Kara gözlerine kurban olduğum Sürme çekip gari öldürme beni Sala eyleyip koşturma ardından Tökezleyip burnum kırdırma beni Güzelliğin kıymatın ben bilirim Yanında mevsimi hep yaz sanırım Üç gün aşka beş gün derde düşerim Sabahleyin koynum soğutma beni Yar aşkına düşeli aklar indi Ak gerdan için ne ocaklar söndü Balım gülüm iken soyhaya döndü…
24 Ocak 2012 Saat : 10:44

Neler çektim şu göğnümün elinden Benim varmadığım eller mi kaldı Bahar gelir şu mevsimin düşünden Benim esmediğim yeller mi kaldı Kılıçözü gibi akıp kıvrılsam Ayrık otu gibi sarıp örülsem Bir gelinin leblerine yakılsam Benim sarmadığım güzel mi kaldı Al yanaktan allar giyer hâreli Bir gönülden eğlen sunam kâreli Gül benizden güller açar goncalı Benim dermediğim…

Ben bir şahan olsam sen bir balaban Daksam cırnama kaldırsam yar seni Ak ellerin sala sala yürüyen Doksan olsam da sararım yar seni Ben bir kadı olsam hüküm bozmağa Ak ellerin gümüş tasta yumağa Seni bellerim de yeşil ördeğe Noksan olsam da dönerim yar seni Ben bir tüccar olsam kumaş yükümdür Alana satarım…
24 Ocak 2012 Saat : 12:43

Tatlı dilli güler yüzlü hallıdır Cana reva canana hem datlıdır Onca güzel içinde bir türlüdür Urfa Maraş’ta baş gelir bu gelin Yüreğim erir de ahdim kavidir Al yanaktan bir buseye şakidir Kırkı leşker yüz çerinin başıdır Acem ilinde baş gelir bu gelin Katar katar illere uğrar imiş Sürme gözler dervişler yıkar imiş Kılınç…
23 Ocak 2012 Saat : 12:01

Al yanaklı kızlar göç eyledi ilinden Koç yiğitler mahsun kaldı nigar kaşından Bağu bahçesi vurgun yedi gül dalından Gördüm güzelleri de yadetmez sevdiğim Ağşam olur koç yiğitler yerde yatamaz Dertlenir de sunasına kertme diyemez Silkinip de gam yükünü sırttan atamaz Ahdim güzelleri de ahdetmez sevdiğim Bir selamın almadım dilinden dişinden Güzel yatamıyom hayalinden düşünden…

Bir suna eğlenir pınar başında Koç yiğitler sıra sıra dizilir Bir turna eğlenir Seyfe gölünde Koç yiğitler sıra sıra yakılır Bir kara gözlüdür sınar kaşında Bir kara oğlandır düşer peşinde Naz-u niyazla söyleşir keyfince Koç yiğitler kara kara yazılır Bir sarı gelindir açar leblerin Bir çare yalandır kaçar gözlerin Kim demiş benimdir ince…

Bakmayın benim ağladığıma Bir ataş düştü gönlüm yareli Etmeyin benim eylediğime Bir ataş düştü yarim yareli Al Kızılırmak gibi çağlarım Deli devrek döner de eğlerim Al yeşilli gelinler çekerim Bir ataş düştü gelin yareli Irmak bucağı da buz tutmazmış Yeşil başa çifte salınmazmış Anaç vurunca kirik yanarmış Bir ataş düştü yavrun yareli Yel…

Bir gönül pervazıdır dağlar ardında Uçsam mı uçmasam mı bilemem gönül Bir selam niyazıdır güller açınca Açsam mı açmasam mı bilemem gönül Bir gönül nihanıdır bağlar içinde Bahadır cevru cefa ağlar gözünde Söylenir gizli sırlar arşın üstünde Desem mi demesem mi bilemem gönül Bir gönül sevdasıdır yaşar bağrımda Can mıdır canan mıdır yanar…
20 Ocak 2012 Saat : 10:58

Mülkü Beka’dan uçmuşam Fani cihana yorarım Her bir amelim yapmışam Baki cihana yorarım Dost cemalini görmüşem Huri gılmanı nitmişem Bağı bostanı bozmuşam Gülü canana yorarım Vahdet meyinden içmişem Aşık deyup de uçmuşam Dost kokusunu almışam Zannı Cemale yorarım İbrahim'im cananım var Cebrail’i ne hacet var Berden ve selama nar Ânı Rahman’a yorarım Ya Muhammed'im dostum…

Benim ol tılsımlı nihan ki bugün ayana geldim Ezeli nişansız kayıttı şimdi nişana geldim Bu tılsımı açadur sen hem zulme çerağ oladur Bağı bostan gülüptür nuru arştan cana doladur Ahmedim nice makam geçersin bu cana can ola Canların canı Ahmed'i seversin bu cana yar ola İsmi azam ile alem vucüd buldu hem…
