Hele bir gel denilsin de yazgın gör…

İnsan bu, güzel yapının suvağı

Hele bir nem yürüsün de şeklin gör

Gönül verip nazın çekip aldanma

Hele bir ak yürüsün de  zülfün gör

 

Kara toprak güllerin senin hani

Ölümü öldüren mabedin gani

Çağır ölmeyecek ahmağı beri

Hele bir ot bürüsün de beytin gör

 

Neler yedi neler yedi bu dişler

Dostlar çekildi ben deyu ölçüler

Arkam kalem deyu kimi yaktılar

Hele bir eğ denilsin de başın gör

 

Astın kestin bir vakit kudret sendin

Arslan yokken tilki gezip kurt postun

Nice kulunla şer çorbası içtin

Hele bir gel denilsin de yazgın gör

 

Namaz niyaz cami duvarı hatıra

Üç beş kuruş çingeneyle cennete

Oruç dersen el alemin hatrına

Hele bir gir denilsin de kabrin gör

 

Özen bezen çini gibi yapadur

Sonra şöyle bir güzelce kıradur

Emaneti yeter gari veredur

Hele bir el denilsin de halin gör

 

Malın mülkün paran pulun hesabın

Oğul uşak gönül sazı avradın

Yar olmadı terkeyledi dostların

Hele bir kel denilsin de başın gör

 

Nerde aşkın, canın sunmuş cananın

Yolun belin şaşmış iken leylanın

Uzak yere düşürürken azabın

Hele bir kul denilsin de derdin gör

 

Altın gümüş hatır matır geçmeye

Dostlar gelir bolca toprak atmağa

Münker nekir sual ede bilmeğe

Hele bir “kim” denilsin de “Rabbin” gör

 

Kara yere salya sümük varıla

Ahi ahmed talkın vere ölene

Kendi olmaz emri Hakk’tan vareste

Hele bir “sen” denilsin de “bahtın” gör

 

 

ahi kul ahmed’e nasib

 

5 Ocak 2012
Okunma
bosluk
kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç