İSLAM’DA KÖRLÜK VE SAKATLIK NE ANLAMA GELİR


Popüler Aramalar

Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü. Nasılsınız?

Musiki hocam Zeynel bey, körlük ve sakatlık neye dalalet eder diye bir soru sordu. Biz de karınca kararınca araştırıp cevaplamaya çalıştık:

EL CEVAP

Bu mesele çok hassas bir konudur; “dalâlet” (sapıklık, doğru yoldan ayrılma) ile doğuştan gelen hastalık veya engelleri birbirine karıştırmak doğru değildir.

İslam’a göre bir insanın kör, sakat veya engelli olarak doğması veya sonradan olması, kesinlikle onun dalâlette olduğunun göstergesi değildir.

Bu, Allah’ın kulları üzerindeki İMTİHAN çeşitlerinden biridir.

1. Kur’ân’a göre durum;
Kur’ân’da açıkça şu ilke vardır:
“Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez.”
(En‘âm 164)

Yani bir insanın başına gelen bir durum, başkasının hatasının sonucu değildir. Engelli doğan bir çocuk da günahsızdır. Üzerinde Allah’ın nazarı vardır.

2. İmtihan boyutu;
Allah Teâlâ bazı kullarını sağlıkla, bazılarını hastalıkla dener:

“Sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan ederiz…”
(Bakara 155)

Burada önemli olan:
Engelli olan kişi için: SABIR VE TESLİMİYET
Sağlıklı olanlar için: ŞÜKÜR VE MERHAMET imtihanıdır.

3. Peygamberimizin (s.a.v.) bakışı
Peygamber Efendimiz, görme engelli sahabi Abdullah ibn’i Ümmi Mektum’a büyük değer vermiştir. Hatta onu Medine’de defalarca vekil bırakmıştır. Abese suresinde Allahü Tealâ, Rasulünü, ona değer vermedi, yüzünü ekşitti diye uyarmıştır.

Bu da şunu gösterir: Engellilik, Allah katında değersizlik değil; bazen manevi yükselişe vesiledir.

4. Tasavvufta şöyle bir anlayış vardır:
Dış göz kör olabilir ama kalp gözü açık olabilir.
Nice sağlıklı insan hakikati göremez.
Nice engelli insan Allah’a daha yakındır

Asıl tehlikeli olan: Kalbin kör olmasıdır (manevi körlük)
Kur’ân bunu şöyle ifade eder:
“Asıl kör olan gözler değil, kalplerdir.”
(Hac 46)

Bir âmâya şaka olarak ” körler cennete giremez” demiştim. Darıldı. Hemen anlattım. Gözü kör olan değil, kalbi kör olan deyince rahatladı.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz;
Körlük veya sakatlık = dalâlet değildir
Bu durum = imtihandır.
Asıl dalâlet = hakikati bilip yüz çevirmektir.

Yaşanmış bir hikaye;

Elazığ’da Deli Hayri derler yarı çıblak gezer bir deli vardır. Esnaf giyinmesi için uyarsa da kimseyi dinlemezmiş.

Bir gün bir hoca Hayriyi iyice azarlar. Aynı günün gecesinde hoca, peygamber sav efendimizi rüyasında görür. Rasulüllah sav “Hayrime dokunma” der.

Hoca, hazır cevap biridir ve Rasulüllah sav ‘e ” ya Rasulüllah sav ya şeriatını kaldır, ya da Hayri’ni giydir” der.

Ertesi gün Hayri’yle hoca yine karşılaşırlar. Fakat bu sefer Hayri giyinmiştir. Hayri hoca’ya kızarak “git git seninle Rasulüllah bile başa çıkamadı” der. Aynı rüyayı Hayri’de görmüştür.

Anlayacağınız kimde ne var kimse bilmez. Hiç kimseyi hor hakir görmeyin. Sakatlar ve deliler üzerinde Allah’ın nazarı vardır. Onları yedirin ve sevip okşayın. Çok sevap alırsınız.

Küçük küçük
———————
Kadir Gecesinde bütün ümmeti Muhammed affolundu. Siz de affolundunuz. Sevinin, bayram yapın, sadaka verin, Allah’a teşekkür edin. Artık az günah işleyin veya her hatadan sonra hemen tevbe edin.

Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü

Ahmet Atik
Ahi Kul Ahmet
Halk Ozanı

İSLAM’DA KÖRLÜK VE SAKATLIK NE ANLAMA GELİR ile Benzer Yazılar:

16 Nisan 2026 Saat : 12:48

İSLAM’DA KÖRLÜK VE SAKATLIK NE ANLAMA GELİR Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed

Son Yorumlar

cami alttan ısıtma
halı altı ısıtma
cami ısıtma
cami ısıtma