Selamün en sevgili aleyküm
ALLAH’I
SEVELİM
SEVDİRELİM
Sevgili mü’min kardeşlerim. Sizleri Allah için seviyoruz ve bütün haklarımızı helal ediyor ve sizlere iman ve sağlık dileklerimizi sunuyoruz.
Bizler HAKK aşığıyız. Allah’ı her yerde, her şartta, her daim, her şeye rağmen, sever ve anarız.
Seven sevdiğine tabi olur gerçeği, bizi, O’nu çok sevmeye ve itaat etmeye götürür. Aşkla şevkle itaat eder heyecanla namazlaya, cemaate düşeriz. Ya Rabbi, bu kulun seni özledi ve yine huzuruna geldi, çok heyecanlıyım demeden namaza başlamayız.
İnsan sevdiğini çok zikredermiş. Bu yüzden neyi ve kimi çok zikrettiğinize dikkat ediniz. Zira çok zikrettiğiniz, sevdiğinizdir.
Kainatta herşey hareket halindedir. Çekim ve merkezkaç kuvvetleri bir cazibeden kaynaklanır ve bu cazibe, sevgilinin birbirini sevmesi, arzu etmesi demektir = SEVGİ
İşte bu sevgi, Allah’ın zatını ve yarattıklarını sevmesi demektir = VEDÛD
Hz Rasulüllah ” Allah’ı kullarına sevdirin ki; Allah da sizi sevsin” buyurdu. ( Ebu umame)
Birazda kulların sevgiden ne anladığı ve ne yaptığına bakalım.
Sevgi, insanın kalbine konulmuş en derin sırdır. Her sevgi bir arayıştır aslında. Kimi bir insanı arar, kimi huzuru, kimi anlamı… Ama hakikatte bütün sevgiler, insanı tek bir kaynağa götürür: Allah’a.
“Kalp, sevmeden yaşayamaz.” Allah insanı daima bir tek şeyi sevmeye uygun yaratmıştır. Eğer bu meyil Allah’a yönelmezse futbola, sanatçılara veya dünyalık şeylere yönelir ( para, övgü, makam, kendi hevası) ve Allah’tan uzaklaşır.
Eğer kalp dünyaya bağlanırsa, dünya kadar daralır; eğer Allah’a bağlanırsa kâinat kadar genişler.
Çünkü Allah sevgisi, kalbi karanlıktan çıkaran bir nur gibidir. O sevgi yerleşti mi, insan artık yalnız kalmaz. Darda kaldığında sığınacağı bir kapı, sevindiğinde paylaşacağı bir dost bulur.
Allah’ı sevmek, sadece dil ile “seviyorum” demek değildir. O’nu sevmek; verdiğine razı olmak, verdiğine de aldığına da elhamdülillah demek, yarattıklarına merhametle bakmaktır.
Bir yetimin başını okşamakta, bir ağacı korumakta, bir kalbi incitmemekte Allah sevgisinin izleri vardır. Çünkü O’nu seven, O’nun yarattığını da sever.
Kalpteki sevgi büyüdükçe insanın içindeki korkular azalır. Çünkü seven bilir ki; Allah onu görür, bilir sever ve duyar. İşte o zaman kul, kalbinin derinliklerinde şu huzuru hisseder: “Ben yalnız değilim.”
BIR SEVGİ DUASI
Allah’ım…
Kalbimize Senin sevgini yerleştir.
Bize Seni unutturan her şeyi kalbimizden çıkar.
Sevgimizi dünya ile sınırlı bırakma, onu Sana doğru büyüt.
Ya Rabbi…
Seni anmayı bize nefes gibi kolay kıl.
Seni sevmeyi bize su gibi aziz kıl.
Kalbimizi, kalp kıranlardan değil, kalp yapanlardan eyle.
Canım Rahman’ım, bize öyle bir sevgi ver ki;
Karanlıkta yolumuzu buldursun,
Darda kapılar açsın,
Yalnızlıkta yoldaş olsun.
Senin sevginle yaşayanlardan,
Senin sevginle huzur bulanlardan,
Senin sevginle Sana kavuşanlardan eyle bizi.
İlahi maksadım sensin, talebim rızandır. Âmin…
BİR SEVGİ HIKÂYESİ
Vaktiyle bir derviş, hocasına sordu:
“Efendim, Allah’ı sevdiğimi nasıl anlarım?”
Hocası cevap vermek yerine onu çarşıya gönderdi. “Bugün kimseyi kırmadan dön,” dedi.
Derviş gün boyunca dikkat etti. Hiç kimseye sert bakmadı, herkese gülümsedi, hiç bir fakiri geri çevirmedi, bir çocuğun başını okşadı, yaşlı birinin yükünü taşıdı. Akşam olunca huzurlu bir kalple dergâha döndü.
Hocası sordu:
“Bugün kalbin nasıldı?”
Derviş cevap verdi:
“Garip bir huzur vardı içimde. Sanki her yaptığım iyilikte içim ısındı.”
Hocası gülümsedi:
“İşte Allah sevgisi budur. O’nu sevdiğini anlamak için gökyüzüne bakmana gerek yok. Bir kalbi incitmemek, bir gönlü onarmak, bir canlıya merhamet etmek…
Bunlar Allah’ı sevmenin işaretidir.”
Derviş o gün anladı ki;
Allah sevgisi bir söz değil, bir hâlmiş.
Kalpte başlar, hayata taşarmış.
Ve en çok da, başkalarının yüzünü güldürdüğünde hissedilirmiş.
Selamün en güzeli aleyküm
Âşık Ahi Kul Ahmet
Halk Ozanı