İmansızın bağrı taş m’ola (Koşma)

Kudretten karadır yarimin kaşı

Ağzının içi de incidir inci

Kemer sıktırmış ince belleri

Yoksa ince beller sarılır m’ola

 

Karlı dağlar aşan turnalar gelin

Yarden ayrı kaldım selamım alın

Varın yari uykusundan kaldırın

 Yoksa selamımı da almaz m’ola

 

Firkatin zarına dokunmak olmaz

Vuslatın anına varılmak olmaz

Yarimin şanına yakışık almaz

Yoksa bir başka sevdiğin var m’ola

 

Islak ibrişimle sarsam belini

Şeker şerbet döktürürsün dilini

Ben bilirim sevdiğimin dinini

Yoksa imansızın bağrı taş m’ola

 

Ben o yari ballar ile büyüttüm

İki etmedim sevgiyle avuttum

Sonunda elimden yari uçurdum

Yoksa uçan gönül kuşu baz m’ola

 

Ben o yare gücendim amanın hey

Bakmaz bana eledir divanın hey

Kimseler bilmez senin kıymetin hey

Yoksa kıymet bilmezlerin şeş m’ola

 

Terk edem sılayı kaşı kemanım

Beni mecnun eden yarin gümanın

Vefasız yarin de yoktur imanın

Yoksa Hakk’tan yana bağın yok m’ola

 

Figanım artar yar gittin gideli

Ben ölürsem yadlar sarsın belini

Felek almak ister benim canımı

Yoksa can ver’mğe takatin yok m’ola

 

Ahi ahmed dertli severim candan

Can esirgemezdim cananım senden

Duydum ki sevdiğim vazgeçmiş benden

Yoksa cananım benden bıkmış m’ola 

 

ahi kul ahmed nasibidir

31 Aralık 2015
Okunma
bosluk

Kara kaşlarına kurban olduğum (Koşma)

Kara kaşlarına kurban olduğum

Bizi kara yazdılar yadlar gibi

Al kınalı ellerinden tuttuğum

Bizi kara yazdılar yadlar gibi

 

Uzun incedir de yolları aşkın

Dikene uğramışsa gülü yakın

Sevip sevip de ayrılanın halın

Yüzbin zara yazdılar yadlar gibi

 

Dünyayı sevmekle veli olunmaz

Canı vermeden de aşık olunmaz

İnsanoğlu gamdan hali bulunmaz

Bizi gama yazdılar yadlar gibi

 

Bulamadım yarin iradesini

Çekerim bu derdin ziyadesini

Seven verir dosta ifadesini

Bizi nara yazdılar yadlar gibi

 

Gülüm gülşenim de var oldu deyu

Aşkın kemendin de yar oldu deyu

Bize bi haller de kor oldu deyu

Bir civara yazdılar yadlar gibi

 

Aşkın beni del’eyledi nazınan

Daim sabretmeye verdi elinen

Bu hasretlik sürer oldu yılınan

Biz’rüzgara yazdılar yadlar gibi

 

Bülbül gül dalında gerek ötmeğe

Bahanesi nedir çekiş çekmeğe

Bu aşkı şarabın yalnız içmeğe

Bizi yere yazdılar yadlar gibi

 

İbret al bülbülün gonca gülünden

Bırakma zikrini Hakk’ın dilinden

Hazan olur bir gün gider elinden

Biz’gıybete yazdılar yadlar gibi

 

Aşkımın bağına düşürdün gazel

Senden başka yok mudur nazik güzel

Meğer ki kahrın çekilmezmiş güzel

Bizi ele yazdılar yadlar gibi

 

Kavursalar vücudumu odına

Çevireler yönümü de yarime

Harman edip savursalar neyime

Bizi kula yazdılar yadlar gibi

 

Bu sevdalar başımda tüter oldu

Yeter artık sevdiğim çilem doldu

Gül dalında baykuşlar öter oldu

Biz’efkara yazdılar yadlar gibi

 

Mert ol yiğidim derde takrir eyle

Çıkma yolundan daim doğru eyle

İştiyakın şerhu de beyan eyle

Bilmem nere yazdılar yadlar gibi

 

Ahmedimin gözü kanlı yaş imiş

Onun derdi dertlere derman imiş

Toprak sanmış gönlü meğer taş imiş

Bizi taşa yazdılar yadlar gibi

 

 

 

ahi kul ahmede nasibdir

22 Aralık 2015
Okunma
bosluk

Ağladığın “latif”dir taştan âri; Ahdin “bela” kıl sen yakuttan âri

Kabe bilmez imiş sırrımız nihan

Tavaf eyler imiş varanlar cihan

 

Taş oladır anlamaya gönlümü

Helak mıdır döndü şerre sıdkımı

 

Ya Beytullah nerden aldı nurunu

Temiz olmuş pak eyler kim kulunu

 

Yemin kıldım perde yoktur Rahman’a

Baha kıldım candan olam sırrına

 

Celalimin şavkı Kabe mihengi

Ay tutulmadı hem gönül nirengi

 

Kim velidir adı varır divane

Kim delidir aklı satar meccane

 

Verir mi bir “siyah taş”a sırrını

Mahbub kılar mı bir öpmek aşkını

 

Zatın bilinmezdi derse ki “kesif”

Sıdkı sadıkların özlerdi “latif”

 

Bilmez cehlimiş kim kesfe meyleder

Bilse ehlimiş kim ”latif” lütfeder

 

Hem tanır hem eyler vakit yanında

Rahim, Rauf Allah dosttur canında

 

Kalkıp ayağa doğrulsa görülmez

Tavaftan tahrife zatın bilinmez

 

Benden bir müjdedir konuk canlara

Güven ve teminat O’ndan kullara

 

Kavuşmakla ferah kılar dostunu

Yaşar isem temiz kılar urbamı

 

Beytullah’ı tavaf eyler bilmezmiş

Şeriatın sırrı dahi  gaybimiş

 

Daha nice var ki yasa, delildi

Onlar keşf gözüdür körlük zelildi

 

Ölmüşü dirinin tavafı züldür

Yoğ imiş diri gibi bilge haldir

 

Tecelliden bir nur zatı âliden

Melekten uzak insanı haliden

 

Anla ki bu iş bir gaybdir söylenen

Keşf ve tahkik diriydi hem görünen

 

ahi kul ahmed canın sır eylersin

Kabe midir taşa ayan eylersin

 

Mana gönlün taş mıdır varırsın sen

Taş gönlün yakut mudur ağlarsın sen

 

Ağladığın “latif”dir taştan âri 

Ahdin “bela” kıl sen yakuttan âri   

 

Açıklama:

-Nihan: gizli

-miheng: ölçü alınan

-nirengi: denge noktası

-meccane: bedava

mahbub:sevgili

-kesif:maddi ve yoğun

-latif:görülmeyen, tanımlanamayan, her tarafta bulunabilen, nurani (Allah Latif bir varlıktır)

-cehl:cahillik

-urba:elbise, şiirde urba din ve takva anlamında kullanılmıştır.

-keşf:kişinin mesafe alarak bazı olağanüstülüklere vakıf olması, farketmesi, sırrını anlaması,

-zül:aşağı olup adi sayılan,

-ahdin bela kılınması: kalü belada insanlar Allah’a söz vermeleri “Bela”dır. bu ahdini yeniden “bela” diyerek gerçekleştir deniyor.

 

 

 

ahi kul ahmede nasibdir

19 Şubat 2012
Okunma
bosluk

Kadir’e Çaldı Gecem

Gündüzüm geceye çaldı,

Bu gece gönlümün varı,

Göğnümün kâdiri geldi,

Bu gece gönlümün yâri.

                ***

Melekler ne iş işlemiş,

Cebrail ne düş düşlemiş,

Rahman ne murad eylemiş,

Bu gece ümmetin yâdı.

                ***

Her geceyi kadir bil sen,

Her geleni Hızır bilsen,

Her yananı kendin bil sen,

Bu gece rahmetin kârı.

                ***

Namazda ihlasın gerek,

Gözyaşıyla ahın düzek,

Cup diye atlayak ölek,

Bu gece kulların varı.

                ***

Biri bine katlar imiş,

Hangi gece saklar imiş,

Şol ümmete fazlı buymuş,

Bu gece tembelin kârı.

                 ***

Bir yıldır kılarım bitmez,

Kadir deyu sâla etmez,

Rahmet ne ki saklar açmaz,

Bu gece erlerin karı,

                 ***

Bağım bahçem bostanım gül,

Günah keçem içtiğim gül,

Nefse bindim atlarım gül,

Bu gece güllerin yâri,

                 ***

Kul ahmedim günüledi,

Ömrü çuval sokuladı,

Bir gecede yaylakladı,

Bu gece ahiler kârı.

                 ***

Ya Muhammed salât ettim,

Salât deyu emrin tuttum,

Merhametle kulluk ettim,

Bu gece ahmedin kârı.

                 ***

Ya rahman affına geldik,

Saf saf olup namaz kıldık,

Salya sümük dua ettik,

Bu gece affet sen nâsı,

                 ***

Benim gülüm solmaz galan,

Niza etmem ahraz galan,

Kafi gelir rahman galan,

Bu gece rahmetin kârı.

                 ***

Selam olsun ümmet kârı,

Duyan gelsin tarik eri,

Uçadursun hakikatli,

Bu gece marifet kârı.

                 ***

Bir garip kulum alemde,

Şaki yazdı hem levhinde,

Düştüm aşkına kırkında,

Bu gece muhabbet kârı.

                                     ahi kul ahmed

23 Ağustos 2011
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç