Edep her şeyin başıdır. Selam er kişinin karıdır Ey gönül,daim Allah ile beraber ol. Olamazsan O’nunla beraber olanlarla ol… SELAM Allah'ın güzel isimlerinden birisidir. İnsanlar selam yerine Batı'lılar gibi iyi akşamlar, iyi günler diyesi oldular. Bunlar güzel fakat eksiktirler. Daha güzeli karşılaşınca da ayrılırken de selam vermektir Selam önemlidir ve muhabbetin kapısını açar.…

İKRA' = OKU Cenâb-ı Hakk’ın “İk’ra” emri çok önemlidir. Okumak çok türlüdür. Ve neyi okursanız ona uygun bir amel gerekir. Her türlü okuyan insan düşünür ve cehaleti gider. Cehaleti giden insanın aklını örten şeyler gider ve aklı ortaya çıkar. Akıl yaratıcısını düşünüp bulunca “aklı selîm” olur. Efendimiz akıllı insanı "...ahireti düşünüp ona göre…

SARAY MÜDERİSSİ ÂMÂ HAFIZ'IN HAKKI DAYIMIZ Sevgili arkadaşlar, Bizim sülaleye Âmâ Hafızlar derler. Babaannemin annesinin tam 25 çocuğu olmuş. Sadece iki kız bir oğlan yaşamış. Oğlu olan hakkı dayımız her sabah namazından önce tuturuk yolmaya gider ve bir eşek yükü bu dağ dikenini getirmeden Kırşehir Kale’deki okuluna gidemezmiş. Çünkü babası bakkal Ali Efendi çok sert bir…

YUNUS KARDEŞ Elini, sofranı, kapını açık tut. MEVLANA HÜDAVENDİGAR İLE NAZAR (Bir Yunus Hikayesi-Devam) İlden ile, Hak aşkından yanarak dolaşan Yunus Emre'nin yolu, bir gün, Konya'da Mevlânâ Celâleddin Rûmî'ye de uğrar. Onun sohbet meclislerine katılır. Mevlânâ'ya karşı büyük bir sevgi ve derin saygı duyar. Bu hissini de şiirinde şöyle dile getirir: "Mevlânâ…

Ali , 10-12 yaşlarında fakir bir çocuktu. Kadıköy’de bir Bulgar tüccarın yanında çırak olarak çalışıyordu. Zemherinin en soğuk günlerinden biriydi. Küçük Ali buz üstünde hem de yalın ayak eve su taşıyordu. Onun bu halini seyreden dul ve fakir bir kadının içi cızz etti. Kocasından kalan hatıra bir çift eski kundurayı çocuğa verdi ve…

Bir varmış bir yokmuş. Allah’ın günü pek çokmuş. Vara vara varmak, varınca tebessüm etmek, ele güne güzel görünmek ve dahi girerken destur eylemek adaptanmış. Osmanlı ülkesinin başında Yavuz Selim Han adlı bir padişahı varmış. Mizacı sert mi sertmiş. Ona vezir dayanmazmış. Harbe giderken kar yağarken bile yakasını kapatmazmış. O kapatmayınca asker de…
25 Şubat 2014 Saat : 6:08

Sema küçük bir çocuktu. Henüz 10 yaşındaydı. Sınıf arkadaşı Mehmetin kendine ilgi duyduğunu görüyor ve hissediyordu. Fakat bir gün nasıl olsa beni sevdiğini söyler diye bekliyordu. Derken yıllar birbirinii kovalıyordu. Liseye geçmişlerdi. Hala Mehmet’den bir kıpraşma yoktu. Gelir ders notlarını benden alır uzun uzun gözlerime bakardı. İçimden haydi söyle, şimdi söyle diye haykırır…
25 Şubat 2014 Saat : 5:55

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken pireler berber iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, babamın kaptı maşayı, anam kaptı kaşağıyı, şu köşe yazı köşesi, bu köşe kış köşesi derken sabah oldu erken, bir demirci çırağı gün ışığında ilk yola çıkanlardanmış. Bu çırağın adı Çerağ…
25 Şubat 2014 Saat : 5:25

Eski devirlerde insafsız esnafla nasıl mücadele ederlerdi? “Kasablar dahi, keçi etini koyun etine haltetmeyüb ayrı ayrı satalar, semizin saklayıp arıgun boğazlamayalar.” Esnaf ile insaf, aralarındaki kafiye benzerliğine rağmen öteden beri birbirleri ile uzlaşamazlar. İstanbul efendilerinin eli sopalı şöhreti de gösterir ki, esnaf bi insaf damgası, pek de sebebsiz yere, onların alınlarına çakılmamıştır. Eski…
24 Şubat 2014 Saat : 6:19

Bismillahirrahmanirrahim Kötülükten iyi davranışlara hicret İnsanı Kamile doğru yol alabilmek için ilk yapılacak iş kovadaki pislikleri boşaltmak gerekir ki yerine iyiliklere yer açılsın. Kötü huyları çıkarıp iyilik ihramına bürününüz. Kötü 8 huy çıkmalı veya terkedilmeli ve yerine 7 iyi haslet geçmelidir. Kötü huyları terk, Hicret demektir. İyiye göçmek demektir. Bunlar olmadan Muhsin olunmaz.…
24 Şubat 2014 Saat : 5:09
