S-l-m kökünden gelen, İslâm", barış demektir. İslâm, insanlara Allah'ın sonsuz merhamet ve şefkatinin yeryüzünde tecelli ettiği huzur ve barış dolu bir hayatı sunmaktadır. İnsanların, yeryüzünde öfke, kin, nefret ve şiddetin karşısında merhamet, şefkat, hoşgörü ve barış içerisinde yaşayabilecekleri güzel ahlâk ve fazilet kurallarını içerir. Onları hem dünya ve hem de ahirette mutlu etmeyi ilke edinir.…
3 Kasım 2011 Saat : 12:54

İslâm'da üretim, dolaşım, dağıtım ve tüketimle ilgili birtakım esaslar getiril mistir. Bunlar bir bütün olarak incelendiğinde İslâm toplumunda her kesimin beklentilerine cevap verebilecek bir iktisat sistemi ortaya çıkar. Bu sistemin başlıca özelliklerini şu maddelerde toplayabiliriz: a) İslâm'a göre herşeyin gerçek maliki yüce Allah'tır. Ancak fertler de meşru yoldan menkul ve gayri menkul malların sahibi ve…
3 Kasım 2011 Saat : 12:47

İnsanların dünya ve ahiret mutluluğuna ulaşmasını amaç edinen yüce dinimiz islam, bu amacın gerçekleşmesi için imandan sonra çalışmayı emretmiştir. Kuran’ı Kerim, temel ibadetlerin yanında çalışmayı da ibadet kapsamında ele alarak yararlı işler yapmanın önemini vurgulamıştır. Böylece, insanın yüce Allah’a kulluğu tek bir şekil, belirli şekil ve mekanla sınırlandırılmamış, ibadetin, yaratıcı ile insan arasında hiç kesilmeyen…
3 Kasım 2011 Saat : 12:42

A) NEDEN FAKİRLİK? ALLAH FARKLILIĞI DİLEDİ, FAKİRLİĞİ DEĞİL. Fakirlik insanoğlunun varlığından beri olan bir olgudur. İnsanları Allah eşit yaratmamıştır. Bu fiziksel özelliklerinde olduğu gibi onun rızkında da sözkonusudur. Fiziksel özelliklerindeki farklılıklar, Allah’ın kudretinin delillerindendir. Öyle ki hiç bir insan bir başka insana benzemez. Bu ta, DNA ve RNA’dan gelen bir özelliktir. Allah ben rızkı dilediğime,…
3 Kasım 2011 Saat : 12:29

"Bir insana bir vakit bile olsa namaz kıldırmak onu ateşten kurtarmak demektir. Bir insanın ateşte yandığını görseniz elinizi uzatıp onu ateşten kurtarsanız, bu ne kadar mühim bir iştir. İşte bir insanın namaz kılmasına vesile olmak daha da mühimdir. Çünkü bilerek, tembellikle, namaz kılmayan kişiyi Allah [celle celâluh] affetmezse bir rivayete göre beş yüz sene, bir…
3 Kasım 2011 Saat : 12:23

Elhamdülillahi rabbil alemin. Essalatü ves selamü ala rasülüna muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain. Neşhedü en la ilahe illalahü vahdehü la şeriyke leh. Ve neşhedü enne seyyidina muhammedin abduhü ve rasulühü. Usiykum bi takvallahi ve taatih. İnnellahe meallezinet tekav vellezine hüm muhsinun. Ve kalellahü teala fi kitabihil kerim. Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim. İlgili ayet. (hutbe) Türkçe…
3 Kasım 2011 Saat : 12:17

I- NEDEN FAKİRLİK? ALLAH FARKLILIĞI DİLEDİ, FAKİRLİĞİ DEĞİL. Fakirlik insanoğlunun varlığından beri olan bir olgudur. İnsanları Allah eşit yaratmamıştır. Bu fiziksel özelliklerinde olduğu gibi onun rızkında da sözkonusudur. Fiziksel özelliklerindeki farklılıklar, Allah’ın kudretinin delillerindendir. Öyle ki hiç bir insan bir başka insana benzemez. Bu ta, DNA ve RNA’dan gelen bir özelliktir. Allah ben rızkı dilediğime,…
3 Kasım 2011 Saat : 12:10

Son yıllarda altın, pirinç, buğday, kakao, bakır gibi özellikle en stratejik mal olan petrolde çok yüksek fiat arışları yaşanmaktadır. Bu artışlar da özellikle bizim gibi petrol ithalatçısı olan ülkelerin dış ticaret rakamlarını olumsuz etkilemektedir. Bu artışların görünen sebepleri arasında Çin ve Hindistan’ın talebinde bir artıştan tutun, OPEC’in kota sınırlamasından, terör olaylarına, teknik zorluklara, hatta dolardaki…
3 Kasım 2011 Saat : 12:05

Sistemleri ayakta tutacak genç nüfusun azalması, hükümetlerin etkisinin yatak odalarına girmemesi sosyal politikacıları düşündürüyor. Nasıl bir gelecek istiyoruz? İnsanın konforunda aileyi ihmal etmek doğru mu? Bireyselleşirken bencilleşmeyi nasıl önleyebiliriz? Bencilleşmenin aile içinde birlikte yaşama biçimine zarar vermesine nasıl çözüm üretebiliriz? En önemli psikososyal sorunların başında, yaşlıların yalnızlığı ve tek ebeveynli aileler gelmekte. İnsanların gelecek endişesi…
2 Kasım 2011 Saat : 11:55

Bilindiği gibi bayram, sevinç ve neşe günü demektir. Öteden beri her milletin birçok millî günleri, tarihî hatıralarını canlandıran bayramları bulunmaktadır. Aynı şekilde bir dine mensup kimselerin de dinî günleri ve dinî bayramları vardır. Bayramlar, inananlar üzerinde çok müspet tesirler meydana getirir, dinî şuur ve duygularını kuvvetlendirir. İnsanlara yeni bir heyecan ve çalışma zevki kazandırır. Bayramların,…
2 Kasım 2011 Saat : 11:40
