Denizci selam olsun Cümleye kelam olsun Denize yunus musun Ellerim tele yazı Denizimi coşturdum Gemiler çalkaladım Dalgaya mı düşürdüm Ellerim yüze yazdı Denizi çok severim Ellerim gemi yazdı Gözlerim de yolunu Ellerim böle yazdı. Denizi çok severim Hep düşlerin görürüm Yaz baharın beklerim Ellerim gele yazdı. Denizi çok severim Ayyıldız seyrederim…
13 Mart 2012 Saat : 12:24

Edirneden Karsa kadar bu yurt benim yurdum. Senin her köşeni şehit kanıyla yoğurdum. Yaşlı genci hastası sağı benim gururum. Senin her köşeni şehit kanıyla yoğurdum. Atalarımdan namus gibi kaldı yadigar Gözüm gibi bakarım ona incitmem ne ar Güven ve neşe ile dolaş dur diyar diyar Senin dört köşeni şehit kanıyla yoğurdum. Yurdum, sende doğdum,…
13 Mart 2012 Saat : 11:11

Ben bir selam salsam kara gözlüme Leblerini çöze dursun varayım Bu bir helal güldür nigar kaşına Domurları sıka dursun nideyim Kurban olam kaşlarına yayına Sala saldım güzel deyu acuna Kimler yanmış benden âri mahına Karanlığı çıka dursun göreyim Bahar gelir yazı gelir yar olmaz Gazel düşer kışı erer vazgeçmez Gönül budur kıza dula…

Konuşmacı heyecanlı bir ses tonuyla tezini sunuyordu: “Allahımız bir! Kitabımız bir! Peygamberimiz bir!” İşte tam da bu noktada durmak gerekiyor. Biraz düşünmek için sizi akleden kalbinizin nazik kollarına incitmeden bırakıyorum. Ne kadar güzel temenniler bunlar. Gerçekten bir mi? Yaşanan gerçeğe tekabül ediyor mu? Bu temennilerin aktüel karşılığı var mı? İnananların tümü aynı…

Ben yanarım şu zalımın elinden Eteklerim ataş alır kor olur Her seherde düşer can-ı aşkından Yüreklerim ataş alır kor olur Kaşına kalem yazdım sürmen cefa Yazgıya çevir göğnümü kul baha Yıkıldım düştüm canımdan olmağa Nefeslerim ataş alır kor olur Yandı bağrım yakıldı şu güzele Yanar da tütmez dumanı gazele Delindi ciğerim düştüm neştere Ciğerlerim…

Burada size yazdığım şeyler; hiç bir kitapta yer almayan, sadece bu aşık kardeşinizin kendi sevgi, usul ve tecrübelerinin bir kısmıdır. her yiğidin yoğurdu da yeyişi de farklıdır. başkasına kıyaslamayınız lütfen. aşıklık geleneği normalde usta-çırak ilişkisine dayanır. fakat bizim ustamız HAKK RAHMAN oldu da irticalen yazar dururuz. Peygamber efendimiz sav. Hatay'da Habibi Neccar Hazretleri ve Mevlana' ks.…

Gülü güzel güzel kullar Doğum günüz kutlu olsun Nazar düşmüş güzel hallar Doğum günü’z kutlu olsun Güzel gülden ayrı düşmez Gülü açan yolda kalmaz Bag-u bahça boran almaz Doğum günü’z yaşlı olsın Kalbi güzel güle düşer Yıllar aşkla başa düşer Ben yazarım seven beşer Doğum günü’z nazlı olsun Dünya hanı zalım zalım…

Bir ela gözlü haççeye kul oldum Onbeşinde sardım idi belalım El ne derse desin algın cariyem Ellibeşte yazdım idi maralım Gözler okur ilme meftun çabalar Döner gelir bağ-u bostan çapalar Bahar ermiş çiğdem bekler yumrular Kor döşümde yaktım idi fidanım Seher yeli yarden eser şalimiş Çöle salar baha yanıp gelimiş Nice yiğit şarttan âri düşimiş…

Çıktım yüğseğine seyran eyledim Gördüm ki ak sarıklı ins perişan Bir ataş vurdu da yandım ağladım Erdim ki ak varaklı din perişan Hayal oldu cübbe sarık bilinmez Giyer isen kaldır bunu denilmez İmam deyu cehle sala verilmez Sordum ki beş direkli din perişan Yıkılmış mana Mushaflar öpülür Muhammed ölmüş ümmeti şaşırır Başolmuş şeytan…

Aşıklık ve Ozanlık geleneği konusunda sıkça bazı sorular sorulmaktadır. burada size genel tanımlamalar bir süreç olarak anlatılmıştır. özel olarak kendi yetişme sürecimiz konusunda ileride üç beş şey söyleyebileceğimi umuyorum ömrüm vefa yeterse. . İslâmiyet öncesinde şiir yazan şairlere; “Şair” anlamında “Ozan ve Baksı” gibi adlar verilmiştir. İslâmiyet sonrası Anadolu’da; saz eşliğinde veya sazsız şiir yazan…
29 Şubat 2012 Saat : 3:48
