ahilik,ahi,ahi evran,islam,aşıkpaşa,kırşehir,ahmedi gülşehri,selçuklu,osmanlı,insan,güzel ahlak

İnsanlar sevdikleri zaman yaşarlar

Etiketler: ,

Popüler Aramalar

Sevgili arkadaşlar,

 

Çok ama çok ihtiyacımız olan, kainatın da yaratılış sebebi olan, ve toplum olarak birlikte yaşamak için de ihtiyacımız olan şu tatlı mı tatlı, kapıları açan gözbebeğimiz sevgiden bahsetmek istiyorum.

 

Bu sevgiye benden çok sizin ihtiyacınız var desem ne dersiniz? Bir de benim Aşık olduğumu düşündüğünüzde benim insanlara çok sevgi gösterdiğimi sakın unutmayın. Bakın size hep “sevgili arkadaşlar” diye hitap etmiyor muyum?

 

İnanın sevgi göstermek çok ucuz aslında. Fakat toplum olarak sevgi cimrisiyiz desem yalan olur mu? Kuyudan su çektikçe kuyuya su gelir.

 

İnsandaki olumlu duyguların başında sevgi vardır.  Bunlar genel olarak sevgi, ümit, güven, şefkat, iyimserlik, mutluluk şeklinde temel duygulardır.

 

Sevgi, bizleri birbirimize yaklaştıran ve sevişmemizi sağlayan “görünmez bağ” dediğimiz en temel duygudur. Toplumlar daima sevgi harcı ile bir bütünlük sağlayabilirler. Bu adeta bir çekim kuvveti gibidir. Sevgiyi kaybeden toplumların hali fitne diye anılır.

 

Renkler, insan duygusunu etkiler. Beyaz saflığı, kırmızı sevgiyi, sarı korkuyu, mavi de güveni temsil etmekle beraber mavide insan hayalini gıdıklayan bir sınırsızlık duygusu da vardır. Siyah ise asil renk olmakla beraber insana karanlık ve yas duygusu verir.

 

Normal yaşamda sevgimizin ümit duygusuyla beslenmesi gerekir. Bu takdirde kişide harekete geçme duygusu belirir ve aktif hale gelir. Eğer sevgi ümitle beslenmezse çaresizlik, umutsuzluk duygusu baş gösterir.  Sevilen kişi karşımızda olursa empati (Onun yerine kendini koyma) meydana çıkar ve dostluğu artırır.

aşk

Bir kişiye bağlılık ile sevgi birlikte bulunursa buna aşk denir.

İslam’da insan fıtratı bir yaratıcıya inanma yapısındadır. Bu güce duyulan muhabbet bağlılıkla birleşirse derin bir aşka dönüşür. Onu her an görüyor onun yanında duruyor ve ona feta derecesinde sevgi hissediyor olur. Büyük aşk sadıkları böyledir.  Aşk iki taraflıdır. Cevap bulmazsa sönebilir. Şefkat ise tek yönlüdür. Anne her şeye rağmen çocuğunu sever.

 

Bir annenin oğlu zalimdir. Sevdiği kız “git annenin ciğerini getirirsen senle evlenirim” demiştir. Gelir “anne senin ciğerine ihtiyacım var” der.  Annesi ciğerini oğlum istiyor diye çıkarır verir. Oğlu ciğeri alıp hızla giderken yolda düşer. Ciğerden o anda bir ses gelir. “oğlum bir yerin acıdı mı” diye… İşte annelik böyle sevgili arkadaşlar.

 

Karşılık görmeyen sevgi sönebilir. Ancak severken daha yüksek amaçlar uğruna severseniz sağlam bir kulpa yapışmış gibi olursunuz. Örneğin sevdiğiniz insanı Allah için severseniz cevapsızlık sizi fazla üzmez.

 

Çocuklar genelde kendilerine bakanı ve öğretmeni severler. İlerleyen yıllarda bu merkezileşmiş sevgi zamanla daha çok kişiye yaymayı öğrenir. Çocuktaki sevgi son derece saf ve temizdir.

 

İşletme körlüğü dediğimiz hastalığa çocuk fikirleri bir ilaç olabilir.

Eş, aile, yemek sevgisi öncedir.

Yaşadıkları toplum ve dünyayı sevmek ikincidir.

Üçüncü gruptaki ise dünyalıkla ilgili şeylerin yanında kainatı ve kendisini yaratanı da sevenlerdir. Böylece ahreti de düşünürler ve bunlar imanı sağlam güçlü kişiliklerdir.

Sevgi varsayım üzerine de inşa olabilir. Çünkü Allah’a inanmak bir varsayımdır. oturur kainata bakarsınız ve bunun mutlaka bir yaratıcısı olmalı dersiniz. işte bu bir varsayıma dayalı imandır be bunu yalnızca insan yapar.

Sevgiyi insanın kişiliğine yöneltmek daha kalıcıdır.. Sıfatlarını insan değiştirebilir çünkü.

Duygusuz bir iletişim sorun yaratabilir. Reklamlarda duygulara hitap edilmesinin temel nedeni budur.  İnsanlar doğrudan kendilerinin sevilip sevilmediğine bakarlar.

Sevginin azlığından ise düşmanlık hasıl olur. Sevginin zıddı ise korku duygusudur. Sevginin artması korkunun azalması anlamına gelir. Korku artınca da sevgi azalması muhtemeldir.

Uzun vadeli sevgi gelecekteki mutluluğu için zorluklara katlanması anlamına gelir. Sevginin süresi kadar sevginin miktarı da önemlidir. Bu miktarın iyi ayarlanması abartılı duyguları önler.

Sevginin ölçüsü

Sheaspear oyununda bir oyuncuyu şöyle konuşturur. “karının senin için yaptığı fedakarlığa bak” der. Sevgi burada fedakarlıkla ölçülmüştür.

İnsan günlük hayatı hoşlandığı kadar, ömür süreci ve ahiret boyutunda da mutlu olmayı hedeflemelidir. Bu bir sevgi yönetimidir diyebiliriz.

Peygamberlerin  kırklı  yaşlarda hissedileni doğru tanıtıp doğruya yönelmeleri beklenen şeydir. Toplumların zayıflayarak sevgilerin azaldığına çare olmak için güçlü aile bağlarına ve arkadaş ilişkisine yatırım yapılmalıdır. Umarım sizlerin de arkadaşlık ilişkisi ve ev hayatı iyidir ve çeşitlidir arkadaşlar

Sevgi içine girdiği kişide biçimlenerek kişiyi düz mantık ve salt kuru bilgiden uzaklaştırır ve kişinin duygularına biçim verir.

Kaybedebilme ihtimali seven insanı korku içine atar ve yıpratır.

Duygusal birikim genellikle yararlı sonuçlar verir. Kişinin kendini iyi tanımış olması karşı tarafı anlamayı kolaylaştırır. Akıllı insan her şeyi kendi ölçüsünde sever. Seven sevdiğine tabi olur ve onun yararını düşünür. Böylece diyalog başlar ve toplumdaki iyilikler artış gösterir. Bu konuda Mevlana Hz. Şöyle söylüyor.

Kim ki canın için cananı sevdi; canın sevdi

Kim ki canan için canın sevdi; cananı sevdi

 

Sevgi bağlılığı beraberinde getirir. Hayatta sevgiden yana fakir saydığımız insanlar merhametsiz eziyetten hoşlanan tiplerdir. Kendisini de sevmediği için mutlu olması da mümkün değildir. Çocuklar ve gençler büyükleri kadar hayatın zorluklarından haberdar olmadıkları için daha temiz bir sevgiyi yaşadıkları söylenebilir.

 

Fakat bazı zorluklar gençleri sevgi kıskancı haliyle getirmesi muhtemeldir. Halbuki sevgide cömert olabilmek paylaşıldığında paradan farklı olarak verildikçe artmasıdır. Sevgi sonsuz, maliyeti ve vergisi bulunmayan fakat değeri çok yüksek bir hazine gibidir. Bunu elde etmek kişinin iradesiyle çalışmasına bağlıdır.

Aşk fedakarlık ister

Delikanlı arkasında sevgilisi olduğu halde yolda motorsikleti ile sürat yapmaktadır. İkide bir kızın sevgisini ölçmektedir. Beni seviyorsan daha sıkı sarıl der. Maksadı onun sıkı durmasını sağlamaktır. Yaklaşan sert viraja girmeden frenleri kontrol eder. Frenler boştur. Kaskını ona uzatır. “Başımı sıktı, sen alır mısın” der. Viraj affetmez ve yalnızca kız kurtulur.

Anne

Ruhlar dünyaya gönderilmektedir. Fakat hepsini bir ağıt basar. Dünyada tek başına ne yapacakları onları üzmektedir. Allah Melekleri aracılığı ile haber gönderir. Onları yemeyip yedirecek, giymeyip giydirecek, sevgi ile davranacak, uyutacak, hastalığında başında duracak, düştüğünde kaldıracak, bütün sevgisini size verecek bir el uzanacak Allah’ın kolu gibi senin için der.  Sen ona Anne diyeceksin der.

 

Çocuk ve sevgi

Çocuk çırılçıplak babasının yüzüne yatmıştır. Sevgiyle güvenle.

Baba parkta üç yaşındaki oğlu ile konuşmak için yere çömelmiştir. Eşitlik olursa anlaşabiliriz demek istemiştir.

Çocuk parkta serbestçe yürümektedir. Beş metre yürüyünce şöyle bir arkasına bakar. Babam arkamda mı diye bakmıştır. Yürürken hürriyetini kazandığını düşünür.

Çocuk çok harcama yapmaktadır. Bir gün işe girer. Baba çocuğu ile deniz kenarında yürümektedir. Baba bir demir lira ister oğlundan. Alır ve denize savurur. Çocuk bozulmuştur. Gidene kadar babasının burnundan getirir. Çünkü kendi kazanmıştır.

Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz ( Yunus Emre ) 

 

 

aşık ahi kul ahmede yazmak nasib oldu..

İnsanlar sevdikleri zaman yaşarlar ile Benzer Yazılar:

12 Kasım 2013 Saat : 3:40

“İnsanlar sevdikleri zaman yaşarlar” için 1 Yorum

  1. munise hüryılmaz diyor ki:

    Müthiş bir sevgi sentezi. Hiç ayrışmaya ihtiyacı yok. insana güven veriyor. İnanın kaç kişiyi seviyorum diye çetene tutmak istedim. Çünkü sayısını artırmak istiyorum. Kuyudan su çekilince yerine yeni su geliyormuş. Ne kadar güzel. Fakat fedakarlık meselesi biraz bozuyor. İnşallah onu da halledebilirim. teşekkürler..

İnsanlar sevdikleri zaman yaşarlar Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç