NEDEN GÜZEL İNSAN? NEDEN GÜZEL AHLAK? BU KİTAP BİR GÜZEL AHLAK KİTABI MIDIR? EVET… Cenab-ı Hak bir Hadis-i Kudsi’de bilinmeyi murad ettiğini (ahbeptu-muhabbet etmek) bunun için de kainatı yarattığını belirtiyor. Bu hadiste iki unsur göze çarpıyor. Birincisi muhabbet, Devam
Çıktım da seyran eyledim şu Gırşaarı Acep gezsem ala donlum var mıdır Güzeller çerağı Mucur Kaman’ı Acep tozsam kara donlum var mıdır Hay beri güzelim de hay beriye Selam saldım iğde belli sülüye Akpınar’dan gelen geçen diriye Acep sorsam ince bellim var Devam
Geliyor karşıdan gülüm Kara düşmüş benli dalım Tel tel olmuş zülfün telin Saçak düşmüş memeleri Sen varken dünya nicedir Sen gülken huri cefadır Sen güzel eller kazadır Top top olmuş memeleri Kırşehir’in almaları Karabacak balcıları Bahar demiş sunaları Sıka Devam
Kara kaşlı benli güzel Mah cemalin aya dönsün Bu fakiri unutma gel Yerin cennet mekan olsun Bana eman verir isen Gönül kasrı sürur isen Akşam sabah yakîn isen Gönlün cennet mekan olsun Ahdin olsun yama tutmaz Safan olsun haya etmez Çevre yanın eza gitmez Sekiz cennet hazan Devam
Behey yeşil gözlü güzel Gülün bilmez demedim mi Yiğit yıkar şu gözlerin Ömür bilmez demedim mi Bak şu nazlı güzel daşa Selam eyler gelmez başa Hakk’ın emrettiği kaşa Şerri bilmez demedim mi Ben bir deli olsam başa Gömlek giyem önden sona Aşkın olduğu şu Devam
Hey gardaşım izin verde geçeyim Arkamızda ağıt yakan gözler var Derdim nazlı yare evvel düşeyim Aramızda devrilesi dağlar var Bir yar bekler gönül sazı çalayım Ele düşer dünü günü sarayım Sevme derler de ben nasıl sevmeyim Yar uğruna döşler döver neler Devam
Sallanı sallanı gelir pınardan Bakracı söyler her iki yanaktan Muradım belleri sarar savaktan Bakracı söyler her iki yanaktan Yeşilin üstüne de al incinir Elinin tersine de kul düşürür Sarılıp yatmağa da kol gerilir Aşığı çeker her iki belikten Saydı divaneye aklım Devam
Sala sala salmış zülfün telini Gönül düşer el aleme yol olur Tez yıkılmış yiğit dalın bendini Gönül düşer el aleme yol olur Yâda açma şu leblerin, benimsin Nida etme el duymasın dalımsın Güle sorma kaç bahara sazımsın Gönül düşer bir zalime el Devam
Ben yarimi tanırım Hakk Muhammed Bir karış boya kırk türlü huyu var Şu derdimi açamam Hakk Mustafa Bir danış kele bir çeşit suyu var Sabah akşam dert yanar el zorundan Deva bulmaz çaresi kul yolundan Usul adap bilmez sohbet şerhinden Bir danış kele bin çeşit suyu Devam
Şeftali pazarı kurarmış gülüm Leblerini fakirden mahrum etme Öpmektir muradım uzanmış gülüm Dudağını fakirden mahrum etme Çaldığım Hakk sazıdır kenarından Bilirler şerli sözü biatından Öperler dar giyeni memesinden Yanağını fakirden mahrum etme Ararım sen gibi Devam