Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü.
DUMANLI DAĞLAR
Başına sarar buğulu dumanı
Kaşına çekermiş karını dağlar
Döşüme söyler tövbesiz gümanı
Günaha yazarmış bahayı dağlar
Yörük yaylasında yar yaylakladım
Şart eyledi bey tuza çuvalladım
Ar eyledim elden can pazarladım
Canıma yazarmış bahayı dağlar
Yağmurun bitmezmiş ağıt sayarım
Yel estikçe rayihalar kokarım
Lale sümbül gül bülbülüm öterim
Derdime yazarmış bahayı dağlar
Yağız ata bindim vurdum dağlara
Çifte suna sardım çöğ kucağıma
On gardaşı mavzer saldı sırtıma
Kurşuna yazarmış bahayı dağlar
Bağlarını anam babam işlesin
Yaylalarda nazlı yarim boylasın
Bir cerene sadak saldım düşmesin
Nasibe yazarmış bahayı dağlar
Yükseğin erişilmez ne zalımsın
Eteğin yarime yurt hoş çemensin
Söylenir Kuran’da yürür kazıksın
Kelama yazarmış bahayı dağlar
Bağrında kimler yatar aşk neferi
Şirin için Ferhat deler dağları
İman olmasaydı naçar dağlayı
Allah’a yazarmış bahayı dağlar
Benden selam eylen kaşı kemane
Kaçıp kaçıp yüreğimi döyene
Yükseklerde otağ kurmuş gelele
Canıma yazarmış bahayı dağlar
Erenler söyleyin biz de bilelim
Gönül düşen yar el olmaz belalım
Kelamı kadim der güzel sevelim
Aşığa yazarmış bahayı dağlar
Kışın bürün yazın aç perçemini
Güzeller suyundan içer nazlarını
Koç yiğitler su başında sunasını
Kaşına yazarmış bahayı dağlar
Efelerin yurdu musun yüksekte
Kaç kızanla bekler oldun Belek’te
Haraç salmış zalimlere dölekte
Ödüne yazarmış bahayı dağlar
Gider de yol üstüne otururum
Şeytan’la bazar eyler bölüşürüm
Saf kulu Hakk’a çeler sekinetim
Kafire yazarmış bahayı dağlar
ahi kul ahmed de ölse ölünür
Sevda bir ateştir dağla ölçülür
Aşk-ı iman yeldirdiğim kaşıdır
Kalbime yazarmış bahayı dağlar
AÇIKLAMA:
İkinci kıta kaz dağlarında geçen bir efsaneyi anlatır.
Bir oğlan bir Yörük kızına aşık olmuştur. Gidip beylerden kızı ister. Yörük beyleri oğlana şart koşarlar. Derler ki, ” ovadan yaylaya bir çuval kaya tuzunu çıkarırsan sana kızı veririz ” derler.
Oğlanla kız biraz para alıp ovaya inerler. Kız yanında, oğlan tuz çuvalını yüklenir ve yaylaya doğru çıkmaya başlarlar.
Oğlan yarı yolda sırtını kesen çuvalla yaranın terle tuzun yakmasıyla çöker kalır. Kız, “biliyorum beni alamıyacaksın” diye ağlar. Bir taraftan da kızar ve yayla kızıdır keçi gibi çuvalı yüklenip çat çat diye yukarı, yaylaya çıkarır ve beylerin önüne atar. Sizin istediğiniz de bu değil miydi der ve otağına girip ağlamaya başlar.
Oğlan süklüm püklüm geriden gelince beyler “tuz yoksa, kız da yok” derler. Oğlan da geriye döner ve aşağı doğru gider.
Bir süre sonra kızın aklı başına gelir ve bu oğlan nere gitti diye sorar. Aşağı gitti cevabını alınca bir koşudur tutturur ve aşağı doğru koşar.
Bir de ne görsün? Oğlan üzüntüden bir ağaca kendini asmıştır.
Kız, sukünetle oğlanı ağaçtan indirir, bir mezar kazar, defneder ve duasını yapar..
Sonra yakındaki bir yerde olan krater gölüne yavaş yavaş girer. Önce ayakları ıslanır, sonra bellerine kadar girer, daha sonra omuzlarına kadar ve daha sonra başı ve gözden kaybolur.
Bu efsanenin adı ; Hasan boğuldu efsanesidir ve Balıkesir’de Kaz Dağlarında geçmektedir ve filmi yapılmış ve Hülya Avşar oynamıştır.
İyi bayramlar…
Ahmet Atik
Ahi Kul Ahmet
Halk Ozanı