ahilik,ahi,ahi evran,islam,aşıkpaşa,kırşehir,ahmedi gülşehri,selçuklu,osmanlı,insan,güzel ahlak

DEPRESYON VE ÇÖZÜM YOLLARI


Popüler Aramalar

 Biri beni kurtarsın

Hiç kimse depresyonla yüzyüze gelmeyi istemez. Dikkat edilmesi gereken depresyonun insanların hayatını altüst eden önemli bir problem ve acizlik olarak algılanmamasıdır

Mazeretim var… DEPRESYONDAYIM
Depresyon, her yaşta, her bireyde, hangi nedene bağlı olursa olsun görülebilen bir beyin rahatsızlığı, yani ruhsal bir hastalıktır. Herkes yaşamının bir döneminde hüzün, keder, mutsuzluk gibi duyguları yaşayabilir. Bunlar, genellikle yaşanan olaylarla ilişkili ve geçicidir. Oysa bazen bu duygular, daha aşırı boyutlarda ve daha uzun süre yaşanır. Hatta bazen buna yol açabilecek belirgin bir neden de yoktur veya neden vardır ama gösterilen duygusal tepkinin süresi ve yoğunluğu beklenenden fazladır.

Artık bu duygular yaşamla, kendimizle, çevremizle ilişkimizi bozmaya başlamıştır. Depresyon geçiren bir insanın düşünce, duygu ve davranışlarıyla biyolojik yaşamsal fonksiyonlarında değişiklikler olur. İçinde bulunduğunuz ruhsal durum iki haftadan daha uzun bir süredir devam ediyorsa, bir uzmana başvurmanız gereklidir. Eğer siz de “Biri beni kurtarsın” diyorsanız bu yazı dizimiz; hem size hem de yakınlarınıza ışık tutacak.

* * *

Depresyonda olabilirsiniz!

  Hemen her gün ve günün büyük bir kısmında gözlenen çökkün bir duygu yaşıyorsanız ve kendinizi mutsuz, ağlamaklı, kederli hissediyorsanız.

  Daha önce keyif alınan işler, hobiler ve alışkanlıklardan artık hoşlanmamaya başladınız ve her şeyi mecburen yapıyorsanız.

  Diyet uygulamamanıza karşın önemli derecede kilo verdiniz ya da aşırı kilo aldıysanız.

  Hemen her gün uykusuzluk ya da aşırır uyku halindeyseniz.

  Beyinsel ve vücutsal işlevselliğinizde azalma ya da huzursuzluk varsa.

  Halsizlik, yorgunluk hisleri yaşıyorsanız, kendinizi daha önceki günler kadar enerjik hissetmiyorsanız.

  Hemen her gün kendinizi değersiz hissediyor, küçük görüyor, suçlu ya da günahkar hissediyorsanız.

  Konsantrasyon yeteneğinizde azalma yaşıyorsanız (konuşulanlara, okunan şeylere, izlenilen tv programlarına dikkatini verememe, söylenilenlerin bir kulaktan girip diğerinden çıkması gibi) ya da kararsızlık içindeyseniz.

  Tekrarlayan ölüm düşünceleri ve intihar planları veya eylemleri yapıyorsanız depresyonda olabilirsiniz.

 

Depresyon konusunda bazı öneriler

  Depresyonun bir hastalık olduğunu kabul edip, doktordan yardım isteyin.

  Her insanın hayatının belli bir döneminde depresyon geçirebileceğini düşünmelisiniz.

  Depresyonun bir zayıflık ve güçsüzlük belirtisi olmadığı bilincine varın.

  Çok önemli kararları hemen vermemeye çalışın ve kendinizi zorlamayın.

  İnsanlardan uzak kalmamaya çalışın.

  Televizyonda şiddet ve korku filmleri izlemeyin. Hobilere yönelik ya da komedi programları izleyin.

  İsteksizlik düşüncelerine rağmen, az da olsa değişik işler yapın. (elişi, yemek, tamirat vb.)

Tedavi yöntemleri

  Antidepresan ilaçlar

  Değişik psikoterapi yöntemleri

  Grup tedavileri

  Elektro konvulsif tedavi (elektro şok tedavisi)

  Fototerapi (özel bir ışık tedavisi)

  Diğer yöntemler…

 

Nasıl başa cıkacağım?

Depresyona neden olan durum ne olursa olsun hiçbir olay depresyonun hafife alınmasını gerektirmez. Depresyon iyileşebilir bir hastalıktır. Uzun sürmesi önemli değil, mutlaka hasta iyileşir

 

FAALİYETLERİNİZİ ARTTIRIN

  Bu kendinizi hem daha iyi hem de daha az yorgun hissetmenize neden olacaktır. Dinlenerek yorgunluk hissinden kurtulamazsınız.

  Rahatsızlanmadan önce yapmak zorunda olduğunuz ya da severek yaptığınız işlerin birer listesini çıkarın.

  Hazırladığınız listelerin her ikisinden de bazı maddeler ilave edin.

  Haftalar içerisinde bu maddelerin sayısını giderek arttırmaya çalışın.

  Başlangıçta biraz zorlanacaksınız, sabırlı olun ve cesaretinizi, umudunuzu kaybetmeyin.

SORUNLARIN LİSTESİNİ ÇIKARIN

  Bu sorunları çevrenizdeki güvendiğiniz kişilerle tartışın.

  Bu sorunları çözmek için elinizdeki imkanlar nelerdir?

  Bu imkanları kullandığınızda size ne yarar sağlar? Atacağınız adımları ve karşılaşacağınız güçlükleri kaydedin. Her aşamada geriye dönüp bakın ve değerlendirme yapın.

 

HAYATINIZDA İYİ GİDENLERİN LİSTESİNİ YAPIN

  İnsanlar depresyonda iken sahip oldukları olumlu özellikleri değerlendiremezler.

  Depresyona girmeden önceki durumunuz hakkında düşünün. Aile, çocuklarınız, iş ile ilgili aklınıza gelen olumlu şeylerin listesini yapın.

 

OLUMSUZLUKLARLA MÜCADELE EDİN

  İnsanlar depresyonda iken gelecekle ilgili olarak olumsuz düşünme eğilimindedirler. Bu düşünceler kişinin kendisini kötü hissetmesine yol açar.

 

OLUMSUZ DÜŞÜNCELERİNİZİ YENMEK İÇİN

Kendinize şu soruları sorun:

  Bu düşüncelerin doğruluğunu destekleyen kanıtlar var mı?

  Farklı bakış açıları olabilir mi?

  Başka bir kişi benzer bir durumda ne düşünürdü?

  Kendinizi daha iyi hissettiğiniz zamanlarda bu olaya nasıl bakardınız?

  Giderek her bir olumsuz düşüncenin daha olumlu bir düşünce ile yer değiştirdiğini farkedeceksiniz.

 

Hayata küsmeyin, ona sahip çıkın

Tedavi görürken, eskisinden iyi olacağınızı aklınızdan çıkarmayın. Doktorunuz sorununuzu çözmek için uğraş verirken, siz bu yolda iyileşmek için umutsuzluğa kapılmadan mücadele vermelisiniz

Kişinin verimliliğini kaybetmesine sebep olan depresyon, bir halk sağlığı problemidir. İnsanlar zaman zaman kendilerini üzüntülü ve mutsuz hisseder. Sevdiğini kaybetmek veya başarılı olamamak üzüntüye yol açar. Ancak bu üzüntülü durumun uzaması ve sebepsiz ortaya çıkması ruh sağlığı problemine dönüşür ve depresyon olarak tanımlanır. İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü Anabilim Dalı Öğretim görevlisi Prof. Dr. Musa Tosun cevapladı.

 

Birçoğumuzu kıskacı altına alan bu depresyon aslında nedir?

Depresyon, Türkçe’de, ‘ruhsal çöküntü’ olarak tercüme ediliyor. Bir insanın duygu durumunda, mizacında, elem ve keder yönünden artmanın olduğu, karamsarlık, zevk kaybı, bazen suçluluk düşünceleri, gelecekten endişe etme gibi duygularla beliren bir hastalıktır.

 

Depresyon birden bire mi ortaya çıkar? Kişi nasıl depresyon olduğunu anlar?

İnsanlar günlük hayatlarında neşeli, işinde gücünde, herkesle normal ilişkiler kuran, normal hayat sürdüren bir birey iken birden bire bunların aksadığını kendileri de hissedebilir. Bazen de hissedemiyor. Bunun bir rahatsızlık olduğunu bilemiyor. Ancak çevresi bu durumu hissediyor. Çevre, ona diyor ki, ‘Sende bir değişiklik var. Eskiden böyle değildin, çok suskunlaştın, üzüntülüsün, performansın düştü. Sen aslında çok başarılı bir insandın.’ İşte bu durumlar çevrenin dikkatini çekebiliyor. Ama genel olarak kişi de depresyonun farkında olur. Depresyonun zaman zaman sinsi bir şekilde yerleşmesi halinde kişi bunu hastalık değil de, halindeki bir değişiklik, bir huy değişikliği gibi algılayabilir. Bunu zaman zaman bir rahatsızlık olarak kabul etmeyebiliyor. Rahatsızlık olarak kabul ettiğinde zaten doktordan yardım istiyor. Ancak bu durumunu rahatsızlık olarak kabul etmediği zaman, problem çok daha derinleşebiliyor. Çünkü depresyon, zamanında tedavi olmazsa ilerleyebilen bir hastalıktır.

Kişi doktora başvurmadan bu hastalıkla başa çıkamaz mı?

Sadece depresyonda değil, hiçbir rahatsızlıkta bir kişinin kendisine hekimlik yapmasını biz doğru bulmayız. Kişi hasta olmamak ve sağlığını korumak için kendisinin doktoru olmalıdır. “Herkes kendinin doktoru olsun” diye bir söz vardır. Evet, bu hasta olana kadar doğru bir sözdür. Bir kere hasta olduk mu, artık bir doktor bile kendine doktorluk yapmamalıdır. Mutlaka profesyonel bir yardım almalıdır. Çünkü biz ne kendimize doğru dürüst bir teşhis koyabiliriz ne de tedavinin nasıl olacağı hakkında doğru dürüst bir bilgimiz olur. Bizim depresyonlu insanlarda en fazla gördüğümüz şey; ‘benimle uğraşmayın, artık benden ne han olur, ne hamam, insanların üzerinde yüküm, hatta elinizden gelirse beni öldürün, ben de kurtulayım, çevremdeki insanlarda kurtulsun’ şeklindedir. Çok karamsar bir düşünce içerisine girerler. Kişi, umutsuzdur. Dolayısıyla böyle bir kişinin, hem rahatsızlığını hem de o rahatsızlığın ortaya çıkardığı psiko-sosyal ve ekonomik sorunları kendi başına aşması beklenemez. O yüzden mutlaka yardım alması gerekir.

 

Ona siz yardım edin!.. Depresyona tek başına açıklanamaz. Depresyon; çok ağır, başka hiçbir hastalıkta olmayan, ıstırabı olan bir hastalıktır. Ancak bu düşünce bozukluğu tedavi edildiği taktirde geçer

 

Beynimizin içindeki problem…

Depresyon hastalarının yardım istemek için genelde yardıma ihtiyacı vardır. Depresyonun doğası gereği hastalar genelde kendiliğinden yardım istemezler. Hastalar sıklıkla enerji, ilgi ve istek azlığından yakınırlar. Bu nedenle depresyonu olan hastaların aileleri, arkadaşları veya diğer hekimleri tarafından psikologa yönlendirilmeleri gerekir. İntihar düşüncesi varsa acilen psikologa başvurmak gerekir. Halk arasında yaygın olan inanışa göre intihar düşüncesini ifade eden kişiler pek intihar etmezler. Ancak yapılan araştırmalar bu inanışın doğru olmadığını göstermiştir. Bu nedenle bir yakınınız intihar düşüncelerini sık ifade ediyorsa bunu önemseyin ve en yakın zamanda bir uzmana başvurmasına yardımcı olun. Depresyona yakalanmak sizin tercihiniz değildir ancak tedavi olup olmamak sizin elinizdedir.

 

Hasta dikkatini toplayamaz

Depresyona girmiş kişilerin duygu durumları da vahimdir. Uzmanlar, bu durumları başlıklar halinde şöyle sıralıyor:

 

HAFIZANIN DURUMU

  Dikkat toparlanamaz,

  Konsantrasyon bozulur

  Unutkanlık başlar

  Yeni şeyler öğrenilemez

  Bu nedenle iş performansı ciddi şekilde düşer

 

DUYGUNUN DURUMU

  Keder, elem, üzüntü, sıkıntı, karamsarlık hissi

  Olağan faaliyetlere karşı ilgisizlik

  Hiç bir şeyin zevk vermemesi, hayatın anlamsız gelmesi

  Ağlama isteği veya ağlama

  Konuşmaya dahi isteksiz olma

  Düşünce içeriğinde değişiklikler olması

VÜCUDUN DURUMU

  Uykusuzluk

  Sık sık uyanma sabahları erken uyanma

  İştahsızlık

  Hareketlerde faaliyetlerde yavaşlama, halsizlik, yorgunluk

Acaba depresyonda mıyım?
Uluslararası Depresyonları Önleme ve Tedavi Komitesi’nin depresyonlu hastaların tanınması amacıyla oluşturduğu teşhis ölçütlerinden yola çıkarak hazırlanan maddelerin 4-5 tanesine evet diyorsanız ‘depresyonda’ olabilirsiniz.  Hayattan eskisi kadar zevk almıyorum, hiçbir şey ilgimi çekmiyor.  Son zamanlarda karamsar, ümitsiz, kötümser düşünüyorum.  Kendimi yorgun, bitkin, halsiz hissediyorum.  Uyku düzenim bozuldu.  İştahım azaldı, kilo kaybettim.  Bedenimde ağrılar, sızılar başladı, göğsüme baskı oluyor, mideme kramplar giriyor.  Hafızam zayıfladı, bir şeyi aklımda tutamıyor, öğrenemiyorum.  Zaman zaman intihar etmek istiyorum.  Kimseyi görmek istemiyorum.

 

 

Depresyona sürükleyen nedenler nelerdir?

Çoğu zaman, kişinin başından bazı olumsuz olaylar geçmiştir. Bir yakınının ölümü, ağır bir hastalık, evlilikle ilgili sorunlar, ayrılık, işsizlik gibi bir çok neden saptanabilir. Bazı kişilerde ise depresyona karşı bir yatkınlık söz konusu. En önemli yatkınlık etkeni kalıtım. Yapılan araştırmalar, depresyon geçiren kişilerin akrabalarında da depresyonun görüldüğünü gösteriyor. Öte yandan, depresyona yatkın kişilerde bazı kişilik özellikleri dikkat çekiyor. Kimseyi incitmemeye, herkesi hoşnut etmeye çalışıyorlar. Bunlar genellikle aşırı duyarlı, titiz, sorumluluk duygusu yüksek kişiler. Sürekli mükemmeli arıyor, ulaştıkları başarıları yetersiz görüyorlar. Onurlarına fazla düşkünler. Öfkelerini genellikle belli etmiyor, sıkıntılarını içlerine atıyorlar. Ayrıca, depresyon ilaçlara ya da bedensel hastalıklara bağlı olarak da ortaya çıkabiliyor. Tansiyon ilaçları ve tüberküloz tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar sayılabilir. Beyin kanamaları ve beyindeki damar tıkanıklıklarından sonra da sıklıkla depresyon ortaya çıkıyor. Depresyona yol açabilen diğer hastalıklar kanser, şeker hastalığı, kalp hastalıkları, ağır kansızlık ve tiroid bezi hastalıkları. Böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize giren hastalarda da depresyon sık görülüyor.

 

Oysa her şey normaldi

Stres, hastalığı başlatan tetik olayı olarak rol oynar! Her şey yolunda giderken, ağır stresler geçirmeniz bu hastalığın kapısını aralar; peşinden depresyon gelir

 

Depresyonun türleri var mıdır? Her şey normal giderken insan depresyona girer mi?

Depresyonun türleri var tabii. Bazı depresyon türleri çevredeki streslere karşı bir tepkidir. Biz bunlara reaktif depresyon deriz. Yani, yaşanan bir strese, reaksiyon olarak ortaya çıkan depresyon hali. Şimdi bu tür depresyonlarda; sevilen bir objenin kaybı, bir yakının kaybı, mal kaybı, iflas, bir felakete uğrama veya çok ağır streslerden sonra ortaya çıkan sosyal bozukluğun depresyona dönüşmesi gibi çevresel faktörler vardır. Eskiden endojen diye adlandırdığımız, hiçbir dış sebebe bağlı olmaksızın ortaya çıkabilen hastalık halindeki depresyonlar da vardır. Bu depresyonlar; en iyi hayat şartlarında da ortaya çıkabilir, kötü hayat şartlarında da gerçek şudur: Stres hiç kimseye iyi gelmediği gibi böyle bir depresyon eğilimi olan kimseye de iyi gelmez. Ve bazen o stresler hastalığı başlatan tetik olayı olarak rol oynarlar.

 

Birden bire ortaya çıkan mı yoksa nedeni belli olan depresyon mu daha kolay tedavi ediliyor?

Sebebe bağlı depresyonlar, tabii ki daha hafif bir rahatsızlık sayılabilir. Hatta artık reaktif depresyon sözü pek sınıflama kitaplarında yer almaz. Depresyon vardır. O reaktif dediğimiz, vurgu yaptığımız tarafı, ortadaki bir stresin vurgusudur yahut da ciddi bir problemin vurgusudur. O sadece olayı başlatma açısından önemlidir. Depresyon tek başına açıklanmaz diye kabul edildiği için artık ‘reaktif depresyon teşhisi’ kitaplarda yok. Ama hala pratikte kullanıyoruz. Strese bir tepki olan, çoğu zaman bir stres bozukluğu şeklinde gider ve gerçek bir hastalık da değildir.

 

Depresif belirtilerle, depresyon belirtileri farklı şeyler mi?

Tabii. Şimdi depresyon üç manaya gelir. Birincisi semptom olarak, bir belirti olarak depresyon. İkincisi hastalık olarak depresyon. Üçüncüsü de sendrom olarak depresyon. Sendrom; birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilen rahatsızlıklardır. Ama hastalık olarak depresyonlar mesela melankoli veya iki uçlu duygu durum bozukluğunun depresyon hazırlığı… Bunlar, iç ve dış sebeplerle, başka hiçbir şeyle açıklanmadan kendi kendine ortaya çıkabilen depresyonlardır. Fizyolojik anlamda da depresyon; mesele bir sinir hücresinin depresyona uğraması dediğimiz zaman o sinir hücresinin fonksiyonunu yapamaması manasında kullanırız.

 

Depresyonlu kişinin takıntıları var mıdır?

Her depresyon aynı belirtilerle seyretmez. Bazı depresyonlar sanki bir akıl hastalığıymış gibi seyreder, biz o zaman ona psikotik özellikli depresyon deriz. Birtakım psikoz belirtilerde olduğu bir depresyon deriz. Bu daha çok kişinin kendisini küçük görmesi, suçlu görmesi gibi hezeyanlarla giden depresyondur. Depresyonun en ağır şeklidir. Özellikle kendini kötü görme, suçlu görme, dünyadaki bütün olumsuzluklardan kendini sorumlu tutma gibi ağır depresyonlarda ya da kendisinin çoluğuna çocuğuna yük olduğunu ve kendisinden dolayı insanların eziyet çektiği şeklindeki düşüncelerin hakim olduğu depresyonlar intihar açısından da endeksli olanlardır. Çünkü insanlar hem kendi ıstırabını hem de çevresinde kendisi yüzünden ıstırap çeken insanların problemine çözüm gibi görürler bu intiharı.

 

Mani hali çevreyi etkiler , Tedavi uzun sürüyor mu?

Bazı depresyonlar kendiliğinden bile geçer. İki uçlu hastalığın duygu durum bozukluğunun depresyonu kendiliğinden geçebilir. Hatta o karamsar, çöküntü içinde, isteksiz, zevksiz insan bir sabah canlı neşeli, hareketli, kendini çok güçlü gören, durmadan konuşan, hiç uyumayan bir insan halinde uyanabilir. Bu adeta hastalığının şekil değiştirmesidir. Depresyondan maniye geçmiştir. Eskiden manidepresif denilen, şimdi de iki uçlu hastalık dediğimiz hastalığın depresyonu böyledir. Ama her zaman bu böyle değildir. Bazı hastaların depresyonu bazen bir başlar, tedavi etmezseniz iki üç yıl sürer. Asla maniye geçmez. Ve bu aradaki süreç de çok risklidir.

 

Depresyonlu kişinin manidepresife geçişi iyi midir yani?

Mani, hastalarımızın hoşuna gider. Çünkü kişi mutludur.

 

Mani uzun sürüyor mu?

Yerine göre iki-üç ay yerine göre bir yıl sürebilir.

  DİĞER BÖLÜMLER

 

  1. Bölüm : Biri beni kurtarsın  3. Bölüm : Zafer sizin olacak

 

 

Zafer sizin olacak

Toplumda ne yazık ki, psikolojik rahatsızlıklar kötü damgalanıyor. Ancak, depresyon tedavi edilebilir bir hastalıktır. Doktorunuzla birlikte savaşınız yıllarca sürse de kazanan siz olursunuz

Doktorlar hastayı yılmadan tedavi etmek ister. Neden mi? Çünkü depresyon, iyileşebilir bir hastalıktır. Prof. Dr. Musa Tosun, “Depresyonlarda; birinde beyaz görünen, diğerinde siyah görünür. Hastalık aynıdır. Belirtiler şekil değiştirir” diyor.

 

İlaçlar kilo aldırır mı?

Bir insan depresyona girer hareket etmez, sıkıntısından devamlı tıkıştırır. Burada bir ilaç yok, kişi tabii ki kilo alır. Depresyon ilaçlarıyla siz bu kişiyi tedavi ederseniz kişi yatmayı bırakır, hareketlenir, tıkıştırmayı bırakır, kilo verir. Bir başka hasta vardır, depresyona girdiğinde dünyanın tadı kaçmıştır, yemeklerin tadı kaçmıştır, ağzının tadı yoktur. Sıkıntıdan bir yerde duramaz, devamlı hareket halindedir, yemez, içmez ve zayıflar. Siz bunu tedavi ederseniz artık durmadan hareket etmez, normal yemek yemeye başlar, yediğinden zevk alır ve kilo alır. Yani kilo almak da vermek de kişinin hastalığıyla ilgilidir. İlaçla ilgili değildir. Ama şu bir gerçektir: Bazı ilaçlar iştahı çok açar, hastalarımız iştahımı çok açtı bu ilaç diye bize şikayette bulunur. Biz ona bir diyet tavsiye ederiz. Yalnız depresyon ilaçlarının bazıları yan etki olarak iştah keser. Yani hepsi iştah açmaz. ‘Bağımlılık yapar’ derler. Oysa ki, bu ilaçların yüzde 99′u bağımlılık yapmaz. Psikiyatrik ilaçlar bağımlılık yapmaz.

 

Fobiler depresyona dönüşür mü?

Kişide yanlış algılamalardan biri de korkudur. Bunlar bir depresif süreç başlatabilir. Yoksa fobi, depresyona dönüşmez. Fobi de ayrı bir hastalıktır. Ama fobiden kastımız, birtakım yanlış, gereksiz korkularsa hepsi birikip kişiyi depresyona sokabilir.

 

Tedavi uzun sürebilir

Depresyonlu kişi beslenmesine önem vermiyorsa, vücudundaki bütün fonksiyonlar bozulur. Kemik erimesinden tutun, beslenme yetersizliğine bağlı birçok hastalığı görebilirsiniz. Ölüm bile görebilirsiniz.

 

Siz hastalarınıza neler tavsiye ediyorsunuz?

Biz öncelikle hastanın kendisini damgalamaması gerektiğini söyleyerek işe başlıyoruz. Kişinin psikolojik bir probleminin olması demek, kişinin insan olmaktan çıkması veya toplum dışı varlık olması anlamına gelmez. Hele hele psikolojik rahatsızlıkların hepsinin ‘akıl hastası’ olduğu anlamına da gelmez. Dolayısıyla ruhsal sorunlar, psikolojik problemler çeşit çeşittir. Bunlar da diğer hastalıkların hak ettiği kadar tedaviyi hak ederler. Böyle bir problem olduğunda mutlaka ve çekinmeden hekime gidilmesi tavsiye edilmelidir. Hekim dinleyecektir. Belki sözel belki ilaçla, belki fiziki tedavilerle bir çözüm bulacaktır.

 

Kronik depresyon tekrarlayabilir mi?

Tabii. Kronik depresyon yani tedaviye dirençli depresyonlar uzun süre tedavi gerektirir. Hastaya da, ‘bunlar tedaviye dirençli depresyonlardır’ denilir. Bunları başka şekillerde asla yılmadan, usanmadan tedavi etmek lazım. Çünkü depresyon iyileşebilir bir hastalıktır. Uzun sürmesi önemli değil, mutlaka hasta iyileşir. 10-12 yıl takip ediyorsunuz, ilaç veriyorsunuz. Hasta iyileşiyor. İlacı verecekse doktor verecek. Biz telefonda bile hastamıza, ‘ilacı bırak veya devam et’ demiyoruz. ‘Çok iyiyim bırakabilir miyim’ diyor, ‘gel göreyim’ diyorum. Ya da, ‘hiç iyi değilim, ilacı değiştirebilir miyim’ diyor, ‘hayır’ diyorum.

 

Evli çiftler tedaviye birlikte gitmeli

Evli çiftlere ne öneriyorsunuz?

Eğer çiftlerin başka bir problemi yoksa evlilik terapisi depresyon terapisiyle birlikte olmaz. Ancak ortada bir depresyona bağlı bir durum varsa, işte o zaman işler değişir. Kişi, ‘benim kocamın veya karımın huyu değişti, tembelleşti, bana saygı göstermiyor, beni sevmiyor, benden de ayrı yatıyor, ilgi de göstermiyor’ şeklinde düşünüyorsa, ‘ne oldu’ diyerek bir doktorla görüşmelidir. Çünkü bu bir depresyonsa, kolay tedavi edilebilir. Sorunları bitecektir. ‘Bende şu belirtiler var, bende de bu hastalık var’ deniliyor. ‘ben evli çiftlere sentez yapın, analiz yapın, neyin olduğuna bakmayın, neyin olmadığını da göreceksiniz’ diyorum.

Çocuğunuzu çok iyi gözlemleyin

Çocuklarda da depresyon görünüyor mu?

Büyüklerde ne seyirlerde oluyorsa, çocuklarda da aynı belirtiler görülür. Çocuk çok konuşkan ve hareketliyken suskun bir hale gelebiliyor. Dersini yapamıyor. Başarısız oluyor. Hep somurtuyor. Uyuyamıyor. Çok sinirli olabiliyor. Arkadaşlarıyla irtibatını kesiyor, içe kapanıyor. Tabii tek bir depresyonda olmaz bunlar. Çocukluk sorunları hep iç içedir. Birbirine çok karışır. Çocukta böyle bir değişiklik hissettiği zaman anne baba çocuğunu mutlaka doktora götürmelidir. Bebeklik çağı depresyonunda teşhisi koymak doktor için bile zordur. O araya otizm girebilir.

 

HEMEN DOKTORA

Bu arada araya başka rahatsızlıklar girebilir, zeka sorunlarıyla ilgili olabilir. Dolayısıyla çocukta doğuştan itibaren büyüme süreci içinde beklenenin dışında bir durum varsa, gelişme beklendiği gibi seyretmiyorsa, konuşma öğrenilemiyorsa, yürüme gecikiyorsa, beslenme tarzları farklılaşmışsa ailenin hemen bir doktorla görüşmesi lazım. Kendileri teşhis için karar vermemelidir. Çünkü, biz hep iyiyi düşünürüz, çocuklarda kötüyü düşünemeyiz, iyiye yorarız değişiklikleri. Oyun çağından sonra özellikle çocukluk çağında depresyon daha kolay fark edilebilir. Bu durum anne baba ve çevre tarafından da fark edilebilir. Çocuk psikolojisi günümüzde ayrı bir ana bilim dalı oldu. Bu yüzden ailelerin çocuklarını bu konuda uzman doktorlara götürmeleri daha faydalıdır.

Katlanmak zorunda değiliz

Depresyon geçiren birine nasıl davranmamız gerekiyor?

İki şeyi birbirinden ayırmamız gerek. Kişi ayrıdır, hastalığı ayrıdır. Yani, ‘bir kişiyi incitmeyelim’ diyerek, hastalığı ihmal ediyoruz. Ya da hastalığa katlanıyoruz. Hayır, ne kişinin kendisi ne de çevresi, hastalığa katlanmak zorunda değildir. Hastalık geçmelidir. Dolayısıyla onları önce tedaviye yönlendireceğiz. Nazikçe diyeceğiz ki, ‘sende bu bu haller var. Belki farkında değilsin ama bunlar bir rahatsızlık belirtisi olabilir. Ve doktorlar bunu çok kolay çözüyorlar. Hatta şöyle bir doktorum var. Ben de gitmiştim. İyi geldi sen de git’ Bize bu şekilde birçok hasta gelir.

 

Depresyon tedavi edilmezse şizofreni ya da paranoyağa dönüşür mü?

Hayır. Aslında depresyon ve mani ayrı hastalıklar değil. İki uçlu hastalık, aynı hastalığın iki farklı görünümüdür. Bazı depresyonlarda şizofreni belirtileri ve paranoyak belirtileri bulunur. Bu düşünce bozuklukları tedavide geçer.

 

Diğer makalelerimiz

Buradaki makalenin üstüne bir de “EVLİLİKTE ÖĞRENECEKLERİMİZ – I (41.sahifede) ve EVLİLİKTE ÖĞRENECEKLERİMİZ – II” (43. SAHİFEDE) adlı makalelerimizi okumanızı öneririz.  bu makaleler biraz uzundur fakat arzu ettiğiniz ve ihtiyacınız olan bölümü okuyabilirsiniz ve psikolojik tavır düzeltmelerinizi buradan sağlayabilirsiniz.

DEPRESYON VE ÇÖZÜM YOLLARI ile Benzer Yazılar:

2 Kasım 2011 Saat : 11:33

“DEPRESYON VE ÇÖZÜM YOLLARI” için 144 Yorum

  1. akdogan diyor ki:

    14 yillik evliyim ve 3 cocugum var ve ben nerdeyse 14 senedir depresyondayim 6 ay psycholojik tedavi gordum en sonunda psychiatre gordum ama tedavimi yarida biraktim cunku asiri sikilmistim, esimle anlasmazliklarim var.maalesef konustukca dahada kotu oluyor cunku beni anlamiyor cok erken yasta evlendik ailelerimiz evlendikten sonra manevi desteklerini tamamen cektiler benim annem yine sorunlarimi dinliyor ama esimin ailesi madiyeti daha cok onemsiyor.buna ragmen esimde beni fazla dusunen biri degil bencil ve kendinden baskasini dusunmuyor bana gore.ben 14 senelik evlilimizde her zaman bazen kendimi zorlayarakta olsa onu mutlu edebilmek icin maddi manevi fedakarliklar yaptim ama o beni hic bir zaman dusunmedi ustelik ailesinin yanina gittimizde beni hakli oldugum konularda bile desteklemedi hep onlar hakli ben haksizdim.aileside bana cok deger veren insanlar degil surekli asaglanmaktan kendime olan guvenimi kaybettim cok mutsuzum cok buyuk degisiklere ihtiyacim var farkindayim ayrilmak istiyorum ama bu halde karar vermek cok zor ustelik cocuklarim tamamen karsilar agliyorlar anlatmaya calisinca.sasirmis durumdayim ltf bana yardimci olun.kendime kotuluk yapmaktan korkuyorum yanlis bisey yapmak istemiyorum tessekurler.

    • aşık ahi kul ahmed diyor ki:

      sayın akdoğan, değerli kardeşim.

      gerçekten ben de sizin mutsuzluğunuzdan çok etkilendim. öncelikle ben bir doktor değilim. belki müslüman bir yazar kabul edebilirsiniz. bu nedenle öncelikle tedavinize devam etmeniz daha akıllıca görünüyor. ancak bilgi hem kesbi (insan tecrübesine dayalı) hem de vehbi (ilahi doğrudan kaynaklı)dır. bir doktor özellikle ikincisini de almamışsa insanı maddi ve eksik olarak görür. bu yüzden imanı güçlü olan 5 vakit namaz kılan bir doktor bulmanızı kuvvetle öneririm.

      ilave olarak diyeceğim o ki, namaz ve iman ile yalnızlığınızı aşmaya çalışmalısınız. allah ile beraber olmayı başaran insanlar başkalarıyla fazla haşır neşir olmazlar. iman sahiplerinin imanı tam olsa onlar depresyona düşmezler. iman ruhun da bedenin de ilacıdır çünkü.

      iman sabır gerektirir. sabır cenabı hakkın tatlı vaadinin gelmesini güzelce beklemek demektir.
      kocanızın ailesininm yanında sizi unutması normaldir. insan öz memleketinde ya da arkam kalem dedikleri insanları görünce tavırları daha şımarık olur. bunu çok az tevazu sahibi insanlar yapabilir.
      islamda intihar kesinlikle yasaktır. can bir emanettir ve emaneti veren alır. siz almaya kalkarsanız çok ağır bir günah ve ceza ile karşı karşıya kalırsınız. bu takdirde dünyadaki aşılabilecek makul acılar çekilmeyecek cehennem azabına dönüşebilir. ki kesin gibidir. yani anlamsız.

      sonuç olarak önce namaz ve kısa zikirlerle iman artışı yapıp cenabı hakı yanınızda bulmaya çalışın. daha sonra da müslüman bir doktora başvurun. kuran şifadır. biliyorsanız günde 6 sahife kadar okuyun derim. bilgi ve süratinize göre az veya çok olabilir.

      size önce sabır sonra hayır ve güzellikler diliyorum. allah çocuklarınızı bağışlasın. gül gibi onları düşünün. olmayan insanlara bakın. hoşca kalın. soracağınız olursa tekrar aynı yolu kullanabilirsiniz. size ramazan için hacı bayramda yazdığı 16 kıtadan ikisini size ithaf edeyim.s.alkm.

      Sensin kerim sensin rahim
      Allah sana verdim elim
      Topraktaki gonca gülüm
      Allah sana arzu halim

      Teravihler doldu taştı
      Sahurlarda uyku kaçtı
      Afiyetle yedi içti
      Allah verdi taştı rızkım

  2. Issac Maez diyor ki:

    I simply want to tell you that I’m newbie to blogging and site-building and absolutely loved you’re blog. Almost certainly I’m going to bookmark your website . You absolutely come with tremendous writings. Thanks for sharing with us your web page.

  3. Ahmet Sakazade diyor ki:

    Hocam ben çok acı çekiyorum yaklaşık 10 sene olacak sürekli gözlerim dalıyor yaşadığım çok şey oldu ama hep güçlü olmaya çalılşıyorum hayatta ben neden daha güçlü olamıyorum başarılı artık kurtulmak istiyorum

    • ahi diyor ki:

      okuyucuya cevaptır

      değerli kardeşim ahmet bey,insanların sağlıklı oldukları kadar sağlıksız olabilmeleri de mümkün. bunda birçok içsel veya dışsal neden rol oynayabilir kuşkusuz. biz burada sadece araştırmacı yazarız. verdiğimiz bilgileri de sizin kendinizin uygulaması gerekir.
      bu yüzden sizin öncelikle NAMAZ KILAN MÜMİN BİR DOKTORA gitmeniz uygun olur.
      ikinci olarak telaş etmeden NAMAZ KILMANIZ yararlı olur.
      aynı parelelde imanınızı güçlendirmeniz gerekir ve ALLAH’a teslimiyetinizin artması gerekir.
      ilaçlarınızı düzgün ve saatinde almanız da önemlidir.

      insanın sürekli olarak ben niye başarılı değilim deyip hayıflanması doğru olmaz. kişinin sadece hava bugün ne kadar güzel, ben de ne kadar iyiyim demesi hayata bakış için yeterlidir. yüksek hedefler kişiyi daima üzüntüye iter. MAKUL OLMAK VE MAKULE şükretmek gerekir.

      Yasin suresindeki “selamün kavlen mir rabbir rahim” ayetini arapça çok ince bir kağıda yazıp bildiğiniz bir kuran suresini en az 1 sahife uzunluğuna eşdeğerde olarak sabah akşam o küçük kırıştırılmış kağıdı yutarsanız umulur ki ALLAH’ü teala şifa verir.

      ayrıca bizim bu sitemizdeki yazı ve şiirlerimizdeki islami bir unsurlu amel ederseniz size DUA etmemiz VACİP olur.
      her zaman bize yazabilirsiniz. selamlar..

  4. hakan can diyor ki:

    slm hocam ben geceleri yatamıyorum hocam benim maddi sıkıntım var hocam lustral ve zestat kullanıyordum 2.aydan beri ama son bir aydır bu ilaçları bıraktım hocam ve herşey yoluna girmiştiki maddi durumum bozuldu kafama takıyorum geceleri yine yatamamaya başladım hocam bana yardımcı olursanız sevinirim hocam kafamama takmamaya çalışıyorum ama elde değil hocam

    • ahi diyor ki:

      sevgili hakan,
      durumuna üzüldüm. insanın imanı ne kadar kuvvetli olursa manavi hastalıklara yakalanma riski o kadar azalır. ancak tecrübi ilimleri uygulayan doktorlara gidip verdiği ilaçları kullanmak da sünnettir. sen önce ilaçlarını düzenli kullan. sonra namazını düzenli kıl. Allah’ın seni bırakmayacağına kendini inandır. sebepler olmazsa ölürüm dersen bu küfre kadar gider. Allah her şeye kadirdir de, ona güven, inan ki O sana bir kapı açacaktır. işte bütün bunlardan sonra uyuman kolaylaşır. Allaha tam itimat edenlerin uyuması kolaylaşır. ancak ilaçların da uyutucu etkisi vardır, bunu da ihmal etme. son olarak bizim bu sitedeki şiirlerimizden okursan onlar seni sakinleştirir terapi yapar.
      gözlerinden öpüyorum ve sana ALLAH’tan şifa diliyorum bi tanem. kal sağlıcakla…

  5. Bahar diyor ki:

    ben 4 ay önce annemi kaybettim ogun bugundur gözumunlr yaşı hiç dinmedi sürekli birtakıntı yapıp aglıyorum ve eşime sarıyorum öyle bir boşuktayımki ilaçlardan da bir fayda göremedim evde çocuklarımın ve bizim hiç huzurumuz yok napıcamı şaşırdım lütfen bana yardımcı olurmusunuz yorumlarınızı bekliyorum .

    • ahi diyor ki:

      çok sevgili bahar hanım kardeşim,

      inanın çok üzüldüm durumunuza. Bizler elbette doktor değiliz ve sizi çıblak gözle görme ve sohbet etme şansımız da yok. Böyle olunca size sınırlı bazı yol ve yöntemler önermekten öteye gidemiyoruz.
      Öncelikli ilk tavsiyemiz doktorunuzun verdiği ilaçları düzgün almanız gerektiğidir. Sizin faydası zaten yok dediğiniz ilaçların içinde beyindeki tuz miktarını ayarlayan tuz kapsulleri de olabilir. İlacın etkisizliğini siz anlayamazsınız. Anlasaydınız siz doktor olurdunuz.

      Eğer doktora güvenmiyorsanız cemaat hastanelerinden birinden namaz kılan bir doktora da gidebilirsiniz. Ruhi hastalıklarda namaz kılmak tecrübi bilgiler yanında Vehbi bilgiler de bulunacağı için uygun olur.
      Şayet namaz kılmıyorsanız namaz kılmanız güzel olur. Sadece farzlarını kılarak başlayabilirsiniz.
      La ilahe illallah muhammedur rasulüllah ve allahümme salli ala muhammedün ve ala ali Muhammed zikirlerini günde 500 er çekmeniz uygun düşer.

      Annenizle ilgili ne hatıra varsa evden uzaklaştırmanız veya başkasına vermeniz gerek.
      Aile efradıyla sık konuşarak düşünceye dalmanıza fırsat vermemelisiniz. Annenizden söz açmamalısınız. O öldü ve hayat devam ediyor ve sizin ailenize yükümlülükleriniz var.

      İnsanlar bazen bir yakınını rol model alır. Bu çok sevmeyi doğurur. Onu kaybedince de kabüllenemez ve krize girer. Nazarınızda annenizi küçültmeniz ve insan olarak onun hatalı olabileceğini hatırlayıp onun fani olduğunu düşünüp o sevginizi Allah’a yöneltmeniz güzel olur.

      İman artırıcı tefekkür etmek iyi olur. Herkese hak ettiğinden fazla yer ve sevgi vermemek gerekir.
      Eşinizle veya çocuklarınızla açık havada yürüyüş yapın. İyi gelir. Kafanızı dağıtır.
      Son olarak bu sitemizdeki herhangi bir şiiri namazın üstüne okuyun. Veli zatlardan dua aldık. Teskin edici özellikleri vardır. Canınız sıkıldığında namaz kılmadan da okuyabilirsiniz. Etrafınızdan dua isteyebilirsiniz. Elbette biz de ederiz.
      Umarım Allah’tan şifa bulursunuz sevgili değerli hanım kardeşim…

  6. fatma yazıcı diyor ki:

    merhabalar ben 26 yaşında bir çocuk annesiyim.Geçen yıl ocak ayında depresyon tanısıyla tedaviye başladım ve kasım ayında yani 11 ay sonunda kendimi iyi hissetmem nedeniyle ve doktorumunda tavsiyesi ile ilaç kullanmayı sonlandırdım…yaklaşık 6 ay sonunda aynı şikayetlerim başladı kendimi sürekli mutsuz ve sıkıntılı hissediyorum nerde olumsuz bi düşünce varsa onları düşünüyorum bugün doktoruma gittim yine aynı ilacıma devam etmem gerektiğimi söyledi.Benim sizlere sormak isteğim aklıma gelen bazı düşünceler var bunların depresyonla bi ilgisi var mı ve bunlardan nasıl kurtulabilirim?depresyona girdikten sonra insan olmak bile garip geliyor bana ince detaylara takılıyorum buda beni rahatsız ediyor insanlar birer et parçası ama düşünebiliyor hareket ediyor bize bir şey olsa bunlar mı yardımımıza koşacak gibi düşüncelere kapılıyorum.Daha sonrada ya bunları düşününce aklımı yitirirsem korkusu beni kaplıyor.Bunları düşünüyor olmam normal mi en azından depresyon durumundayken…şimdiden teşekkürler…

    • aşık ahi kul ahmed diyor ki:

      Fatma Hanım kardeşim. Sizi bir anne olarak da selamlamak isterim. Selamün aleyküm Ramazanınız da mübarek olsun ve ailenizebereketler getirsin…. Depresyon sonrasındaki nekahat dönemi bde çok önemli.

      İfadenizde hangi nedenle depresyona girdiğinizi belirtmemişsiniz. Bu tanı için önemli. İnsan depresyon sonrasında ise daima daha kırılgan olur zayıf düşer ve koruyucu güçlendirici doktor sohbeti ve aile içindeki biraylarin de bu hassas duruma uygun davranışlar göstermesi gerekir. Ayrıca doktor kontrolü öncelikle aylık peryotlarla sık başlamalıdır. Bu zamanında müdahale için önemlidir. Hatta zaman zaman terapi doktorları bile ev yaşamının kolaylaştırılması için düşünmek bile uygun düşebilir.
      Bütün bunlara rağmen hastalığın nüksetmesi mümkündür. Doktorunuzun bu7na dikkat çekmesi de gerekirdi. Öyle bazı ilaçlar var ki koruyucu etki ettiği için hasta ne kadar iyiyim derse desin bu ilaçların alınması gerekirdi. Dolayısıyla hastalığınızın kırılgan noktası buradaydı denilebilir. Bunun dişında önceki hastalığınızda şöyleydi şimdi böyle demenin fazla bir esprisi yok. Yine de üç beş kelam etmeye çalışacağım bi iznillah..

      Çok sevgili anne kardeşim. Yukarıdaki yazımızda depresyon ile ilgili bir çok bilgi var. Onları daha dikkatli okumalıdınız. Elbette depresyon bir çöküntü halidir. Olumsuz düşüncelere kapılmanız hastalığın tipik belirtisidir denilebilir. Olumsuz düşünceler ilerledikçe beden nüzerinde fizilki hasarlar da vermeye başlar. Bu yüzden psikolojimi düzelttim ama hala şu fiziki durumum düzelmedi diyenlerin sayısı az değildir.

      Depremde çökmüş bir evde oturmak nasıl mümkün olmazsa çökütüye uğramış birisinden güzel düşünce ve konuşmalar da sadır olmaz. Doktorunuz daha önce verdiği ilaçlarla iyileştiğiniz için aynı ilacı vermiş olabilir. Halbuki önceki hastalığınızda kesin tedavi olsaydı bu kadar dar bir zamandaki nüksetme olmamalıydı. Bir mana itibariyle önce ilaç. Sonra ilacın kullanımı. Sonra nekahat döneminde koruyucu ilaç ve sohbetlerde eksiklikler görünüyor.

      Bu tür durumlarda bir cemaat hastanesinde erkek bir namaz kılan doktora muayene olunmasını tavsiye ediyoruz. Aile içindeki biraylerin de size karşı davranışları bilinçli olmalı ve eğitilmeliler. Siz de kendi kendinize yalnız kalmamalısınız. Günlük hayattan ve sevgiden yakınlarınızı sevdiğinizden bahsetmelisiniz. Çocuk kitapları okuyarak kısa ve sevgi dolu şeylerle meşgul olmalısınız. Ayrıca ALLAH’a iman ve tevekkül ve makul miktarda kadere iman gibi şeylerle imanınızı artırıp ALLAH’a yaklaşmalısınız. Namaz kılmıyorsanız bir miktar namazların sadece farzını kılmanız iyi olur. Abdest en güzel terapidir. Boynunuzu meshettiğinizde tansiyor ve düşüncelerinizde güzelleşme olur. İşin aslı hakiki MÜSLÜMAN hasta olmaz çünkü itikadı tamdır ve her şeye rıza gösterir.

      ALLAH’ü Teala bizim şiirlerimizi dertlere şifa kıldı. Bu sitedeki bir ilahinin çıktısını bir internetçiden isterseniz size hemen verir. 50 kuruştur. Bunu sık sık okuyun. Ancak böyle önemli durumlarda iki rekat namaz üzerine okumak gerekir Günde bir defa. Daha sonra bir miktar başınızı ıslatabilirsiniz ara sıra.

      RABB’im size ve diğer bütün hasta kardeşlerimize sağlık sıhhat ve afiyetler nasib etsin. Umarım iyileşirsiniz tezelden..

  7. hatice akay diyor ki:

    1.5 ay önce annem intihar ederek wefat etti kronik depresyon rahatsızlığı wardı annemi ilk bulan ben oldum 21 yaşindayım artk bende hayata küstüm hiçbişeyden zewk alamaz oldum ne yapcagımı bılmıorum doktora da gıtmıorum unutamıorum da lütfen baba yardımcı olun…

    • aşık ahi kul ahmed diyor ki:

      sevgili hatice hanım kardeşim. ne kadar da gençsiniz size kıyamadım doğrusu. yıllar önce hatice adında benim bir sevgilim vardı. bir türlü alamadım. herkes engel oldu. 6 sene sevmiştim.. gel beni kurtar demedi diye kızıp terkettim. fakat 33 sene yandım kavruldum. meğer dayak atıp zorla bir içkiciye vermişler. yine dayanamadım da kocasının ölümünde dualarım kabul oldu. işte bunlar çok zor şeyler.

      burdan sana söylemek istediğim şey insan hayatında kaldıramayacağı şeyler olabilir. bu artık kısmet işi. bu tür zor durumlarda mutlaka birilerinden yardım istemen gerektiğidir. insan 25 kiloyu kaldırabilir fakat elli kilo olduğu zaman birisiyle elleşmesi gerekir. sen de öyle durumdasın. mutlaka birisi ile elleşmen gerekir.

      yukarıdaki yazıyı bir kez daha oku. olağanüstü bir intiharın seni de etkileyeceği kesindir.. her intihar ilk gelip göreni çok etkiler. sonra sen böyle bir polisiye olaya göre çok incesin. senin yaşındaki bir insan psikolojik olarak hazır değildir. hayata küsmen ve zevk almaman da doğrusal göstergeler denilebilir.

      senin sıkıntın bir doktordan yardım istememen. bizim etkimiz ise sınırlıdır. çünkü sizin yüz hatlarınızı görmüyoruz, sizinle konuşmuyoruz, sorularımıza cevap alamıyoruz. yani kör kuyuya taş atmak gibi bizimki. tutar ya da tutmaz. diğer taraftan bilemiyorum ama doktora gittiğinizde size hasta denilecek diye korkuyor da olabilirsiniz. ancak durumunuz zamanla ilerleyebilir ve bütünüyle hayatınız çekilmez halle de gelebilir. her şey başında keşfedilirse tedavisi kolay olur. geciktikçe zorlaşır ve tedavi edilemez hale gelir.

      sizin hangi şehirde yaşadığınızı bile bilmiyorum. isminizi saklamak istiyorsanız farklı bir isimde muayene olabilirsiniz. tek başınıza doktora gidebilirsiniz… gittiğiniz doktor bir cemaat hastanesinde doktor oolsun. zira bu tür ruhi hastalıklarda doktorunhem geçmişten gelen tecrübi bilgileri ve hem de vehbi dediğimiz muhammedi bilgileri almış olması ve namaz kılması ideal bir ortam yaratır. bazen bu tür doktorlar şayet dikkatinizi toparlayabiliyorsanız size makul bir miktarda namaz kılmanızı da önerebilir..

      bizim uzaktan tavsiyemiz mutlaka doktora gidin. daima insan içine çıkın ve yalnız kalmayın kendinizi dinlemeyin. sevdiğiniz şeyleri yapın ve yiyin. kılabiliyorsanız çok olmamak kaydıyla bir miktar farz namazlar sadece kılmaya çalışın. annenizin elbise ve benzeri bütün hatıralarını uzak insanlara dağıtın. idrakinizi ALLAH’a odaklayıp iman ve tevekkülünüzü artırıp güçlendirin.. sizi zorlamadan iman kader ve tevekkülmüzerine küçük kitapçıklardan okuyun. hayatı acısız yaşamak için bu tavsiyelerimize kulak verin. değilse gelecekteki hayatınız çekilmez olabilir çünkü..

      bu site içindeki hangi şiir olursa olsun tamamı için biz dua aldık. bu duaya göre bütün şiirlerde Allah’ın hayy ve kayyum sıfatlarından tecelliler vardır ve dünyadaki dertlere şifadır. eğer kılabiliyorsanız iki rekat namaz kıldıktan sonra bu şiirlerimizden bir miktar okumanız size bir miktar şifa verebilir. bir de gittiğiniz doktorun yazdığı ilaçların şifaya dönmesi için de bu şiirlerimiz etkili olur. bir şiirin çıktısını bir internetçiden rica edin. onlar çabucak bu işi yaparlar ve 50 kuruşu geçmez. benim tavsiyem “AŞK-I TEVHİD-I ve II yi birleştirip üç sütunda tek sayfaya çıktı alsın.

      sizi çok sevdim. ancak siz benim yanımda hala annenizi düşünür ve onu konuşursanız beni hiç hatırlamamış olmaz mısınız? siz beni karşınızda olduğum halde beni görmez ve gözlerimi deler geçerseniz ve başkasını düşünürseniz ben sizinle arkadaşlık yapabilir miyim? bu arkadaşlığın tadı olur mu?

      diyeceğim o ki; siz bir an önce bu durumdan kurtulmak için tadaviye başlamazsanız yukarıda gördüğünüz üzere birer birer bütün dostlarınızı kaybedeceksiniz.. iyice yalnız kaldığınızda ise iyice hasta olan bir kız olacaksınız. unutma insan dostlarıyla yaşar ve her ağacın da dalları vardır. ve ağaç dalıyla gürler. kavak ağacı bile… ankarada iseniz bizi misafir olarak ziyaret edebilirsiniz.

      sizi çok sevdim. fakat sizi sevmemize imkan verecek kadar gülümsemeniz gerekiyor olmaz mı?

      ben yandım yeşile yeşile
      mezarımı kazın çemene
      güzeli yazdım onbeşe
      bağlarım bostan çalarmış

      kim demiş yandığım dilimde
      söz eyler güldüğüm gönlümde
      gel yeşil gözlerin gözümde
      ağlarım yastan çalarmış

      • hatice akay diyor ki:

        soyledıgınızı tutarak en kısa zamanda doktora gıdecegım namaz konusuna gelince ben zaten namazını kılan bırısıyım denızlıde oturuyorum tavsıyelerınız ve ılgınız ıcın teşekkür ederm

  8. Berk diyor ki:

    bende geçen seneden itibaren kafamda saçma sapan olumsuz düşünceler kaygılar başladı ve her aklıma geldiğinde kalbim hızlı çarpıyodu bana huzursuzluk veriyodu ve derin derin nefes almak zorunda kalıyorum.ben 3 senelik bir ilişkiden çıktım,ayrıldıktan sonra düzelirim dedim ama olmadı bu üzüntü değil üzüntü arada geliyo geçiyo bende bir süregelen iç sıkıntısı var nefesimi daraltıyo kalbim hızlı çarpıyo ve göğsümde sanki bir kitle var ama asıl beni üzen bunların bir sebebi olmaması :( illa antidepresan mı almam lazım iyileşmem için insan kendi kendine yenemez mi bu huzursuzluğu yardım ederseniz sevinirim.teşekkürler.

    • aşık ahi kul ahmed diyor ki:

      sevgili berk. Geçen seneden beri olumsuz düşüncelerin seni sardığını söylüyorsun. Sen buna ferdi olarak ne yaparsan yap ta o tarihte doktor ihtiyacının olduğunu gösteriyor. Binsanlar elbette iyi de kötü de düşündükleri olur. Ancak insanda var olan defetme yöntemi ile bunda kısa sürede kurtulmayı bilirler.

      Örneğin parasını alamayan ve boyu da uzun olmayamn birisi delili de yoksa sana haram ettim der çıkar ve onu unutur. İşte olumsuzluk fiziki çarpıntı yapıyorsa çok acil ilaç ve terapi ihtiyacını belirler. Bu hastalık zamanında müdahale edilmezse böğürtleğen çalısı gibi kişinin bütün bedenini sarar. Kişisel çabalar bazen hastalığı artırdığı bile olur. Örneğin kötü düşünceler dolayısıyla insan içine çıkmak istemez fakat yalnız kalınca daha da kötü düşüncelere dalar insan.

      3 senelik ilişkiden çıkmak elbette bir yıpranma nedenidir. İnsan hangi nedenle olursa olsun sevdiklerini kaybetmek istemez. Ayrıldıktsan sonra düzelirim demek sorunlu bir ilişki olduğunu gösteriyor. Halbuki ilişki helal ise ayrılmak yerine bazı fedakarlıklarla ilişkiyi sevgi bağlamına taşımak daha iyi olabilirdi.

      Nefes darlığı ve kalp çarpıntısı her zaman olmamakla beraber ruhi rahatsızlıklarda yapabilir. Hastalık ruhi olmakla beraber fiziki değişimlere de sebebiyet verebilir. Ve zaman zaman kalıcı etkiler bile bırakabilir. İşte okuyucumuzun kabullenemediği şey ruhi hastalık veya fiziki değişimlerde sebebini bulamaması. Aranması gereken şey burada ruhi hastalığın sebep ve gelişimidir. Kendisi bulamadığına göre bunun bir doktor tarafından tanısının bulunarak derhal tedaviye başlanması gerekmez mi?

      Sevgili dostum her şeyde ters işler yapıyorsun. Bu iş senin altından kalkacağın bir şey değil. Kendi başına insanlar bütün ihtiyaçlarını yapsalardı hiçbir mesleğe gerek kalmazdı. İlimler o kadar hızla yüksek bilgiye ulaştı ki herkes bir mesleği hem de uzun yıllar okuyarak yapmaya çalışıyor. Sen diyorsun ki ben üniversiteye 10 gün gitsem bana doçentlik payesi vermezler mi;

      Bu çok yanlış dostum çok yanlış. Hemen bir cemaat hastanesindeki bir doktora git ve ona tabi ol. Sen bir antidepressan ilacını tek başına alamazsın. Bunun dozajını bilmiyorsun. Aynı antideprasyon ilacının xp si var bunu bilmezsin. Yaşadıklarını ve son görüntünü doktor bkarşıdan bakarak bilir. Gözlerdeki kaymayı, konuşurken ki dağıtmayı,

      bozuk düşüncelerdeki sapmayı, canlı mısın donuk musun bunları, seni konuşturup verdiğin tepkilerdeki sapmayı daima doktor bilir.. uzmanlık günümüzde itibar edilmesi gereken en önemli menfaate haketmeye ilişkin saygıdır. Bu saygıyı göstermemek bizim gibi geri kalmış ülkelere mahsustur ne yazık ki.

      -öncelikle uyku düzeni sağla. Uykusuzluk diğer rahatsızlığı tetikler. Bunu doktorun bilir.demek ki antideprassandan önce uyku düzen gerekirmiş.
      -namaza yalnızca farzlarıyla da olsa başla.
      -sıkça ya abdest al ya da baş ve boynunu yıka ısla
      -sevdiklerine geri dön ve harcama.
      -rahat değilim diye insanlardan uzaklaşma
      -aklına kötü şey gelse bile sevdiklerini ve sevdiğin şeyleri hatırla ve onlarla beraber ol.
      -açık havada serinlikte yürüyüşler yap. Mümkünse bir arkadaşınla sohbet ederek.
      -Kendi başına hiçbir ilacı alma. Herşeyi berbat edersin.
      -sen, doktora gitmeyecek kadar ucuz değilsin.
      -iman, itikat, kader, konularında küçük yazılmış risaleler oku ki ALLAH’a itimadın sağlam olsun ve tevekkülünü artır ki başına gelene rıza gösterebilesin.
      -çekebilirsen 200 estağfirullah, 500 la ilahe illallah muhammedürrasulüllah, 500 de Allahümme salli ala muhammedin ve ala ali muhammed çekmeğe çalış. Zikir aklı önce doğru düşünmeğe sonrab da irade de kuvvetlenmeğe vesiledir.
      -bu sitedeki şiirlerden bir ilahinin çıktısını al, üzerinde taşı ve sıkça oku.
      Dualarımız sizinle olacaktır. sevgilerimle

  9. yeliz turk diyor ki:

    hocam merhaba ben 6 yıllık evliyim eşimle çok zorlukluklarla evlendik ilk zamanlar çocuk istemedik daha sonra da ben tiroid hastası olduğum için beklemek zorunda kaldık hocam ben bi hata yaptım ben eşimi 10 yıldır tanıyorum bundan 10 yıl önce ailem vermez diye eşime ben kanserim benden uzak dur dur dedim ama o bunuda kabul etti aslında değildim sadece benden vazgeçsin diye dedim sonra bu konuyu 7-8 senedir hiç konuşmuyoduk ben doğruyu söyleyemedim bigün tiroid için doktora gittik ve geçirdiğin hastalık varmı dedi ben yok dedim eşim sen kanser değilmiydin dedi bende doğruyu söyledim şimdi beni sevmediğini istemediğini soğuduğunu düşünüyorum biz 6 altı aydır ayrı kaliyoruz ve ben mucize şekilde 5 aylık hamileyim boşanmaktan vazgeçti ama ilgisiz mutsuz ve isteksiz depresyonda ben ne yapabilirim hocam onu tekrar hayata dööndürmek için çünkü benden fazla beklentin olmasın diyo ikimizde çok mutsuzuz

    • ahi kul ahmed diyor ki:

      sevgili yeliz turk hanımefendi,

      gerçekten üzüldüm durumunuza. Allah sürekli bir şey verdikçe sizler onu kötüye kullanmışsınız. Aşk meselelerinde yalan söylemek hiç de uygun bir şey değil. Çünkü aile üç temel saç ayağı üzerine oturur. Bunlar SEVGİ, SAYGI VE GÜVEN.. işte yalanla güven yıkılınca saygı ve sevgi de yıpranıyor. İnsanlar nasibin Allah’tan olduğunu bilseler ve tevekkül etseler bu yalanlara ihtiyaçları kalmaz. Kanser daha önce vardı ilaç kullandım geçti deyiverseydiniz mesele hallolutrdu.
      Gtördüğüm kadarıyla sizin aile terapisine ihtiyacınız var. En yakınınızdaki erkek bir aile terapisi doktoruna başvurmanız gerekir.

      Bu arada size tavsiyemiz bu site içindeki “EVLİLİKTE ÖĞRENECEKLERİMİZ –I ve II” adındaki iki makaleyi (10’ar sahife) okumanızdır. Depresyonda olmayan hastalarımıza bu makaleleri öneriyoruz. Orada bir çok şeyi bulacaksınız.

      Eşinizin sizden ayrı yatması uygun değil. Siz gurur kibir yapmadan ona cilve yaparak birlikte yatmalısınız, kadınlığınızı kullanmalısınız. Onunla çok konuşmalısınız. Onun hayata küsmesine müsaade etmemelisiniz. Çocuk bir ortak amaçtır. Ortak amaca yönelen insanlar birbiriyle iyi eş olan insanlardır.

      Benden fazla beklentin olmasın demesi elbette uygun değil. Ona çocuğumun da benim de sana ihtiyacımız var diye sık sık tekrarlayın. Aile terapisi doktoru gerek görürse sizi psikiyatriste gönderir zaten.

      Sizin farkında olmadığınız tehlike kocanızın değil de sizin depresyona girme riskinizdir. Çünkü hamile bir bayan daima psikolojik bir desteğe ihtiyaç duyar. Bu noktaya da dikkat edin lütfen. Bunu ona anlattığınızda sizin ihtiyacınızı anlaması onun ilgisini artırabilir belki.

      Bir miktar namaz kılın. Çok az bir miktar zikir çekin. Hayata sevgiyle bakın. Yalnız kalmayın. Konuşkan olun. Eşle uğraşırken kendinizi ihmal etmeyin. Bu siteden herhangi bir şiirin çıktısını alın ve sık sık şifa niyetine okuyun.

      Sizlere sağlık sıhhat ve geçim kolaylıkları diliyorum. Allah sağlıklı hayırlı doğumlar nasib etsin kardeşim..

      EVLİLİKTE ÖĞRENECEKLERİMİZ – II
      ……………………………
      HAMİLELİK PSİKOLOJİSİ

      Anne adayının, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan sorunsuz bir hamilelik geçirmek ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için yaşayacağı değişimler hakkında önceden bilgi edinmesi önemlidir. Tabii baba adayının da bu süreçte eşine destek olması için, eşinin yaşadığı psikolojik ve fizyolojik değişikler hakkında fikir sahibi olması gerekir. Bu nedenle eşlerin uzman yardımı alması sürecin sağlıklı atlatılmasını kolaylaştıracaktır.

      Birçok kadın hamilelik döneminde psikolojik sorunlar yaşar. Anne olma ve doğacak çocuğun sağlıklı olup olmayacağı kaygısı anneyi ister istemez strese sokar. Hamilelikte stresin boyutu kişiden kişiye ve koşullara göre değişse de, bazen ciddi tedavi gerektirecek psikolojik sorunlara da neden olabilir. Gebeliğin ilk üç aylık döneminde, anne adayı bir dizi psikolojik ve fiziksel değişiklik yaşar. Anne adayında yorgunluk, bulantı-kusma gibi fizyolojik belirtilerin ve depresif (inişli çıkışlı) bir ruh halinin olması doğaldır.

      Hamilelikte etkili bir rol oynayan östrojen ve progesteron hormonları anne adayının büyük sevinç ve üzüntü halleri arasında gidip gelmesine neden olur. Anne adayı küçücük bir nedenle gözyaşlarına boğulur ya da nedensiz yere mutlu olur. Bu dönemde çocuğun sinir hücrelerinin gelişimi gerçekleştiği için, annenin ruh sağlığında problem olmaması çok önemlidir. Hamilelikte, bebeğe zararlı olabilecek gıdalara karşı beyinde de bir tepki programlanmıştır. Vücut, anne adayı farkında olmadan kusma duygusu ile bazı gıdaların alınmasını önler.

      Bu, beyinde genetik olarak kodlanmış bir bilgidir. Bazen çay gibi her zaman tüketilen gıdalara karşı bile kusma tepkisi verilir.

      İstenen bir gebelikte kadının psikolojisini bozan başka olumsuz etkenler yoksa, mutluluk hormonu diğer zamanlardakinden daha fazla salgılanır. Hamile kalan kadınlar bu nedenle kendilerini rahat ve mutlu hissederler. Kadının ailesi ile ilişkisi, iş durumu, hamileliğin yaratacağı beklenti ve stres gibi etkenler sürecin nasıl yaşanacağını belirler. Örneğin ikinci ve üçüncü ayda kusma devam ederse anne adayının psikolojik yapısı bundan mutlaka etkilenir. Bu tür durumlarda, kadının çocuksu bir kişiliğe sahip olması ya da eşiyle arasında belirgin kültür farklılıklarının olması gibi nedenlerin de belirleyici olduğu bilinmektedir.

      Anne adayında yorgunluk, bulantı-kusma gibi fizyolojik belirtilerin ve depresif (inişli çıkışlı) bir ruh halinin olması doğaldır.

      Her anne adayı, az ya da çok, hamilelik ve doğum sırasında bir şeylerin ters gitmesinden korkar ve endişe duyar. Bu, süreçle ilgili bilgi sahibi olan ya da ikinci-üçüncü çocuğunu dünyaya getirecek anne adayları için bile geçerlidir. Annenin karnındaki bebekle konuşması, ona müzik dinletmesi, kitap okuması gibi davranışlar, hem anne ile çocuk arasında duygusal bağ kurulması hem de annenin endişe ve korku seviyesini indirmesi açısından faydalıdır. Ayrıca bu tür davranışlar çocuğun duygusal ve zihinsel gelişimine de katkıda bulunur.

      Hamilelikte depresyon ve unutkanlık
      ……………………..
      Hamile’ babalar
      ……………………….
      ‘Couvade Sendromu’
      Hamilelik sürecinin koşullarından etkilenen baba adayları, bazen eşlerinin yaşadığı gebelik belirtilerini, yani fiziksel ve duygusal değişimleri doğrudan hissedebilirler. Baba adayında aş erme, mide bulantısı, baş dönmesi, bacak ve belde ağrılar, yorgunluk gibi belirtiler görülebilir. Tıp dilinde bu duruma ‘Couvade Sendromu’ denir.
      …………………………
      LOĞUSA PSİKOLOJİSİ
      …………………………
      Doğum sonrası anne yalnız kalmamalı
      ……………………………………

  10. sena nur diyor ki:

    Hocam bende uzun zamandir depradyondayim.buna sebep de babamdir..onun baskisi.despotlugu.ve bizim annesiz buyumemiz.ayrica evliyim esime karsi da bir sey hissetmiyorum bu da beni cok uzuyor.evlenmek icin evlendlm sirf babamin gazabindan kurtulmak icin ama simdi pismanim ve hamileyim cocugum icin de uzuluyorum daha bilincli davranabilirdim ama bunlar olurken ruh dagligim yerinde degildi saglikli karar veremedim ve daha cok mutsuz oldum…herkese sifa….yardimci olun lutfen…

    • aşık ahi kul ahmed diyor ki:

      Sevgili Senanur hanımefendi kardeşim,

      Acılarınızı paylaşıyorum. Şifa veren yüce şafi vedüd sıfatıyla da size sevgiler bağışlasın, etrafınıza sevgi duymayı nasib etsin..

      Uzun zamandır depresyondayım diyorsunuz. Bunu tespit ve tedavi için bir doktora gittiniz mi? Baba baskısı her zaman depresyona sebep olmaz. Benim babam da baskıcı idi. Ben ondan uzak durdum ve kendimi korudum.

      Annesiz büyümeden kastınız anneniz öldü mü? İnsan vücudu bu tür eksiklikleri kapatabilecek özelliklere sahiptir. Bunlar önemli köşe taşlarıdır ve bu durumlarda doktora gitmek gerekir.
      Bu tür sıkıntılı zamanlarda önemli kararlar vermemek gerekirdi. Zamanında bir doktora gitseydiniz böyle bir karardan sizi sakındırırdı.

      Baskıdan kaçmak tipik insan karakteridir. Sorun kaçmakta değil, karar veremez derecede hasta olmakta yatar.

      Şimdi pişman olmakta bir yarar yok. Durumu kendi lehinize çevirmeye bakın. Olaylar insanı etkilediği kadar siz de olayların size olan etkisini yönlendirebilirsiniz. Bir çok insan sıkıntıdan ders alarak çıkar. Siz de geçmişten ders alarak geleceğinizde ne yaparsam mutlu olabilirim diye düşününüz.

      İşin içinde bir de çocuğunuz var. Şimdiden ona karşı sorumluluklarınız var. Onun için yaşamak ve iyi olmak zorundasınız. Çocuk dünyanın en kıymetli varlığıdır. Çocuğu olmayan bir çok insan milyarlar harcayarak çocuk edinmeye çalışıyor. Bunları düşünün ve durumunuzun hiç de kötü olmadığını hesaba katın.

      Eşe karşı bir şey duymamak zamanla düzelebilecek bir şeydir. İnsanlar çok zaman geçirdiği insanlara karşı daima bir ilgi duyarlar. Eşiniz size babanız gibi çok ters davranmıyorsa sorun zamanla aşılır. Çocuk bir kaynaştırıcı rol oynar. Ona ve size harcama yaptıkça fedakarlıkta bir artış olur. Bu ise yakınlaşmayı artıran bir unsurdur.

      Bana göre durumunuz iyi görünüyor. Sorun sizin bu tatlıdan bir tad alamamanızda yatıyor.
      Çocuk için üzülmenize gerek yok. Allah her gönderdiği kuluna vekildir. Her şey size bağlı değildir.

      Kaza ve kadere dönüşmüş meselelerde daha iyi düşünebilirdim diye bir şey yoktur. Takdiri tedbirle bozamazsınız. Olacak her halükarda olurdu. Bu yüzden siz var olan şartları kendi lehinize çevirmeğe bakın. Veya bu durumdan faydalanmağa bakın. Veya bu şartları benimsemeğe bakın.

      Daha çok mutsuzluk çok büyük ve dayanılmaz şartlarda ortaya çıkar. Elde bir koca varken, elde bir çocuk varken, rızkımız eve gelirken artık kişinin kendisi de bir adım atmalı ve bu durumu benimsemelidir.

      Sevgili kardeşim size acilen bir cemaat hastanesinde bir doktora gitmenizi tavsiye ederim.
      Sonra sadece farz namazları kılmanızı dilerim.

      Hamilelikte insan depresyon geçirebilir. Bu sitemizdeki Evlilikte öğreneceklerimiz I, ve II yazılarımızı okumanızı dileriz. Her gün;

      100 estağfirullah
      300 la ilahe illallah muhammedürrasülüllah
      300 allahümme salli ala muhammedün ve ala ali Muhammed

      Zikri size zor olmaz. “Ya rabbi eşimi ve çocuğumu sevmeyi bana nasib et” diye dua ediniz.
      Bu sitedeki şiirlerden birinin çıktısını alın ve her canınız sıkıldığında okuyun. Halinizden memnun olmaya bakın. Yalnız kalmayın. İnsanlarla iyi komşuluk ilişkilerinde bulunun. Allah şifa verecektir.
      Size engin sevgi ve saygılarımı sunuyorum sevgili kardeşim. Allah’a emanet olunuz.. o güzel bir emandır…

  11. Nur ay diyor ki:

    Yaklaşık 6 yıl önce annaannemin ölümünün ardından ciddi bir depresyon geçirdim, ilaç tedavisi ile iyileştim ama yine 5 ay önce tekrarladı şiddetli değil ama sürekli ağlama hali farklı düşünceler herşeyin kötüsünü düşünmek, olumsuzunu düşünüyorum. Namaz diyorsunuz evet namaz kılıyorum ve size şunu söyleyebilirim ki gerçek depresyonda olan kişi o ruh haline girdiğinde allahına öyle bir yakarıyor öyle bir iletişim kurup yalvarıyorki bunu yaşamayan bilmez. Allah bu durumda olanlara yardım etsin. Öyle zor ve korkunç ruh haliki yaşamayan kimse bilmez ve yorum yapamaz!!

    • aşık ahi kul ahmed diyor ki:

      Nur hanım kardeşim,

      Size en içten sıcak selamlarımı gönderiyorum. Geçmiş olsun. Allah şifaların en güzelini versin.
      Özel durumunuzdan, kaç yaşında olduğunuzdan, evli bekar olduğunuzdan bahsetmemişsiniz.
      Bunlar depresyon için birer ip ucudurlar. Her yaşın veya durumun sıkıntısı ayrı ayrıdır.
      Anneannenizin ölümü sizi etkileyebilir. Bu değer verdiğiniz birinin ölümü aşırı sevmekten kaynaklandığı gibi ölüm halini de insan kabul etmek istemez.

      Kendinin de öyle olacağı düşüncesi insanı boşluğa düşürür. Oralarda bunun normal olduğunu söyleyecek aklı başında insanlara ihtiyaç olur. Bu tür telkinler olmazsa her genç kendi başına hayal kurmaya başlar ve düşündüğüne inanarak yoldan çıkar. İslamda cenazenin çabuk kaldırılmasının bir nedeni de budur. İnsanların gereğinden fazla üzülmesini önlemek ve Allaha tevekkül edip kaza ve kadere teslim olmaya getirmek. İşte bazen böyle sapmalar olabiliyor.

      Bu hastalık zaman zaman tekrarlayabiliyor maalesef. Sürekli ağlama hali için abdest almak iyi gelebilir. Farklı düşünceler geldiğinde o düşüncelere cevap vermemeniz uygun olur. Siz oralı bile olmayın. Olumsuzluk geldiğinde hayatta güzel şeylerde var diyerek bunu kırın. En yakınınıza gülümseyin. Bu bir güzellik olacaktır.

      Çok namaz yerine ortalama gidin. Sakin kılın. Her namaza bir abdest alın. Dua etmek adına çok gergin namaz kılmayın. Hep tatlı tatlı davranın. Allaha dua adına gergin dua etmeyin. Çok gerilerek yükselme olmaz. Allah sakin ve sessiz duayı daha çok sever.

      Depresyonda çok dua ihtiyaçtandır. Ve güzeldir. Allah ihtiyacını kendinden isteyeni sever. Fakat normal zamanlardaki dua daha güzeldir. Makam böyle hallerde daha çok alınır. Allah makamınızı artırsın. Muhabbetinizi artırsın. Hayat yalnızca namaz değildir. Günlük yaşamınıza da gereken önemi verin. Dengeli olun.

      Gelelim neler yapmağa.

      -Namazlarınızda dengeli olun

      -Allah ile ünsiyet peydah ettim diye uğraşmayın. Şeytan dahi müdahale etmiş olabilir. Çok yükselmenin yükü çok olur. Makam çikmaya çalışmayın. Bilmediğiniz yollar dikenli olup şaşırabilirsiniz. Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır derler. Sakin olan daha sağlam gider. Kendini bilmeyenin imanı daha kuvvetlidir. Allahı makam için bile olsa sevmek sakıncalıdır unutmayın. Sadece kulluğunuzu hatırlayın. Ben yükseldim deyip bunu yayan şerre gider.

      -yeni bir doktora gidin ve ilaçlarınızı düzenli alın.

      -doktora en geç 1 ay aralıklarla tekrar gidin.

      -çok az zikir çekin akşamları,
      100 estağfirullah
      200 la ilahe illallah muhammedürrasulüllah
      200 allahümme salli ala muhammedin ve ala ali muhammed

      -günlük 50 kuruş sadaka verin

      -bekarsanız evlilik teklifi olursa biraz beklemeğe alın.

      -tek kalmamaya bakın. İnsanlarla konuşmak dikkatinizi dağıtır iyi olur.

      -herkesin sizin gibi olabileceğini ve bunun normal olduğunu düşünün, kendinize hayıflanmayın.

      -kendi başına gördüğünüz şeylere kıymet vermeyin. İnsan gördükleriyle yaşar. Görmedikleriyle değil.

      -bizim sitemizden herhangi bir şiirin çıktısını alıp şifa niyetiyle sık sık okuyun. Dualıdır. Rahatlatır. Şifaya vesile olur umudundayım inşallah. Allah şifa verir inşallah. Allaha emanet olunuz…

  12. Kadir ÇAKIR diyor ki:

    Ahmet Ağbi selamün aleyküm ne güzel yazıyorsunuz ağbi sağolun. Bir adaya düşsem bir ay sonra kurtulsam ilk bakacağım sitelerden biri sizin siteniz olur ne yazmış Ahi ahmet Ağbi diye.

  13. Kadir ÇAKIR diyor ki:

    Bir de ağbi ala muhammedün değil ala muhammedin olsa gerek hata görünce yazın demiştiniz ağbi.

    • ahi diyor ki:

      Sevgili Kadiri Kadiru yazsan ne değişir? Muhammedin yerine Muhammedun yazmakla da mana değişmez. Ahmedin kalemi yerine Ahmedun Kalemi desem yine mana değişmez. kaldı ki Arapçada isimler ötre ile yani u ile biter. allahü ekber deriz. fakat yanına bir daha gelecekse allahü ekbrullahü ekber olur. yani bağlaç u ya döner. Arapçada u daima baskındır. bilemediğiniz her kelimeyi ötre ile u olarak bitirmeniz sizi hatadan kurtarır.

      ikinci olarak ilgi duyup aktif iyi olarak bir şeyler yazdığın için teşekkürlerimi sunarım.

      son olarak hz hüseyin efendimiz yanında bir adamın yanlış abdest aldığını ngörünce ona şöyle der. özür dilerim ben abdesti yanlış biliyorum. bir abdest alsam da bana bir bakıverseniz olmaz mı der. başlar abdest almaya ve elbette abdesti doğru olarak bitirir. adam şöyle der. asıl ben özür dilerim. asıl yanlış abdest alan ben mişim. hakkını helal et der.

      işte İslam’da hadiste buyurulan “MÜMİN MÜMİNİN AYNASIDIR” sözü karşı tarafa saç tasratmak değil, sizin saçınız düzgün olduğunda sizin ayna olmanızdır. yani ben saç taramışsam sizde taramanız gerektiğini anlamanızdır.

      sevgili kadir, bir islami inceliği yazma fırsatını bana sunduğun için Allah seni yakîni kılsın. .

  14. Kadir ÇAKIR diyor ki:

    Ahmet ağbi başında harfi cer olduğu için dedim mana anlamında çok da değişmez haklısınız belki yazmaya da değmezdi. Saça gelince sizin gibi güzel saçım olsa bende tararım benim gibi bir keltoş size nasıl saç tarayıp gösterecek.

  15. Guler Memmedova diyor ki:

    selam..ben Azerbaycandan yaziyorum…benim annem 3 yil once bir ruya gordu ve ruyadan sonra boyle oldu…ilac da kullaniyor… artik namazlarini bile kilmiyor… psikolok yalniz ilac yaziyor…oysa konuwsa daha iyi olur…biz evde konusunca cunki iyi oluyor…gorduyu ruya aslinda hic korkunc deyill…gormuski 2 kadin soyluyorki kolundA YILDIZ HASTALIGI OLAN 30 YASINDA OLUYOR… ve baska kiz diyorki teyze senin de oglunun kolunda yoldiz var..annem diyorki yok benim oglumda yokk…aslinda yildiz diye bir hastalik da yoktur…ancak annem o gun bu gun boyle…destek olmak istiyorum anneme ama ben de ne yapacagimi sasiriyorum…ofelya cabral hanim var internetden baktim..onun cdleri cok ise yariyor duydum..acaba burda o cdlerden kullanan varmi? tavsiye edermisiniz..

    • aşık ahi kul ahmet diyor ki:

      Sevgili Güler Hanım,

      bizi aradığınız için teşekkür ederim. benim eşim Azerbaycanlı. insanlar rüya gördüğü için hasta olmazlar. belki hasta olduğu için çeşitli ve garip rüyalar görebilirler. dolayısıyla hasta ve hastalıkla ilgilenmek gerekir. yıldız hastalığı diye bir şeyin peşinden gitmek de çok yanlıştır. ilaçların bir doktor tarafından verilmesi gerekir. inşallah öyledir.

      sonra bazı anti depressan ilaçların etki etmeleri uzun bir süre alabilir. ilaçta da devamlılık esastır. ara verirse hastalık tekrar nükseder. ofelya hanım kimdir nedir bilemem. ancak bu kadın para ticareti yapıyor sanıyorum. bu kadından uzak durun. cd falan almayın.

      Size en içten sıcak selamlarımı gönderiyorum. Geçmiş olsun. Allah şifaların en güzelini versin.
      Depresyonda çok dua ihtiyaçtandır. Ve güzeldir. Allah ihtiyacını kendinden isteyeni sever. hasta ileri derecede rahatsız göründüğü için namaz kılamaz. üzerinde durmayın. ancak siz namaz kılar ve dua ederseniz aynı şeye gelir.

      hastanın fazla kapalı kalmaması açık havaya çıkması gerekir. ilgi de onu rahatlatır. ilaçlarını saatli almalıdır. siz kendi başınıza ilaç vermeye veya okuyup üfleyen insanlara gitmeyin.

      hastanın abdest alması onu rahatlatır. küçük ve az bazı kolay zikirleri kendi halinde hatırlayıp dua edebilir. iyi gelir..

      sitemizdeki istediğiniz şiirlerin çıktısını alarak fatiha, ayetel kürsi, felak ve nas surelerinin arkasından hastanın başucunda okuyabilirsiniz.. hasta okuyamaz onu zorlamayınız.
      dualarımız sizinledir. Allah’a Emanet Olunuz…

  16. sema ünlü diyor ki:

    Bebegimi kaybettim babami kaybettim esim apartman gorevlisiydi is kurmak için ayrildi görevli olduğu binadan ev tuttuk tasndik ama kurdugu is batti baska iste calisiyo ama ben eski isine donmesini cok istiyorum ama imkansiz yerine görevli aldilar benim gözüm hep orda cok üzülüyorum napcam bilmiyorum yardimmmm edinnn neolurr

    • aşık ahi kul ahmet diyor ki:

      Sevgili kardeşim,
      Gerçekten çok sıkıntılara girmişsiniz. Bebeğin kaybı seni daha çok etkiler. Evlat acısı zordur. Bunun için bir doktora görünmeniz iyi olur. Fakat bir taraftan da mali durumunuz iyi değil. Bir seferlik de olsa size bir şeyler söyleyebilir. Belki ilaç içmeniz gerekebilir.

      Babayı kaybetmek de kadın üzerinde erkekden daha çok tesir yapar. Bu iki olay üstüne üstlük bir de eşinizin işten ayrılıp yeni işinde batması sizi çok üzmüş. Fakat bütün bunlara rağmen eşinizin yeni bir işte çalışıyor olması bir nebze yüreğinize su serpmiş olsun…

      Kadınlar süreci tartışır durur. Erkek ise doğrudan sonuca bakar. Bu yüzden sizi eşinizin gibi davranmaya davet ediyorum. Yani geçmişi düşünüp durmayın. Geçmişi bırakın. Ölenle ölünmez. Allah verdi Allah aldı. Ağlamakla geri gelmezler.

      Onlar buraya kadarmış. Siz bundan sonra eşinizlesiniz. Onun kararlarına saygı gösterin. Geri dönüşü olmayan bir işin hayalini kurup durmayın. Hayatın ne getireceği belli olmaz. Allah’tan yeni şeyler isteyin. Hiçbir şey zuhur ettiği gibi kalmaz. Maneviyatınızın güçlenmesi için namaz kılmalısınız. Allah’a olan güveninizi artırmalısınız.

      Her işinizi ona danışmalısınız. O çok müşfiktir. Kullarını zayi etmez. Sen namazla ona bir adım at ki o da sana doğru bir adım atsın. Sonra bizim şiirlerimizi kim okur ve amel ederse şifa bulur. Bu siteden bir şiirin çıktısını internetçilerden çıkartıp okur ve amel eder taşırsan sana umarız ki Allah’tan şifa olur inşallah…

      her hastalığın şifasını vermiştir Allah. Sen istemeyi ve rıza göstermeyi bileceksin.. sağlık ve şifalar diliyorum. Selamün aleyküm..

  17. seyma diyor ki:

    Hayirli gunler hocam ben iki haftalik bir bunalim gecirdim korku vijdan azabi allah koekusu basima bir olay gelir doye korktum ve migde problemi yasadim birde erken uyanma uykumun bolunmesiyle iyice kotuye gidecegini disundum aile doktoruma bas virdum ilac onerdi kulaniyorum 10 gindur eskisine gore cok iyiyim hocam karamsar dusunuyorum icome sikinti giriyor daha kotu olurum diye korkuyorum bana ne onerebilirsiniz lutfen yardimci olurmusunuz allah sizden razi olsun.

    • ahi diyor ki:

      bi tanem, korku bir çok hastalığın hem sebebi hem sonucudur. ilaçlarına düzenli devam et. sonra insdan içinde söylemek istediğin her şeyi bir edep dairesinde söyle. rahat ol. rahat olanların korkulardan uzak olması umulur. bir başka dikkat etmen gereken önem ise ALLAH’ı çok sevmen ve yalnızca O’na güvenmendir.

      bu, imanın bütün şartlarını tertemiz olarak inanmanla olur. özellikle TEVHİD dediğimiz Allah’ın varlığına ve birliğine inandıktan sonra Bu dünyada devlette ve özel hayattaki kuralları da ALLAH’ın koymasına inanıp bunlara göre amel etmek gerekir. bu üç nokta çok önemlidir. bu idrake ulaşamamış insanların imanı sakattır.

      Allah sakat imanı kabul etmez. sakın ha bu ülkeyi filanca adam kurtardı derken görmeyeyim. ülkeleri ALLAH kurtarır. Allah’ın görevini insana verdiğinizde ŞİRK olur ve o kişiyi ALLAH terkeder ve Rahmetinden uzaklaştırır. insanlarla daima sohbet etmeye çalış. açılırsın. Yürüyüş yap sağlık bulur ve sabrın artar.

      Sonra Kuran biliyorsan Onu oku. Kehf suresini (292-303) çok oku. ben korku yaşayan bir çocuğa okudum. anında iyileşti. son olarak bu sitemizden hangi şiiri okursan oku şifa bulursun. bir değerli veli zatlardan çok dua aldık. dediler ki, “her kim senin şiirlerinle amel ederse senin ona duan vacip olsun dedi.

      buna ahiretteki şefaat de dahildir dedi. bir şiirin çıktısını kırtasiyeden al ve cebinde taşı. her sıkıntıya girdiğinde oku ve yapabilirsen amel et. hiç amellik bir şey bulamazsan rahat zamanlarında iki rekat farz bir kaza kıl. ama sürekli olarak 5 vakit kılarsan daha güzel olur.

      namaz kişiyi rahatlatır. bir de sadaka vermek rahatlatır. her gün sadece bir simitçiye iki lira bırak. o fakir çocuklara simit versin sen görme, verdin mi diye sorma. her zaman yazabilirsin. ALLAHA EMANET OL bu sözü kullanmayı ihmal etme selamünaleyküm.

  18. nur diyor ki:

    merabalar bn birşey sormak istiyorum benim bir komşum var 63 yaşında bir bayan 4 oğlu var 3 u şehir dışında 1ile aynı şehirde ama oğluyla görüşmüyor.biz komşuları ile bile zor konuşuyor.temizliğine önem vermiyor kendini eve kapatmış.diyabet ve astım hastalığı var.evinde papağan besliyor.biz ona yardım etmek istiyoruz.görmesi gereken psikolojik tedaviler nelerdir.nasıl onu hayata bağlayabiliriz.yardımcı olursanız sevinirim.şimdiden teşekkür ederim.

    • aşık ahi kul ahmed diyor ki:

      sevgili nur hanım, komşunuz için iyi duygular beslemeniz ve onu kendi haline bırakmamanız çok güzel ve ilahi bir duygu. onun papağan beslemesinden zarar gelmez. tam tersine papağan insana bağımlı olabilen, arkadaşlık edebilen bir hayvandır.. bu yüzden kişinin sosyalleşmesine etki edebilir diye düşünürüm.

      oğluyla görüşmemesi hoş bir şey değil. bu konuda oğlunun yanına gidip oğlunun atması gereken adımları atmasını sağlamak gerekir. diğer çocukları ile ilişkisi de araştırılmalıdır.

      onun temizliğine önem vermemesi üzerinde pek fazla durmamak gerekirse de bu kirlilik psikolojik bir hastalıktan da olabilir belki. eve kapanmak da bir psikolojik tedavi gerektirebilir. diyabet ve astım ile uğraşmadan kendini bırakmış da olabilir. bütün bunlar bir doktora gitmeyi zorunlu kılar. bu durumu oğullarına bildiriniz. böylesi daha iyi olur.

      oğulları birleşip bir kadın bakıcı tutabilirler. öncelikle bunu sağlayın. ev yükü hafiflerse gelen kadını da kabullenirse o kadınla arkadaşlık etmeye başlayabilir. daima ihtiyaç sohbet doğurur. fakat sizden ürkebilir. arada bir yemek götürseniz bile reddedebilir..

      tedaviye sadece oğulları razı edebilir. bu anlattıklarıma riayet ederseniz belki bir ilerleme sağlayabilirsiniz. ona dua etmeyi de unutmayınız. hürmetler ederim.

  19. seyma diyor ki:

    Selaminaleykum hocam tekrardan ben seyma ben ilaclarimi kulandim bir kutuda 28 tane vardi hepsini kullandim 4 tane kaldi ve birakmak istiyorum bu dort tanesini dozunu azaltarak birakmak istiyorum bunlari kullanmaktan rahatsiz oluyorum ve kendimi eskisine gore iyi hisediyorum ama birakirsam tekrardan ayni olurum diye korkuyorum lutfen yardimci olun tabiki ayni zamanda tespih cekiyorum hergun daha rahat hisediyorum su anda eskisi gibi dusunmuyorum axaba bu hapin etkisimi yoksam dogal olarakmi boyleyim daha saglikli dusunuyorum tesekkur ederim allah sizden razi olsun.

    • ahi diyor ki:

      çok çok kalbi temiz kardeşim şeyma, yeni bir söz daha istediğini önceki yazı yeterli diye diye düşünmüştüm. bu tür depresyon ilaçları en az 15 gün kullandıktan sonra etki etmeye başlar. bırakma konusunda yöntem geliştirmen uygun olmaz. mutlaka doktor kontrolünde olması gerekir. doktor sizinle konuşurken bir pasiflik hissederse ilaca devam edelim diyebilir. ilacı hoşlanmamanızı gece yatarken alarak çözmeye çalışabilirsiniz. ilacın etkisi kullanıldığı süre için geçerlidir ve geçicidir.

      Bbu süre içinde korkularınızı, güven ve sevgi ortamına çevirebilirseniz zikrin de etkisiyle kalıcı özelliklere dönüşebilir. iyi olan herşeye kucak açın. iyi insan olun. hiç bir kurala bağlı kalmadan Allah ve kullarına muhabbet edin. yalnız kalmayın, güzel şeylerden bahseden insanlarla beraber olun. konuşun, Güveni Allah’a duyun. kendinizi zorlamadan makul ölçüde Allah’ı anın. sıkmayın. rahat ettiğiniz şeyleri yapın. boş durmayın. el işlemesi türden şeylerle meşgul olun. bir de bizi sizi sevdiğimizi hatırlayın. selamlar

  20. seyma diyor ki:

    Selaminaleykum hocam cevabinizi bekliyorum.

  21. seyma diyor ki:

    Selamunaleykum hocam ben seyma tekrardan yaziyorum size hocam cok sukur cok iyiyim 5 haftadir ilaci biraktim mukemmel bir durumdayim cok sukur hocam gecici derlerdi inanmazdim gercekten insanin aklina bile gelmiyor yasadigi sikintiyi bazrn gelsede umsamamazlil var anlayamadim gitto insan piskolojisini bu kadat cabukmu unutur insan ben ve cocuklarim duaciyiz size allah razi olsun size ve sizin gibi insanlara hayirli gunler hocam

    • ahi diyor ki:

      sevgili seyma hanım,
      ilacı doktor nezaretinde onun olurunu alarak bırakmanız daha uygun olur. bu davranışınız ve canlılığınız güzel fakat bunun tanımını siz değil doktor bilir. tavsiyem budur. sizleri kardeş olarak seviyor ve dua ediyoruz. bunu bilmeniz de sizi rahatlatabilir. doktorun uzmanlığına da güvenin.. ileride bir nüksetme olmaması için sağlam gitmek zorundasınız… selamlar

  22. aslı gülfen diyor ki:

    benim bir arkadaşım var. iki ay kadar oldu daha on yedi yaşında ve depresyonda olduğunu düşünüyorum çünkü halsiz yemek yemek istemiyor uykusuzluk var sürekli düşündüğünü söylüyor ve korktuğunu söylüyor neden korkuyosun dedim ölüm dedi kitap okurken konsantrasyonunun bozulduğunu ve artık her şeyi çok hatırlayamadığını söyledi dersleri çok iyiydi ama şimdi bi dersi çok kötü ve sürekli yapamadığını söylüyor sadece ders değil çoğu şeyi diyoki yaptığım işi yapamıyomuşum gibi hissediyorum diyor. ne yapmalıyım nasıl kurtarıcam onu çok üzülüyorum onun için ne önerirsiniz ayrıca ailede kötü bir durumda var abisi hapishanede çünkü karısı ve çocuklarını öldürdü bu da etkilemiştir heralde diye düşünüyorum . nasıl yardım edebilirim şimdiden çok teşekkür ederim allah razı olsun ..

    • ahi kul ahmet diyor ki:

      Bismillahirrahmanirrahim,
      Selamün aleyküm,
      Sevgili kardeşlerim,

      Sizin bir başkasını düşünmeniz çok güzel. Umarım bu davranış sizde bir alışkanlığa dönüşsün inşallah.

      Arkadaşınız hakkında söylediğiniz dışsal veriler gerçekten bir depresyonu işaret etmiş olabilir. En kötü bu ihtimale göre davranmaktan zarar gelmez. Yani çözüm yolunu depresyona göre önermekten sıkıntı doğmaz. Ayrıca doktorunuzun yazabileceği bir depresyon ilacı da tekrar bir depresyona yol açmaz. Ya da bizim burada önereceğimiz bir sosyal davranış biçiminden de zarar gelmez.

      İkinci olarak, ilk ele alınması gereken konu uykusuzluktur. Her hastalık bu uykusuzluğun üstüne biner ya da sebebi olur. Bunu serequel adlı ilaç kısmen çözümleyebilir belki. Ancak bunu bir doktora giderek yazdırmanız daha doğru olur. Ayrıca sukünet için yükseltici veya canlanma için yavaşlatıcı ilaçlara gereksinim doğabilir.

      Korku her iki tip insan için de düşünülebilecek bir unsurdur. Ancak iştahsızlık ve hafıza kaybı gibi nedenler ve diğer bizim buradan bilemediğimiz nedenlerden dolayı bir çöküntü olduğu anlaşılıyor. fakat bazı veriler de yükseklik alameti denilebilir. bunu ancak karşısına aldığı ve gözlediği bir doktor çözebilir. bizde ise hem gözlem yoktur hem soru sorma şansımız yoktur.

      Bu tür ilaçları bir doktorun vermesi zorunludur. Zira bu veriler bir doktora gitmeyi kesinlikle gerekli kılar. Verilen ilaçlar da 15 günden önce sonuç vermeyebilir. Bu yüzden biraz uzun vadeli olup davranış kalıbına dönüşebilecek iyi duygu ve davranışların oluşmasını -güven gibi- beklemek gerekebilir.

      Gelelim dinimiz İslam’ın bizim anladığımız tedavi yöntemlerinden bazılarına;;

      1. Bu arkadaşın sakin sakin de olsa çok dua etmesini önerip sağlayınız. Zira dua bir tedavi yöntemidir. Namaz ise manası onun da = DUA’dır. Kişi kılabiliyorsa vakti giren birkaç farzı kılabilir fakat zorlamamak gerekir.

      Kişi insanları sorgulayabilir fakat Allah’ı sorgulayamadığı için GÜVEN duyar. Güven duymak ise arkadaşlar arasında olabilecek bir yakınlıkla olur. İşte Allah o zaman kişiye arkadaş olmuş olur. Bu ise yalnızlıktan kurtulmak demektir.

      2. Korku için yine dua önceliklidir. Fakat zikirle dua birleştiğinde daha güzel olur. O da Kuran’ı Kerimin 292-301. Sahifelerindeki KEHF surasini okuyabiliyorsa kendisi o okuyamıyorsa bir arlkadaşı ona okumalıdır. Dar zamanda okumak gereği duyulursa uyku gibi, bu sefer aynı surenin ilk 10 ayeti ile aynı surenin son sahifesi de okunabilir.

      Bunu ihtiyacın şiddetine göre okumak uygun olur diye anlamak daha doğrudur. Aynı surenin bir kağıda yazılarak kapalı bir deri veya naylonda taşınması da hiç okuma bilmiyorsa bu da olabilir. Ancak haftada bir defa bu sure mutlaka yüzünden okunmalıdır. Zira bu surenin korkudan uzaklaştırma etkisi 1 haftalıktır..

      3. Yemeği az yemekten zarar gelmez. Ama az da olsa bir parça yemelidir. Çok sevdiği yemeklere ağırlık verilebilir veya öğün sayısı azar azarla artırılabilir. yediği takdirde iyileşme oranının yükseleceğine de inandırmak gerekebilir. iyileşme arzusu baskın olduğu için ikna olabilir.

      4. Sürekli düşünme bir aşırı yükselme durumudur. Bunun aşağı çekilmesi gerekir. Bunu lithurill adlı ilaç teskin edebilir ancak bunu da bir doktorun yazması gerekir. Doktorsuz ilaç almayınız lütfen.

      5. Arkadaşınızın erkek mi kız mı olduğunu yazmamışsınız. Bu depresyon örneğinin büyük olasılıkla ağabeyin katilliğinden etkilendiği söylenebilir. Merhametli insanların bunu kabul etmesi daha zordur. ve bu tür depresyonlara da bu tür savunması zayıf olan insanlar düşer. aynı şekilde, diğer akrabaların depresyona girmeyip bunun girmesi ise bunun kişilik karakterindeki savunma mekanizmasının zayıflığından da hız kazanmış olabilir. Bunun öncelikle devam eden bir etkisi varsa onun sıfırlanması gerekir.

      Bunun için de aile ya başka bir mahalleye ve başka eve veyahutta başka şehre taşınmalıdır. Hiçbir şey yapılamıyorsa açık havada hergün en az 4 km. bir arkadaşı ile yürümelidir. Bu sabrı artırır ve yoğunlaşmayı kolaylaştırır ve sosyalleşmeye zemin hazırlar. Kişi her türlü sosyal aktiviyeye katılmalıdır. Fazla sabredemiyorsa ayrılması uygun olabilir elbette.

      Asıl olan şey hastanın arzusudur, dayanıklılığıdır. Zorla sosyalleşme olmaz. Ancak hastanın konuşmaya zorlanması da gereklidir. Onunla ilgili sorular sorup onun güzel günlerini hatırlaması uygun olur. Buna rağmen bu günkü halini de değişik zamanlı bir olabilirlilik olarak kabulü sağlanmalıdır. Yeni ve canlı renkli elbiselerin bile olumlu etkileri olabilir bunlar da denenmelidir. Yatak odası dahi değiştirilebilir. Vs.

      6. Hislerdeki zayıflamanın bir kısmı da aile bireylerinin bu hasta ile nasıl ilgileneceğini bilmemesinden kaynaklanıyor olabilir. Çökmüş hasta daima yüksek moral ister ve hakkıdır da. Bunu en güvendiği kişilere yaptırmak güzel olur. Sizin gibilere mesela. fakat konuşurken asla ve asla sen hastasın dememek gerekir. sen normalsin deyip istersen birlikte şöyle bir yerlere gidelim mi diyebilirsiniz. bir defa dediğiniz sen bugün hasta görünüyorsun sözünüzü o bir haftada zor atar unutmayın. siz bir mühendis gibi olup hata yapmamanız gereklidir…

      7. Sizin kurtarıcı rolüne soyunmanız yüksekte durmanız anlamına gelir. Halbuki insanlar yanında aynı boyda arkadaşlar ararlar. Allah onun için insanlara melek değil de İNSAN BİR PEYGAMBER gönderdi. onun için siz yüksekteki melekliği bırakıp bu hayatı beraber yaşayacağız deyip ONA İNSAN ARKADAŞ OLUN… İlginiz güzel fakat konumunuzu buna göre yapıp kelimelerinizi konunuzu buna göre seçiniz derim..

      8. ALLAH uğraşınızda size yar ve yardımcı olsun. Hastanıza da Allah şifa versin. Bir doktora gitmeden de olmayacağını bilin ve acilen bir doktora GİDİNİZ BİRLİKTE. Yani siz de doktordan nasıl davranacağınızı öğrenin. Arzu ve el yordamıyla her şey olup bitseydi hiç bir mesleğe ihtiyaç kalmazdı. Şifa ise ALLAH’tandır ve Allah’ın kimi şeyleri şifaya vesile kılacağını bilemezsiniz. sadece bir 99 teşbihle
      -Farz namaz öğle, akşam sadece farzları
      -Bismillahirrahmanirrahim 33
      -Ya latif 33
      -Ya şafi 33
      -ya rabbi Ümmeti Muhammed 99 (Biz bununla hasta olmadığımız halde bu sağlıktır diye dendi bize gökyüzünde)
      bunları anlamlarını düşünerek çekebilirse uygun olabilir inşallah…

      Gözlerinizden öper o kartdeşime onu sevdiğimi ve dua ettiğimi söylemenizi arzu ederim. Çünkü inanırsa bu da bir iyilik/şifa vesilesi olabilir vesselam…

  23. RUEL GÜLSU diyor ki:

    Merhaba hocam;

    ben 3 yıllık evli bir bayanım.çocuğumuz olmadı tedaviye başladık tedavi süreci boyunca olacak olmayacak gibi kuruntu yapmaktan kafayı yedim hala tedavi görüyorum ama ruh sağlığım pek iyi değil.çalışan bir bayanım işimde eskisi gibi başarım kalmadı.eşimle sürekli tartışmaya başladık.ikimiz de söylenen her cümleye kızar olduk.etrafta hamile kadın görünce rahatsız oluyorum.sürekli ağlamak istiyorum.yardım ederseniz sevinirim.

    teşekkürler.

    • aşık ahi kul ahmet diyor ki:

      Sevgili kardeşim,

      Sizi anlıyorum. İnsan hayatı her zaman düz giden bir yol değildir. Bazen çıkar ama bazen de düştüğü olur. Bunlar ise hep Allah katında bir imtihandır. Kimi çocuğu ile denenir kimi çocuksuz denenir. Bu yüzden olaylara karşı bir iman gücüyle yaklaşmak ve doğru olarak Hakk rızasına uygun düşünmek ve davranmak gerekir. Bunun bir diğer adı SABIRdır. Sabır bir mana itibariyle de Allahın verdiğine vermediğine her şeyine razı olmak ve sakinleşmek demektir.

