Selâmün aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü.
Nasılsınız?
ALLAH TEVEKKÜLDEDİR, ŞEYTAN KURUNTUDADIR.
Bazen şeytan insanın önüne tek bir kapı varmış gibi çıkar.
“Bu son fırsat… Bunu kaçırırsan mahvolursun. Bu işi alamazsan bitersin. Bu makamı elde edemezsen bir daha önüne böyle bir imkân çıkmaz…”
İnsan o an öyle bir sıkışır ki, sanki rızkı veren insanlarmış, kapıları açan da onlarmış gibi düşünmeye başlar.
Oysa mümin tam burada durup kalbine şu soruyu sormalıdır:
“Sen Allah’ı hiç hesaba katmıyor musun? Kapıları açan insanlar mı, yoksa Allah mı?”
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size çirkinliği emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve lütuf vaat eder.” (Bakara, 268)
Ömrümüzde nice kaygılar yaşıyoruz, nice endişeler taşıyoruz. Fakat geriye baktığımızda onların pek azı gerçekten başımıza geliyor. Bizi yoran vehimlerimizdir.
Kur’ân bize bu perdeyi kaldıracak tek cümleyi öğretir:
“Kim Allah’a tevekkül ederse, O ona yeter.” (Talâk, 3)
Ne büyük müjde… “Allah bana yeter.”
Rızkı yazan da O’dur, kaderi takdir edende…
Resûlullah sav’ de tevekkülün hakikatini şöyle anlatır:
“Eğer siz Allah’a gereği gibi tevekkül etseydiniz, kuşların rızıklandırıldığı gibi rızıklandırılırdınız. Kuşlar sabah aç çıkar, akşam tok dönerler.” (Tirmizî, 2344; İbn Mâce)
Şeytan ise tam tersini ister. Önce korkutur, sonra acele ettirir, ardından da Allah’a güvenmek yerine korkularımızla karar vermemizi ister.
Kur’ân bunun için şöyle buyurur:
“O şeytan ancak kendi dostlarını korkutur. Onlardan korkmayın; eğer mümin iseniz Benden korkun.” (Âl-i İmrân, 175)
Allah tevekküldedir, şeytan kuruntudadır.
Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü
Ahi Kul Ahmet