Kara gözlerine kurban olduğum Uzak durma eller gibi nazilen Dara düşürüp de candan geçtiğim Uzak durma bahar gibi gülinen Benim yarim cana düşmüş derdinden Sala verir komşuları yelinden Sormaz bana bir hamaylı ferinden Uzak durma kemler gibi tozunan Yaz gelince katar Devam
Gönül arzular Gırşaar halını Kaman yeşildir uzaktan görünür Evvel bahar yaz ayları salındı Coşar Kızılırmak kızıl görünür Karabacak selafur bağarası Yatan bilir selamlığın havası Bir yar sevdim kavaklıklar arası Yatar koluma çalpıdan Devam
Gönül ne gezersin sarp yaylalarda Geliver ovaya el’e gidelim Bir güzel bir yiğide yetmezmiş Sunaları bolca il’e gidelim Yad illerde ne güzeller var imiş Bir yiğide onbeş güzel dar imiş Sordurun kadıya bize kaç imiş İmamları bolca il’e Devam
Yüce dağ başında yiğitler gezer Gölleri serindir ördekler yüzer Yaylanın güzeli çadırda süzer Dilleri tadlıdır balaban arar Seherlerde açılan üçgül müsün Başına takıştırmış sultan mısın Cenneti âlânın balından mısın Boyları selvidir dengini Devam
Ben yarimden ayrı düştüm düşeli Her anım bin yıla döndü gidiyor Yine azab oldu ömrü sürmeli Gönlüm cefalara düştü gidiyor Belli olmuş bağlarının boranı Çözülmüyor dağlarının kemanı Onbeş oldu soframızın horanı Rızkımız mevlaya kaldı gidiyor Her Devam
Ela gözlerine kurban olduğum Sana tenhada bir sözüm var benim Zülfü siyahına gönül koyduğum Can-ı cananına nazım var benim Ak ellere al kınalar yakışır Ela göze siyah sürme çakışır Benim yarim yadellerde oturur Hal-i melaline yazım var benim Yiğit olan Devam
Kara gözlerine kurban olduğum Yeldirme beni gel aşkın elinden Siyah zülfünü de boydan ölçtüğüm Öldürme beni gel aşkın yelinden Baha kıl sen canımı aşk yoluna Nice dosttan çevrilem hay demine Canı serpuş eyledim aşk iline Soldurma beni gel elin sözünden Ala gözler Devam
ZEKAT ÜZERİNE TANIMLAMALAR Zekât konusunun ana esasları Kur’ân’da, teferruat kısmı ise sünnettedir. Bunu Hz. Peygamber (s.a.v.) Medine devrinde uygulamıştır. Ayrıca Hulefa-i Râşid’in döneminde de uygulanmıştır. Yani, Kur’ân’da ve Sünnette geçmiş Devam
Ey gönüller dostu aşkım, Yandım sana bi hoş gelir Senin aşkından yüreğim, Taştı bana bi hoş gelir Aşk od’na yansam ne hoş, Ağlamaktan oldum serhoş Aşksız gönül katı berduş, Yürek bana bi hoş gelir Aşk od’na yansam gerek, Güldüğüme ağıt düşek Bir Devam
Aşk Türlü cevr-u cefanın, namına aşk demişler Bu cefayı ol süren, dosta gönül ekmişler Aşk urur onca bela, çevirir nice hale Dost elinden pervane, hay melamet etmişler Her kim ki aşka düştü, her dem kaynadı taştı Ol dirlik serencamı, her tarafın Devam