Sevgili Hemşerilerimiz, Tarihte Kırşehir’imiz (o zamanki adı Gülşehir) bir ilim ve kültür merkezi idi. En büyük değerlerimiz; Arapça ve Farsça’nın kullanıldığı bir ortamda “Garipname” adlı eseriyle güzel Türkçemizi savunan Aşıkpaşa, yine “Felekname” ve Devam
Kılıçözü zem zem misin? Dağlarım da üç gül müsün? Koka duran yar sen misin? Kırşehir güzelin kimdir? * Karanfili gurut damda Yarimi de getir hana Hatırımı saydır beşe Kırşehir dostların ondur * Koyun kuzu otlar yazı Yüksek yerden atlar bazı Aklım kalır yarim Devam
Yakana da deli gönül yakana Kaş göz edip on yiğidi yıkana Selam saldım gonca gülü derene Acep gülü kul ahmed’e kokar mı? * Süzene de deli gönül süzene Ela göze kara sürme çekene Lebler salmış derviş toplar peşine Acep gönlü kel ahmed’e çalar mı? * Sarana da deli Devam
bir ahi kitabı yazdırıp (AHİLER; SANATI İNSAN OLAN SANATKARLAR- ahi kul ahmed) 1500 bastırarak maliyetlerini ödetip parasını ödemeyip alacaklıları kapıya dayandırtarak TİMURUN FİLLERİNİ oynayan kutlama komitesindeki 10 zatı muhterem (Vali mv.Fikret bey/belediye başkanı yaşar Devam
biri ya takılacak ya zulmedecek yahut yüreğim şöyle bir okşayacak Hak ruhuma ney misali üfürecek ötmeye mecbur kalır şairin oğlu * Rabbim yollamış beni Kırşehir iline babam Ama Hafızın Hakkı’dır biline beş yaşında gidilir mi Cumhuriyet’e mahkemeye mecbur kalmış Devam