ahilik,ahi,ahi evran,islam,aşıkpaşa,kırşehir,ahmedi gülşehri,selçuklu,osmanlı,insan,güzel ahlak

İmam (öykü)


Popüler Aramalar

 

İMAMIN SABRI

 

Yüksek dağ köylerinin birinde bir tekke ve mescidi vardı. Köylüler bunların ahiler tarafından yapıldığını bilirler ve temiz tutmaya çalışırlardı. Köy nüfusu yirmi iki hane kadardı. Mescidin imamı da yoktu. Zaten beş vakit namaz kılan üç beş yaşlı vardı. Vakit namazı kılınacağın da içlerinden biri imam oluverirdi. Cuma vakti gelince bu sayı biraz artar fakat bir safı yine geçmezdi.

 

Köyün zengini Haso ağa idi. Onun traktörü vardı. Kimin bir sıkıntısı olsa ona gidilir, fakat asık suratı yerine gelene kadar onun kahrını çekmek gerekirdi. Hem yola gideceği için kızar hem de kendine geldikleri için sevinirdi.

Yaralanan, hamile olan, derdi olan herkes ona varmak zorundaydı. Başka traktör veya araç da yoktu. Bir de Mahmut’un topal sütçü beygiri vardı.

Günler böyle geçerken birden köye bir arabayla birisi gelir. Gelen adam gençtir ve muhtarı aramaktadır. Hemen çocuklardan ikisi koşar ve muhtara ulaşır.

Muhtar amca, muhtar amca! Köye arabalı çok yakışıklı biri geldi. Seni soruyor.

Varalım bakalım, derdi neymiş?

 

Köy merkezine varır varmaz geleni buyur eder.

Efendi buyurun hoş geldiniz.

Buyurayım muhtar. Köyünüze imam olarak atandım.

Ooo, çok iyi, adınızı bağışlayın efendim.

Abdurrahman

Evli misin?

Bekarım.

 

Gel bakalım önce sana bir ev bulalım. Sanıyorum Haso ağanın yan tarafı boş idi.

Derken imam oraya yerleşti.

 

Günler geçer. Artık Haso ağanın zıp zıp zıplatan traktörü yerine imamın arabası daha çok ilgi görür. Bu durum Haso ağanın zoruna gitmeye başlar. O gece üşenmeden gider anahtarla ön kaputunu çizer. İmam sabah uyandığında bunu görür ve üzülür.  İmam tamir ederken de perde arkasından kıs kıs güler ve kimseye de bu yaptığını söylemez. Derken bakar her işi olan imama gidiyor Haso ağanın kıskançlığı iyice artar. Bu sefer işi iyice büyütür. Bütün lastikleri bıçaklayarak parçalar.

 

Sabahleyin imamın kapısı acı acı çalar. Banyoda düşmüş bir hasta vardır. İmam derhal hazırlanır gelir. Bir de bakar ki lastikler paramparça. Hastayı Haso ağanın traktörüyle götürsünler der. Başında bekleyen Haso ağanın kızıdır. Hasta benim babam imam efendi der. İmam bu sefer Mahmut’un topal sütçü beygiriyle gitsin o zaman der.

Kız bir türlü gitmiyormuş. Oğlan biraz utangaç bir tavırla

Yardım etmemi ister misin? Olabilir.

 

Derken Haso ağayı indirip Mahmut’un topal beygirine kadar taşımışlar. Taşırken kızla imam elleşmişler. İmam bu temastan çok etkilenmiş.  Birlikte hastayı ilçeye götürüp dört dikiş atmışlar. Tam da dört tekere dört dikiş gibi…

 

Daha sonra dönerken Haso ağanın kızı itiraf etmiş imama. Senin arabayı hep babam yaraladı demiş. İmam; “Biliyorum demiş. İnsan rekabet ettiğine zarar verir” demiş.

Peki, neden gelip de kendisiyle kavga etmedin.

 

Ben buraya kavga etmeye gelmedim. Hem şahsi malım için kavga edemem. İnsanlar bunu anlamazlar. Sadece Allah için kavga edilir. O da diklenerek değil dik durarak olabilir. Hepiniz Müslümansınız fakat bazı kötü huylarınız var. İşte benim işim bu… Sizleri çok seviyorum. Tabii ki seni de…

 

Anlamadım?

Ölüden diri doğar. Baban farklı ama sen ondan daha farklısın. Benimle evlenir misin?

Bilmem ki.

Gözler yalan söylemez.

Cimriler başkasına yorulurmuş.

Bu,  Allah’ın bulunmaz işidir.

Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.

 

aşık ahi kul ahmed ‘e nasib olmuştur.

 

İmam (öykü) ile Benzer Yazılar:

25 Ağustos 2013 Saat : 7:59

İmam (öykü) Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç