Ağdı gönül (Varsağı)

Yollar uzun ağar çeker

Severim sevdiğim seni

Söyler dilim sıla çeker

Severim sevdiğim seni

 

Muradına ermek diler

Çifte güzel sarmak ister

İnci mercan takmak diler

Severim cananım seni

 

Hey efendim hey aşk olsun

Kupalara zem zem dolsun

Onbeşine girmiş olsun

Severim meramım seni

 

Gönül sırrı açmaz ele

Sıra gele düşe derde

Bir nefeslik sevmek diye

Severim mihrabım seni

 

Sattım gitti varı yoğa

Düşen bilir aşk-ı vera

Gel seninle ölek daha

Severim gül’zarım seni

 

Esti yeller bağrım sarar

Dertli gözler yaşlar arar 

Nazlı yare bahar sorar

Severim sevdalım seni

 

Namertlere aman olmaz

Usul adap erkan bilmez

Dost edinen iflah olmaz

Severim belalım seni

 

Gönül gözü açmayınca

Alemleri görmeyince

Hakkı’ın nuru ermeyince

Severim yaranım seni

 

Akıl alma cahillerden

Düşüp kalkma kötülerlen

Bilir bilmez aptallardan

Severim maralım seni

 

Güzel gel şöyle sarılak

Akşam sabahı katışak

Ölerekten hay bilişek

Severim ceylanım seni

 

Yaylalarda güzel gezer

Dolanır pınara iner

Bakracına yiğit ister

Severim kınalım seni

 

Toprak oldum güller beni

Suya ağdım canlar demi

Dahi yakîn eyler canı

Severim beyanım seni

 

Canlar canı güle düşmüş

Güle yanmış beni silmiş

Daha kimler Hakk’ı bulmuş

Severim ayanım seni

 

Bir güzele ağdı gönlüm

Ağmak ne ki çöğdü gönlüm

Git işine emmi oldum

Severim kararım seni

 

Ahi ahmed sevdi güzel

Güzellere düşmek güzel

Hazan oldu bilmez gazel

Severim söylerim seni

 

Ahi kula ahmed taştı

Varıp deryaya ulaştı

Aşkın şarabından içti

Severim veraım seni

 

 

aşık ahi kul ahmede yazmak nasib olmuştur

16 Mayıs 2013
Okunma
bosluk

Haççem (Koşma)

Bir ela gözlü haççeye kul oldum

Onbeşinde sardım idi belalım

El ne derse desin algın cariyem

Ellibeşte yazdım idi maralım

 

Gözler okur ilme meftun çabalar

Döner gelir bağ-u bostan çapalar

Bahar ermiş çiğdem bekler yumrular

Kor döşümde yaktım idi fidanım

 

Seher yeli yarden eser şalimiş

Çöle salar baha yanıp gelimiş

Nice yiğit şarttan âri düşimiş

Yar koynumda öldüm idi cerenim

 

Siyah zülfüne de bağlar gönlümü

Nasıl ayrı düşem bozar fendimi

Bahar yetmez ömür ister yazgımı

Var canımda canan idi maşığım

 

Zabah olur ağşam olur gözlerim

Baha kılar bir buseye gözlerim

Dağa düşer ben yolları gözlerim

Sar bağrıma malım idi selenim

 

Irlar olduk zaman hüsran eyledi

Felek çaktı bir silledir peyledi

Çırpındı gönlüm de ahdi bozardı

Gül bağrımda biter idi toprağım

 

Kaşlar kalem yazar beyaz üstüne

Kara gözler maral düşer altına

İnce beller düşmüş yiğit koluna

Yar sardım da bozar idi mihengim

 

Aldırdım aldırdım yari aldırdım

Varmayınca ırak oldu kaptırdım

Yar uğruna kavi iken eloldum

Zar düştüm de yazar idi kaderim

 

Yiğit olam sır vermeyem cahile

Selam yoğmuş erkansıza yolsuza

Komşu durma namussuza arsıza

Bar oynar da çöker idi algınım

 

Yiğitten yalan çıkmaz yanıltmaz

Baha sorsan üste verir bilinmez

Zalim dahi sever  keme hırlamaz

Yaz kalbim de söyler idi Allah’ım

 

Kul ahmedim ağlar ahi gezerim

Ümmet ümmet ağıt düşer seherim

Çaldırdım yari de düşe sayarım

Söv ahdim de kavi idi haticem

not: bu hatice gençliğimde sevip sevip 6 kez de istedip alamadığım haticedir. bayram gelse de eliylen bir tokalaşsam deyu bir yıl beklerim. işte aşk bu, aşk bu…

 

aşık ahi kul ahmede nasibdir

1 Mart 2012
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç