Kara gözlerine kurban olduğum Koma beni el yerine sevdiğim Gurbet elde kem haberin alırsam Koma beni el diline sevdiğim Dağların karı bağların gülü mü Etti beni divane mi deli mi Ayrılık elinden bağım ezik mi Koma beni gazeline sevdiğim Darılma sevdiğim sözümdür sana Seni severim cefa etme bana Al yanaktan bir buse ver…

Kara kaşların keman olmuş yay mı Çevresi çimenli al gülden bağ mı Sürmeli gözlerin sürmeyi neyler Çevresi çimenli al gülden bağ mı Hele bakın şu yavrunun halına Memeleri iz eylemiş koynuna Gördüm ala gül düşmüş de aynına Ötesi dumanlı yareden sağ mı Sevdandan yüreğimin yağı erir Taramış zülfünü eğdirir durur Ak kolların da…
24 Şubat 2016 Saat : 6:28

Bre ala gözlü, benli güzelim Beni de el yerine komayasın Gümüş kemerin olayım beline Beni de bel yerine dolayasın Suya gider su testisi elinde Yel estikçe zülüfleri belinde Geriden baktıkça sunam dilinde Beni de dillerine dolayasın Güzelin kapısına kul olduğum Aşkının ataşında kül olduğum Gam yemezdim de derdinden öldüğüm Beni de kollarına dolayasın…
17 Şubat 2016 Saat : 4:58

Ala gözlerini sevdiğim güzel Sar kara zülfüne de kullar ölsün Memeleri domur domur terlemiş Sil kara zülfüne de kullar ölsün Vara vara vardım da sinesine Gövel ördek de öter yaresine Ben bu yari sevsem de ölesine Gel kara zülfüne de kullar ölsün Bahar gelir bahçalarda gülleşir Yazı gelir yazılarda yaslaşır Benim yarim onbeşinde boylaşır…
16 Şubat 2016 Saat : 2:20

Behey ala gözlüm, güzel dilberim Hoşlanırım benimle’lduğun zaman Gider de gönlümün pası, karası Zevklenirim benimle’lduğun zaman Konuştukça bal akar dilinden Gülüştükçe güller açar yüzünden Al kınalı ak ellerin yüzünden Çekiver, çevrilip baktığın zaman Aşkın ataşı beni od’a saldı Divane etti, hem aklımı aldı Sanırım vücudum cennete vardı O yarim koynuma girdiği zaman …

Kara kaş altında sürmeli gözler Baha el altında goncalı güller Döküp gerdana da zülfünü dizer Çıkar yaylada salınır bu güzel Yunmuş yıkanmış Çuğun’un gölünde Parlar durur siyah zülfü telinde Giyinmiş kuşanmış hoş salınır da Gören söylesin benimdir bu güzel Yukarıdan da Kılıçözü ırmağı Saklı durur bu sinemin yarası Gavur kızı bizle açtı arası…

Yüce dağlar sen de ben gibi ol’sın Felek bir silledir vurdu gidiyor Ayrı düştüm yarenimden eşimden Felek bir silledir vurdu gidiyor Yağmur yağar bahçada gül bitirir Yel estikçe rayihasın getirir Sarı çiğdem öbek öbek oturur Bahar bir güldedir sardı gidiyor Yücesinde ılgıt ılgıt karın var Seni yaylayacak da dumanın var Bilmem öyle bilmem…

Koca dağlar ne kararın bozarsın Aştı m’ola kara gözlüm tependen Şuncağız derdime dert mi katarsın Benim derdim yeter alem dilinden Hasta düştüm hey ağalar beylerim Halım bilmez dağlar şimdi ağlarım Düşman gibi dost karşımda eylerim Zülüflerin bağlar şimdi belinden Firkat odu yaktı sinem canımı Feryadla geçiririm zamanımı Yaralandım da akıttım kanımı Gözlerim de…

Ala gözlerini sevdiğim güzel Böyle güzel yoktur senden ziyade Bilmem melek misin yoksa huri mi Böyle güzel yoktur senden ziyade Bakarmış da deli gönlüm bakarmış Her gördüğünü gönlüne yakarmış Bir gün şöyle bir gün böyle dönermiş Bugün güzelliğin dünden ziyade Şu bahçandan dersem gonca gülünü Nice bir çekeyim aşkın yayını Hayli demdir bekliyorum…

Yine bahar ayları da gelende Bülbül güle dallanacak zamandır Gurbete giden sevdiğin arzular Yare haber salınacak zamandır Severim seni ben de yana yana Kul oldum ben yarime anlasana Seherde başlar bülbüller figana Artık kuşlar ötüşecek zamandır Yine bahar oldu açıldı güller Bülbül figan etti kokuştu güller Hoş bir avaz oldu açıldı sümbüller Aşıkların…
