Yunus, Sarıköy’de dikkat çeken biriydi. Güzel ahlakı ile göz dolduruyordu. Hem zeki hem inançlı bir çocuk bulmak bu devirde zordu. O boş konuşmayan edepli bir kişiliğe sahipti. Kimse onun küfür ettiğini duymamıştı. Hakkına kanaatkardı. İnsanlar arkasından gıpta edilecek sözler söylerlerdi. Herkes de çok severdi onu doğrusu. O da insanları sevmede kusur etmezdi. Hayvanlara da…
7 Eylül 2013 Saat : 10:32

Çanakkale’de sol bacağını kaybeden Fransız General Guro şöyle diyordu daha sonraki Türkiye’yi ziyaretinde. -Türklerle savaş yapmış olmam çok mert bir milleti yakından tanıma, sevme ve ona saygı duymama vesile oldu. - Hiç unutmam, savaş sahasında dövüş bitmişti. Yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk. Az evvel, Fransız ve Türk askerleri süngü süngüye gelip ağır kayıp…
31 Ağustos 2013 Saat : 11:26

Seyit onbaşı Kilitbahir Rumeli Mecidiye tabyasında topçu eridir. İngilizlerin Queen Elizabeth gemisinden atılan 490 kg’lık bir mermi Seyyit’in topunun vincini bozar. Tabya komutanı Manastırlı yzb. Hilmi bey ve Niğdeli Ali Çavuş da yanındaydı. Kendi topunun mermisi 215 kiyye idi. yani 275 kg. Önce birini kucaklamak istedi. Mermi yağlıydı. Ellerinden kayıyordu. Hilmi bey oğlum seyit ellerine…
31 Ağustos 2013 Saat : 10:08

KAYSERİLİ’NİN İNEĞİ Kayserilinin ineği hastalanmış. İyi olursa 10 gün oruç tutarım demiş. İnek sabaha iyi olunca 10 gün oruç tutmuş. Fakat 11. Gün inek ölmüş. Rabb’inin karşısına geçmiş başlamış konuşmaya. “zannetme beni kandırdın. Önümüz oruç 10 gün eksik tutarım. İneği de kurbana sayarım” demiş.. KIBLEYİ KAYBETMİŞLER Çocuk yan kesiciydi. Küçük mescide girdi…
29 Ağustos 2013 Saat : 8:42

Ah şu beni yakan gözlerin Divanedir dertten âri kulların Söyle gadrini canıdır sözlerin Divanedir dertten âri kulların Nice yollar kıldın cana yar olmaz Bela kılıp sadrı yare zar olmaz Meram düşe varı yoğa kâr olmaz Meccanedir halden âri gözlerin Baha mıdır canda tüten sevince Kime düşmüş sende yiten halince Kulu yazmış gözde döken…
26 Ağustos 2013 Saat : 5:40

Annesi kaldırmaya uğraşıyordu. Okul saati gelmişti. Her zaman kalkmak bir sorundu bu evde. Annesi oğlum ders çalışsın diye televizyon bile seyretmiyordu. Babası emekli bir maden işçisiydi. Ucu ucuna getiriyordu ay sonunu. Bir de dersane ücretleri binmişti sırtına. Onun da oğlu için yapamayacağı yoktu. Tuğrul işin aslı derslerinde başarılı bir çocuktu. Fakat ailesinin durumunu toplumdan…
25 Ağustos 2013 Saat : 11:25

Bu kış da ne kadar uzun sürmüştü. Gönüller daralmıştı kara kara bulutlardan gelen kara haberlerle. Yağmur da bırakmıyordu. Günlerce kararmak da neydi öyle. Bütün insanlar bunalmıştı. Camiye giden yaşlılar bile dua ediyordu bir baharın ucu görünsün diye. Kimin duasının kabul olduğu tam olarak anlaşılmadan bir anda yağmur yağmaya başlayıvermişti. Yerlerdeki buzlar birdenbire bu yağmurla ermeye…
25 Ağustos 2013 Saat : 8:45

Akşam olmuş yatsı namazı da kılındıktan sonra bazıları evlerine çekilmişti. Bu küçük sokaktaki tekke basit bir yapıydı. Mevsim sıcak olduğu için kapı dahi kamışlardan yapılmıştı. Bu küçük tekkede bir hırsıza ne olabilirdi ki. Fakat her hırsız o günkü gideceği işe “Harekat” derdi ve önemserdi. Böyle de oldu. Usulca içeri süzüldü. Bir çok insan yerlere uzanmışlardı.…
25 Ağustos 2013 Saat : 8:06

İMAMIN SABRI Yüksek dağ köylerinin birinde bir tekke ve mescidi vardı. Köylüler bunların ahiler tarafından yapıldığını bilirler ve temiz tutmaya çalışırlardı. Köy nüfusu yirmi iki hane kadardı. Mescidin imamı da yoktu. Zaten beş vakit namaz kılan üç beş yaşlı vardı. Vakit namazı kılınacağın da içlerinden biri imam oluverirdi. Cuma vakti gelince bu sayı…
25 Ağustos 2013 Saat : 7:59

AŞKIN ÖNCELİĞİ Delikanlı arkasında kız arkadaşıyla son sürat motosikletin de gidiyordu. Yaklaşan viraja karşı fren yapmak için fren pedalına bastı. Fren boştu. Hemen şöyle dedi “Hayatım benim kaskımı sen başına takar mısın? Beni biraz sıktı da” dedi. Viraj kasksız olan genci affetmedi. O ise kendi kaskını aşkı için vermişti zaten. İKİ KÖR DOLMA YERKEN İki…
2 Ağustos 2013 Saat : 12:37
