Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü. Nasılsınız?
ALLAH’I HAYATIN DIŞINA İTMENİN SESSİZ TEHLİKESİ : SEKÜLER ŞİRK, LAİKLİK VE İSLÂM
Laiklik: Devletin dinler karşısında tarafsız olması gibi şirin gösterilir ve kamusal alanda vahyi kabul etmez = Küfür
Seküler şirk; Allah’ın hayat üzerindeki mutlak hâkimiyetini fiilen dışlayıp, dini sadece vicdana veya ibadete hapsetmek; hayatın diğer alanlarında ise insanı, ideolojiyi, devleti, parayı, arzuları veya başka otoriteleri nihai belirleyici kabul etmektir = Küfür
BÜTÜN İNSANİ İDEOLOJİLER ŞİRKTİR.
Komünizm/Sosyalizm ve bütün sol türevler: Hasedin galibiyeti
Kapitalizm/Liberalizm ve bütün sağ türevler: Hırsın galibiyeti.
Particilik kâfir işidir ve ümmeti bölüyor. Toplum karşı karşıya geliyor.
Bir müslümanın şu ayetten başka hiç bir yere kaçış hakkı yoktur:
“Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve ‘KUŞKUSUZ BEN MÜSLÜMANLARDANIM’ diyenden daha güzel sözlü kim vardır?” (Fussilet 33)Şüphesiz yukarıdaki türevlere meyil verenler müşrik olmaz fakat kalbinde şirkten bir nüve bulunur ve kalbiyle ona secde eder : Allah’ı dilde kabul edip hayatın merkezinden çıkarmak.
Böylece toplum seküler şirke kayıyor. Laiklik baskısı altındaki Devlet/Diyanet koltuğu feda edercesine İslam’ı savunamıyor ve toplumun bütün kesimlerine hitap edemiyor.
İslam, vicdan ve camiye hapsolup kalıyor. İslam toplumsal düzeyde tartışılmıyor. Dışardaki milyonlar ve gençler dinden uzak (deist veya ataist), yalnız, depresyon içinde, umutsuz ve perişan bir hayat sürüyor.
LAİKLİK SEKÜLER ŞİRKİ DESTEKLİYOR VE KÜFRE ZEMİN HAZIRLIYOR
Şirk temelde Allah’tan bağımsız bir hayat alanı olduğunu tasavvur etmektir.
Bütün bir varlık âleminde Allah’tan bağımsız bir tek alan yoktur.
Allah hayata müdahildir. Allah’ın hayata müdahil olmadığını düşünmek şirktir.
Tüm şirk türleri özünde, insanın kendi kendine yettiği düşüncesinden doğar. Bu; şeytani bir düşüncedir.
“…Ve halakal insanü zaifâ”
“..Çünkü insan zayıf yaratılmıştır” (Nisa 28)Bu zayıflık, kulun Allah’a yönelmesi içindir. Şirk ise insanın kendi kendine yettiğini sanmasıdır.
– “Hüküm ancak Allah’ındır.” (Yusuf, 40)
– “Allah’ın hükmüyle hükmetmeyen / kafirdir; zalimdir; fasıktır (Maide 44, 45, 47)
Kuran, kişiyi vahye göre inşa edip Allah’a yönelttiği gibi, kamu hukuku alanında da emirler serdeder ve uygulanmasını emreder.
İnsan laik olmaz fakat laik bir düşünceye taraftar olabilir. Bu takdirde Kuran’ın kamu hukuku alanındaki emirlerini inkâr etmiş olur ve küfre düşer.
Bir müslümanın birinci görevi İslam’ın yeşereceği bir ortam için mücadele etmektir.
Her peygamber İslam’ın hayat bulması için iktidar mücadelesi yapmıştır.
Bu günkü Müslümanlar dünyevileşti ve İslamı yaşamadığı gibi savunmayı da düşünmüyor. Fakat Allah’ın yakın gelecekte gazabı çetin olacak (İkra (طغى) 6 – 7)
Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü.
Ahi Kul Ahmet