      3 yıl denedikten sonra tedaviye başlamanız normaldir. Ancak bunun sonuçları olumlu da olabilir olumsuz da. Sizler her iki durumu da kabul edebilecek bir rahatlıkta olmanız gereklidir. Bu durum önce mizaç ile ilgilidir daha sonra ise iman seviyesi ile ilgilidir. Yani bazı insanların mizacı her olayı şaka gibi algılar ve savunma mekanizması güçlüdür. Bu tür insanlar kolay kolay depresyona girmezler. Fakat bazıları da vardır ki her olaydan nem kapar ve dertlenir. Bu insanların derde düşmesi daha sık rastlanan bir şeydir.

      Bütün bunların üstüne iman seviyesinin yüksekliği bir panzerhir gibi olayları doğru yorumlayarak meseleyi ALLAH’a bağlayarak savunmanızı güçlendirir ve yönlendirir ve sizin dertten kurtulmanıza vesile olur. İşte İMAN, yani ALLAH’a güven her tür insanın ihtiyacıdır. Size de tavsiye edeceğim şey budur. Yani imanınızı kuvvetlendiriniz. Kuvvetli iman (Namaz kılmak dahil) sizin kuruntuya düşmenizi engeller.

      Ruh sağlığının iyi olmaması sizi acilen bir ruh doktoruna uğramanızı gerekli kılar. Ne kadar erken giderseniz o kadar iyidir. Zira derinleşmiş bir hastanın tedavisi de zordur. Doktor ilaç yazarsa o ilaçlarınızı da düzenli alınız.

      Başarınızın düşmesini de normal karşılayın. Başarı her zaman düzenli gitmeyebilir. Üzülmeyin. Bu günlük de böyle olsun deyip geçin. Çok iyi günleri düşünmek sizi daha çok yorar.

      Evdeki tartışma eşlerin birbirini eşit görmeleri yüzünden artarak devam eder. Halbuki dinimizde kadın el üstüdür ve aynen geri verilmesi gereken bir emanettir. Fakat Kuran’da da erkeğin hakkı daha çoktur diye geçer. Yani itaat erkeğedir. Siz kendinizi eşit görürseniz onun normal sayılabilecek küçük sözlerine bile katlanamazsınız. Halbuki erkek, kadının kahramanıdır ve onun dine aykırı düşmeyen sözlerine de uyulması gerekir. İşte siz biraz alttan alırsanız mesele kalmaz. Ezilmemek şartıyla.

      Sürekli ağlamak normal bir davranış sayılmaz. Makul ölçülerdekiler belki olabilir. Bu durum bir doktor ihtiyacını da gerektiriyor denilebilir. Yardım ancak ALLAH’tan olabilir. Doktor ve biz bir hayra vesile olabilirsek ne mutlu. Mutlaka namaz kılmanız gerekir. Başka türlü iman güçlenmez. Bir de şu duayı zikir olarak 100 adet çekmenizi öneririm “ya Rabbi, Ümmeti Muhammed” diye. Ayrıca bu sitemizdeki CUMA SOHBET’lerimizi takip etmenizi öneririm.

      Bu sitemizde EVLİLİKTE ÖĞRENECEKLERİMİZ – I ve II adlı 10 ar sayfalık makalelerimiz var. Size bu yazılara bakmanızı öneririm. Durumunuza uygun şeyler öğütler vardır..her zaman yazabilirsiniz..

      Allah’tan acil şifalar dilerim…

  24. zelıha seker diyor ki:

    slm ben uc yıldır antıdeprasan ılac kullanıyorum her defasında yenılenıyor kurtulamıyorum aglama kırızlerım tutuyor skluyorum evıme gırmek ıstemıyorum bazen kendımdende nefret edıyorum esımden suphe duyuyorum hıc bısey yapmıyor adam bana sadık ve destek oluyor her konuda ama yetmıyoor ne ıstedıgımı bende bılmıyorum kayınvaldem yanımda kalıyor bundan rahaatsızlık duyuyyormm sevmıyorum kımsenını yanına gıtmıyor benımle kalıyooor halbukı cocuklarına gıtse am a gıtmıyoor nefret edıyorum butun gun yuzunu gormekten bıktım ama yaslı allah tan korkuyorum vıcdanım ızın vermıyoor
    ne yapacagımı bılmıyorum her defsında esım benı tatıle gonderıyor ama eve geldıgımde aynı seyler oluyoorr
    mekan degıstırıyorum arkadaslarımla sık sık gorusuyorum ama cozum degıll

    • ahi diyor ki:

      Geçmiş olsun değerli kardeşim,
      Biz doktor değiliz. Sadece yazarlık yapıyoruz. Üç yıldır anti depressan ilaç kullandığınıza göre bir doktora gitmiş olmalısınız. Sakın kendi başınıza ilaç almaya kalkmayınız. İlaçların doktor tarafından değiştirilmesi hastanın durumu ile ilgilidir ve olabilir. Bazı yan etkiler nedeniyle de değiştirmiş olabilir. Siz verilene itaat ediniz.

      Üç yıl devam eden bir hastalık hali onun sizi çok etkilediği anlamına gelir. Bu yüzden kısa dönemde hemen atlatmaya çalışmak yerine şimdilik kaydıyla onunla birlikte nasıl yaşarım deyip bu durumu biraz kabullenmek gerektiği kanaatindeyim. Aksi halde her ilaçtan bir olumsuzluk veya üzüntü hasıl oldukça bu durum yeniden sizi hastalık sebeplerine itebilir ki bu da hoş olmaz.

      Temel sorun sizin hayatı kabillenmenizle hoş bir yaşam içine girip girmediğinize bağlıdır denilebilir. İlk düzeltmeniz gereken şey, ne yaşarsanız yaşayın bu “hayata bakış tarzınız”dır önemli olan. Yani hayatla barışık olmalısınız. Başınıza taş bile düşse iyi ki daha büyük düşmedi diyerek buna bile rıza göstermelisiniz. İşte rahatlama bunun arkasından gelebilir. Aranan da budur.

      Her şeyden şüphe etmeniz hastalığın seyri ile ilgilidir. Olabilir. Yalnız kimler sizin etrafında ise onların da doktorun muayenesine katılıp hastaya nasıl davranacaklarını öğrenmeleri gerekir. Örneğin bu gün iyisin artık demek bile bir hatırlatma içerir. Onların da sizin de doğal olması gerekir. Anlattıklarınıza bakılırsa onların size yardım etmeye çalıştıkları anlaşılıyor. Bu bile bir şanstır. Arkadaşlarınız bir şanstır. Sevdiklerinizle yürüyüş yapın. İyi gelir. Yalnız kalmayın. İlahi dinleyin. El işiniz varsa onu yapın. Ben bu hastalıkla birlikte yaşamayı öğrenmem lazım diyebilmelisiniz. Abdestin bile çok faydaları olduğu bilinmektedir. Ruh ile bedeni ayrı düşünmek doğru olmaz. Meyveler bile olumlu ruh hali verir insana. Örneğin muz insana mutluluk hissi verir. Hurmanın psikolojik hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir. Siyah çörek otu dibekle ezilip balla karıştırılıp aç karnına sabahları içilebilir.

      • İtikadınız iyi görünüyor. Bir miktar namaz sadece farzları kılmanız iyi olur. Bol dua edin. Fakat sonuçları gelmedi diye kabul olmadı derseniz yeniden itikadınızı zorlamış olursunuz. Bu yüzden ibadet olsun veya dünyalık işleriniz olsun hep sonucu Allah’a bırakın ve uzun vadeli düşünün. Kimseden bir şey beklemeyin. Siz iyi olun yeter. Bu sitemizde yeni koyduğumuz CUMA SOHBETİ – 4 ( İnsandaki beklenti hastalığının imanı kuvvetlendirerek çözümü ) sahife 2’de.. adlı makaleyi lütfen dikkatlice okuyunuz. Bu makale sizi Allah’a götürecek şeyler sunacaktır eminim.

      • Bundan sonra ikinci basamağınız uyku düzeninizdir. Doktorunuzun uyku için verdiği bir ilaç varsa onu dikkatli ve düzenli kullanınız. Uyku düzeni bozuk bir hastaya ilaç kar etmez. Ve yeni hastalıklara da davetiye çıkarır.

      • Son olarak söylemek istediğim şey bu hastalığın uzun dönemli olup tedavisinin de uzun dönemli olduğudur. Bir ilacın kullanımı bile 15 günden önce kar etmez.

      • Ayrıca bizim şiirlerimiz insanlarda huzur verir ve veli zatlardan dualıdır. Sitemizden birkaç şiirin çıktısını internetçiden isteyin ve okuyup yanınızda taşıyarak her sıkıntıda yeniden okuyun. Zor durumlar için kendinizi yormadan kıldığınız bir namazın arkasından okumanız daha uygun düşer.

      • Bize bir dua verildi şifa için o da şu: canınız sıkıldıkça istediğiniz kadar sıkmadan sıkılmadan bir 99’luk tesbih alıp elinize “Allahım, Rahmanım, Subhanım, Sultanım, Zülcelalim.”bunu bir defa dedikten sonra “Ya Rabbi, Ümmeti Muhammed, Ya Rabbi Ümmeti Muhammed..” diye istediğiniz kadar tekrar edin. Bu 33 ila 500 arasında istediğiniz kadar kolay gelen sayıda bir zikir-dua çekilebilir. Bunun sonunda ise yaptığınız bu merhamet duasının Allahtan geldiği anlamında bir defacık olsun veya her yüzde bir defa “Allah’ım bu merhamet sendendir” demeniz uygun olur. En sonunda da tevazu için 100 adet “estağfirullah” yerinde olur.

      Size Allah’tan acil şifalar diliyorum değerli kardeşim..

  25. serap yılmaz diyor ki:

    hocam iyigünler, Ben 2,5 yasında oğlu olan ve 5 yıllık evli olan bi bayanım.Eşim çalışma saatleri zor olan nerdeyse gece gunduz yalnız kaldığım bı mesleği var turizmle uğraşıyor.Evliliğimle ilgili kopmalar 1 yıldır yaşanmakta ve bu son7 aydır cinselliğimizide etkiledi.Bu sürede ailem ikamet değiştirdi ve ben tamamen yalnız kaldım.Busürede kardeşim kaçtı ve babam kalp krızı gecırdı.Ailemin gidişiyle işe girdim halen çalışıyorum.Benim sorunum başıma gelen bukadar olaya duygusal olarak tepki veremedim.Ailemle ilgili okadar kötü şey oldu ağlayamadım bıle.Sadece konuşarak kendımı yatıştırıyorum.Bende oluşan depresif durum şöle;ilk olarak 15 yaşlarında namaza başladığım sürede oldu ruhani bi gücün beni izlediği takıp ettıgı karanlıkta biri beni yakalıcakmıs gıbı hıssetme oldu sonra namazı bıraktım ve düzeldim.ikinci olarak nişanlandığımda karsılastıgım olumsuzluklarda tekrar basıma geldı busefer kendımı 3.sahıs gıbı görme hayalde rüyaydaymışım gibi hissetme oldu ve ben bu dönemde kuran dua derken yıne hafıfledıı 3.kez evlendıgım gunun 3.unu basıma geldi yıne yalnızlık yeni evli olmama evde yalnız kalmam olayları yenı ıdrak edıyo olmamla tekrar nüksetti ama bunuda işe başladığımda atlattım şimdi son 2 haftadır tekrar böle şeyler hissetmeye başladım.bunun adı psıkolojıde depersolizasyon ve derelizasyon olarak okudum ama tam anlamıyla bu hastalığın belırtılerını taşımıyorum ben kendımı boşlukta hıssedıyorum cevremdekı kısılere ve olayları tum benlıgımle cevap veremiyorum.mesela oğlum benım oğlum bunu bılıyorum fakat kafamda bırı var bana bu gerçeği tekrar tekrar sorgulatıyor.yada şöle oğluma cok düşkünüm gun ıcınde yaptığı aktıvıtelerı eskıden benı hep heyecanlandırırdı gülerdim coşardım şimdi sıradan geliyor.tam anlamıyla mutlu hıssedemıyorum kendımı.bu gerçekten depersolizasyon ve derelizasyonmu yoksa depresyon mu?yalvarırım bana yardım edın nolur :((((

    • ahi diyor ki:

      Sevgili serap hanım kardeşim,

      Sıkıntılarınızı anlıyor ve geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.

      Görünen o ki hayatınızın bazı kritik virajlarında bazı sıkıntılar çekmişsiniz. Bunlar her insanın başına gelebilecek türden şeyler olmakla beraber insanın bu durumlara karşı koyacak savunmasına da ihtiyaç olur daima. Bunu beceremez ya da başka bir şeyi yerine koyamazsa kişi sıkıntıya girebilir.

      Olaylardan kendi başınıza sonuç çıkarmaya kalkmanız yanlış bir tutum. Öylemi böyle mi demenin fazla bir getirisi yok. Madem ki bazı belirtiler var bize göre bir psikologa görünmekte fayda var. Biz araştırmacı yazarız. Doktor değiliz. Size bazı soruları sorma şansımız da yok.

      Uyku düzeninize dikkat edin. Varsa orada hanım günleri onlara girin. Yeni dostluklar kazanmanın yollarını arayın. Siz severseniz o zaman sevilirsiniz de. Çocuğunuzla her gün yürüyüşler yapın. Durumum kötü deyip oturmayın. Vaktiniz olursa komşu ilişkilerine özen gösterin. Bir şeyler yapıp ikram edin.

      Tıp her zaman kitabi olmaz. Hekimin görmesi gereği buradan gelir. Sizin bilmediğiniz bir şeyi o görüp tanıyabilir. Erken bir teşhis ve tadavi iyi sonuçlar verebilir. Bu durumlar tedavi edilebilir şeylerdir. Cuma sohbetlerimizi takip edin. Öykülerimizi takip edin ve son olarak şiirlerimizden çıktı alıp boş zamanlarımızda okuyunuz. Veli zatlardan dualıdır. Umarız ki şifanıza sebep olabilir inşallah.

  26. gulyuz akan diyor ki:

    Slm hocom iki evlilik yapdim ilk evliliyimden 3 ikinci evliyimden 2 cocugum oldu ilk eliliyim görucu usulu idi esim beni 14 yil sonra bosadi ve evlendi ikinci esimlede görucu usulu evlendim 4 yil evlo kaldik oda istemedi beni baska kadina gitdi bendemi bir terslik var diye dusuniyorum cok kötuyum ilac kullaniyorum ne uykum var nede huzurum allahim yardim et huzur ve saglik idtiyorum dusunr dusune kendime etdim saygilar hocam

    • ahi diyor ki:

      Sevgili kardeşim,

      İnsan hayatı iniş ve çıkışlarla doludur. Siz biraz zulme uğramışsınız o kadar. Sizi evliliğe uygun gören de aynı kişiler değil mi? Olsa olsa siz kendinizi kocasına sevdirememiş bir kadın olabilirsiniz. Biraz cive yapmak her erkeğe hoş gelir.

      Uyku düzeni çok önemlidir. Buna dikkat ediniz. Ayrıca ilaç kullanıyorum diyorsunuz. Bunu bir doktora giderek mi aldınız, yoksa siz mi seçtiniz. Bu tür ilaçların doktor tavsiyesi olmadan kullanılması yanlıştır.

      Bu olaylara karşı savunma mekanızması kurmanız gerek. 5 tane çocuk annesi olmak da yabana atılır bir şey olmasa gerek.

      Suç sizde değildir diye düşünüyorum. Neden boşanma davalarına itiraz etmediniz. Çocuklar kimde kalıyor. Geliriniz yeterli mi. İmam nikahlı mıydınız? Siz boşanmamak için sanki hiç mücadele etmemiş gibisiniz. Bence sizde bir sevimsizlik yok. Birkaç çocuğu onlara verseniz de anlasalar biraz.

      Namazlarınızı kılmaya çalışın. Allah sizi iki ayrı kişiye eş kılması güzel bir şey. Beş çocuğa anne olmak da daha güzel. Bunların sevabı çok yüksek.bunları düşünün. Cenneti bu çocuklarınızla kazanabilirsiniz. Peygamber efendimiz 3 çocuğunu yetiştirip baş göz eden kişi cennete girer dedi. Sahabe 2 olsa olmaz mı dedi. O’da olur dedi. bunları düşünün. Ve yine bir kısmetiniz çıkarsa onunla da evlenin.

      Bizim şiirlerimiz insanlara huzur verir ve veli zatlardan dualıdır. Sitemizden birkaç şiirin çıktısını internetçiden isteyin ve okuyup yanınızda taşıyarak her sıkıntıda yeniden okuyun. Zor durumlar için kendinizi yormadan kıldığınız bir namazın arkasından okumanız daha uygun düşer

      Bize bir dua verildi şifa için o da şu: canınız sıkıldıkça istediğiniz kadar sıkmadan sıkılmadan bir 99’luk tesbih alıp elinize “Allahım, Rahmanım, Subhanım, Sultanım, Zülcelalim.”bunu bir defa dedikten sonra “Ya Rabbi, Ümmeti Muhammed, Ya Rabbi Ümmeti Muhammed..” diye istediğiniz kadar tekrar edin. Bu 33 ila 500 arasında istediğiniz kadar kolay gelen sayıda bir zikir-dua çekilebilir. Bunun sonunda ise yaptığınız bu merhamet duasının Allahtan geldiği anlamında bir defacık olsun veya her yüzde bir defa “Allah’ım bu merhamet sendendir” demeniz uygun olur. En sonunda da tevazu için 100 adet “estağfirullah” yerinde olur.

      Moralinizi bozmayın. İyilikler sizi takip ediyor aslında. Bardağın daima dolu tarafına bakınız. Selamlarımı sunarım..

  27. songül songül diyor ki:

    Hocam iyi günler ben 36 yaşındayım 30 haftalık hamileyim, isteyerek hamile kaldım, eşimle 2 yıldır evliyim tabiki her evlilikde oldugu gibi bizde kavgalarımız oldu, ben aşırı duygusal,vicdanlı ve ince düşünüen titiz temiz bir insanım, ayrıcada çok pozitif konuşkan olmamım yanında bir okadarda sinirli ve agresif bir anda parlayan ve sönen biriyim, herşeyi içine atan ve kendi başına herşeyin içinden çıkmaya çalışan biriyim,dediğim gibi 30 haftalık hamileyim ve hamileliğimin başından beri hep sıkıntılar yaşadım ……..

    • ahi diyor ki:

      Sevgili Kardeşim,
      Acınızı paylaşıyorum. İnsan hayatında yaşanan iniş çıkışlar daima bir dost ya da desteği ister. Yeni duruma adapte olabilmek biraz zor olabilir. Sizin de bir doktora ihtiyacınız var anlaşılan. Çekinmeden bir an önce bir doktora gidin. Bazı hastalıklar insanda istenmeyen duyguları artırabilir. Aslında her insanın aklına şeytani şeyler gelebilir. Önemli olan bunları defetme kabiliyeti ve azmidir. Allahın size bahşettiği çocuk sahibi olma şansını iyilik olarak düşünün.

      Kötü isteklerden korunmak için ayetel kürsi felak ve nas ile kehf sureleri faydalı olur. Bir de benim duamı söyleyeyim “ya rabbi, ümmeti Muhammed” diye tesbih çekimiz 100 ila 500 arası istediğiniz kadar olabilir. Kehf suresi bu tür durumlar için çok faydalıdır.

      Bir doktora gitmeyi unutmayınız. Çocuk bir lütüftur. Kıymetini bilin. Vesveselere cevap vermeyin, karşılıklı içinizden konuşmayın. Bunlardan korunmak böyledir unutmayın. Bunlar şeytani vesvese olabilir.

      Size dua ediceğim. Selam sevgi ve hürmetlerimi sunmarım değerli kardeşim…

  28. ada muş diyor ki:

    selamün aleyküm hocam. ben 21 yaşındayım üniversitede 3. sınıf öğrencisiyim. benim bi erkek arkadaşım var ailesiyle tanıştım ciddi bir ilişki. ikimizde hayırlı ve iman dolu bir evlilik düşüncesiyle yaşıyoruz.ilk zamanlar çok sorunlarımız oldu çok engelle karşılaştık çok şükür hepsini atlattık.ama en çok zorluk çeken hep üzülen ben olduğum için bu zorluklar bittikten sonra ben ruhsal bir çöküş yaşadım ve yaklaşık 6-7 aydır her gün ufacık bir şeyde kavga ediyoruz ve ben ağlama ve sinir krizleri geçiriyorum. psikologla görüştüm ve antidepresyan verdi bana fakat psikologum beni anlamıyor.yaşça çok büyük biri kendimi rahatça ifade edemiyorum. o yüzden tekrar gitmeyi düşünmüyorum. yaşadığım ilde başka bir psikologda bilmiyorum çok küçük bir şehir burası.. ben öfke kontrolümü yapamıyorum ve hep olumsuz düşüncelerle kendimi mahfediyorum. arkadaşım bana yardımcı olmak için her şeyi yapıyor ama ben bir türlü toparlanamıyorum bu durumdan nasıl kurtulmalıyım engin bilgilerinizden faydalanmak istiyorum. tavsiyelerinize ihtiyacım var şimdiden çok teşekkürler…

    • ahi diyor ki:

      sevgili kardeşim,
      selam sevgi ve şifa dileklerimi sunarım.
      Yukarıdaki makalemizi tekrar bir daha oku. Bazı faydalı bilgiler bulacaksın. Doktora gitmekle iyi yapmışsın. Zamanında müdahale etmek uygun olur. Verilen ilaçların etki etmesi bazen uzun zaman alabilir. Acele etme fakat ilaçlarını da kullanmaya devam et.
      Doktorun yaşlısı tecrübeli anlamına gelir. Anlamamak diye bir şey yanlış olur. Hastanın iyileşmesindeki gecikmeyi doktora ilaca ve başkasına yüklemesi tipik hasta davranışı olarak tezahür edebilir. Bu nedenle doktorda kabahat arama. Biraz acele etme. Hem fiziki ilaçlara hem de ruhi ilaç dediğimiz ayet ve dualara birlikte önem ver ve sakin ol. Allaha güven. Bu güven seni rahatlatır.

      Bize nasib olan dua/zikri herkese söylüyorum. “YA RABBİ ÜMMETİ MUHAMMED” diye zikir dua et. Sayısını kendini yormadan ayarla 100-500 arası bir miktar olabilir. Sonunda “ya rabbi bu merhamet sendendir de bir defalık. Ve sonra 70 de estağfirullah çek. Hayatını bu haliyle kabul et. Sakin ol. Yapamadığını Allah’a havale et.

      Boş durma. Yürüyüş veya sevdiğin aktiviteler yap, arkadaşlarınla bol bol beraber ol, ve kılabiliyorsan namazların sadece farzlarını kıl, abdest rahatlatır. Çok kızdığında da yüzünü yıka. Ömrünün daha baharındasın. Acele etme. Düzelir inşallah. Dua edip ilacımızı içelim. Tamam mı? sana sağlık ve inanç dolu yıllar dilerim..

  29. emel güven diyor ki:

    Benim 10 yaşındaki oğlum çok huysuz,hırçın,sinirli öfke nöbetleri geçiriyor.Okulda dışarda sorun yok bana ve babasına tepkileri,psikoloğa götüremiyorum,gitmek istemiyor.Tek çocuk,depresyonda olabilirmi?Nasıl davranmam ve ne yapmam gerekiyor lütfen yardımcı olabilirmisiniz:((

    • ahi diyor ki:

      Sevgili kardeşim,

      Öncelikle biz çocuk psikoloğu değiliz. İkinci olarak bir sorun olup olmadığı karşılıklı gözlem olmadan belli olmaz. Üçüncü olarak çocuğu ne yapıp edip bir doktora sadece konuşacağız diye götürmek zorundasınız. Bizim tavsiyemiz budur.

      Sadece sizin söyleminizle depresyon olup olmadığı anlaşılmaz. Eğer depresyon olsaydı dışarıda da okulda da dikkat ve başarısı zayıflayıp düşerdi. Çocuğun sizle problemi belki bir sevgi problemi ya da nazı olabilir. Onu severek kurallara da zorlamanız gerekebilir. Çocuk, her söylediği yapıldıkça bunu koz olarak kullanmak ister. Sevgiden değil ama kullanılmaktan sorun doğar.

      Bu sitemizde Evlilikte Öğreneceklerimiz I-II adlı makalemiz var. Onların ilgili bölümlerini de bir okursanız sanırım iyi olabilir. Selamlarımı sunarım

  30. Ft öz diyor ki:

    Hocam 14 senedir evliyim.esimle çok mutluyuz
    4 veya 5 ay önce başlayan bir problem var eşim bana karşı
    Çok soğuk davranıyor.hatta Özür dileyerek yatak ilişkilerinde bile
    Aşırı derecede çoook soguk.2 ay önce konuştuğumuz da ben sende çok soğudu m ve sebebini bilmiyorum dedi bende dayanamadım istersen evden gidebilecegimi söyledim sen bilirsin belki faydası dokunur dedi.ama ozlersem gelirsin dedi
    4 cocugumuz var okula her sabah goturur getirir.bende yogun tempoda calisirim.ama aksam evdeyim elimden gelenide yaparim.bulasik supurge vs.. elimden geldigince yardimci olurum.sana karsi su anda hicbir sevgi hisstmiyorum diyor.arkadas gibi geliyorsun diyor.ama ben onu cok seviyorum hala daha asigim.onu cok seviyorum.ama bu durumlar benide cok uzuyor kendi ic dunyamda perisanim.10 kg verdi.kendi annesi onu maddi konularda bunaltiyor ve uzak durmaya calisiyor.cok uyuyor.temizlik yapmiyor.kendini beni sevmek icin cok zorluyor ama olmuyor hissediyorum.cok dalgin.unutkan.su anki durumuyla yarim saat sonraki konusmalari degisik bir sinirli bir sakin.bende sasirmis konumdayim.hic bir sorunumuz olmadi teyzesiyle irtibat halindeyim ve ona benim cok iyi kalpli biri oldugumu soyluyormus problemin bende degil kendisinde oldugunu soyluyormus.bir ara bosanalim dedi bende neden diye sordum cunku sana olan hissiyatim suanda yok dedi ve birgun sonra defalarca bunu soyledigi icin ozur diledi affetmemi istedi ben bunalimda oldugu icin herseyi anlayisla karsiladim.hocam onu coooook seviyorum ve onu yalniz birakmak istemiyorum.ne olursunuz bir yardim edebilirmisiniz hocam allah rizasiicin
    rabbim yar ve yardimciniz olsun

    • ahi diyor ki:

      Sevgili kardeşim,
      Üzüntünüze katılıyorum. Gerçekten insan hayatı her zaman tek düze gitmez. Bazen iniş çıkışlar da olabilir. Önemli olan bunların nedenini anlayarak uygun tedbirleri alabilmektir.

      Biz bir doktor değil sadece yazarız. Demek istediğimiz şey bu durumunuzun bir doktor kontrolüne alınmasıdır. Eşinizle birlikte bir doktora gitmenizi tavsiye ederim.

      Ayrıca Bu sitemizdeki “evlilikte öğreneceklerimiz ı ve ıı” adlı yazıları okumanızı öneririz.. Eşinizin depresyonda olup olmadığına ancak bir doktor karar verebilir. Kısa süreli ayrı kalmalar eşleri birbirine özletebildiği doğrudur. Eşiniz hakkında bilgiler az olduğu için bizim bir şey söylememiz biraz zor görünüyor.
      Diğer okuyuculara yazdığım duaları size de öneririm. Ya rabbi, ümmeti muhammed” diye dua edebilirsiniz. Namazınızı kılıp bol dua ediniz. Nazar da olabilir. Eşiniz zor bir durumla karşılaşmış da olabilir. Eşinizin fikirlerinin gidip gelmesi onun bir sıkıntısı olduğunu gösterir. Bence onu konuşturacak olan da sizsiniz. Veya doktora da açılabilir. Denemek lazım.

      Selamlarımı sunarım…

  31. ayşe yılmaz diyor ki:

    ben yaklaşık bir yıldır aşırı bunalımdayım 27 yaşında 8 yıllık evliyim 2 tane çocuğum var eşimi çok sevdiğimi düşünüyorum ama yinede mutlu değilim eşimin işlerinin kötü gitmesinden dolayı çoğu şeyimizi kaybettik maddi sıkıntı bizi eşimle uzaklaştırdı çevremdeki çoğu insana imrenerek bakar oldu her ne kadar kendimi senden aşağıdakilere bak desemde yapamıyorum hiç bir şey beni mutlu etmiyorum hep kendimi suçluyorum geçmişte yaptığım hatalara kızıyorum artık öyle bir hal aldım ki kendi çocuklarıma bile çoook sevmeme rağmen tahamül edemez oldum ben nasıl yaşayacağım ne olur yardım edin

  32. ahi diyor ki:

    Sevgili ayşe hanım kardeşim,

    Acılarınızı dertlerinizi yürekten paylaşıyorum. Gerçekten hayat hep tek düze gitmiyor. Her yeni şey yine yeni davranışları gerektiriyor. Sizin mutlak surette bir devlet hastanesi de olsa doktora gitmeniz gerekiyor. Belki ilaç kullanmanız gerekli olabilir. Dinimiz bu tedaviyi de emreder. Tek başınıza bu sıkıntıdan kurtulmanız zor olabilir.
    Geçmişte yapılan hataları suçlamanız anlamsız. Siz bu güne bakmalısınız.
    Çocuklarınız size Allahtan bir lütüf. Eşinizi sevmeniz de çok güzel. Hiper aktif bir çocuğu idare etmek gerçekten zor. Onun da ilaca ihtiyacı olabilir. Onu da doktora götürmelisiniz. Belki biraz sakinleşir. Tedavi bulabilir. Çünkü bu çocuk okula gittiğinde de sorun olabilir. Veya hiçbir şey de olmayabilir. Bu aktiviteyi siz değil doktor bilebilir.Çocuklara bağırmanız çocukların ruhsal dengesini bozabilir. Lütfen bunu yapmayın.

    Sizin her şeyi bilerek kendinize hakim olamamanız açık bir ruhsal tedaviye ihtiyacınız olduğunu gösterir. Doktordan başka şansınız yok.Fakat bir taraftan namaz kılıp abdest almanız sizi sakinleştirebilir. Bunu yabana atmayın. Zor geliyorsa hiç olmazsa sadece farzlarını kılın o da yeter.

    diğer okuyuculara yazdığım “ya rabbi, ümmeti Muhammet” dua ve zikrini size de öneririm. Kendinizi sıkmadan 100 la ilahe illallah, 100 salavat, 100 … serbest sayıda “ya rabbi ümmeti Muhammed” zikri iyi gelebilir. Bol rızık için vakıa suresi iyi gelir. Ancak çocuklarınıza zaman ayırmanız da aynı öneme sahip. Tasalanmayın Allah zengindir bir başka kapı açar inşallah.

    Size sağlık ve afiyet diliyorum. Allahtan bunu dileyin. Korkmayın. Bir doktora da mutlaka gidin. Hastalığınız ilerlemeden gidiniz lütfen. Akrabalarınızdan yararlanın. Allaha emanet olunuz kardeşim. Allah size sağlık ve afiyetler ve bol rızıklar versin inşallah.

  33. ayşe yılmaz diyor ki:

    doktora gitmeye karar verdim peki ama ben doktora ne diyeceğim size yazdığım gibi ona anlatsam beni dinleyecek mi ki sonuçta devlet hastanesi nasıl anlatacağım ne söyleyeceğimi bilmiyorum

    • ahi diyor ki:

      onlar sizi dinlemek zorundalar. siz de bütün hissedip yaşadığınız her şeyi çekinmeden olduğu gibi anlatın. doktor sır tutmak zorundadır. korkmayın. çocuğunuzu da götürün. inanın her şey daha başka olacak. dualarımız sizinle.

  34. Hayat Düzelsin Allahım diyor ki:

    Azönce o bahsettiğim arkadaşın iş yerine gittim, öğlen buluştuk sonrasında gel bak iş yerime dedi, daha önce oturmaya gitmişken şimdi tekrar bir alıcı göz ile bakmaya gittim. Bir sürü insan var, gülmeler tartışmalar, iş temposu fazla ama canımın sıkkınlığından mı kalbimin çok kuvvetli atmasından mı bir isteksizlik oldu içimde. Arkadaşım da seni daha önce hiç böyle görmedim ne olur topla kendini sen böyle bir insan değildin dedi durdu boyna. Bu sabah tekrar ilaca başladım eşimin abisi ile konuştuktan sonra. Pek bir etkisi olmadı. Ne yapacağım bilemiyorum, akşam olacak ve eşimle tekrar eve gideceğiz ben mutsuz olacağım, o beni görünce daha çok üzülecek. Namaz kıldım şimdi ama iç sıkıntım geçmedi yine. =(

    • ahi diyor ki:

      değerli kardeşim,
      sıkıntınızı paylaşarak size dua ediyorum. iş hayatında böyle şeyler olabiliyor. sizin fazla takmamanız gerek. çünkü zarar görecek olan sadece sizsiniz. psikologa gitmeniz uygun olmuş. ancak ilaçlar konusunda biraz sabırlı olup uzun süre devam etmeniz gerek çünkü ilaçların etkileri uzun süreli olursa etkili olurlar da ondan. hasta akşamdan sabaha bir ilaçla iyi olmaz. 6 ay uygun olmuş bir vakittir.

      namaz insandaki vesveseleri alır. felak ve nas sureleri ile namaz kılmanız uygun olabilir. namazı sakın bırakmayın. çok dua edin. “ya rabbi ümmeti muhammed” diye bir zikrimiz var bunu hergün 300 vaya 500 çekmeniz güzel olur. bu zikir bir şifa kaynağıdır. ihmal etmeyin.sizi allaha emanet ediyorum

      • Hayat Düzelsin Allahım diyor ki:

        Merhaba Tekrar;

        20 Haziran tarihinde size yazmıştım. İlaçlarıma başladım devam ettim 1 hafta sonrasında çok işe yaramaya başladı ve ben eski ben oldum. Derken ilaçları 3 hafta kadar kullanmışken hamile kaldım! Normalde bebeğimiz olmuyordu kist ameliyatı olmam gerekiyordu, onun içinde ilaç içme konusunda da rahattım. Allahın işi bu ki hamile kaldım. İnanılmaz sevindik eşim ile. Hemen ilaçları bıraktım. Hiç ilaç içme isteği içimde olmadı. Bebeğimin mutluluğu ile günler geçerken bayram tatili geldi, babamın yanına gittik. Orada babamın 2. eşinin kız kardeşleri de ülke dışından ziyarete gelmişlerdi onları, bayan ileri derece de depresyondaydı içtiği ilaçlar henüz fayda etmemişti sanırım, çok mutsuz durgundu, birden onunla empati kurdum ve ben de birden sıkıntılar başladı. Kendi eski halimi hatırladım kadına üzüldüm ve eski depresif halime geri döndüm, ardından annemi görmeye başka bir şehre gittik havaların sıcak olması karşılaştığım tüm akrabaların mutsuz olması derken beni bunlar çok etkiledi ve ilaç içmem gereken bir seviyeye geldim. Sonrasında 1 hafta da eski arkadaşlarla tatil yaptık, uzun süredir tatil yapmadığımız için planladığımız şekilde arkadaşlarla buluştuk, hafif sıkıntılarım vardı ama tatil, insanlar, kalabalık, koşturma derken çok kendi içime kapanmadım. 1 hafta sonra tatilden döndük Ağustos’un ortalarından beri kendimle savaş veriyorum, panik atağım yok, ağır depresyonum yok. Ara ara namaz kılıyorum, dualar ediyorum bolca ama bu sefer de eşime sardım onu gerçekten seviyor muyum diye düşünceler takıntı haline geldi. Bu düşünceler gerçek mi diye kontrol ettiğim zaman onu kaybedecek olsam buna çok üzülürüm seviyorum tabii ki diyorum ama yan yanayken de ona karşı çok soğuk durmazken nedense seviyor muyum sevmiyor muyum diye takıntılı düşünceler başladı bende. Sanırım gün içinde çok yalnız olmam, hamilelik psikolojisi etkiledi beni. Gerçi çok şükür ne mide bulantım var, ne yeme sorunum, bebeğimle ilgili çok şükür hiç bir sıkıntım yok ama olumsuz düşünceler boyna aklımı kemiriyor. İş yerimde işler çok durgun, iş gelse bile çok istekle yapmak istemiyorum. Tek sardığım konu eşim. Onu üzmek de istemiyorum çünkü çok seviyorum çok şükür ama neden bu olumsuz düşünceler beynimi kemiriyor anlamıyorum. İlk depresyona girmemde fazla kıskanç olmam, gereksiz yanlış anlamalar sebep olmuştu. Beyin belki de yeniden onu suçlamaya başladı! İlaç tedavim yarım kaldı diyorum keşke 6 ay sonra hamile kalsaydım daha iyi bir anne eş olurdum diyorum. Geçenler de bir sanatla ilgili kursa yazıldım. Yarım gün sürecek bir kurs, her gün gideceğim. Umarım o bu olumsuz düşüncelerden beni kurtarır. İlaç içmek istemiyorum, doğal yolla bebeğimi eşimi üzmeden hamileliğim geçsin, hayatın içinde eskisi gibi mutlu olayım istiyorum. Tavsiyeleriniz varsa lütfen Allah rızası için yardımcı olur musunuz? Teşekkür ederim.

        • ahi diyor ki:

          değerli kardeşim,
          öncelikle Allah şifa versin diyelim. ilaçlı tedavilerde iyileşme uzun süre alabilir. bu yüzden hemen iyileştim demek yanlış olur. depresyon tekrarlayabilir bir hastalıktır da diyebiliriz. onun için sakin olmak gerekir. tekrar bir doktora başvurmanız uygun olabilir. aklınjıza gelen kötü kelimelerle konuşmayın ve cevap vermeyin. gelen gelsin giden gitsin. hamilelik dönemi için psikolojik bir tedaviye de ihtiyaç duyabilirsiniz. bunu da ihmal etmeyiniz. hayatın içinde olmaya çalışın. hayattan kopmayın. abdest ve namaz insanı sakinleştirir. bir de şifa için duamız vardı. buna da devam edebilirseniz iyi olur. o da ” ya rabbi, ümmeti muhammed ” duasıdır. günde 300 çekebilirseniz iyi olur. ALLAH’a emanet olunuz

  35. Barış CAN diyor ki:

    selam , 2 sene önce büyük bir çaba ile üniversiteyi kazanmama rağmen şuan hayatım yaklaşık 1 – 1.5 yıldır durgun bir nehir gibi ilerliyor.Yüksek umutlarla geldiğim eskişehirde de bir süre sonunda yeniden hastalandım ve insanlardan ve sosyal çevreden uzaklaşma ihtiyacı hissettim.Yalnız kaldığım süre arttıkça ve yapıcı ilişkiler geliştiremediğim için derslerde ve üniversite hayatı benim için bir rutine dönüştü artık sadece git gel yapıyorum ve bu beni mutlu etmiyor.Çok kararsızım ve yaşadığım olaylar beni tamamen kendime küstürdü artık sürekli dikkatimi dağıtan şeylere ilgi gösteriyorum , derslere yada sorumluluklara ayıracak enerjim ve gücüm olmadığını hissediyorum.Çok saf olduğum için ve konuşma becerisi yönünden kendimi yeterli göremediğimden dolayı her defasında ortamdan uzaklaşmak zorunda kalıyorum çoğu zaman insanların yanında rahat olamıyorum ve içimden geldiği gibi davranmakta güçlük çekiyorum.Böyle bir hayata her defasında mecbur kaldığımdan dolayı bu artık bende büyük bir ruhsal boşluk ve amaçsızlık oluşmasına neden oluyor.Kafamı toplayamıyorum kendimi yetersiz hissediyorum ve hata yapmaktan dahi korkuyorum çok istediğim şeyler gerçekleşmediği zaman hayata küsen bir yapım var kendimi mükemmel biri olarak imgelemek istiyorum ama artık çok umutsuzm ailem ile de iletişimim zayıfladı ve onlara karşı olan ilgi sevgi ve saygı hissetmiyorum.Çok büyük bir travma gçirdim ve hayata yeniden pozitif bir bakış açısı bulamıyorum.Kendi yerimi beğenmekte güçlük çekiyorum ve özgür olamadığım her saniye kendimi daha fazla suçlu hissediyorum.Üniversite hayatım çalkantıya girmiş durumda ve artık bu noktadan sonra ne kadar düzelir yada beni ne kadar teselli eder bilmiyorum , notlarım çok kötü arkadaş diyebileceğim kimse yok , her zaman son adam olmak beni artık zedeledi ve kendimi değersiz hissediyorum. Benden yaşça küçük kimselerden daha tecrübesiz ve pasif olmak beni artık kahrediyor.Konuşmakta ve kendimi ifade etmekte güçlük yaşıyorum , mutlu olduğum anların sayısı gitgide azalıyor ve artık yalnız kalmaktanda korkuyorum.

    • ahi diyor ki:

      sevgili barış,
      anlattıklarından anladığım şey bir depresyon hali yaşadığın şeklindedir. yukarıdaki makalemizi tekrar tekrar oku ve en çok faydayı almaya çalış.

      sana tavsiyem acilen bir psikologa gitmen ve onun tavsiyelerini alarak uygulamandır. eğer ilaç yazarsa onları da düzenli olarak almandır. zira ilaçların etkileri uzun süre alabilir.

      aktivitelerinden geri durma. başarı her zaman aranen bir şey olmayabilir. şu an sen önemlisin. rahat ol. bunların da yaşamın bir parçası olduğunu unutma. normal karşıla. durumu ailene aç ve onlarla herşeyi paylaş ki onlar da sana karşı nasıl davranacaklarını öğrenip bilsinler ve faydaları olsun. hatta bazı samimi arkadaşlarına da açıp onun sana uygun davranmasını sağlayabiliirsin. insan çevresiyle vardır. ağaç dalıyla gürler. unutma çekinme. bunları ihmal edersen depresyondan çıkman biraz daha uzun bir süre alabilir. şifanın bir kısmı çevreden gelir.

      muz ve hurma depresyon hastalarına iyi gelir. yalnız kallmamaya çalış. tek başına evde kalma. yurtta kal veya evde bir kaç arkadaş beraber kalmaya çalış. onlara da bu durumu anlat ki sana nasıl davranacaklarını bilsinler.

      seni allaha emanet ediyorum canım…

  36. gizem yıldız diyor ki:

    merhaba ben 28 yaşındayım ve ünv öğrencisiyim 2.5 senedir 1 ders yüzünden okulumu bitiremedim ve depresyon hastasıyım ağır bir şekilde daha önce pisikiyatrise gittim fakat haplarımın ağır gelmesi sebebiyle tedaviyi yarım bıraktım ve pisikoloklarlada devletin verdiği vs imkanlarlada hiç bir çare bulamadım şimdi okula gidemiyorum sinirlerim çok yıpranmış ve dersi anlamadığım için bu pisikolejiyle anlamadığım ve imkanım kısıtlı olan bir dersten nasıl geçebilirim geçemem diye düşünüyorum doğru nedir devam etmem zorlamammı?lütfen yardımcı olurmusunuz

  37. gizem yıldız diyor ki:

    eksik olmasın ilaveten 1 sene öncede intihar ettim eski sevgilimin ikiyüzlülüğü yüzündende şu an sinirlerim çok bozulmuş durumda ve toplumda yaşamak çok zor çalışıyorum ama herkes beni kötümser ve çoğunlukla yetersiz buluyor bu konumda doğru olan devam etmekmi daha önce zorladım sonuç negatif oldu ve ben çok beter üzüldüm şu anda çok acı çekiyorum okul yüzünden bititremiyorum çünkü iş hayatımdada beni çok etkiliyor hiç bitmiyor ilaç alsamda sinirlerim iyileşmiyor acaba nasıl bu okulu biştirsem bırakmak istemiyorum yarın karar vermek zorundayım zamanım kısıtlı lütfen yardımcı olurmusunuz.

    • ahi diyor ki:

      Sevgili gizem,

      Acılarını yürekten paylaşıyorum. Gerçekten durumun zor, ama çözümsüz de değil.. hayat daima katlanmaya değer bir güzellik taşır.. onun istediği ona gülümsemendir o kadar. Bu güzelliği sana Allahın verdiğini de unutma. Yani bu hayatın sahibi allahtır ve canı o verir o alır. Bize düşen bu emaneti o alıncaya kadar düzenli götürmektir.

      Öncelikle veremediğin ders işini halletmen gerekiyor. Bunu ilgili ders hocasına giderek açıkça durumunu anlatarak halletmeye çalış.. sonra kendine şunu söyle: hayatta her şey istediğim gibi gitmeyebilir. De..
      Yorumunu geç aldım özür dilerim. Psikiyatriste gitmen uygun olmuş fakat ilaçlara devam etmen gerekirdi. İlaçlar bazen geç etki eder.sabırlı olman gerekir. Depresyon tedavi olabilir bir durumdur. Umutsuzluk kabul etmez. Hayata güzel bak. Hayat her şeye rağmen yaşamaya değer. İlaçlarını almaya devam etmeni öneririm. Bir farklı psikologa da gidebilirsin. Devlette çalışan doktora güvensiz olman uygun olmaz.
      Sana hayatta başarılar dilerim. İnşallah işleri düzelecek bir noktaya gelebilirsin. Allaha emanet ol

  38. Asu celik diyor ki:

    Slm, ben asunur, 29 yasindayim, 4 sene once ailemin beni istemedigim biriyle evlendirdi, 8 ay bir evlilik gecirdim, cok kotuydu, daha oncede daha 18 yasindayken ailem beni yine hic istemedigim biriyle nisanlamisti, 2 sene nisanli kaldim, ondan onca hayatı ve yasami cok seviyordum, fakat o oglanla nisanlaninca, hayata hep karamsar bakmaya basladim, onlamda ayrıldim, sonra 20 yaslarında ailem beni yeniden hic sevmedigim biriyle nisanladi ondanda ayrıldim. Ben okul zamanlarındada cok sevilen bir kız degidim, ailemde beni hep yetersiz cirkin, saf salak buluyor, hep bende kusur arıyorlar, bana maddi olarak herseyi sunsalarda, sanki sevmiyorlar. Yillardir depresondayim. 24 yasindan veya daha erken. Napacam bilemiyorum ailem beni anlamiyor, hic anlamadilatar, simdide yasimdan dolayi, yasadıgım olumsuzluk dolayi, birde ayrılmis olmamamhic kabullenemrdim, annem kesinlikle piskologa gitmememi istemiyor, napacam????

    • ahi diyor ki:

      sevgili asunur kardeşim,
      sizi anlamaya çalışıyorum. gerçekten durumunuz üzüntü verici. ama tümden de herşey bitmiş değil. şu an evlisiniz ve mutluluk vermeniz gereken bir eşiniz var. artık bu evliliği bir şekilde götürmek zorundasınız. çocuğunuz var mı bilmiyorum. hayatta herr şey istediğiniz gibi gitmeyebilir. ne yapıp edip bir psikoloğa görünseniz iyi olur kanaatindeyim. şayet ilaç yazarsa onu da kullanmak zorundasınız. durumu ailenize de açmak zorundasınız. eşiniz de bilmeli ki sana nasıl davranacağını bilebilsin..

      depresyon olup olmadığı ancak yakın gözlem yapabilen bir doktor tarafından yapılabilir. gizli de olsa bir doktora başvurmanız bir gerekliliktir. belki hiç bir şeyiniz de olmayabilir. bunu doktor bilir. bizim tavsiyemiz budur. ayrıca manevi olarak namaz kılmanızı öneririz. bir de dua-zikrimiz var bunu da biraz çekerseniz bir şifaya sebep olabilir. o da “ya rabbi, ümmeti muhammed” zikridir. günde 300 uygun olabilir. size Allahtan şifalar diliyorum..

  39. Nurgül Kaya diyor ki:

    Merhaba hocam hayırlı ramazanlar.hocam yardıma çok ihtiyacım var sizden yardım istiyorum Lütfen bana bi akıl verin. Ben suan nişanlıyım ve nişanlanmadan önce dört yıl tanıdım nişanlıni ve artık beşinci yıla girdi.bir buçuk yıldır çalışıyor ve bununla birlikte üniversite okuyor nişanlım.öncesinde hiç böyle değildi ama artık çok değişti.yani hayata karşı çok soğuk umursamaz bununla birlikte bana karşı da öyle. Kendisi kafaya hiçbirşey takmıyor ve bunu benden de istiyor. Ama ben malesef ki ayrıntıci ve cok ince düşünen biriyim.ben böyle olduğum için aramızda tartışmalar çıkıyor.ve nişanlım artık bıktıgini tartışmaktan yoruldugünu tartışmak istemedigini söylüyor. Ben kendimi biraz olsun değiştirmeye çalışıyorum ama nişanlım artık çok bikmis durumda.yani gereğinden fazlaca bikmis durumda ben psikiyatrik tedavi görme düşüncesindeyım ama kendisi bunu kabul
    Etmiyor bu durumda ben ne yapabilirim hangi yolu izlemem gerekli lütfen yardım edin hocam

    • ahi diyor ki:

      değerli kardeşim Nurgül hanım,
      maalesef bizim toplumumuzda psikiyatriye gitmek hoş karşılanmıyor. halbuki hayatta yaşanan her sarsıntı verici durum için bir bilen psikoloğa gitmek gerekir. insan bu tür olağanüstü durumlarda nasıl davranacağını bilemeyebilir. zaten bir psikolog sizlerin ikinizi birlikte kabul eder. bu yüzden tek taraflı olmaz. makalemizi etraflıca tekrar okuyunuz. uzun süreli nişan veya konuşmalar uygun olmaz zaten.

      kılabiliyorsanız farz namazlarınızı kılınız. herkese önerdiğimiz “ya rabbi, ümmeti Muhammed” zikrini makul bir sayıda çakiniz. çok dua ediniz. hayatı olduğu gibi kabul ediniz. Allah’a emanet olunuz.

  40. gizem yıldız diyor ki:

    ama zaten hocam herşeyi biliyor edeceği yardımıda etti baya ama ben aile fertlerimden birisiyle çok ciddi sorunlar iletişimsizlik aşalanma ezilme gibi artı devlet hastanesindeki doktorlar hiçde ilgili değiller ilaçları eskiden beri kullandım ama miğdemi etkiledi ve geçmedi ne kadar çok aralıksız 1 sene heö pisikoloğa ve isikiyatrise gittim daha öncede hep gittim bir faydası olmadı o ilaçların yan etkileri çok ağır adet düzensizliği bulanıklık aşırı kusama gibi bana zarraları var ben sorunşarın orta göbeğindeyim hocam gene intihar etmmekten korkuyorum en son sevgilimde benim canımı çok yaktı ayrıldık öle yalnızım ve acı çekiyorumki ben önümü göremiyorum napıcam ben dayancak gücüm kalmadı kimse beni anlamıyor.

    • ahi diyor ki:

      sevgili gizem,
      sen aklı başında bir kızsın. öyle intiharmış yok şuymuş buymuş bunlara pabuç bırakacak kız değilsin. hayatı düzgün yaşamak senin asli görevindir unutma. ailene yaşadığın depresyon durumunu olduğu gibi anlat. bu onların tavrını değiştirecektir eminim. yani kartları açık oyna. bu güven artırıcı bir etki yapar. ilaçların ancak uzun süre kullanımla etkili olacağı doğrudur. doktordan belki dozaj azaltmasını isteyebilirsin. senin beğenmediğin ilaçların büyük bir kısmı koruyucu ilaçlardır.

      farz namazlarını kıl, “ya rabbi ümmeti muhammed” diye günde 300 zikir/dua çek. Allah şifa versin. hayata bağlı kal. o canı Allah verdi ve yine O almak ister. Dinimizde intihar büyük günahtan sayılır. sakın öyle bir şey yapayım deme. bu kez ahireti de berbat edersin. senin görevin yaşamaktır, hem de onurla.. sana inanıyor ve güveniyorum. Allah’a emanet ol…

  41. caner kara diyor ki:

    hocam iyi gunler. Ben 2 ay once flan bi deprem vakadi yasadim sarsti o an biraz korku yani si iki gun sonrada catpinti dusunce uykuya dalarken anlik bosluga dusme gibi seyler yasiyodum merdiven inerken flan ayagin bosa gidince olan histen. Sorada doktora gityim panik atak baslangici dedi ilac verdi bi sure kullandim gecti derken yine uyyicam zaman o boskuga dusme hissi geldi gozum kararir gibi oldum bulanik gormeye basladim derken acilin kapisini tuttum bisey cikmadi. yine doktora gittim antidepressan ilac verdi 1 ay kadar kullandim o korkular fiziksel rahtszliklar olmadi ama kafamda hep bi dusunce hic biseyden zevk almiyorum beynimde bi eksiklik var sanki eski halimden.cok uzsktayim.gibi ve hep bole oucak iyilesemiycem eski sagligma donemiycem diye dusunceler suan bile ayni yemekten icmekten cinsel ilskiden gezmkten hic biseyi canim istemiyo zorla yapiyom. ilaci biraktim yine ayniyim icerkende ayniydim kafamda bi agirlik var hep . depresyon mu beyinle ilgili bi hastalkmi kafama mi bisey oldu ne bu napmam gerek nolur yardim edin bilginiz varsa. namazimida kiliyom 1bucuk aydir oructa tutuyom ama bos bos bos :((kendimi veremiyom yani

    • ahi diyor ki:

      sevgili caner,
      sana sağlık ve iman dolu bir hayat diliyorum. bu iki unsur birbirini daima destekler. imanı artan birisi kolay kolay depresyona girmez. girince de zaman içinde imanı artırmanın ve allaha güvenin bu sıkıntıdan kurtulmanın büyük önemi vardır denilebilir.

      ilaçların faydalı olma süreleri genelde uzundur. kısa alınmalar herşeyi halletmez. içinde koruyucu olanlar da olabilir. bunları yabana atmamak gerekir. ruhi hastalıklarda etraftaki yakınların da önemi vardır. onlar da size nasıl davranılacağını bilmeleri gerekir.

      biraz da sabırlı olman gerekir diye düşünüyorum. bir zikrimiz var şifa için. o da “ya rabbi, ümmeti muhammed” zikri. bunu kendini sıkmadan 300 çekebilirsen günlük olarak iyi olur.. bol dua et ve allaha güven. inşaallah şifa bulursun. allaha emanet ol…

  42. tural qasimov diyor ki:

    Selam ben azerbaycandanim.ismim tural.hayatimda ailevi sorunlar yawadik.hayatimda hic bir zaman olmaz dediyim weyler oldu ve 2 yildir rahatsizim.rahat uyamiyorum.skintilarim var.cok duwunuyorum.duwunmek istemediyim weyleri bile aklimdan silemiyorum.cok mutsuzum.kardewimde benim gibi rahatsizlandi.tedavi aliyoruz ama nedense tam iyi olamiyoruz ya tedavi yarida kaliyor.maddi sorunlarda var.azeri doktorlar hic bir weyin yok yada iyi olacaksin diyor ama olmuyor.rica ediyorum sizden insanlik adina bana yardim nasihat veresiniz.ne yapmaliyim ne tedavisi uygulabmali bana ve kardewime?

    • ahi diyor ki:

      selam olsun tural kardeşime,
      değerli kardeşim, öncelikle doktorun ilaçlarına düzenli devam edin. ilaçların etkisi uzun süre kullanıldığında ortaya çıkar ve bazı ilaçlar da kişinin daha kötü olmasını önlemek için koruyucu ilaçlar da verilmiş olabilir. özel doktora gitmeniz şart değil, devlet hastanalarinin doktorları da olabilir.

      yukarıdaki makaleyi daha dikkatlice okuyunuz. şu ramazan günlerinde daha çok dua ediniz. hiç o0lmazsa farz namazlarınızı sakin sakin kılınız. “ya rabbi, ümmeti muhammed” diye 300 veya 500 dua/zikir çekiniz. bu şifa zikridir. ihmal etmeyiniz.

      siz de kardeşiniz de ALLAH’a emanet olunuz. şifa bulasınız inşallah…

  43. ilbey diyor ki:

    hocam 13 yaşındayım ve intahar ölüm birisine zara verme gibi şeyler aklıma hep geliyorbazen karamsarlık yaşıyorum depresyonun öbür belirtileri yok ama yardım eder misiniz depresyondamıyım yardım edin hocam

    • ahi diyor ki:

      sevgili ilbey,
      henüz çok gençsin, bu yaşlarda duygular çok yüksektir ve yoğundur. her kötü düşünce bir depresyonun işaretidir diye bir şey yok. öncelikle aklına gelen olumsuz düşüncelere cevap verme ve oralı olma, hiç önemseme. sonra bunları ailene aç ve doktora gitme düşüncesini onlarla paylaş. doktor ilaç verirse onları düzenli kullan. namazlarında itikadını yükselt. ve şu duayı 300 adet her gün çek. “ya rabbi ümmeti muhammed” Allah’a emanet ol…

  44. bahar güleryüz diyor ki:

    Slm marmarisden bahar ben. 32 yaşında 6yillik evliyim. 8,5 ay once 36 haftalik bebegimi kaybetim. Karnimdayken..1,5 ay once tetasta kendi kendimi korkuttum..ay burdan dusersen kötü olu rdedim vee bi ertesi gun bi ağlamak karman corman oldum (( ve aklimda hep olum intahar gibi asılsız kelimeler bıktirdi beni.. hayatı aşırı derecede cokk severim. Hep pozitif düşünürüm her zaman da… agiz dolusu gulerim))
    Dktr seralin verdi daha iyiyim..namaza da başladım hatta… biliyorum biraz sureye ihtiyacim var da zor bi durum… aklımın ucuna gelmez olum hele hele intahar asla (( bu arada işe giricem..evde yalnız olmayi sevmiyorum.insanlarla konusmak gulmek eglenmek cok iyi geliyor. ..
    simdiden teşekkür ederim. .

    • ahi diyor ki:

      değerli kardeşim bahar hanımefendi,
      insan hayatında zaman zaman alışılmadık şeyler olabilir. önemli olan bunları karşılayabilmektir. bu bazen bir profesyonel doktor yardımı ile de olmalıdır denilebilir. ilaçlarına düzgün devam et. işe girmen ve sosyalleşmen güzel olabilir. kendini dinlemen ve aklına gelen olmadık sözlere cevap vermen yanlış olur. hayat dolu bir insanın intihar düşüncesi çok yanlış olur. canı ALLAH verir ve yalnızca o geri alır. can bir emanettir. hep gülmeye devam et. “ya rabbi, ümmeti muhammed” diye bir duamız var. bunu günde 300 çekmen güzel olur. şifa içindir. allaha emanet ol

  45. elif deniz diyor ki:

    tatildeydik birden bi tanıdığın kocası vefat etmiş annemle yakınlardı annemle cenazeye gittik fakat annemi çok etkiledi bu durum, aile dostuylada bi kırgınlık oldu neden bilmiyorum ama şuan çok kötü onu uyanıkken tek bırakmamaya çalışıyorum bazen kendine hakim olamayıp kendine zarar vermekten korktuğunu duydum içim hiç rahat değil 14 yaşındayım elimden pek bir şey gelmiyor destek olmaya çalışıcam hep ama durumun uzun sürmesinden korkuyorum öncedende buna benzer olmuştu ama bunda cenaze işide karışınca değişik bi hal aldı dua olarak ne okuyabilirim şimdiden Allah razı olsun hocam

    • ahi diyor ki:

      sevgili elif,
      cesaretinden dolayı seni kutlarım. öncelikle anneni bir psikoloğa götürmelisin. ona bunu ikna et. ve ilaçlarını içmesini sağla. sonra ilgini eksik etme. ona güzel söz söyle. ona şu duayı hem öğret hem sen de oku. “ya rabbi, ümmeti muhammed” bu dua/zikri her gün 500 çek. bu dua şifa içindir. faydası olur inşallah. ALLAH’a emanet ol…

  46. Allah tüm bu sorunu yaşayanlara yardım etsim.Umarım bir an önce iyileşirler

  47. emre yılmaz diyor ki:

    merhaba hocam ben 21 yaşında bir gençim ilk hayattan zevk almamaya başladım sonra kendi hastalıgımı araştırdım depresyon oldugun ögrendim yaklaşık 45 gündür başa cıkmaya calışyorum olmuyo hayattan zevk alamama kendime zarar verme yakınlar zarar vermekten korkuyorum hergün allah dua ediyorum sizce geçmi hala kurtulma şansım varmı tşk ederim

    • ahi diyor ki:

      selamün aleyküm emre,
      daha hayatının baharındasın, çok gençsin, elbette depresyonu yeneceksin inşaallah,
      depresyonda olduğunu kimden öğrendin. bir doktora gittin mi? bu tür durumlarda profesyonellerden yardım almalısın. tek başına başedemeyebilirsin. bu tür durumlarda iyileşme süresi ilaç alınsa bile bir miktar uzundur diyebiliriz. onun için acele etme. sabırlı davran. insana vesvese gelebilir. bunlara cevap verme. es geç. iyi bir doktora git. verirse ilaçlarını al ve düzenli kullan. namaz insanı sakinleştirir. zikir teskin eder. tavsiye ettiğimiz zikir “ya rabbi, ümmeti muhammed” zikridir. bunu günde 300 veya 500 çekmen uygun olur. şifadır, rahatlarsın umudundayım. Allah şifanı versin. Allah’a emanet ol…

  48. sedanur diyor ki:

    Merhaba. Benim sorunum kafamdaki olumsuz dusuncelerden kurtulamamam. 9 ay once panik atak teshisiyle ilac tedavisi gordum ve buna eslik eden okb anksiyetede vardi panik atak gecti bir cok sorunum vardi onlarida atlattim cok sukur ama daha sonra baska bi sıkıntım basladi. Ben surekli etrafimdakiler gercek mi hepsi bir hayal mi gercekten varlar mi diye dusunup duruyorum ve bu durum bende cok asiri sıkıntı yaratiyor. Asiri sicak basiyor ve terliyorum suanda bunlari yazarken bile cok kotuyum dayanamayacak kadar kotu oluyorum bunlari psikologuma anlatmaktanda cekiniyorum cunku boyle sacma dusuncelerin tek bende oldugunu dusunuyorum bu yuzdende anlatmaktan cekiniyorum 5 aydir bu dusuncelerle boguluyorum ve artik mutlu olmak istiyorum ne olur yardim edin

    • ahi diyor ki:

      sevgili sedanur kardeşim, ALLAH şifa versin diye başlayalım söze,
      psikolojide asıl olan dengeli olmaktır. aşırı çöküntü kadar aşırı sevinç de zararlıdır. yaşadığınız her ne varsa hepsini doktorunuza anlatmalısınız. her hasta üç aşağı beş yukarı benzer sıkıntıları yaşar. bunlar yalnız size has şeyler değildir. bu yüzden rahat olun. makaleyi daha dikkatlice tekrar okuyunuz. aklınıza gelen vesveselere cevap vermeyin. onlar gelir geçer şeyler haline gelmelidir. her insana vesvese gelir. felak ve nas sureleri buna faydalıdır. abdest ve namaz kişide dengeyi sağlar. bir miktar farz namazları sakince kılmalısınız. bir de şifa için bir duamız var. bunu da günde 300 çekerseniz güzel olur kanaatindeyim. o da şudur: “ya rabbi, ümmeti muhammed” Allah’a emanet olunuz…

  49. intikam soguk as diyor ki:

    Ben cok kotydum ikii hafta oldu ama suan iyim sayetki sevdigim
    kizla gectigim yollar onunla yaptigim hersey aklima saplanmis vaziyette
    ama coknskintiliyim onunla yurudugum
    yola dahi bakamiyorum
    :-(:-(:-(bana bisi soleyin tecrubeli agalar
    sakin makara yaparcasina konusmayin
    azimi fena bozarim

    • ahi diyor ki:

      sevgili kardeşim,
      bir an önce size bir doktora gitmenizi tavsiye. bu tür durumlarda bir profesyonel doktordan yardım alınması gerekir. kendi kendinizi dinlemeniz yanlış olur. vesveselere aldırış etmeyin. abdest ve namaz insanı sakinleştirir. moralinizi bozmayın. çevrenizdeki sosyal aktivitelere katılın uzak durmayın. size allahtan şifalar dilerim

  50. sevval diyor ki:

    ben uzun bir haftadir halüsinasyonlar gibi seyler goruyorum kendim ve cevrem icin endiseleniyorum. korkuyorum eskiden cok neseliydim ama nasil olsduysa onuda kaybettim eskiden voleybol oynar kendime gelirdim simdiyse oyle olmuyor kimseyle gorusmek dahi istemiyorum bu dunyadan eger yok olursam herkes daha fazla mutluluga kavusacakmis gibime geliyor hic mantiksal seyler dusundugumu hissetmiyorum ama hala dis dunyayla ic dunyami kontrol aldina alabiliyorum bu haftalarda uyku duzenim dozuldu 3 kilo kadar kaybettim ne yapmaliyim yakindan bir doktor tedavisi ve ilac tedaviside kullanmak istemiyorum ne yapmaliyim?

    • ahi diyor ki:

      sevgili kardeşim,
      bu tür durumlarda bir profesyonele yani bir doktora başvurmanız gerektiği kanaatindeyim. öncelikle uyku düzeninizin düzeltilmesi gerekir. bunu da doktor ilaçla yapacaktır eminim. aklınıza gelen olmadık şeylere pas vermeyin. onlar geldiği gibi giderler. toplumdan ve aktivitelerinizden uzak durmayın. hayatın içinde olmaya devam edin. bu makaleyi bir daha okuyun. abdest ve namaz insanı sakinleştirir. bir de şifa için bir duamız var. “ya rabbi, ümmeti muhammed” diye. bunu da günde 300 çekerseniz Hakk rızası kazanmış olursunuz. size ALLAH’tan şifalar diliyorum.

  51. nurcan yılmaz diyor ki:

    yazınızı okudum depresyon hakkında bilgiler var çözüm için kati sonuçlar yok duaya tüm kalbimle inanırım yer gök dua ile bence fakat 8 ay önce çok kötü durumda idim insan bildiğini bile unutuyor herşeyden kopuyorsun bunu yaşamayan bilemez yüce rabbim kimsenin başına vermesin ben 40 yaşında 16 yıllık evli 3yavrusu olan anneyim 99 yılındaki marmara depreminden beri depresyondan kurtulamıyorum zaman zaman ilaç tedavisine başlıyorum iyileşiyorum derken olumsuz birşey yaşadığımda tekrarlıyor ve silbaştan oluyor lafınkısası çözüme ulaşamıyorum rabbim ümmeti muhammedin yar ve yardımcısı olsun inşaallah

  52. gizem yıldız diyor ki:

    hocam ben dediğiniz gibi aileme durumu arz ettim fakat anlamadılar gayet iyisin deyip sürekli geçiştirdiler hep tartışma içerisindeyiz ben tekrardan pisikiyatriste gittim ama verdiği haplar beni halden kesti kilo kaybı yarattı kesmeye mecbur kaldım ve şu an kaygılıyım kalp atışlarım sık sık tedirginim açırı zihin karmaşıklığı yaşıyorum şimdi benim anlamadığım şu hapları tamamen aldığımda 1 sene kadar geçicek diyorsunuz fakat tekrardan yaşadığımızda gene aynı etkiler göründüğündede tekrardanmı doktora gideceğiz yoksa kendimizmi çözeceğiz şu an napmam doğrudur ben bu pisikolejiyle derslerimi geçemem lütfen yardımcı olurmusunuz çok zor bir durumdayım.

  53. gizem yıldız diyor ki:

    Ailemle sorunlarım şu depresyon meselesi ve benim onlardan biraz farklı olmam hep sorun asıl sorunsa iletişimsizlik özelliklede annem benim dalgınlığıma çok kızıyor konuşkanım ama buda depresyondan ailem beni kabul etmiyor mükemmelliyetçiler ben sürekli dışlanılıyorum derdimi anlatamıyorum ve içim okdar sızlıyoki bir anlık dalgınlık bile aileme çok beter batıyor ben yardım edip onlara sığındıkça daha çok beni eleştirip değiştirmeye başlıyolar içimin acısından düşünemiyorum aklımı veremiyorum acaba doğru olan ne bir iş değiştirdim sebebi aşırı bağırma ve terslemeydi ailemse çalışçaksın heryer aynı diyor burda ben bu haplara devam etsem tedavi çin gerekli haplara geççekmi ne yapacağımı bende şaşırdım hırpalanmaktan bıktım.

    • ahi diyor ki:

      sevgili kardeşim gizem hanım,
      allah şifa versin diye başlayalım, depresyon halini ailenin öncelikle bilmesi ve kişiye yardımcı olması gerekirken dışlayıcı bir tavır alması çok üzücü maalesef. aileye muayene sonuçlarını ve ilaçlarını bildirmek belki biraz ikna edici olabilir. ilaçlara devam etmelisiniz. ve doktor kontrolünde bulunmalısınız. ilaçları kendi başınıza kesmeniz doğru olmaz. biraz sabır etmeniz gerekiyor. ilaçların bir kısmı koruyucu ilaçlardır ve önemlidir. allah yar ve yardımcınız olsun. abdest ve namazı unutmayınız. “ya rabbi, ümmeti muhamömed” duamızı da 300 çemeniz uygun olur kanaatindeyim. Allaha emanet olunuz.

  54. Burcu Çelik diyor ki:

    Selam, bende evlenip isimden ayrildigimdan beri yani yaklasik 4 yildir bu hastaligi yaşıyorum. Insanlari sevmekten, herseyden nefret ediyorum.butun gün uyumak istiyorum. .gelecek umudum hic yok ölüm hel aklimda her dakika aglama, herseye alinma, olumsuz her türlü dusuncem var.hatta dünyaya gelmem bile hata bence.allaha hep yalvardim is icin o hep herseyi bana yarim verdi.arkadaslarim, kuzenlerimin gelecekleri varsa benim yok…cocuk bile esim bu halimden dolayi yapmak istemiyor.ben napiim ki..is yok, cocuk yok, gelecegim yok, rabbime inanıyorum varligina ama artik guvenim kalmadi beni duymadigini ve anlamadigini düşünüyorum. .ne yapmaliyim..ölümden baska çare gelmio aklima..allahtan korkmasam onuda yapicam ama.bide herkese yüküm anneme babama eşime. .ben onlar ici bisiler yapmak istiyorum ama bi is bulamıyorum. .bende olsun ben veriyim istiyorum ama olmuyor..yasamak cok zor lütfen yardim edin..

  55. Burcu Çelik diyor ki:

    Su andada bir doktora gidiyorum ama yine tetkklio bu hastalık..hortluyo sanki..artik doktorlarada inancim kalmadi benim.tek istedigim var ölmek.

    • ahi diyor ki:

      sevgili burcu hanım kardeşim,
      Allah sana da sağlık ve afiyetler versin inşallah,
      yeryüzünde hasta olmuş tek kişi siz değilsiniz. her hasta bazı olumsuzlukları duyar durur ve sabreder. sizin de sabretmeniz ve düzelene kadar bazı sıkıntılara katlanmanız gerekiyor. hastalığın seyrinin uzun sürmesi sizin doktorlara hatta Allaha olan inancınızı sarsmış anlaşılan. bu doğru değil. hem Allaha hem de doktora güvenmelisiniz. başka çıkar yolunuz yok. insan bu tür hastalıklarda profesyonellerden yardım almadan başaramaz. ölmek çare olsaydı yalnız siz değil herkes ölümü isterdi. ölümü istemek bile yanlıştır diyebiliriz. bu aynı zamanda büyük günahlardandır. canı Allah verir ve geri de Allah alır. bu kadar umutsuz olmayın ve verilen ilaçlara düzenli devam edin lütfen. umudunuzu yitirmeyin. hayata olumlu bakın. zamanla iyileştiğinizi göreceksiniz. abdest ve namazın insanı sakinleştirdiğini unutmayın. herkese söylediğimiz duamızı da çekmeyi unutmayınız. Allaha emanet olunuz..

  56. meric aslan diyor ki:

    Merhaba sitenizi tesadüfen gördüm yorulari gördüm ve bende yazmak.istedim. 19 yasindayim 4 senelik de bir iliskim var sevgilimle çok sorunlar yasadik ama herşeyi Atlantik birbirimizi çok.seviyoruz bana çok değer veriyor bana katlaniyor katlaniyor derken çok huysuz biriyim her yaptigina karisiyorum hep benim dedgm olsun istyorum allah razi olsun oda yapiyor çünkü seviyor sevgisinden hic bir suphem yok ama ben hep onunla vakit geçirmek.istiyorum ailesiyle zaman geçirmesi beni cildirtiyor halbuki ailesini de tanıyorum senelerdir birlikteyiz ailesiyle de onunla da 2 sene sonra.evlenwcwgiz ama ben hala onun ailesiyle zaman gevirmesini istemiyorum. Beni ekip onlarla olmasına katlanamiyorum. Tamam bazen benide ailesiyle gezmaya götürüyor ama goturmedgi günler ben sinirleniyorum benimle deglde onlarla vakit gevrmek zorunda kalinca kavga ediyoruz. Ben böle olmak.istemiyorum iliskimize zarar verecek diye korkuyorum bana yardim edin nolur.

    • ahi diyor ki:

      sevgili meric,
      sevdiğin kızı kıskanmak bir sevgi alameti olabilir. ancak bu kıskançlığın makul bir ölçüde olması gerekir. seninkisi biraz fazla gibi görünüyor. onun sevgisinden emin oldukça rahat olman gerekir. ağaç dalıyla gürler. herkesin ilgilenmesi gereken bir akraba çevresi mutlaka vardır. senin de bunu kabullenmen gerekir. sana sevgiler sunuyorum.

  57. zehra kara diyor ki:

    hayirli aksamlar cok acil yardima ihtiyacim var allah rizasi icin acil kocam baskabirine asik hep huzursuzluk onun yuzunden iflas eti 2 cocugum var caresi varmi bizi birakamiyoda ne yapmam lazim tedavisi varmi

  58. zehra kara diyor ki:

    namaz kiliyo gece gunduz ama yine agrasif ve aptalgibi evde bana seni sevmiyorum diyo napcami sasirdim acil yyardim nolur

    • ahi diyor ki:

      sevgili zehra hanım,
      bu gönül işlerine akıl sır ermez doğrusu. erkek gezer dolaşır sonunda kurulu düzenine döner. size düşen sabretmektir diyebiliriz. siz sabredin yeter ki.. karşılık verirseniz kavga çıkar. bu kez siz agresif görünürsünüz. siz ağır oturaklı olun. bence en iyisi bu. selamlarımı sunarım. allaha emanet olunuz.

  59. rana demir diyor ki:

    hocam selamun aleykum.bnde 1 ay once kalp carpintisi nefes drligi uyuyamama sacma sapan dusunceler yani nasl desem sanki bilincimi kaybetme korkusu basladi dpktoar psikiyatriye yonlendirdi psikiuayri ilac basladi fakat hala korkuyorum kendimi taniyamiyorum eskkden nasldm unutuyorum hafzam cok zayfladi bunlarn hepi mi depresyondan oluyor.depresyondakiler surekli kendini mutsuz hissediyormus ben bazen mutlu oluyorum tek sorunum kendimi kaybetme korkusu sizce bu da bir cesit depresyon mu ? doktor ilaca ilk basladgn zaman anksiyetelern cogalir demisti acaba o yuzden mi yani icimde surekli bastrdgm kprkular mi ckti sizce neden boyleyim ?iyi gunler.tesk.ederim

    • ahi diyor ki:

      sevgili rana,
      allah şifa versin diyelim önce. depresyonda olağandışı olumsuz duygular normal sayılır. bunlar herkeste olabilecek duygular olarak öne çıkar. madem bir doktora gitmişsiniz onun verdiği ilaçlara düzenli devam edin derim. işin en önemli yanı uyku düzenidir. sanırım doktorunuz bu duruma bir ilaç vermiş olabilir. olumsuz duygulara cevap vermeyin onlarla konuşur gibi olmayın. onlar gelip geçici boş hayaller olarak kaybolup gidecektir eminim.

      islamın abdest ve namazı insanı sakinleştirici olarak şifadır. olabildiğince kılmaya çalışın ve bir de dua-zikrimiz var bunu çekin. o da “ya rabbi ümmeti muhammed” dir. bunu günde 300 çekerseniz iyi olur. allaha emanet olunuz…

  60. ethem toparli diyor ki:

    Hocam benim ellerim titriyor herhangi birinin onunde yazi yazacagim zaman. Bi korku geliyor ve ellerim titriyor bundan baska bisey dusunemez oldum ne olur yardimci olun

    • ahi diyor ki:

      sevgili ethem kardeşim,
      bir el titremesi ile depresyon olmaz. yine de bir doktora gitseniz iyi olur. son zamanlarda bu korkuya neden olan bir olumsuzluk yaşamış olabilirsiniz. bunu doktor ortaya çıkarabilir. kendinize bir miktar olumlu telkin verebilirsiniz. iyi olur. kafaya takmayın olsun bitsin. kendinizi aciz görmeyin. siz güçlü bir insansınız eminim bunun üstesinden de geleceksiniz. allaha emanet olunuz..

  61. adnan eroğlu diyor ki:

    hocam çekingenliğimi yenmek için ne yapabilirim sürekli çevremdekiler a kız gibi çocuk süt çocuğu gibi tepkiler veriyor sürekli sessiz damgası yiyorum ne yapmalıyım

    • ahi diyor ki:

      sevgili adnan,
      toplum içinde herkesin belli bir konumu var. bunu insan bazen kendisi belirleyemeyebilir. bu birazda kime göre olduğuna bağlıdır. bu yüzden sizin illa birilerine göre yaşamanız anlamına gelmez elbette. toplum içinde ikili ilişkilerde biraz daha cesaretli olup biraz da konuşkan olmanın yararları elbette var. bu biraz da sizin diğer kişileri gözünüzde büyütmenizden kaynaklanıyor olabilir. şunu unutmayın ki herkes 9 aylık bir yoldan gelmiş eşit insanlardan oluşur. bu telkini kendinize yapmanız uygun olur. yer ve zamanı müsait olduğunda konuşmaktan çekinmeyin. yanlış yaparım düşüncesinden uzak durun, korkmayın. eminim bunu aşacaksınız. eleştirilere kulak asmayın siz genede. iyi insan olun bu size yeter. hak nazarında da iyi olmak güzeldir ve insanların nazarında da iyiliği getirir. seni allaha emanet ederim

  62. mert püskül diyor ki:

    hocam ben kendimi çok kötü hissediyorum bir ara depresyona girmiştim ama 1 hafta sonra tekrar kendimi kötü hissediyorum hocam lütfen yardımcı olurmusunuz

    • ahi diyor ki:

      sevgili mert,
      sana bir doktora gitmeni tavsiye ederim. bakalım ne diyecek. ona göre bir plan yapmak lazım. rastgele bir depresyon hali olmaz ve bir haftada da değişmez. kendine iyilik telkini yap. her canın sıkıldığında depresyon olmaz. işi ciddi tutmak lazım. fazla bilgi olmadığı için fazla bir şey söyleyemiyorum. allaha emanet ol. allah şifa versin…

  63. aysel yurtseven diyor ki:

    merhaba hocam,

    Benim sıkıntım anlatılan şeyi dinliyorum ancak boş dinlediğimi fark ediyorum. Karşımdakini dinlerken birden çok eski bir yerde olan bir anımı hatırlıyorum. Bu aralar çok unutkan oldum. Yorumlarınızı bekliyorum.

    • ahi diyor ki:

      değerli kardeşim Aysel hanım,
      sizinki bir dikkat dağınıklığı, ve beraberinde gelen unutkanlık hali. insan yalnızca bunlar için depresyonda olmaz. eğer içiniz rahat değilse bir doktora başvurmanızı tavsiye edebilirim. bunun yanısıra ibadetler de insanın kendini toparlamasına yardımcı olur. allaha emanet olun…

  64. elif diyor ki:

    Merhabalar,
    Yaklaşık 4-5 aydır kendimi çok kötü hissediyorum. Hiç mutlu olamıyorum. Sürekli suratım asık geziyorum. Kıskançlık hali hat safhada dolayısıyla gereksiz kuruntularda yapıyorum arkadaşlarım için..
    Tam düzeliyim diye çaba göstermek istiyorum küçük şeyler hevesimi kırıyor. Bu yüzden sevilmiyorum çünkü hep mutsuzum. Derslerime de odaklanamiyorum. Canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Boşluktayim.. lütfen bir tavsiye veriniz. Kafayı yemek üzereyim bu insanlar üzerine kuruntularim beni öldürebilir.

    • ahi diyor ki:

      merhaba elif hanım,
      anlattıklarınıza bakılırsa bir depresyon hali sözkonusu denilebilir bir hal var üzerinizde. acilen bir doktora gitmenizi tavsiye edebilirim. böylesi durumlarda bir profesyonelden yardım almak gereği hasıl olmuş demektir. bunun altından kendi başınıza çıkmanız zor olabilir. abdest ve namaz insanın sakinleşmesine yardımcı olabilecek önemli argümanlardır. allaha emanet olunuz..

  65. sirin aktuglu diyor ki:

    Selam ben cok agir depressyondayim 10 senedir cok agir uzuntu ve keder ozguven kaybi var ne yapayim ben ve cok agrilarim var depressyon gecermi

    • ahi diyor ki:

      selam şirin kardeşe,
      10 senedir ağır üzüntü, keder, ve özgüven kaybı varsa mutlaka bir doktora gitmiş olmalısınız. depresyon iyileşebilir bir hastalıktır. ancak bunun için profesyonel bir doktordan yardım almalısınız. başka türlü olmaz. selamlar..

  66. cem çakır diyor ki:

    merhabalar
    ben 18 yaşındayım ve bu sıkıntıyı 13 yaşımdan beri çekiyorum durmadan başımda binbir türlü sorular var ama 1 tamamlarken 10 soru daha geliyo ama hangisini yapacağımı bilemiyorum çok ilişkim oldu kafamdan rahatlasın diye ama olmuyo ve kendimi depresyona giriyorum hayal gücümü canlanıyo ama olmuyo yani sizin anlıycağınız kafam çok karışık her yere kolum uzansın istiyorum olmuyo işimde başarılı olayım diyorum sıkıntı yüzünde onuda yapamıyorum kız arkadaşım olsun diyorum ama oda olmuyo ne konuşacağımı unutuyorum kuzenim var herkes onu benden çok seviyor ama beni kimse omursamıyor kalbim ne kadar temiz olsada başım hergün 40 derece gibi oluyo içim yanıyo resmen pisikolejike git diyo annem ama gitmek istemiyorum özelimi kimseye anlatasım gelmiyo anlıycağınız bu yardımcı olun bana

    • ahi diyor ki:

      merhaba cem kardeş,
      henüz hayatının baharındasın, 13 yaşından beri sıkıntı çekiyorsun da neden bu güne kadar bir doktora başvurmadın? bir doktor senin sırdaşın olmalıdır. ona herşeyini anlatmalısın ki onun sana bir faydası dokunsun. aksi halde nasıl yararlı olabilir ki? başka şansın yok. aklına gelen sorulara ve vesveselere cevap verme. onlar gelir geçer. inşallah iyileşirsin umudundayım. kendini bırakma. selamlar

  67. Seda birben diyor ki:

    Merhaba
    Ben 24 yaşındayım ve nısanlıyım aılemle sevdıgım adam arasında kaldım bır yıl boyunca sonunda nısanlandık tek ıstedıgımız buydu suan evlılık hazırlıkları ıcersındeyız nısanlımı cok sevıyorum oda benı sevıyor cok dusuncektı fakat kızacagımı düşündüğü seylerı hep sakladı benden güventim cok sarsıldı sabahları tartışıyoruz cok sınırlenıyorum gönlümü aldıktan sonra hersey gecıyor fakat aksam yattığımda yaşadığımız bütün olumsuzluklar aklıma gelıyor konusunu kapattığımız seylerı düşünüyorum aynı şeklide sınırlenıyorum ona acı vermek ıstıyorum huzursuz etmek gelıyor içimden herseyını didikler açığını arar duruma geldım cok sevıyorum ve artık mutsuz olmak ıstemıyorum benden sakladığı seylerı düşünüp düşünüp sınırlanıyor ve sureklı basa sarıyorum ayrıca sureklı onun basına bırsey gelcek korkusuyla yasıyorum hem onu guvenımı sarstıgı ıcın acı vermek helde basına bırsey gelmesınden korkmak bu ıkılem benı mahvediyor ıkı günde bır kavga ediyoruz o unut unut diyor yapamıyorum bana karşı durust olmaması benı cıleden çıkarıyor bazen bu dunya bos unut herseyı uç günlük dunya dıyor ertesı gun herseyı tekrar kafama takıyorum depresyondamıyım bılmıyorum fakat bırseyler normal degıl bılıyorum zor durumdayım kımseye bırsey anlatamıyorum o sureklı uzatıyorsun dıye benı suçluyor ne yapacagımı bılmıyorum unutmak ıstıyorum yaptıgı hataları unutamıyorum pıreyı deve yapıyorum

    • ahi diyor ki:

      merhaba seda hanım,
      insanların iyi yönü önce öne gelir, kötü yönleri sonraya kalır. bu hep böyledir. bunu önleyemezsiniz. ancak %70-80 oranında anlaşıyorsanız bu evlilik için yeterlidir. her şeyin iyi olmasını beklemek yanlış olur. erkek sonucu tartışır kadın ise süreci tartışır. buna dikkat etmek gerekir. sizdeki bu takıntı hastalığı bir depresyona işaret eder mi bilemiyorum. bunu bir doktora giderek ölçebilirsiniz. faydalı da olabilir. selamlar…

  68. oktay diyor ki:

    Hocam 19 yaşındayım hayattan gram zevk almıyorum sürekli mutsuz oluyorum en uzun mutluluğum 5 dk sürmüyor intihara meğilli birisiyim 3 aydır her gece allahım hemen öleyim de kurtulayım diye dua ediyorum artık çok karamsar biriyim hiç bir şey yapasım gelmiyor bi an önce ölmek istiyorum hocam lütfen yardım edin yoksa bu gidişle intihar edicem

    • ahi diyor ki:

      sevgili oktaya selam olsun,
      daha hayatının baharındasın güzel kardeşim, öyle intihar mintihar da neyin nesi? bi tanem intihar neyi çözecek ki sen düşünüyorsun. tam tersine sorunları daha da artarak sırtına yükleneceksin! önce bir doktora git ve ona güvenerek ilaçlarını al. karamsarlığı bırak. hayat her şeye rağmen güzeldir. depresyona yeni yakalanmışsın bundan kurtulmak kısmen kolaydır denilebilir. ancak bir profesyonel doktordan yardım almalısın. bu sıkıntıyı kendi başına aşman güç olabilir. sakin ol acele etme, iyi düşün intihara allahın rızası yok bunu unutma. seni allaha emanet ediyorum canım bi tanem…

  69. NÜLÜFER ERYILDIRIM diyor ki:

    merhaba hocam

    ben 10 yıldır ne olduğunu bilmediğim sıkıntılar içindeyim psikoloğa gittim ilaçlar kullandım bir kaç ay iyi hissediyorum ondan sonra ızdıraplarım başlıyor bir anda konuşur güler iken kendimi daralmış ağlarken buluyorum aslında çok neşeli biri idim iyi olduğum dönemlerde çevreme neşe veriyordum bilmiyorum hocam bundan bir buçuk yıl önce babamı kaybettim ona bile doğru dürüst üzülemedim babam aklıma gelince bayılırım endişesi ile ağlayamadım bile şimdi çok kötüyüm çalışan biriyim fakat kendimi ifade edemiyorum çalışmayı çok seviyorum ama şuan çalışamıyorum 6 yaşında bir kızım var 1.sınıfa gidiyor onun la bile ilgilenemiyorum kendi derdime düştüm derman arıyorum hayatım alt üst oldu gözlerime bir ağırlık çöküyor ellerimi ayaklarımı sanki sımsıkı tutan bir şey var kendi yüküm ağır geliyor ama bir çözüm bulamıyorum ne halden ne hale geldim babam vefat etmeden önce bir ara zikir çekmeye başladım ve ondan sonra namaz kılmaya ama babam öldüğünde ben onları terkettim ve çıkmazların içine tekrar düştüm defelarca zikir çekmek istedim işten o heyecanlla eve geliyorum ama üzerime öyle bir ağırlık çöküyor kendimi kaldıramıyorrum ağlıyorum annem okuyor bana düzeliyorum ondan sonra dualarımı yapıp namazımı kılabiliyorum neden böyle duygular yaşıyorum bilmiyorum beni dinlediğiniz çok teşkker ederim

    • ahi diyor ki:

      nilüfer hanım kardeşime selam olsun,
      10 yıllık rahatsızlık bir hayli uzun bir süre. ilaçlarınızı düzenli ve devamlı kullanmalısınız. yoksa bir kaç ay kullanıp bırakıyor musunuz? çalışma hayatı depresyona iyi gelen bir durumdur. ne olursa olsun insani ilişkilerinizi devam ettirmelisiniz. bunun faydası vardır. sahip olduğunuz değerlerin kıymetini bilin. en azından bir evliliğiniz ve bir de çocuğunuz var. ibadetlerde farz olanlarla şimdilik yetinmek daha uygun olabilir. fazlasını sonra düşünürsünüz. namazların sadece farzlarını kılın yeter. yaşadığınız şeyler hemen her depresyon hastasının yaşadığı şeylerle aynı denilebilir. depresyon düzelebilecek bir hastalıktır. umutsuz olmayın ve ilaçlarınıza devam edin. ilaçların etkisi uzun vadelidir unutmayın. ilaçı doktor kontrolünde alın ve bırakırken de doktor kontrolünde onun söylemesiyle bırakın. kendi başınıza umutsuzluğa kapılmayın. hayat her şeye rağmen güzeldir. onun güzel taraflarını düşünün. sizi allaha emanet ediyorum

  70. Osman aslan diyor ki:

    Merhaba hocam
    Ben 27 yaşinda evli 7 aylik bir çocuk babasiyim dönem dönem deprasyona girdim bazi nedenlerden dolayi yine bu illet başima geldi eşim ve cocugumla cok mutluyum şükürler olsun. Benim kafama taktigim ve bizi etkileyecek sorunum askerlik 2 sene sonra askere gitmek durumundayim açikogretim okuyorum fakat sene olarak yetmiyor bitirmem için bu sebepden dolayi en fazla 29 yaşima kadar tecil ettirebiliyorum yani sonuc olarak 1 sene askerlik yapicam bu durumda işimden olmuş olucam geldigimde sorun olabilir ama asil korkum nedendir bilmiyorum askerlik hic gitmek istemiyorum 1 sene cocugum ve esimden uzak kalmak istemiyorum daha 2 sene olmasina rağmen gece internette arastirmam sonucu en fazla ogretim devam etsede 29 yasa kadar oldugunu ogrendigimden beri evde huzurumuz kacti agzimi bazen bicak acmiyor ise gitmek istemiyorum psikolojim bozuk doktora gittim eskiden kullandigim ilaci verdi yine 20 gundur kullaniyorum. Bu arada bir namaz kilan arkadasima anlattim durumu o iman bosalmasi denilen sey kardesim senin belki bu bir nasibin namaz kilman allaha dua etmen icin dio tek istedigini ona iletmelisin dogru bir esin saglikli cocugun var bunlarin hayirlisi ve iyisi icin allaha ibadet etmelisin dedi sizinde yorumlarini almak isterim hocam bana bir yol gösterin

    • ahi diyor ki:

      merhaba osman bey,
      allah çocuğunuzu size bağışlasın, daha askere gitmeye 2 seneniz varken şimdiden onun üzüntüsünü çekmeniz anlaşılabilir bir şey değil. herkes askere gidiyorken sizin ayrıcalığınız ne olsun? sakin olun ve tertemiz bir askerlik yapıp gelin inşallah. ne güzel doktora gitmişsiniz. aldığınız ilaçların etkisi uzun dönemde etkili olur bunu unutmayın. kısa vadede sonuç beklemeyin. ibadetler ve dua sizi sakinleştirici olarak büyük öneme sahip diyebiliriz. bunları da ihmal etmeyin. sahip olduğunuz değerlerin kıymetini bilin ve allaha şükredin. sizi allaha emanet ediyorum..

  71. derin diyor ki:

    merhaba Hocam
    benim sevgilimin depresyona girdiği düşünüyorum. 1 yılı askın süredir beraberiz ve hiçbir sorun yok bi konu hakkında anlaşmazlığımz yok.. hersey normal giderken son 4-5 aydır tamamen değişti diyebilirim. bı gunde 180 derece değişti hatta. artık bnmle pek konusmuyor soyledıklerımı kayee almıyor sanki beni silip atmiş durumda.artık benden ayrılcagını düşünüyorum ve bunu kendısınede söyluyrm bana hiçbirşey soylemıyr ve zaman istıyr. ayrılmayı dusundugunu soyledıgımde cvp alamıyrm. ne sevdıgını nede istemediğinı dile getirmıyor. ilişkimizi bitirmek istedıgımde beklemeyemıosun demesıyle karsılasıyorum. artık ne yapacağımı nasıl davranacağımı bilmiyorum tedavı olmayı istemıyor ve sorunları kendı cözmek istıyor. he birde iş sorunumuz var tabi
    ben ona destek olmak istiyorum ama beni hayatına suan için almıyor ve ailesıde pek konusmuyr sanırım. suan yalnız oldugunu bılıyorum bu benı üzüyor yanında olmayı istıyorum ama malesef istemıyr yalnızlık ona iyi geliyormuş.. artık yazılarıma sorularıma bılee cvp alamıyorum
    dünyadan bi haber sanki. ilk başlarda bu değişim sonucunda bnde sebebini ögrenmek için ısrar ettım. hatta o sinirle ağirda konustum.. yalnız artık benmde psikolojm bozuldu. hergunum düşüncelerle geçiyor.. hocam ne yapmam gerek nasıl davarnmam gekıyor lutfen yardımcı olurmusunuz :(

    • ahi diyor ki:

      merhaba derin,
      insan hayatında yaşanan bazı zorluklar kişiyi depresyona sürükleyebilir kuşkusuz. buna iş hayatındaki zorluklar da dahildir. depresyon bir profesyonel yardımıyla aşılabilir. o da doktordur. kişi kendi kendine kolay kolay çıkamaz denilebilir. bu yüzden arkadaşınızın bir doktora gitmesini ne yapıp edip sağlamanız gerekir. güzel bir işe sahip olmak güzeldir fakat depresyondan çıkmasını sağlayamayabilir. ona karşı anlayışlı olmalısınız. ona zaman tanımalısınız. hareketlerindeki değişiklikleri yüzüne vurmamalısınız. olağan bir hayat gibi davranmalısınız. sizleri allaha emanet ediyorum. allah şifa versin

      • derin diyor ki:

        Amin hocam sagolun.dua’yada cok ihtiyamiz var..
        Peki hocam bu belirtilere depresyon diyebilirmiyiz. Doktora gitmeyecektir.
        İnatlik cok fazla. Kendi cabalarimla cozmeye calisiyrm
        Onu gorme imkanimda yok anca telefnla nasil olucak bilmiyrm. Bende depresyona girdim sanki !
        O benle konusmyinca benmde psikolejim bozuldu. Ne disariya cikmak istiyorum nede arkds ortamina girmek istiyorum. Hocam lutfen yardiminiza ihtiyacim var :(

        • ahi diyor ki:

          bu belirtilerin depresyona sebep teşkil edip etmemesini ancak bir doktor karar verebilir. çünkü bazı sorular sorup onun cevabına göre karar vermek lazımdır. biz burdan bi şey söyleyemeyiz. siz de kendinize dikkat edin. kendinizi bırakmayın. şimdilik sizinki can sıkıntısı denilebilir. sizin bu işi tek başınıza çözmeniz biraz zor görünüyor. mutlaka bir doktora beraberce gitmeniz gereklidir unutmayın. allah şifalar versin.

  72. Ahmet diyor ki:

    Merhaba…İnternette bazı konularda fikir sahibi olmak için dolaşırken şans eseri bu siteyi buldum.
    32 yaşındayım,10 seneyi aşkın süredir depresyon ve takıntılarla ilgili tedavi görüyorum.İlaçlar karşılıklı konuşmalar vs…Bu sürede 2 ağır depresyon yaşadım,1 tane de kısa süreli yaşadım.Malum yaşayan bilir hayattan kopuyor insan,neredeyse tamamen.Depresyondan çıkınca bile deprem misali artçılar sürüyor ve tamamen normale dönmek uzun zaman alıyor.Allah inancı olanlar için manevi yönden telkin edebiliyor insan kendini bir nebze de olsa.Bu süre zarfında üniversiteye girmem gecikti,bitirmem gecikti,iş sahibi olmam gecikti.Yani Allah bu sıkıntıyı kimseye,hele hele iyi insanlara hiç yaşatmasın.Çevrem tarafından hemen herkesin sevdiği iyi bir insan olarak bilinirim,bende böyle olması için elimden geleni yapıyorum.Sigara dışında diğer hiçbir kötü alışkanlığım yok.Şu an itibariyle psikolojik durum bir yandan (zaten yıllardır sırtımda kocaman bir yük) ,ailesel ciddi maddi manevi sıkıntılar,iş bulma sıkıntısı,evlilik planıyla ciddi bir ilişki yaşadım,birlikte olduğum insanın benim gibi bir insana hiç hak etmediği şeyler yaşatması ve ayrılık acısı çok ama çok sıkıntıya soktu beni.Sıkıntılar 1 tane olsa insan baş edebiliyor ama sayı arttıkça ve basit problemlerden öteye gidince çok zor.Bir süre 5 vakit namaz kıldım elimden geldiğince hakkını vermeye çalıştım.Sadece Allah’tan istedim sıkıntı duyduğum ve hayırlısıyla istediğim ne varsa.Hiçbir zaman isyankar olmadım ve ağzımdan çıkanlara dikkat etmeye çalıştım.Yıllardır her şeye sabrediyorum ve gücüm yettiğince iyi şeyler olması için çaba sarf ediyorum.Ruhen çok yorgunum ve inanılmaz bir karamsarlık içindeyim.Artık beni iyi şeylerin,iyi insanların bulması imkansız gibi geliyor.Bulsa bile güçsüzlüğüm korkutuyor beni.Hele böyle bir zamanda,insanların insanlıktan çıkmış hallerini görünce umudum iyice azalıyor.Bu kadar nasıl kötü olabiliyorlar diye de onlardan nefret ediyorum çoğu zaman.Kendimi biliyorum.Bana iyi gelecek tek şey hayırlı iş ve hayırlı eş.Ama her şey insanın kendi elinde değil tabi.
    Söyleyeceğiniz ne varsa şimdiden teşekkür ederim…

    • ahi diyor ki:

      merhaba ahmet,
      öncelikle geçmiş olsun dileklerimi sunar allahtan şifalar dilerim.
      depresyondan kurtulmanın belli bir zaman aldığı doğrudur. ancak siz tedavi görürken bile yeni depresyon yaşadığınız anlaşılıyor. sosyal yönü kuvvetli bir insan olmanız depresyondan çıkış için bir avantaj olabilir. fakat çevredeki insanların sizin durumunuza göre hareket etmesi beklenirken onların da yeni sorunlar çıkarmassı anlaşılır bir durum değil elbette. bir süre namaz kıldığınızdan bahsetmişsiniz. şimdi bıraktığınız anlaşılıyor. bu iyi bir davranış değil. bence namazınıza ölünceye kadar devam etmelisiniz. ibadetler insanı teskin eder, sakinleştirir. özellikle abdest büyük öneme sahiptir. karamsarlığı allaha güven düzeltir. insanlar yerine allaha güven duymalısınız. işinizi de aşınızı da eşinizi de verecek olan allahtır. bence onunla iyi geçinmelisiniz. bizim bir duamız var bunu günde 300 çekmenizi öneriririz. o da “ya rabbi, ümmeti muhammed” dir. bu dua size şifa olarak dönecektir, buna emin olun. size allahtan şifalar diliyorum…

      • Ahmet diyor ki:

        Allah razı olsun…
        Sadece ”Ya rabbi, ümmeti muhammed” demek yeterli mi? Yani hiçbir şey eklenmiyor mu?

        • ahi diyor ki:

          selamün aleyküm,
          işin aslı şöyle. bir defa “Allahım rahmanım sübhanım sultanım zülcelalim” dedikten sonra “ya rabbi, ümmeti muhammed” diye zikretmektir. bu zikir size şifa olarak dönecektir. biz bunu yaşadık. dört ay günde 500 çektik. size Allahtan şifalar diliyorum.

  73. Ahmet Duran diyor ki:

    Hocam Merhaba,

    Ben 5 ay önce bir kızla tanıştım. Çok seviyorum bıraksam mutlu olamam diye düşünüyorum fakat nasıl olduğu konusunda saçma sapan düşünceler geliyo aklıma sürekli bu olayı düşünüyorum hem kendim mahvediyorum hemde sürekli konuşmalarımla söylediklerimle kızı mahvediyorum. Sözlenme arifesindeyiz fakat devammı etmeliyim bununla nasıl yaşarım bu sürekli aklıma gelirse sürekli düşünürsem yapamam herkesede kendimede zarar veririm diyorum. Durup durup başa sarıyorum bunun sonu nedir hocam veya psikolojik bozukluğamı gidiyo depresyonamı giriyorum bana lütfen yol gösterin bi akıl verin.

    • ahi diyor ki:

      merhaba Ahmet,
      insanın içinden çıkamadığı konularda sürekli başa sarması olağan bir açmaz olarak görünebilir. bu tür durumlarda bir karar vermek çok önemlidir. kararsızlık yıkar insanı. dolayısıyla sizin de bir karar vermeniz zorunlu. bu sağlığınız açısından da çok önemli. şayet bunun sizi bir depresyona götüreceğinden şüphede iseniz bir doktora görünmenizi öneririm. bu bir ailevi sorunlara bakan bir hekim de olabilir başlangıçta. onun size önereceği şeylere göre bir yol çizmeniz gerekli olur. bizim bur dan bir şey söylememiz yanlış olur. size Allahtan şifalar ve mutluluklar diliyorum.

  74. Agit Yildiz diyor ki:

    Merhaba Hocam;
    Ben bir hastalık geçirdim
    ve doktor bazı içecekleri ve yemekleri yasakladı bende bunları çok Kafaya taktım piskolojim bozuldu şimdi tedavi görüyorum doktorun yasakladığı şeyleri görünce psikolojim dahada bozuluyor iyileşir sem bunlar geçer mi?

    • ahi diyor ki:

      merhaba sayın yıldız,
      elbette geçer. bazı içecekler ve yiyeceklerin yasaklanması sizin sağlığınız için gerekli olan bir şey. başkası ile ilgili değil. bu yüzden buna tavır koymamanız gerekir. allah şifa versin…

DEPRESYON VE ÇÖZÜM YOLLARI Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Dili Seç