Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü. Nasılsınız?
RABBİNİN HÜKMÜNE SABRET
“فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ”
(Fasbir li hukmi rabbik)
“Rabbinin hükmüne sabret.” veya “Rabbinin takdirine, hükmüne karşı sabırlı ol.” (İnsan Suresi 24)
Bu ayet, zorluklar karşısında acele etmemeyi, Allah’ın takdirine güvenmeyi ve O’nun açacağı çıkış kapısını beklemeyi öğütler.
Bu mana, Talâk Suresi 2-3. ayetlerle de güzel bir şekilde tamamlanır:
“Kim Allah’tan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve onu ummadığı yerden rızıklandırır.”
Allah Teâlâ zamanı geldiğinde şartları değiştirecek, kapıları aralayacak ve hiç umulmadık çıkış yolları gösterecektir. Senin görevin ise o an gelinceye kadar üzerine düşeni yapmaya devam etmek, sabretmektir.
Fe inne me’al usri yusrâ. İnne me’al usri yusrâ.
“Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır.”(İnşırah 5-6)
Bu ayetler ise sıkıntıların kalıcı olmadığını, Allah’ın her zorluğun yanında ve onunla birlikte mutlaka bir kolaylık yarattığını müjdelemektedir.
Sabır, hepimizin hayatında zaman zaman en ağır şekilde imtihan edildiği bir haldir. Bazen Allah’ın emrettiği bir hususa bağlı kalmakla dünyanın beklentilerine uymak arasında kalırız. Yol sanki tıkanmış gibi görünür; insan bunaldığını hisseder.
İşte o anda iki tercih vardır: Ya Allah’ın emrinden taviz verip nefsin ve çevrenin istediği yola yönelmek, ya da Allah’a güvenerek sabırla beklemek.
Sabreden ve Allah’a itaat eden kul için, Cenâb-ı Hak şartları değiştirir, yeni kapılar açar ve hiç beklenmeyen yollar nasip eder.
O çıkış yolu gelinceye kadar aylar, hatta yıllar geçebilir. Fakat mümin, Rabbine olan güvenini kaybetmez; sabırla yoluna devam eder.
Cennet ehline verilen büyük mükâfatlardan biri de sabırları sebebiyledir. Çünkü ameller tek başına yeterli değildir; amelleri kalıcı ve sürdürülebilir kılan sabırdır.
SABIR; KULUN RABBİNE BAĞLILIĞINI, HER ŞART ALTINDA KORUDUĞUNU GÖSTEREN EN GÜÇLÜ ŞAHİTTİR.
Bir sabır hikayesi;
Bağdat’ta tabiinden bir imam, kendisi de cemaat de kabe’yi görür ve namaza öyle başlarlarmış.
Bir gün cemaat kabe’yi göremeyince imama, ne olduğunu sormuşlar.
İmam da demiş ki, ” daha önce bir hanımım vardı, bana eziyet ediyordu, ben de sabrediyordum. Böylece ben de siz de kabe’yi görüyorduk. Şimdi yeni bir hanım aldım. Bir dediğimi iki etmiyor. Bana sabredecek bir şey bırakmıyor. Bu yüzden ben de siz de kabe’yi göremiyoruz” demiş.
Eşinizden veya sabretmeniz gereken şeylerden şikayet edip durmayın…
“…Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır; olur ki sevdiğiniz bir şey de sizin için şerlidir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara 216)
Cumanız ve aşure gününüz mübarek olsun.
Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü.
Ahi Kul Ahmet