ahilik,ahi,ahi evran,islam,aşıkpaşa,kırşehir,ahmedi gülşehri,selçuklu,osmanlı,insan,güzel ahlak

Aşık Paşa’ya II


Popüler Aramalar

Halk dahi eyledi bela aşkından

Aşık’a ram oldu ilmin şavkından

 

Mısır’da hükm-ü firavun karıyken

Firavun duysun Allah’ın kanıyken*

 

Şirk daim ölür zaman zebundur*

Tevhid daim yaşar kalpler zebundur*

 

Kubbet-üs Sahra’dan bir nur yükseldi

Çevresi nurdan sırrını söyledi

 

Ahmed  gördü bu  nuru nerededir

Kubbe etrafındaki çemberdedir*

 

Bir nur dahi ayan oldu ahmede

Burakla çıkarken giz Muhammed’e*

 

Yazdı kaç pencere görmek dilinden

Miraç idi maksud görmek şevkinden

 

Hakk’tan bir fehim erişti Paşa’ya

Haram’dan Aksa’ya düştü veraya*

 

Burak dahi bilir oldu erini

Onca yüğseğ aşar oldu yolunu

 

Arş alaya serer oldu postunu

Makam eyler kul deyu kim aşkını

 

Gümanım yoktur şikarım ümmetten

Aşk duysa gelecek her bir sünnetten

 

Şafi ol, şafi ol ya aşk neferi

Cümle ümmet söylenirmiş gel beri

 

Aşık’tan Muhammed’e selam oldu

Selam kim ziynetlerim zebun oldu

 

Bir ahi ahmed kul oldu edepten

Ümmete yandı can baha teninden

 

Nice buhran sarmış iken memleket

Hayra döndü Aşık ilen felaket

 

Mutasavvuf söyler Hakk’ın dilinden

Halka yol eyledi aşık kaşından

 

Maksudu Türkçe idi hem Garip’ten

Name deyu namlandı hem dilinden

 

Türklerin evveli Orhon yazından

Kutadgubilig bezeye elinden

 

Kim korkar dedem korkut diye dursun

Nice aşkı efsane yaza dursun

 

Her birinden fışkırır nice yarim

Nazara düşer imiş saçım başım

 

İlahi aşka güzel ahlak yazdım

Güzel ahlak katında gayri gördüm*

 

Gül insan eyledim tasavvuf  kânı*

Güzel insan aşık imiş halk varı*

 

Aşık eyler kim Yunus’luk söylenir

Yunus kim bir adem deyu boylanır

 

Süleyman derler çelebi söylenir

Name salar Garip kuldan benzetir*

 

İlahi aşka kul düşer Mevlana

Aşkın neyinden  süzüldü Paşa’ya*

 

Marifetten bir name ey İbrahim

Sen de Aşık sazı çal hey İbrahim

 

Leyla vü Mecnun’dur kim aşk sazından

Aşk eyledi kamu alem yadından

 

Mecnun ile menem aşkı  hal melül

Men Mushaf  hatmedem o kaldı vel-leyl*

 

Yusuf ile Zeliha aşk nazıdır

Beridir günahtan ki kul canıdır

 

Her ne var ise alemde aşk imiş

Aşk olmaya bir kuru toprak imiş

 

Kaç Sinan Paşa bir Garipnamedir

Aşık’tan bu nesle selamnamedir

 

Yazıcıoğlu Mehmet derler  buna

Kaygusuz Aptal kıldım aşkı baha

 

Eşrefoğlu Rumî sözün telinden

Bakî bakidir aşık yelinden

 

Harname yazar Şeyh Galip tülünden

Paşa’dan süzüle zaman elinden

 

Hikmetinden sual olmaz Paşa’nın

Ahmedî kul üzre aşık hüccetin

 

Nabi’dir Rami Mehmet paşa haddi

Koca Ragıp paşa anın veraı

 

La ilahe yoktur illallah bes bes*

Kul eyler hünkar cem’i ol Allah bes*

 

Sultan Ahmed’i bir eyledi paşa

Hüdai derler Aziz Mahmut kaşa

 

Müştak Baba sırrından aşık eyler

Bir Sami Abdurrahman paşa neyler

 

Aşık’a dil Türkçe’den gayri yoktur

Kaç kelam eylese Türk gayri yoktur*

 

Dil eydur ki kural üzre olmalı*

Gülşehri eyler gönlünce uya olmalı*

 

Güzel Türkçe Aşık’tan sadır oldu

Kimseler demine var bakmaz oldu

 

Türk Dili garip idi nameden*

Türke gönül akmaz idi kimseden* 

 

Yaban ilde yaban diller peyledi*

Türk dahi kendi özün bilmedi

 

Türkü saldım ince uzun yollarda

Nişanı  ulu menzilli yurtlarda

 

Hikmet ile gönül arar çöllerde

Dille sevilir güller gönüllerde*

 

Her dilde nice eksik yol eyledi

Kemal için uyumları  kolladı*

 

Günlük hayattan yol verdi halkına

Nice ekin deyu oğul şavkına

 

Benim kıza senin oğlan yakışır

Davet kılak cümle alem doluşur

 

Kızlarımız gelin ola otağdan

On çocuğa ad olaydı Aşık’tan

 

Gel bir de öksüz sen doyur hayrına

Hayır kim evlendir onu bahtına

 

Hakanlık akla asalet babından

Yiğitlik ve ilim feta abından

 

Vefa ve cömertlik gerek sıdkından

Paşa yazdı bunları şart âlîden

 

Rahatlık neşe ve sevinç aranır

Güven ile inşa olur boylanır

 

Garipnameden marifetname hem

Gençname dahi izledi Aşık dem

 

Başarı ve saadet gerekirmiş

Hakikat birlik ânâ karakırmış

 

Vahdetle cihana yürü devletlüm

İslam fışkırsın temelden Allah’ım

 

Mevlana’nın aşkına yandık Fars’tan

Yunus’un özi ile Paşa Türk’ten

 

Nice yemek ve kumaş pazarladı

Al tamgalı adamlar vergiledi*

 

Zübde-i alemde çimlenir insan

Kainat urbamdır  ol emre insan

 

Aşık’a tarikat nedir adaptan

Uçurur şeyhini mürid  sıdkından

 

Kainat aynadır sana bilseydin

Hakikat mizandır sana görseydin

 

Gör kendini gör kendini davettir

Görmez kalbe nişan vermek afettir

 

Her bir varlık yazıldı hem inceden

Söylendi ânın faslı hem niceden

 

* lı yerlerde sır vardır

devamı III’de……………….. 

 

AŞIK PAŞA:

1272 de arapkirde (Kırşehir) doğup 1332 de vefat eden bu zat, büyük şeyhlerden olup zaviye kurmuş ve ilim yaymıştır. Osman Bey’in söğütteki hutbesine katılmış ve Kırşehirin Osmanlı topraklarına katılmasında rol oynamış ve Kırşehir Beyliği verlmiştir Osman Bey tarafından.. Orhan beyle de bağı vardır. Osmanlı askerinin nasıl yapılanması konusunda da Şeyh Edebali ile birlikte katkıları vardır. baba İshak isyanına katılmamış, ancak babasının müridi baba ishak diye babası muhlis paşa kellesini vermiştir.

 

en önemli eseri GARİP-NAME’DİR. o dönemde herkesin farsça edebiyatı ve resmi yazışmayı, arapçayı ise ilim dilinde kullandığı ve aktarma tercümeler yaptığı bir dönemde tamamiyle özgün ve tercümesiz 10 613 beytlik “failatün failatün failün” kalıbıyla yazdığı TÜRKÇE eser vermiştir.. içinde dinin ve hayatın içinden her şeyi koymuş, dil hakkında da gramer oluşturup kuralları geliştirerek kelimeler üretmiştir. şu sözler o dönemler için ne kadar ilginçtir:

 

Türk diline kimesne bakmaz idi

Türklere hergiz gönül akmaz idi

 

Türk dahi bilmez idi ol dilleri

İnce yolu ol ulu menzilleri

 

sevgili okurlar, bu zatın yaklaşık 15 yıl önce annesinin mahalle içinde kaybolmuş mezarı dedemin (annemin babası) aşıkpaşa mahallesindeki evinin bahçesine sıkışmış idi. anneannem gilde bu kadın evin mutfağına gelir ve tereklerdeki bakır kaplar düzeltirmiş. anneannem de onu gündüz gözüne görürmüş. bir gün eve gelin gelmiş. geline de görününce gelin korkudan hayalet var diye kaçmış. anneannem gelip şöyle demiş. bak demiş gelin senden korkuyor. artık gözükme olmazmı deyince daha görünmemiş.  daha sonra biz o zamanki belediye başkanıyla görüştük ve aşık paşanın türbesinin arkasına defnini sağladık.

 

ikinci tespitimiz onun yaşayan akrabaları ile ilgili oldu. kırşehirde vefat eden arzuhalci Galip Kaya abimizle halen yaşayan ve 35 islami eseri olan Recep Okatan abimiz olduğunu bulduk. bu zatlarda çok muhterem kişiliklerdir. Aşık Paşa kendisine uzaktan kuran ve dua okunmasının yerine yanına gelinmesini rüya yoluyla serzenişte bulunmuştur. ayrıca bu fakir kardeşiniz de yanındaki mezarlıkta yatanlardan olup azap çeken var ise o kişi ile azabı arasına engel olacak bir şey koyduğunu gördü. o azap çekenin yerine bu fakir üç gün yattı da Allah’tan affını sağladı.

 

 

aşık ahi kul ahmede yazmak nasib olmuştur.

Aşık Paşa’ya II ile Benzer Yazılar:

5 Aralık 2012 Saat : 10:58

“Aşık Paşa’ya II” için 1 Yorum

  1. Tyson F. Gautreaux diyor ki:

    I simply want to tell you that I’m all new to blogging and site-building and definitely loved this page. More than likely I’m likely to bookmark your site . You certainly come with excellent articles and reviews. Kudos for sharing with us your webpage.

Aşık Paşa’ya II Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç