YAKIN OLMADAN YAKÎN OLMAZ
YAKÎN OLMADAN YAKIN OLMAZ
Selamün aleyküm.
Nasılsıniz?
İradeyi bazen ruh ele alır.
Bazen nefis. Nefis galip geldiğinde kul dünyaya döner, ruh galip geldiğinde kul Rabbine yükselir.
“Kul” dışındaki hitaplar ya kılıçla keser ya da kulun gardını bozar.
Üç tehlike eşikte bekler.
Riya, kibir, ucup ( yaptığını, ibadetini beğenmek)
Bu yüzden arifler ikili yol izlerler;
-Kıyasta, salyası akan köpekten de aşağıya iner. Kibir ve ucup bununla traş olur.. Ucup riyanın 1000 katıdır. Son noktayı estağfirullah koyar. Sevecen bakışlar ( rauf ve rahim- şefkatli ve merhametli) da tevazuya götürür.
-İkinci yol; muhabbet yoludur. Burada tevazu kayba yol açar. Su sıcak mı soğuk mu diyen de yolda kalır. Deli olmadan ve horlanmadan veli olunmaz. Lakin makam düşünen de aptallık etmiştir. Hakk yerine kendine döner, İlerleyemez.
Bunun akıllıları estağfirullahı arkada bıraktığına çeker.
Geriye gözünü budaktan sakınmayanlar kalır.
Onlar Allah cc nin zatina kitlenenler. O ndan başka hiç kimseyi ve hiç bir şeyi ne ister ne düşünür..Kendini de görmez, görmemelidir. İşte fenafillahın kapısı budur.
Biraz yüruyen ENEL HAKK ( Hakk bendedir- ben hakkım) demeye başlar. Bu gizi aşikar edenin derisini yüzerler. Sırrı sır ile tutmak gerekir.
Tutamayan düşer döner. Giden kadar dönen olur.
Kalanlar gözü gönlü hep Ona kitlenen ve sürekli ilerleyenlerdir. Bu yolda kemal olmaz. Kemal buldum diyen kibre kapı açar.
Saf, temiz, güzel, kalbi selim, sevgisini Hakka sunamayanın gülleri solar. Sunan Rasulü kemalde örnek almıştır.
İşte bitmeyen AŞK budur.
Beklenen ve sonsuza aday olan budur, bunlardır. Ne “ben” kalmıştır ne de istek= Tam teslimiyet.
Bu sefer Hakk kendi kendini zikretmeye başlar. Onu Ondan başka zikredecek yoktur. Siz kim oluyorsunuz!!!
Nefsi, benliği tüm öldürmek sınav heyecanını yok eder. Lezzet kalkar. Biraz canlı olması cihad ve fedakarlık kapısını açık tutar.
Esnaflar ” müşteri eşikte bekler” diye söylenirler. Yani dükkandan ayrıldığında müşteri gelir anlamındadır. Bu yüzden tezgah sürekli beklenir.
Hakk yoluna girenler de eşikte beklerler. Ayrılanı ayırırlar. Geriye sadıklar kalır. Bekleyen çorbayı içer. Dönene dünyayı, kalana ukbayı, arayana bulmayı, bulana aramayı salık verirler. Geriye bir elif taliplisi olup yok olanlar kalır. Dünyayı ve ahireti terkedenler karşılarında elif olarak Hakkı bulurlar. Onlar “zaten hep sen vardın” diyenlerdir. Geriye Hakktan başka bir şey kalmaz. Bunun adı AŞK tır.
AŞKOLSUN
Veya
Aşık Ahi Kul Ahmet görünen O dur.
Gözlerinden öperiz…
Gözünü aç ki öpebileyim.
Sonra iki kaşının ortasına “hu” yazayım. İşte OKUMAK (lafız, mana ve hikmet), bunu okumak ve budur.
Bu dersi iyi OKU.
Şimdi anladın mı okumanın mana ve hikmetini. = Görecez bakalım salata mı yapıyorsun bal mı yalıyorsun. Lakin balımız anzer balıdır. Gıramı kudurtur. Beri mi geliyorsun, geri mi duruyorsun, gide mi gidiyorsun?
Bu sınav ağırdır cevap gerekmez. Kalpte olmayan dile düşmeź. Dilde olanla yol yürünmez. Çulu çıkaramayan, kitabı yırtamayan, akla binen yol alamaz.
Aşk atı huysuzdur binmeyi bilmeyeni atar.
Bir ata iki kişi binmez.
Yularını tutsak senin için yeter. Bu da sana yeter…
Atın hayırlı olsun. Dürtüp durma, o yolu bilir. Sakin ve sabırlı ol. Öptüğüm gözleri O na kilitle.
Hasbünallahi ve niğmel vekil de. İlahi ente maksudi ve rıdake matlubi ( İlahi maksadım sensin, talebim rızandır) kapı şifren olsun. Adrese gerek yok. Estağfirullah ile geçtiğin kapıyı geri dönmemek üzere kapat. Hiç bir ihtiyacına dua etme. Cennet isteme. Cehennemden korkma. Kapı şifresinden başka her dünyalık veya ukbalık istek yan yollara saptırır.
Her dua sevgiden götürür. Güveni sarsar. Her şeye razı ol. Güvensiz ve rızasız ne sevgi olur ne aşk. Sen Ondan başkasını görmezsen, O seni görür. Yani her ihtiyacını karşılar.
Lütfunda hoş kahrında hoş de, her şeyi Ona bırak. O her şeye, şeyine yeter.
Üşenen, usanan, yorulan, sıkılan, yılanlara yol vermezler.
Hadis: ” Rabbim beni terbiye etti. Ne güzel terbiye etti.”
İşte ilahi terbiyeden geçiriliyorsunuz. Kim demiş tırafo patlar diye. ” Ela yaglemu men halak = Yaratan bilmez mi” (Mülk 14)
Rasulüllaha kabede namaz kılarken Ebu Cehil deve işkembesini üstüne atınca, kızı Fatıma ağlarken ona sözü : “kızım ağlama, Allah sevdiklerini terketmeyecektir” olmuştur.
Siz seven misiniz, sevilen misiniz?
Vedüd ( segili demektir – esmaül hüsna) sevgi sunar, sevenini ve seveceğini arar.
Sevilenler arananlardır.
Gözdeler, yakın olanlar, yakin düşen “kul”lar 100 kişide 4 kişidir. (Al- i Imran 104)
Gerisi yatar kalkar.
Aşk vuslata dönünce kul la ilahe illallah’ta susar.
Sessizliğin sesi dinlenir. Yaprak kımıldamaz. Diyeceğini der. Sarhoşluk burdadır. Dönüş ümmetedir. Görev ve sorumluluk had safhadadır. Sebepler alemi bekler tekrar kulu.
Benliğin kulları,
Okusun bunları,
Ümmetin kırıldı.
Canları dalları…
Sizi de sahnede görelim. Elinizden tutalım.
Ancak “bir bildiği olmalı demeden yola düşülmez”
Zorluk gül dikeninden öte nedir ki. Katlanan öteye geçer. Tadı burdan gelir. Nar üstüne dut yenmez. Kasdı Hakk olmayan dünyaya düşer.
Ukba rüşvettir. Alan, cananı canı için sevmiştir = canın sevmiştir.
Canını canan için sevenler = cananı sevmiştir.
“Sevgilim” “canım Rahmanım” diyebilenler Hakka yürüyenlerdir. Fenafillah adaylarıdır.
Sahi biz ne yazdık siz ne anladınız?
Aşk kelama dönüşünce mana ve hikmet sıyrılıyor. Yavanlaşıyor. İşte anlatımın zorluğu ve anlaşılmazlık burdan geliyor.
Ancak, bütün bunlar Hakka davettir ve tebliğdir. Onu sizin kalbinize nakşedecek olan da, duyuracak olan da Allah cc dır. İşte nasib burda başlar.
Artık dinleyen söyleyenden arif olsa gerek diyor torbayı bağlıyoruz.
Selamün en güzel aleyküm…
Ahmet Atik
Ahi Kul Ahmet
Halk Ozanı