Gönül arzular Gırşaar halını Kaman yeşildir uzaktan görünür Evvel bahar yaz ayları salındı Coşar Kızılırmak kızıl görünür Karabacak selafur bağarası Yatan bilir selamlığın havası Bir yar sevdim kavaklıklar arası Yatar koluma çalpıdan görünür Kılıçözü boylu boyunca akar Kaç yavruyu yedi anası yanar Serpme ile balık tutak gardaşlar Girdiğimiz sular derya görünür Yamacında Kervansaray görünür Horozun gediği…

Gönül ne gezersin sarp yaylalarda Geliver ovaya el'e gidelim Bir güzel bir yiğide yetmezmiş Sunaları bolca il'e gidelim Yad illerde ne güzeller var imiş Bir yiğide onbeş güzel dar imiş Sordurun kadıya bize kaç imiş İmamları bolca il'e gidelim Muhanetin köprüsünden geçilmez Çirkinlerin testisinden içilmez Güzellerin sadıkına doyulmaz Avratları bolca il'e gidelim …

Yüce dağ başında yiğitler gezer Gölleri serindir ördekler yüzer Yaylanın güzeli çadırda süzer Dilleri tadlıdır balaban arar Seherlerde açılan üçgül müsün Başına takıştırmış sultan mısın Cenneti âlânın balından mısın Boyları selvidir dengini arar Burcu burcu kokan yeller sararmış Bülbülü güle verdim aşk bazarmış Halimi Bey'e sundum söz ağarmış Bey'leri yamandır ferhatı arar Karadır…

Ben yarimden ayrı düştüm düşeli Her anım bin yıla döndü gidiyor Yine azab oldu ömrü sürmeli Gönlüm cefalara düştü gidiyor Belli olmuş bağlarının boranı Çözülmüyor dağlarının kemanı Onbeş oldu soframızın horanı Rızkımız mevlaya kaldı gidiyor Her geçen günde artıyor vebalım Bağı bahçe viran oldu bazarım Az yaşa çok yaşa sonu babalım Ömrümüz kazaya kaldı gidiyor…

Ela gözlerine kurban olduğum Sana tenhada bir sözüm var benim Zülfü siyahına gönül koyduğum Can-ı cananına nazım var benim Ak ellere al kınalar yakışır Ela göze siyah sürme çakışır Benim yarim yadellerde oturur Hal-i melaline yazım var benim Yiğit olan yiğit sırrın bildirmez Arsız ile yolsuz ile oturmaz Benim yarim kemler ile konuşmaz Ah-ı…
4 Eylül 2012 Saat : 11:24

Kara gözlerine kurban olduğum Yeldirme beni gel aşkın elinden Siyah zülfünü de boydan ölçtüğüm Öldürme beni gel aşkın yelinden Baha kıl sen canımı aşk yoluna Nice dosttan çevrilem hay demine Canı serpuş eyledim aşk iline Soldurma beni gel elin sözünden Ala gözler siyah sürmeyi neyler Ak ellere al kınalar gül eyler Dost elinden bir…
1 Eylül 2012 Saat : 10:25

ZEKAT ÜZERİNE TANIMLAMALAR Zekât konusunun ana esasları Kur'ân'da, teferruat kısmı ise sünnettedir. Bunu Hz. Peygamber (s.a.v.) Medine devrinde uygulamıştır. Ayrıca Hulefa-i Râşid’in döneminde de uygulanmıştır. Yani, Kur'ân'da ve Sünnette geçmiş olmasıyla birlikte Hz. Peygamber döneminde tatbikatı apaçık ve tarihî bir gerçek olan zekât, daha sonra başta âlimler olmak üzere Müslümanlar tarafından ihmal edilmiştir. …
30 Temmuz 2012 Saat : 11:42

Ey gönüller dostu aşkım, Yandım sana bi hoş gelir Senin aşkından yüreğim, Taştı bana bi hoş gelir Aşk od’na yansam ne hoş, Ağlamaktan oldum serhoş Aşksız gönül katı berduş, Yürek bana bi hoş gelir Aşk od’na yansam gerek, Güldüğüme ağıt düşek Bir gönüldür can verek, Kafirlere nahoş gelir Ben söylerem Hakk’tan yane,…
29 Temmuz 2012 Saat : 1:43

Aşk Türlü cevr-u cefanın, namına aşk demişler Bu cefayı ol süren, dosta gönül ekmişler Aşk urur onca bela, çevirir nice hale Dost elinden pervane, hay melamet etmişler Her kim ki aşka düştü, her dem kaynadı taştı Ol dirlik serencamı, her tarafın urmuşlar Her kim aşka can ise, evvelde yazgı ise Aşka…
25 Temmuz 2012 Saat : 12:32

Kuru idik yaş olduk Kanatlandık kuş olduk Birbirimize eş olduk Uçtuk elhamdülillah Vardığımız illere Şol sefa gönüllere Muhammedî sünnete Saçtık elhamdülillah Ayak idik baş olduk Can idik canan olduk Kefi ile nun bildik Ol’duk elhamdülillah Dertliyken derman bulduk Hastayken şifa bulduk Ağlarken yahşi olduk Olduk elhamdülillah Ömür sürdüm illere Var nice gönüllere Ahiri hurilere…
23 Temmuz 2012 Saat : 2:22
