Bir yar sevdim er baharda boylanır Sevsem incinir sevmesem incinir İnce bellerini kuşaktan sarar Sarsam incinir sarmasam incinir Bu güzele mecnun olsam yerinir Hasretinden zelil olsam gezinir Ne diye de candan ala övünür Övsem incinir övmesem incinir Hüccetim kadıdan beratım senden Solar mı hiç gülüm dediği sözden Silinmez yazının şahidi Hakk’ta Silsem incinir…

Neşetim Neşetim aslan Neşetim oy.. Kara topraklara düştü Neşetim oy oy.. Bu dünya dost olmaz şu eyilere oy Yare gönüllere düştü Neşetim oy oy Neşetim oy oy Gardaşım oy oy Bahar olur yazı gelir kışlanır oy Ömür yaşar zaman gelir eyleşir oy oy Gönül sever kulluk eder yükselir oy Nice gönüllere erdi Neşetim…
26 Eylül 2012 Saat : 9:13

Allanır pullanır kınalar yakar oy Sürme ile nazara kimler girer oy Hörü, gelin olmuş da ata biner oy Yollar uzun ince beller sorulmaz oy Allı gelin allı gelin oy oy Al kuşakla bağlı gelin oy oy Kızılırmak yaran olmaz oy oy Atlılara baş bu gelin oy oy Al kuşağı dolar idi gardaşı oy…
25 Eylül 2012 Saat : 8:13

Ben de bıktım şu dünyanın halından Bağlar bozuk hazan olmuş gidiyor Derde düştüm şu yaylanın belinden Dağlar yüksek Ferhat olan gidiyor Ağla ağla gözüm yaşı selolur Selden gelen değirmene su olur İflah etmez bu dert beni çürütür Yollar ırak şaki sarmış gidiyor Kime ne ettim ben geydin alları Irak ettin gözlediğim yolları Zahmetlerle…
24 Eylül 2012 Saat : 2:37

Kara gözlerine kurban olduğum Uzak durma eller gibi nazilen Dara düşürüp de candan geçtiğim Uzak durma bahar gibi gülinen Benim yarim cana düşmüş derdinden Sala verir komşuları yelinden Sormaz bana bir hamaylı ferinden Uzak durma kemler gibi tozunan Yaz gelince katar katar devenin Kıvrım kıvrım gider yolu yaylanın Benim ilen düşmez oldu kararın…
13 Eylül 2012 Saat : 10:59

Gönül arzular Gırşaar halını Kaman yeşildir uzaktan görünür Evvel bahar yaz ayları salındı Coşar Kızılırmak kızıl görünür Karabacak selafur bağarası Yatan bilir selamlığın havası Bir yar sevdim kavaklıklar arası Yatar koluma çalpıdan görünür Kılıçözü boylu boyunca akar Kaç yavruyu yedi anası yanar Serpme ile balık tutak gardaşlar Girdiğimiz sular derya görünür Yamacında Kervansaray görünür Horozun gediği…

Gönül ne gezersin sarp yaylalarda Geliver ovaya el'e gidelim Bir güzel bir yiğide yetmezmiş Sunaları bolca il'e gidelim Yad illerde ne güzeller var imiş Bir yiğide onbeş güzel dar imiş Sordurun kadıya bize kaç imiş İmamları bolca il'e gidelim Muhanetin köprüsünden geçilmez Çirkinlerin testisinden içilmez Güzellerin sadıkına doyulmaz Avratları bolca il'e gidelim …

Yüce dağ başında yiğitler gezer Gölleri serindir ördekler yüzer Yaylanın güzeli çadırda süzer Dilleri tadlıdır balaban arar Seherlerde açılan üçgül müsün Başına takıştırmış sultan mısın Cenneti âlânın balından mısın Boyları selvidir dengini arar Burcu burcu kokan yeller sararmış Bülbülü güle verdim aşk bazarmış Halimi Bey'e sundum söz ağarmış Bey'leri yamandır ferhatı arar Karadır…

Ben yarimden ayrı düştüm düşeli Her anım bin yıla döndü gidiyor Yine azab oldu ömrü sürmeli Gönlüm cefalara düştü gidiyor Belli olmuş bağlarının boranı Çözülmüyor dağlarının kemanı Onbeş oldu soframızın horanı Rızkımız mevlaya kaldı gidiyor Her geçen günde artıyor vebalım Bağı bahçe viran oldu bazarım Az yaşa çok yaşa sonu babalım Ömrümüz kazaya kaldı gidiyor…

Ela gözlerine kurban olduğum Sana tenhada bir sözüm var benim Zülfü siyahına gönül koyduğum Can-ı cananına nazım var benim Ak ellere al kınalar yakışır Ela göze siyah sürme çakışır Benim yarim yadellerde oturur Hal-i melaline yazım var benim Yiğit olan yiğit sırrın bildirmez Arsız ile yolsuz ile oturmaz Benim yarim kemler ile konuşmaz Ah-ı…
4 Eylül 2012 Saat : 11:24
