Ben bir elif olsam başa Kim hu dokur önden sona Bir güzelce sunar Hakk'a Hediyemi bilmez imiş Ben bir aşk-ı elif kulum Hakkın zatı arar kelim Gayri olmaz O’nsuz ölim Gördüğümü bilmez imiş Güle yazdım elif bilmez Baha kılsam nazın çekmez Eller ile dirlik düşmez Dostluğumu bilmez imiş Yollar elif diye uzar Baştan uca eğri…
2 Şubat 2012 Saat : 11:22

Ben bir güzel sevdim gözler maralı Bağ-ı irfanımı cehle yazarmış Ben bir cahil olsam alıp kaçalı Can-ı emanımı şerre yazarmış Gezer olsam nazlı yarle gülünen Güller ağlar bağlı elde yaşınan Benim gülüm saklı yerde düşünen Can-ı ayanımı gize yazarmış Ben bir güzel sevdim kendi halımca Varım yoğum serdim neslim boyunca Baka kaldım yarim…

(Özgeçmişimize yorum yapan bir okuyucuya cevaptır) Sevgili Hülya Hanımefendi, iyi ve hayır dualarını arşu alada görür gibi oluyorum. çünkü sen bana aşık değilsin, sadece tatlı bulduğun bir yaşam hayır noktasında ağır basınca senin kalbini çaldı. keşke bu çalan ben olsaydım bu güzelliklerin devam ederek değişmesi ve artması daha önemli bile sayılabilirdi. senin tavrına göre hep…

Kara kaşlarına kurban olduğum Baharı kış diye giydirme beni Leblerini açıp durma karşımda Ölmeden evvel de öldürme beni Kara kaşlarını keman eylersin Öleyim diye mi sala verirsin Hayır da var iken şer mi işlersin Yakılmadan evvel tövbedir beni Kara yarimi kimler de kararmış Ak elleri hayru şer de işlermiş Yagaz göğnüm bu zalime…

Kara gözlerine meftun olduğum Kasdın bana mıdır kaç uğrun uğrun Çare leblerini gülden saydığım Kasdın bana mıdır aç uğrun uğrun Kara kaşlarını yaylan çekerim Oktur kirpiklerin on’dan sayarım Ben bir cahil olsam alır kaçarım Kasdın bana mıdır kaç uğrun uğrun Kara donlarını çözmüş yıkamış Mektep medresede talim eylemiş Bir yiğitte on beş şaki…
25 Ocak 2012 Saat : 10:47

Kara gözlerine kurban olduğum Sürme çekip gari öldürme beni Sala eyleyip koşturma ardından Tökezleyip burnum kırdırma beni Güzelliğin kıymatın ben bilirim Yanında mevsimi hep yaz sanırım Üç gün aşka beş gün derde düşerim Sabahleyin koynum soğutma beni Yar aşkına düşeli aklar indi Ak gerdan için ne ocaklar söndü Balım gülüm iken soyhaya döndü…
24 Ocak 2012 Saat : 10:44

Neler çektim şu göğnümün elinden Benim varmadığım eller mi kaldı Bahar gelir şu mevsimin düşünden Benim esmediğim yeller mi kaldı Kılıçözü gibi akıp kıvrılsam Ayrık otu gibi sarıp örülsem Bir gelinin leblerine yakılsam Benim sarmadığım güzel mi kaldı Al yanaktan allar giyer hâreli Bir gönülden eğlen sunam kâreli Gül benizden güller açar goncalı Benim dermediğim…

Ben bir şahan olsam sen bir balaban Daksam cırnama kaldırsam yar seni Ak ellerin sala sala yürüyen Doksan olsam da sararım yar seni Ben bir kadı olsam hüküm bozmağa Ak ellerin gümüş tasta yumağa Seni bellerim de yeşil ördeğe Noksan olsam da dönerim yar seni Ben bir tüccar olsam kumaş yükümdür Alana satarım…
24 Ocak 2012 Saat : 12:43

Tatlı dilli güler yüzlü hallıdır Cana reva canana hem datlıdır Onca güzel içinde bir türlüdür Urfa Maraş’ta baş gelir bu gelin Yüreğim erir de ahdim kavidir Al yanaktan bir buseye şakidir Kırkı leşker yüz çerinin başıdır Acem ilinde baş gelir bu gelin Katar katar illere uğrar imiş Sürme gözler dervişler yıkar imiş Kılınç…
23 Ocak 2012 Saat : 12:01

Al yanaklı kızlar göç eyledi ilinden Koç yiğitler mahsun kaldı nigar kaşından Bağu bahçesi vurgun yedi gül dalından Gördüm güzelleri de yadetmez sevdiğim Ağşam olur koç yiğitler yerde yatamaz Dertlenir de sunasına kertme diyemez Silkinip de gam yükünü sırttan atamaz Ahdim güzelleri de ahdetmez sevdiğim Bir selamın almadım dilinden dişinden Güzel yatamıyom hayalinden düşünden…
