Dağ imiş (Koşma)

Güzel sevdim deyu kostak yol etmiş

Arkam sıra gıybet eden çoğ imiş

Şu güzeli naza çeken zor etmiş

Önüm sıra yola düşen çoğ imiş

 

Hazan erdi gönül çemen neylesin

Nice güzel sarmak gönül eylesin

Dünü günü ana baba kollasın

Aramızda yüce duran dağ imiş

 

Salındı boyuna kavak yelleri

Goncayı açarmış yiğit kolları

Baharı çemendir yayla kızları

Ardımızda sıra kollar çoğ imiş

 

El dayim yoklarmış senin bendini

Gül yüzün soldurur çözer dengini

Bu illerde paşa beylik ingili

Vatanında züğürt olmak yeğ imiş

 

Karşımda durur boz bulanık dağlar

Yar yüreğim çatallı sene yanar

Gadaların alayım tozlu yollar

Yar eline ırak düşmek dağ imiş

 

Bahar olsa yazı gelmez çemenden

Yazı düşse harman olmaz sinemden

Habar geldi yare bilmez zalımdan

El dilinden zehir içmek yeğ imiş

 

Dağlar oldum iniledim bir zaman

Perçem açtım aktı suyum bir zaman

Çemenlendi eteklerim bir zaman

Dağ elinden gayri düşmek dağ imiş

 

Bu illerde bilmem ki ne işim var

Yar iline habar saldım sazım kar

Gel eylemiş gayri durma canım var

Her yanımdan dara düşmek dağ imiş

 

Kaç demet hayal etsem yar üstüne

Ne söyler bilmem anın yel üstüne

Kur kurul açıl saçıl kol üstüne

Er kolundan canda yitmek cağ imiş

 

Hayatım şahittir iman yarime

Döşedim zaittir kulpu zarına

Aşığa bahadır cehli yunmaya

Aşk od’undan iman çalmak sa’ imiş

 

Ahi kula ahmed yazdım dalından

Çala durdum gönül sazı yolundan

Gelmez gitmez Rahman yaza eşkindan

Hakk yoluna candan geçmek dağ imiş

 

 

aşık ahi kul ahmede bunları yazmak nasib olmuştur

17 Nisan 2013
Okunma
bosluk

Ökçeli yarim (Koşma)

Benden selam eylen yarin iline

Nazlanıp da öte öte durmasın

Bahar döner yazı geçer halına

Sızlanıp da ağu içip ölmesin

 

Yar seninle böyle miydi bazarım

Gömlek düştü akıl yitti hazanım

Yaktı beni kaşı keman yaranım

Közleyip de aşkı yerip durmasın

 

Altına al geyer üstüne kemha

Gel güzelim beni koynunda sakla

Kız mıdır dul mudur perçemi aça

Eyleşip de yaban ilen kalmasın

 

Kara kaş altında neler çevirir

Ak ellere al kınalar yaktırır

Ben bir turna olsam selam yazdırır

Okutup da alem ilen salmasın

 

Ala göze siyah sürme nazından

Yiğit olan yiğit ölür yasından

Sen şöyle bir döşen aşkın telinden

Tutturup da ağıt ilen sarmasın

 

Al yanaklar alma gibi kırmızı

İnci mercan dişler ile gülüşü

Ben söylerim Hakk’a giden Rasulü

Belleyip de kafir ilen yormasın

 

Yanarım yanarım yare yanarım

Bilmedi kadrimi niyet ararım

Kimseler içmez tasımdan ağlarım

Gıybeti de eller ilen yapmasın

 

Yar taramış zülfünü belden âri

Ak göğüsler fırlar düğmeden âri

Güzel sevme derler cahilden âri

Bakışıp da ökçe ilen gitmesin

 

Yar kalemi almış yazar hünkara

Sevdiğin sınarmış yerer cihana

Yiğit olan yiğit sabrı meydana

Sözleşip de karar ilen yıkmasın

 

Sevdim sevdim alamadım yanaktan

Baha kıldı beş bin kayma başlıktan

Canım koydum üç gül ile taraktan

Tartılıp da pullar ilen gitmesin

 

Güzel ayrılır mı sevdana düşen

Dört kitapta gördüm ölmeden ölen

Neye saydın canım sundum bilmeyen

Pazarı da beyler ilen yapmasın

 

Yarden ölçtüm yollar ırak pekuzar

Haber saldım gelen giden ahuzar

Sen bir sala eyle dağlardır ular

Salınıp da yollar ilen tozmasın

 

Kul ahmed der bu sevdaya doyamam

Memeleri alma alma ememem

Ağu içtim yar elinden ölemem

Unutup da eller ilen saymasın

 

 

Aşık ahi kul ahmede yazmak nasib olmuştur..

 

21 Ekim 2012
Okunma
bosluk

Sufi sufi sufinaz, satar bizi gül-i naz

Ey gönül işlersin günah yoktur pişmanın
Hem sufi görünür postta yoktur çerağın
Ey gönül geçirdin ömrü giryan olmadın
Hem sufi görünür postta yoktur çerağın

*

Ey gönül daima işin gaflet iledir
Hem tesbih elinde hem dil gıybet iledir
Ey gönül selle-i çilpeç nefs ket iledir
Hem sufi görünür dostta yoktur metaın

*

Ey gönül isyanın aşar saflık serabın
Hem takva eyleyip abid kılsan namazın
Ey gönül mahşerde düşme yalan ağıtın
Hem sufi görünür dosta yoktur nazarın

*

Ey gönül geceler kalkıp kan-ı revanın
Hem cefa çekerek belin sağlam bağlasın
Ey gönül severek söyle lafz-ı Celalin
Hem sufi görünür dosta yoktur nihanın

*

Ey gönül işlersin kibir riya kazancın
Hem ah-vah edersin dilde mağrur nidaın
Ey gönül verirken can-ı nur mu imanın
Hem sufi görünür dosta yoktur amelin

*

Ey gönül neylersin evde sufi işin yok
Hem sufi neylesin halka vere aşı yok
Ey gönül ağlarsın damla dahi yaşın yok
Hem sufi görünür dosta yoktur ağıtın

*

Ey gönül sufilik eyler kapı umudun
Hem bir şey gelir mi deyu kişi gözlersin
Ey gönül Allah’ın lanet çarhı takarsın
Hem sufi görünür dosta yoktur emanın

*

Ey gönül sufiyim dersin hani figanın
Hem aşk-ı surh’un gözün yaşın suların
Ey gönül mürşid-i kamil hani yolların
Hem sufi görünür dosta yoktur tebaın

*

Ey gönül yürürsün gamsız tesbih elinde
Hem mağrur oluptur dünya dini ahirde
Ey gönül korkasın Hak’tan şimdi huzurda
Hem sufi görünür dosta yoktur sevabın

*

Ey gönül dünyaya postu serdin nihayet
Hem dahi zahirin dünya batın sadaret
Ey gönül habersiz ezel geldi nihayet
Hem sufi görünür dosta yoktur cevabın

*
Ey gönül tesbihle halkı boyan sufisin
Hem dahi nefsine mağlub olmuş birisin
Ey gönül kulluğun Hak mı yazın küfisin
Hem sufi görünür dosta yoktur yazanın

*

Ey gönül yalnızca Allah tavrın ubudet
Hem dahi zübde-i alem içre şuhudat
Ey gönül günahlar hata mahcub melamet
Hem sufi görünür dosta yoktur tevbesin

*

Ey gönül muhabbet sür de ol’ver divane
Hem dahi geçesin mal-mülk ev-bark divane
Ey gönül kim Allah derse ol’ver pervane
Hem sufi görünür dosta yoktur sabırın

*

Ey gönül bizar ol şeyden aşka davacı
Hem uyku terkeyle gece aşka duacı
Ey gönül dertsizler yanmaz aşka metacı
Hem sufi görünür dosta yoktur sefaın

*

Ey ahmed sufilik kolay değil neylersin
Hakk Rasül sufidir dünya malı neylersin
Ey dünya sevenler insan değil neylersin
Ey ahi ahmedim dosta yoktur nizaın

*
ahi kul ahmed

11 Kasım 2011
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç