Karar eyle (Semaî)

Selam eyle selam eyle

Selam verdim kelam eyle

Canı yazdım canan eyle

Kalem düştü karar eyle

 

Baha kıldım hal eylemiş

Çulum serdim var nideymiş

Sende yazgım can söylemiş

Kalem düştü karar eyle

 

Beşe alam ona satam

Bezirganım cana katam

Bir gönülde kara geçem

Kalem düştü karar eyle

 

Menim yârim menim demiş

Men üstüne can istemiş

Yollarıma çul sereymiş

Kalem düştü karar eyle

 

Canim verdim can üstüne

Yane düştüm yar üstüne

Avludaki don üstüne

Kalem düştü karar eyle

 

Naza durdum halim tamam

İki derdim ölsem yanam

Edep ile kulluk satam

Kalem düştü karar eyle

 

Bahar eyler yaz üstüne

Kışı satar bez üstüne

Bir selamlık kol üstüne

Kalem düştü karar eyle

 

Men yanarım köz üstüne

Gül verirler söz üstüne

Hem süzerler kız üstüne

Kalem düştü karar eyle

 

Ele verdim yâre düştü

Yâre yandım cane düştü

Gele dedim sene düştü

Kalem düştü karar eyle

 

Menim yârim gelem demiş

Gelem gidem ölem demiş

Elaleme sövem demiş

Kalem düştü karar eyle

 

Gülüm düştü ele güne

Elde solar dala vere

İkircikli söze düşe

Kalem düştü karar eyle

 

Ahi Ahmet çala durur

İki etmez kasdı budur

Haktan gayrı yoktur sürur

Kalem düştü karar eyle

 

Ahi Ahmet çala durur

Çalap yazdı kasdı budur

İki düştüm eşik nedir

Kalem düştü karar eyle

 

 

ahi kul ahmete nasib oldu

30 Haziran 2014
Okunma
bosluk

Güzeldir

Menim yarim güzeldir

Bülbül güller içinde

Cânım verdim meseldir

Gönül diller içinde

 

Sever oldum gönülden

Geçer oldum nazından

On beş diye sazından

Gülüm kullar içinde

 

Kıvrım kıvrım yaylanın

Tozar imiş yolların

Gönül düşer ellerin

Cânim haller içinde

 

Bahar gelmiş geçmeye

Yazı kışa ermeye

Ağşam oldu göçmeye

Derdim beller içinde

 

Güzel ilen dalına

Nice düşem zoruna

Bunca güzel uğruna

Boynum canlar içinde

 

Ağır ağır yoluna

Düşer oldum boyuna

Canı sattım halına

Dalım beyler içinde

 

Sevdim deyu alınır

Gider ele övünür

Benden geçmez darılır

Yarim evler içinde

 

Canım ister cananum

Verdim gitti cananum

Benden etti cananum

Canum eyler içinde

 

Bir eyledim yolunu

Var eyledim kapını

Ol muhammed karını

Derdim meyler içinde

 

Hay deminde uçalım

Şol ümmete koşalım

Her rahmetin saçalım

Elim nurlar içinde

 

Ahi Ahmet nidelim

Ömür boyu ölelim

Bir eşiktir düşelim

Aşkım iller içinde

 

Ahi kul ahmede nasib oldu

30 Haziran 2014
Okunma
bosluk

CUMA SOHBETİ – 19 (Hacı Bayram Camiinde sabah namazında okunan toplu zikrin Arapçası ve Türkçe okunuşu) (İmam-ı Azamın zikri)

 

فَاعْلَمْ اَنَّهُ 

لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ(Tehlil 11 defa)

حَسْبِى رَبِّى جَلَّ اللهُ مَا فِى قَلْبِى غَيْرُ اللهِ نُورْ مُحَمَّدْ صَلَّى الله

لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ (Tehlil 11 defa)

حَسْبِى رَبِّى جَلَّ اللهُ مَا فِى قَلْبِى غَيْرُ اللهِ نُورْ مُحَمَّدْ صَلَّى الله

لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ (Tehlil 11 defa)

مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ

إِنَّ اللهَ وَمَلَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا .

اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى اَلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ كُلِّ دَاءٍ وَدَوَاءٍ وَبَارِكْ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ كَثِيراً .  (3 defa)

فَصَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى نُورِ جَمِيعِ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ وَالِ كُلٍّ وَصَحْبِ كُلٍّ اَجْمَعِينَ وَاحْشُرْنَا مَعَهُمْ بِلُطْفِكَ وَكَرَمِكَ يَا رَبَّ الْعَالَمِين اَمِينْ وَالْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ .

عَلَى اَفْضَلِ الْعَالَمِينَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَوَاتْ

عَلَى اَشْرَفِ الْعَالَمِينَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَوَاتْ

عَلَى اَكْمَلِ الْعَالَمِينَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَوَاتْ

اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِىِّ اْلاُمِّىِّ وَعَلَى اَلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ . (3 defa)

سُبْحَانَ اْلاَبَدِيِّ اْلأَبَدِ ، سُبْحَانَ الْوَاحِدِ اْلأَحَدِ ، سُبْحَانَ الْفَرْدِ الصَّمَدِ ، سُبْحَانَ رَافِعِ السَّمَاءِ بِغَيْرِ عَمَدْ ، سُبْحَانَ مَنْ بَسَطَ اْلأَرْضَ عَلَى مَاءٍ جَمَدْ ، سُبْحَانَ مَنْ خَلَقَ الْخَلْقَ فَأَحْصَاهُمْ عَدَدْ ، سُبْحَانَ مَنْ قَسَمَ الرِّزْقَ وَلَمْ يَنْسَ أَحَدْ ، سُبْحَانَ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَلاَ وَلَدْ ،سُبْحَانَ مَنْ يَرَانِى وَيَعْرِفُ مَكَانِى وَيَسْمَعُ كَلاَمِى وَيَرْزُقُنِى وَلاَ يَنْسَانِى يَااَللهُ جَلَّ جَلاَلُهُ عَمَّ نَوَالُهُ وَلاَ اِلَهَ غَيْرُهُ اَلَّذِى لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ فِى اْلاَرْضِ وَلاَ فِى السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ سُبْحَانَ الَّذِي لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدْ . 

سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ  وَسَلاَمٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ  وَالْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ .

 

Hacı Bayram Camiinde cuma sabahları imamın cemaatle yaptığı toplu zikrin Türkçe okunuşu (bu zikir imamı azam’ın yaptığı zikirdir)

                    

(Lütfen Kuran bilen birisine doğru okunuşunu okutunuz,  Türkçe ile Arapçadaki sesler tam uyuşmadığı için, mana bozukluğu olabilir)

 

Fağlem ennehu

la ilahe illallah (Tehlil 11 defa)

Hasbî Rabbî cellallah,

ma fî kalbî gayrullah,

nûr Muhammed sallallah

La ilahe illallah (Tehlil 11 defa)

Hasbî Rabbî cellallah,

ma fî kalbî gayrullah,

nûr Muhammed sallallah

La ilahe illallah (Tehlil 11 defa)

Muhammedur rasulüllahi sallallahü aleyhi ve sellem..

İnnellahe ve melaiketehü yusallüne alennebiyy.

Ya eyyühellezine amenü sallü aleyhi ve sellimu teslima.(Ayet)

Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin

ve ala ali seyyidina muhammedin bi adedi külli dain

ve devain ve barik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesiyra (3 defa)

fe salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin

ve ala nuri cemiil enbiyai vel mürselin, ve ali külli vesahbi

külli ecmaiyne vahşurna meahüm bi lütfike

ve keremike ya Rabbel alemiyn,

amiyn velhamdülillahi rabbil alemiyn.

Ala efdalil alemiyne seyyidina Muhammedin salavat   (salavat okuyunuz)

Ala eşrefil alemiyne seyyidina Muhammedin salavat    (salavat okuyunuz)        

Ala ekmelil alemiyne seyyidina Muhammedin salavat  (salavat okuyunuz)               

Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin nebiyyil ümmiyi

Ve ala alihi vesahbihi vesellim (3 defa)

Sübhanel ebediyyül ebed, sübhanel vahidil ehad,

Sübhanel ferdissamed, sübhane rafii semai bi gayri amed,

Sübhane men besetal arda ala main cemed,

Sübhane men halakal halka feahsaahüm aded,

Sübhane men kasemer rizka velem yense ehad,

Sübhanellezi lem yettehiz sahibeten ve la veled,

Sübhane men yerani ve yağrifu mekani

Ve yesmeu kelami ve yerzukni ve la yensani

Ya Allahü celle celalühü amme nevelühü

Ve la ilahe gayruhü ellezi leyse kemislihi

şeyun fil ardı ve la fissemai ve hüvessemiul alimü

sübhanellezi lem yelid ve lem yuled

ve lem ye küllehü küfüven ehad

sübhane rabbike rabbil izzeti amma yasifun,

ve selamün alel mürselin

velhamdülillahi rabbil alemin               (el Fatiha)

Bu zikir seyru sülüki afaki olup tarikat ehli olmayan herkes kendi başına veya ailesiyle veya herhangi bir cemaatle çekebilir.  Latif, hoş ve tevhid dolayısıyla da etkili ve önemli bir zikir olarak görünüyor. Bu tür zikirlerde kişi şeytanın müdahalesine maruz kalmaz umudundayız. Ancak kendi başına 5 000 veya 10 000 gibi yüksek tutarda bir Allah zikri mutlaka bir gönül eri zattan onun kontrolünde alınmalıdır. Ancak bu zikir hafif bir zikir olup sabahları veya müsait olduğunuzda iş ve eşinizi ihmal etmeden hergün bile çekilebilir. Bu zikrin imanı güçlendirici bir etki yapabileceği umudundayız. Allah zikrinizi kabul etsin efendim. 

Ahi kul ahmed Türkçe okunuşunu yazmıştır.

 Zikirden ilahi aşka

(yukarıdaki zikrin arapçasını bize gönderen Müftü Yusuf Doğan Beye atfen Ümmeti Muhammed için kaleme almak ALLAH’tan nasib olmuştur)

Zikrimiz alındı muhterem hocam / Gülümüz kokar oldu bir ihtiram

Bilmez idik evvelde Hakk’tan fehim   /   Zikrile didarın açarmiş Rahim                              //  didar : gönül

Dileriz bir Allah demeyi zelil / Saf bir kalb ile de yanmayı melül

Baha kıldı Rahman biraz gayreti / Gayret kim ki halden hale geçmeyi

Dertlenmeyeni aşık saymaz imiş / Hakk içun aşka yaran yazmaz imiş

Gönül gözü ışımadan aşk olmaz / Hakikat sözleri bilmemek olmaz                     

Aşk ile canın satanlar ararmış  /  Aramak ne kendi canan yazarmış

Ders verir sırrından perdeler açıp  /  Zorluk cefa ve sıkıntı horlatıp         // horlanmayan kişi derviş olamaz

Aşk bir bela, canı dara düşürür / Ağıt, aklı siler gömlek giydirir

La mekanın arş mıdır bu Mecnun’a / Leyla’ya dert midir nazlar mahına                         //   mah : ay, ay yüzlü

Seherlerde kelam ile mahbub kıl  /  Cemaline seyran ile meftun kıl                                         mahbup:sevgili

Akıldan geçtim gömlekten giydim bil  / Zatına düştüm gayri’nden geçtim bil  // Gayri: Allahın sıfat tecellileri

Burda cefa yazarmış yoğa, cemal /  Mahşerde kul deyu çağırır cemal           // ilk yazılan cemal : Allahın yüzü

Kim ki aşık deyu yaratılırmış  / Ahdeyler, kul nurdan bezetilirmiş  /aşıklık biraz da takdirdir ve onlar nurludur   

Hakk ile yaran nider halka devran /  Kul olan canan yazar ümmet halktan  

Cemal dilersen sıkı dur cefaya / Celal ile yanasın komaz sefaya            // Cemal : Allahın güzel nurlu yüzüdür

Yad etmeye yaşlar salar vefalım / Yüz bin bela kılsan düşmem feryadım

Ümid ile korkun mihrab eyledim  / Şad olmaya delili yoğ peyledim    // dünya sevgisini atarak, yoğ peylemek

Aşık olmağ altın gümüş neylermiş  /  Bir kamilde toprak olmak eylermiş

Aşk yolunun kullarına derman mı /  Dermanı dertten sayar ölmen mi

Manası Hakk’tan kelamı kuldanmış/Ölenler “bela” dost imiş candanmış     // bela;evet/aşktan nefsin ölmesi

Yusuf kardeşi Doğan mı saymışlar / Doğan kim “ahi kul” şahin bilmişler

Bu kadar yarenlik Hakk nazıdır bil / Hakk içun “ahi”nin ”kul” sözüdür bil                 // En doğrusunu Allah bilir         

“Kul” olanlar tevhid ile uçarmış   /  Uçmağa Hakk burak ile yazarmış                        // tevhidle kul olurlar

Arşda yoğ imiş başka nebi ”Yusuf” / Züleyha’dan kaçmamış Doğan Yusuf  

Sen bir züleyha bul da gel mah cemal  /   Kaçmayam ben gel gör ki ahı cemal 

 

ahi kul ahmede nasib olmuştur

    

10 Haziran 2014
Okunma
bosluk

CUMA SOHBETİ – 18

Bismillahirrahmanirrahim

selamün aleyküm

 GÖRÜCÜ MÜ SEVEREK Mİ?

Gençlerin uzun süre arkadaşlık yaparak birbirimizi tanıyoruz demeleri her zaman olumlu netice vermez. Karşı karşıya gelen insanların öncelikle iyi tarafları öne çıkar. Üç defa bir kişi yanında olmak üzere konuşmaların da öne çıkan iyi yönler beklentinin %70-80’ini karşılaması durumunda “evet” denip yetinilmelidir. Daha sonraki tanımalarda kötü yönlerin öne çıkma olasılığı yüksektir. Kötü yönü olmayan insan olmaz. İnsan iyi yönü olağan görüp kötü yönü abartmaya meyillidir. Kötü yönler yükselince kavga olur ve ayrılık mukadder olur. Şayet evlilik içinde çıkacak kötü yönler “muhtaçlık” nedeniyle yumuşar. Allah’ın eşler arasında sevgi var etmesi de kötü yönleri izole eden bir etkendir.

 

Ailede sevgi, saygı ve güven üçlü saç ayağıdır. Her biri bir diğerini bozar. Karşı karşıya bakıp anlaşmaya çalışan insanlar değil “Aynı yöne bakabilen insanların uyumlu bir evlilik yapabileceği umulur”

DİKLENMEDEN DİK DURMAK 

İslam’da dik durmak vardır. Diklenmek yoktur. Diklenmek demek kavgaya zaten hazır adamın tuzağına düşmek demektir. Bu tür tartışmalarda kişinin nefsi hastalıkları öne çıkar ve söyleneni anlamaz. Halbuki dik durmak sizin sahabe’nin yaptığı gibi dininizi bilerek isteyerek fedakarlık yaparak imanınızı inşa ederek uygun yaşamanızdır. Bu şahane yaşam Allah’ın verdiği nurla ışıldar. Böylece parlayanı herkes görür. Parlayandan çıkan göz ve ses ve beş duyu da aldığı nurla ulaştığı kişide sevme – sevilme – ikna etme etkisine dönüşür. Aranan da budur. Dik durmak kadar doğru ihlaslı ve zor bir yol yoktur. Allah’ın yolu da budur. Bu yolun en kemali Namazın kıyamında olur. Kişi Allah için kendini inşa etmiş ve Allah için kıyamda ayakta durmaktadır ve Allah’ı savunacak cündullah, hizbullah olmuştur. Zulme karşı durmak ve Tevhit üzere olmak ve ümmet birliği içinde bütün olmak da cihat da aynı anlama gelir. İtikattan sonra ahlakın hedef alınması da muamelat, ibadet gibi diğer unsurlar üzerinde olumlu etki eder. Şayet ahlak 5. Unsura düşerse dik durmanın diğer insanlara yansıyan güler yüzü zayi olur.

DANIŞMA 

Bir müslüman zorlandığı bazı konularda müslümanlardan danışma yapabilmelidir. Danışma yapılacak kişinin ilmiyle amil, toplumda imani yeri olan, haset ve kıskançlık ve kin gibi topluma yönelik ve ahlaki olumsuzlukları olmayan ve sorulacak konuda bilgili uzman olan Allah korkusu yüksek kişilerden olması gerektir. İstiare ve Rüya’ya gereğinden fazla güvenmek yanlış olur. İslam’ın bilinen kurallarına uyularak makul bir danışma yaptıktan sonra karar verilerek bu kararın hayra hizmet etmesi, hayırlı olması için dua edilmelidir.

 

İnsan, kimin hükmünü uyguladığı ile mana kazanır. Kim, kimin hükmünü uygulayacaksa onu sevmesi gerekir. Kişi sevdiği ile beraberdir hadisi bütün ilişkiler yönünden geçerlidir. Bu yüzden kişi neyi sevdiğine dikkat etmelidir. İnsanın bazı hallerde gafletle yanlış bir şeyi sevdiği de olabilir. Temel olan şey sevme unsurlarının tamamının İSLAM’a uygun olmasıdır. En ufak bir kir, beyaz sahifeyi kirletir ve tamamı küfürden sayılır. Bir bardağa bir sivrisinek düşünce de aynısı olur.

ZENGİNLİĞİN GÖTÜRÜSÜ 

Zenginlik başlı başına bir doyum değildir. İslam’ın kazancı belli şekillerde dağıttırmasının nedeni onu alamayacağı zenginlik tatmininden uzaklaştırıp dağıtmaya tatmin vermektir. Bu tatmin hem kişinin hem toplumun çıkarları açısından önemlidir.

 

Zenginliği amaç edinen insanını zenginleşmesi zulmederek hırs boyutunda gerçekleşir. Zenginlik gerçekleşince kişi “Ben bunu ne yapacağım” demeye başlar. Bu taminsizliğe daha çok, parayı amaç edinen Yahudiler düşer. Bu sefer Yahudiler Kıbrıs’a, Türkiye’ye veya Amerika’ya kumar oynayarak belki bir tatminle elden çıkarırlar. Temel olan şey tatminsizliğe isyandır. Ahiler 13 dirhem gümüşten fazla para biriktirmezlerdi. Biriktiren hoş karşılanmazdı. Bu tutar 50.000 TL’ye denktir.

ALIŞ VERİŞ STANDARDI 

İnsanlarda pahalı alışveriş yaparak toplumsal standardını yükseltme hevesi gittikçe artıyor. Bir hak yolcusu ihtiyacı dışında bir şeyi almaması gerekir. Çocuk bile pahalı bir telefon ile toplumsal standardını yükseltmek istiyor. Sabır ve tevazu olmadan bunların düzeltilmesi mümkün değil.

DİKKATTEKİ AZALMA 

İnsanların dikkati toplumlar geliştikçe ve sıkıştıkça gittikçe azaldı. Az nüfuslu ortamlarda insan dikkati 30 saniyeye kadar varıyordu. Yani bir kamera kendi açısından yakaladığı bir olayı veya bakış yönünü 30 saniyeye kadar çekip insanlarla bu süreye denk olacak şekilde izleyebiliyor idi. Fakat zaman içerisinde bu dikkat toplama süresi 7 saniyeye kadar düştü. Bunun anlamı bir açıdan bakan kamera 7 saniyeden fazla o açıdan resim vermemesi gerekiyordu. Bütün bunlar toplumların dikkat seviyelerinin düşmesine yol açtığını gösteriyor. Bunun bir diğer anlamı insanda gittikçe oluşan ferdiyetçilik, bencillik ve maddi tatminden , tatmin duyamama  ve sıkılarak daima bir yenisine geçme iştiyakı artıyor denilebilir.

BAŞARI MI ERDEM Mİ? 

İnsanlar zaman içerisinde erdemler yerine başarıyla her şeyi ölçmek ister hale geldiler. Örneğin; dershanelerdeki ölçme bütünüyle başarıya endekslidir. Üniversite sınavı da aynıdır. Halbuki erdem daha uzun vadeli ve toplum karakterine ve kişinin kendisine olumlu etkiler yapan bir fazilettir. Aileler bile oğlum kazansında nereyi kazanırsa kazansın demekten öte erdemle ilgili hiç bir şey söylememektedir. Bu yüzden başarıya kilitlenme duygusu gittikçe yaygınlık kazanmaktadır. Başbakan bile 2023 hedeflerini söylerken hep maddi başarıları söylemekte fakat erdemle ilgili herhangi bir hedef göstermemektedir. Bunlar yanlıştır. Hak yolcusu kendi yolunu çizerken daima başarı ile erdemi birlikte değerlendirmek zorundadır.

DİN MERHAMETTİR 

Din merhamettir hadisi çok önemli bir hadistir. Kendini aşamayan insan başkalarına merhamet edemez. Bu yüzden merhamet ederken tek başına merhamet etmediğini hak yolcusunun bilmesi gerekir. Merhametin kaynağı Allah’tır. Kişiye kendi merhametinden bir cûz vermiştir. Bu yüzden merhamet eden kişilerin Allah’ı hatırlayarak zaman zaman da estağfurullah demesi uygun olur. Merhamet sevmekle bağlantılı bir fiildir. İnsan sevmeden hiç kimseye merhamet etmez. Bu yüzden öncelikle  sevme işlemini bütün mahlukata kadar kaydırmak gerekir. Sevgisi genişleyen insanın merhameti de genişler.

HOŞGÖRÜ 

Hoşgörü, İslam’ın temel ahlak kriterlerinden biridir. Hoş görülmesi gereken şeyler insanların kusurlarıdır. Kasti yapılan ve önemli haramları işleyen insanların durumu biraz farklıdır ve uyarıyı gerektirir. İnsan olmanın verdiği kusurlar daima bir hoşgörüyle karşılanmalıdır. Hoşgörü yayıldıkça kötülük yayılmaz. Hoşgörünün temeli Allah’ın yaratmasından dolayıdır. Hak yolcusu insanların kusurunu yüzüne vurmak yerine onları affedip doğruyu kendisi işleyerek ona göstermelidir. Yunus Emre “yaratılanı hoş gördük yaratandan ötürü” diye buyurmaktadır.

 

2 Haziran 2014
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç