Burada size yazdığım şeyler; hiç bir kitapta yer almayan, sadece bu aşık kardeşinizin kendi sevgi, usul ve tecrübelerinin bir kısmıdır. her yiğidin yoğurdu da yeyişi de farklıdır. başkasına kıyaslamayınız lütfen. aşıklık geleneği normalde usta-çırak ilişkisine dayanır. fakat bizim ustamız HAKK RAHMAN oldu da irticalen yazar dururuz. Peygamber efendimiz sav. Hatay'da Habibi Neccar Hazretleri ve Mevlana' ks.…

Gülü güzel güzel kullar Doğum günüz kutlu olsun Nazar düşmüş güzel hallar Doğum günü’z kutlu olsun Güzel gülden ayrı düşmez Gülü açan yolda kalmaz Bag-u bahça boran almaz Doğum günü’z yaşlı olsın Kalbi güzel güle düşer Yıllar aşkla başa düşer Ben yazarım seven beşer Doğum günü’z nazlı olsun Dünya hanı zalım zalım…

Bir ela gözlü haççeye kul oldum Onbeşinde sardım idi belalım El ne derse desin algın cariyem Ellibeşte yazdım idi maralım Gözler okur ilme meftun çabalar Döner gelir bağ-u bostan çapalar Bahar ermiş çiğdem bekler yumrular Kor döşümde yaktım idi fidanım Seher yeli yarden eser şalimiş Çöle salar baha yanıp gelimiş Nice yiğit şarttan âri düşimiş…

Çıktım yüğseğine seyran eyledim Gördüm ki ak sarıklı ins perişan Bir ataş vurdu da yandım ağladım Erdim ki ak varaklı din perişan Hayal oldu cübbe sarık bilinmez Giyer isen kaldır bunu denilmez İmam deyu cehle sala verilmez Sordum ki beş direkli din perişan Yıkılmış mana Mushaflar öpülür Muhammed ölmüş ümmeti şaşırır Başolmuş şeytan…

Aşıklık ve Ozanlık geleneği konusunda sıkça bazı sorular sorulmaktadır. burada size genel tanımlamalar bir süreç olarak anlatılmıştır. özel olarak kendi yetişme sürecimiz konusunda ileride üç beş şey söyleyebileceğimi umuyorum ömrüm vefa yeterse. . İslâmiyet öncesinde şiir yazan şairlere; “Şair” anlamında “Ozan ve Baksı” gibi adlar verilmiştir. İslâmiyet sonrası Anadolu’da; saz eşliğinde veya sazsız şiir yazan…
29 Şubat 2012 Saat : 3:48

---BÜTÜN CAHİLLER İYİLİK ETTİKLERİNİ DÜŞÜNÜRLER... CAHİLİN DE CAHİLLİĞİN DE İLACI YOKTUR...CAHİLDEN SADECE KAÇILIR.. CAHİLLİĞİNİ BİLENLER ZATEN ALİM OLURLAR...HİÇ BİR ALİM CAHİLİN YANINDA DURMAZ VE İLMİNİ SIRRINI CAHİLE ASLA AÇMAZ DA AÇAMAZ DA... ÇÜNKÜ İZİN YOKTUR... ONLAR ZAYİ EDER İLMİ...İLMİN İSTEYENE VERİLMESİNİN SIRRI BUDUR...APTALLARA İLİM VERİLMEZ... ---ZENGİNLER FAKİR KALACAKLARINDAN KORKTUKLARI İÇİN CİMRİ OLURLAR.. ANCAK, CEHENNEMDEN KORKAN…
29 Şubat 2012 Saat : 11:41

Muradım kardeşe . selam ile selam ile selam düşer canan ile yazıdaki oğlak bile meler imiş selam benim . caglar murad selam etmez yolu uzun gidem bitmez havadaki turna ölmez selam alır murad benim . bir selama bin harcarım bir yoluna bin düşerim kul deyip de çün ağlarım kimse bilmez yaşım benim . sala saldım…
28 Şubat 2012 Saat : 3:57

Selamün en güzel aleyküm sözünü, bu sözün kıymetini bildiğini sandığım bir insana, "ilmi isteyene verdi"ğini söyleyen VEDÜD'ün bu isteklilikten bir çok şeyi murad ederek ilahi sırları adeta -isteyene -okuyana -anlayana -anlayışta yükselerek kendine yaklaşana - ve peygamberine varis olacak seviyreye gelene vereceğini söylemesi, ne kadar yerinde bir Rahmani tecelli ise, öylesine bir sırla…
24 Şubat 2012 Saat : 6:17

Benden selam olsun kara gözlüme Selvi boylu uzar gider dalolur Yardan ayrı kalan kara düşüne Döner gider mahmur gözü elalır Bir selamın alsam bahar dalına On gardaşın gelse nice zoruna Yenem dedim yenemedim göğnüme Düşer gider zülfün teli bağolur Allar geymiş harelere bürünmüş Sarraf bilir altun akçe donanmış Nazlı nazlı kaç yiğidi yıkarmış…
21 Şubat 2012 Saat : 9:11

Aksiyon; öncelikli düşünce Mebdee=basit düşünce Münteha=mürekkep/alternatifleri de düşünebilmek Ben benden kurtulucunda baktım ki ağyar kalmadı. Şuhud- İmam-i Rabbani buyuruyor; Vahdet-i vücud ve Panteizm Cismaniyeti bırakarak kalp ve ruhun dereceyi efali üzerine çıkmak gerekiyor. Başka şeyleri tanıtma zılli meseleler olarak görünüyor. Hz. Peygamberi doğru tanıtmak, en asli görev olarak görünüyor. Tefekkür…
21 Şubat 2012 Saat : 3:30
