Uzmanları dinleyelim…
Bir konuşmada mesajın ancak yüzde 7′si sözlerle kalan % 93 ü ise beden tarafından ifade ediliyor.
İşaret parmağını kaldırıp konuşanlar, gizli bir şekilde karşısındakini tehdit ediyor,
Elleri kenetli olanlar ise genel bir olumsuzluk ya da hayal kırıklığı yaşadıklarının mesajını veriyor.
Ellerini önde birleştirerek el pençe divan duranlar, karşısındakine ne isterseniz yaparım demek isterken,
Ellerin arkada birleşmesi ise kendine olan özgüveni, meydan okumayı anlatıyor.
Parmak uçları birbirine yapıştırarak duruş ise konuya hakim olduğuna, bir elin yüzü kapatması ise endişe içinde bulunulduğuna ait detay veriyor.
Elin çeneyi okşaması bir kimsenin karar verme sürecinde olduğunu gösterirken,
Dinleyen kişinin eli yanaktayken, başparmağı çene altındaysa karşısındakine eleştirel, hatta rekabetçi yaklaşımını sergiliyor.
Diğer parmakların ağzı örtmesi ise iki şeyin ipucu olarak nitelendirilirken, “benim söyleyeceklerim var” veya ‘sana inanmıyorum’ olarak değerlendiriliyor.
Kişiler, kendilerini güvende hissetmek için genelde masa, kürsü gibi bir yerin arkasında olmak istiyor. Eğer bu yoksa savunma güdülerini bacak bacak üzerine atarak ya da kolları kavuşturarak gösteriyor. Özellikle yabancı ortamlarda bulunanlar, kollarını kavuşturarak savunmaya geçiyor,
Bu sırada başparmaklarını dışarda bırakanlar ise savunmadayım ama rekabete hazırım mesajı veriyor.
Bacak bacak üstüne atmak ise savunmanın diğer bir şekli. Daha çok kadınların tercih ettiği bu oturuş, içine kapanıklık ve savunmaya geçme duygusunun göstergesi kabul ediliyor.
Kişi kabuğuna çekiliyor ve fikrini açıklamaya karar verdiğinde bacak bacak üzerine atmaktan vazgeçiyor.
Bacağını dizden büküp diğerinin üzerine koyarak oturuş ise meydan okuma, hırs ve rekabetin işareti olurken, ayakları çapraz durumda olan kişilerin sakladıkları itirafları veya verebilecekleri tavizler bulunuyor.
Yalan söyleyen kişiler ise yüzüne dokunup, gözlerini kaçırıyor, erkeklerin büyük çoğunluğu yalan söylerken yakasıyla oynuyor ve gömleğini gevşetiyor.
Sakın yalan söylemeyin..
———————
Allah cc yüce bir yaratıcıdır. Konuşmayı ( allemehül beyan- Er Rahman 4) öğrettiği kadar vücüdun da hal olarak veya aynen ( ahirette) konuşmasını/ifade etmesini sağladı.
Kullarıyla konuşmadı ancak gönderdiği Kuranı okuyanla konuşuyor sayıldı. Bunun yanısıra yüksek ilmiyle hal olarak işaretler verdi. Örn. Bir şey düşünürken sol ayak veya elin sürçmesi o düşüncede bir hataya; sağ ayak veya elin sürçmeside o düşüncede doğruluk bulunduğuna işaret olabilir.
Biraz darlık veya hastalık duaya teşvik veya günahların affına vesiledir. Toplu bela; günahların toplumda artmasıyla cézaya/ sınamaya işarettir. Etrafınızdan birinin sizin hakkınızda konuşturulması size bir uyarı yada ilahi sevgi işaretidir. Rüyalar da anlamlıdır/ işarettir/ lütuftur hüsnü zan ederek yorumlayın. Her şeyin sebebini atlayın ve Allah bununla ne demek istedi ne işareti verdi diye sorgulayıcı/ anlayıcı olun. Şu şundan dolayı böyle oldu deyip durmayın Aptallık etmeyin. Hiçbir şey kendiliğinden ve anlamsız olmaz. Allah boş iş yapmaz.
Ahirette de eller uzuvlar günahları/ iyilikleri konuşacak ( Fussilet 20-22; Yasin 65)
Bu yüzden bedeniniz bu dünyada, uzuvlarınız ( eller ayaklar kulaklar gözler deriler) öbür dünyada konuşarak bizi ele verecek. Bu; bu dünyada bir uyarıdır.
Allah cc adildir ve delilli yargılama yapar. Herkese bir defter vererek amelleri delillendirecektir. Halen iki omuzdaki kiramen katibin melekleri yaptıklarımızı yazmaktadır. Mülk Allah ındır hüküm de O nundur.
Bu yüzden niyetlerinize ve hareketlerinize dikkat edip ya az günah işleyip tevbeye sarılın ya da Allah ı çok sevin. Seven sevdiğine itaat eder kuralını unutmayın. İtaat edin. Sevince itaat kolaylaşır. Allah ve Rasulune itaat edin.
Zikir şükür ve duaları çok yapin. Her düşüncenizi ve amacınizı duaya çevirin. Onun yardıminı isteyin. Onun mülkunde Onsuz at oynatmaya kalkmayın.
Allah tan başka ilahlar edinmeyin. Para pul makamı itibarı zenginliği Allahı sever gibi sevip gücü onlara veya sahip olduğunuz sebeplere vermeyin. Yani dünyaya tapmayın. Param var sunu yaparım veya gücüm var şöyle yaparım diyerek Allahı devre dışı bırakmayın. Her işinizde Allahtan izin alın veya inşallah diyerek O da dilerse olur diye Onu hesaba katın.
Takva isteyen dünya ve ahiret sevgisini terketmeli, cennet için dua etmemeli, karşısında yalnız Allah ve Rızası kalmalıdır. İşte kulluk budur…
Samimi olun. Allah kullarını/ sizi de seviyor.
Umutsuz olmayın.
Öyleki son mevlit kandilinde Rasulünün hatırına bir ” kul” unun duası üzerine bütün ümmetı muhammedi affetti. Tabii sizide…
Sevinin bayram yapın…
Bizde sizi Allah için seviyoruz ve dua ediyoruz.. Sağlıcakla kalın Allah ile olun…
Selamün en güzel aleyküm…