Şad olmuş yüreğim                

Aşk ile seni özler                    

 

Aşık olan aşıklar

Maşukun arzular

Kul olmak dileğim

Zikr ile seni özler

 

 

Aşık  olan kişi               

Akar gözün yaşı            

Ol Haktan her  işi          

Aşk ile çağlar                

 

 

Aptallar

 

Sevenlerin dikkatine        

Her ne yazdık rahmet ile   

Ol yazılarda mercekle        

Sır bulan meydana gelsin           

 

Her sözümüz doğru idi

Dosdoğrusu Haktan idi

Bugünlere ışık idi

Bilenler meydana gelsin

 

Kim gönlünü açmış ise     

Aptalara püryan olsun         

Kuş dilini ötermiş ki             

Aşka kim Süleyman olsun         

 

Aptal dedim di kızdılar            

Hakktan dedim di bıktılar        

Yoktan verdimdi sattılar      

Köşke kim şadırvan olsun        

 

Aptallık Haktandır dedik        

Bahası yoktandır bulduk

Eyi dedik size onluk

Seve kim cananın olsun

 

Aptalların şanı çoktur         

Cümlesi de bir bir hoştur        

Sözümüz bir sevi yoldur      

Aptallık bu namım olsun          

 

Ne diye darıldınız bilmem 

Hak söyletir aptal  nedem    

Ben bir aptal olsam kızmam       

Kızanlar da aptal olsun    

 

Şimdi bişi bilmez olduk       

Heç bir şeyi demez olduk     

Dediklerimiz eskidir          

Sayenizde görmez olsun

 

Çok ettiniz de aklıma              

Bir nicedir de halime               

Dost bilirim şol kimine              

Bir nicedir görmez olsun   

 

Kimse sormadı nedir diye  

Çaldı aklım, ahım diye      

Bunlar aptallara hediye       

Bir sevgidir yanmaz olsun   

 

 

aşık ahi kul ahmede 2002/2005 te nasib olmuştu.

 

13 Mart 2012
Okunma
bosluk

Ağulu aşk (Koşma)

Benden selam olsun kara gözlüme

Selvi boylu uzar gider dalolur

Yardan ayrı kalan kara düşüne

Döner gider mahmur gözü elalır

 

Bir selamın alsam bahar dalına

On gardaşın gelse nice zoruna

Yenem dedim yenemedim göğnüme

Düşer gider zülfün teli bağolur

 

Allar geymiş harelere bürünmüş

Sarraf bilir altun akçe donanmış

Nazlı nazlı kaç yiğidi yıkarmış

Döşer gider yaram üzre derdolur

 

Dağlar çiçek açmış çiğdem zikreder

Yollar uzun yarden öçtüm pekuzar

Kurban olam senden esen rüzigar

Sarar gider yarden bana şalolur

 

Bir selamına kırk avrat boşasam

Kırkını da sana köle eylesem

Gönül kasrı padişahın kulolsam

Serer gider altun akçe zeb’lolur

 

Seher yeli yare yakın esersin

Gülden  âri çav da gel yar kokarsın

Bahar dalı nazlı olur üşürsün

Açar gider çiçek yare başolur

 

Bazârımı kurdum adım bezirgan

Gönüllere erdim yoğum hazırdan

Varsa da yoksa da satam yareden

Satar gider varı yoğu aşkolur

 

Aşığam aşık aşka yar benolim

Aldırdım aklımı yare delolim

Yar ile sohbetim şeker balolim

İçer gider aşkın tadı nazolur

 

Aşk bu, bir iner bir çıkarmış arşa

Yar bu, bir şerbet bir ağuymuş ferşe

Bu bir hal imiş her seherle döşe

Yakar gider ehli hali cezbolur

 

Ahi kul ahmedim ağu aşımdır

Yar diye sardığım can-u kaşımdır

Kul ola dediğim haddi ben’imdir

Geçer gider ben’li eller zülolur

 

hare: kırmızı çizgili üzere alınan giyim

bezirgan: uzak yollarda ticaret yapan tüccar

arş: Allahın yücelerdeki arşı

ferş: yeryüzündeki simetriği

cezbolmak: ilahi aşkın cezbesine kapılmak

ağu : zehir

zülolmak : zelil olmak, ayağa düşmek, perişan olmak

 Yollar uzun yarden öçtüm pekuzar : giderken aşkla gittiği için adeta içmiş. yarden ölçmek dönerken ölçmek olup zor olduğu zaman yönünden ağırlaştığı için uzuyor. uzun yol uzun saatte gidilir. uzun saat uzun yol demektir fiziki olarak aynı olsa bile. Einstain’in izafiyet teorisi de bu anlayışa dayanır. yol, hız, zaman arasında ters bir ilişki vardır. hızın azalması (isteksiz dönüş) yolu ve zamanı uzatır. hız artınca yol ve zaman kısalır. iki aynı yaştaki insanı birini dünyada bıraksak, diğerini uzay aracıyla daima süratle göndersek (hızlı hareket-isteklilik) dünyadakinin torunu olur, fakat uzaya giden daha evlenmemiş erken bir yaştadır. Allah ise zaman boyutundan müstağni =uzak= bağımsız olduğu için kemal sıfatlarla mücehhezdir ve değişmez. insanı değiştiren şey ise zamandır. bu kanuna tabi olanın hüsrana uğramaması için hareket etmesi gerekir. bu hareket ise = iman, salih amel, sabrı ve hakkı tavsiyedir ki yürüyen banta benzer. arabanın size emredilen civatasını sıkmazsanız bir daha ona dönemezsiniz ki “bunun adı hüsrandır” kurtuluş ise ASR suresindeki bu ifadelerdir. iman ve onun ispatı olan imana uygun gayret olan salih ameldir.

 kul ola haddi ben’im: benliğin terbiye ile edebe ulaşmasıdır. en üst makamda ben olmaz.

ben’li ellerin zül olmas: günahı işleten ben’ dir. ben terbiye olmazsa günahkarlık artar ve ahiret zülolur= rezillik rüsvaylık olur= ateş de olabilir Allah muhafaza.

 

 

 

ahi kul ahmede nasibdir.

21 Şubat 2012
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç