ahilik,ahi,ahi evran,islam,aşıkpaşa,kırşehir,ahmedi gülşehri,selçuklu,osmanlı,insan,güzel ahlak

KURAN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK


Popüler Aramalar

Kuran’ı Kerim, Cenab-ı Hak tarafından peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’e gönderilen son ilahi kitaptır. Miladi olarak 610 yılında inmeye başlamış olması nedeniyle bu yıl indirilişinin 1400. yılı kutlanmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı bu yılı “Kuran Yılı” ilan ederek insanlarla Kuran’ın buluşmasına bir kez daha dikkat çekmek istemiştir.

Gönül ister ki Kuran hayatın her alanında uygulansın. Hz. Ayşe validemiz, Hz. Peygamber hakkında sorulan bir soruya “onun ahlakı Kurandı” diye cevap vermiştir. İşte Kuran bir ahlak ve yaşayış biçimidir. İnsanın her davranışına yön verir. Kuran’ı yalnızca vicdanlara hapsetmek son derece yanlış ve kısır bir düşüncenin eseridir. Kuran, iki ayrı ayette danışma esasını öngörerek seçime dayanan bir cumhuriyet rejimini öngörür. Medeni hukuk, ceza hukuku, ticaret hukuku gibi alanlarda da hükümler öngörerek kamu ve özel hukuk alanlarını da düzenler. Örneğin riba (faiz) adı altında riskin yalnızca bir tarafta kaldığı, çalışmadan kazanç sağlanan ve ekonomide maliyetleri artıran faizli her muameleyi yasaklayarak alım satımı helal kılmış ve ortaklık yapılarak riskin eşit olarak dağıtılmasını öngörmüştir. Yine bu çerçevede kurulan finans kurumları nakdi kredi vermeyerek alım satıma aracılık ederler ve kar dağıtımı esasına dayanırlar. Alım satıma aracılık etmek, ekonomide arz talep dengesi sağlayarak talep fazlalığından kaynaklanan enflasyon hastalığına yol açmaz. Bunun gibi islamdaki emir ve yasaklar ilmi olarak dikkatle incelendiğinde son derece önemli anlamlar taşıdığı görülür. İşte Kuran’ı okumak onun içerdiği incelikleri anlamakla bir anlam ifade eder. Bu görev daha çok okumuş aydın kesime düşer. Halka düşen ise kendinden olan islami davranış sergileyen ihlaslı alimler ile ehil ve liyakatli yöneticileri seçmek, desteklemek ve uymaktır.

Kuran’ın okunuş biçimi hakkında ise şunlar söylenebilir. Kuran mucizevi bir kitaptır. Bazı ayetleri müteşabihtir. Yani anlamını yalnızca Allah bilir. Bazı ayetler yine bazı ayetler tarafından neshedilmiştir, yani hükmü ortadan kaldırılmıştır. Bazı konular örneğin içki yasağında    olduğu gibi aşama aşama yasaklanmıştır. Yine bazı ayetler birden fazla anlamlara gelir ve bütün zamanlara hitab eder. İşte bütün bunların anlasılması belli bir ilmi gerektirir. Bu yüzden Kuran’ın anlaşılmasından maksat islam alimlerinin anladığı gibi  anlamaktır. Aksi halde bir kimsenin çıkıp, ben mealden okudum demesi ve arkasından hüküm çıkarması yanlışlığın başını teşkil eder ve kişiyi küfre kadar götürür. Kişinin bilgisiz olarak kendi görüşüyle Kuran’ın tefsiri konusunda söz söylemenin yanlış olduğuna ilişkin olarak peygamber efendimiz şöyle buyurmaktadır: “Her kim Kuran hakkında kendi görüşüne dayanarak bir şey derse (bir karar verirse) cehennemde yerini hazırlasın”(İbn-i Abbas r.a.’dan rivayettir; Tirmizi, Tefsir 1). Bir başka hadis-i şerif ise şöyledir: “Her kim  Kuran hakkında kendi görüşüyle bir şey derse, isabet etse (doğru dese) de muhakkak hata etmiştir.” (Cündüb İbn-i Abdullah’tan rivayettir. Tirmizi, Tefsir 1; Ebu Davut,  İlim 5).

Batı, islam ülkelerinde meal okunmasını teşvik etmekte ve bu yolla müslümanlar arasında yanlış anlamalardan kaynaklanan bir fitnenin çıkmasını umut etmektedir. Bu nedenle Kuran’ın meali okunabilir fakat hüküm çıkarma işinde geri durmalı ve bunu ehil kişiler olan alimlere bırakmalıdır.

Kuran’ın anlaşılması ile ilgili olarak Kuran’ı Kerim’de şu ifadeler yer alır: “(Ey Peygamber) Bu, bir mübarek kitabtır ki, ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdik”(Sad 29). Bir başka ayette: “Gerçekten bu Kuran, (insanları) en doğru yola iletir ve salih amel işleyen müminlere büyük bir mükafat olduğunu müjdeler”(İsra 9). Bir diğer ayette de: “İndirdiğimiz bu Kuran, mübarek bir kitapdır. Ona uyun ve hükümlerine karşı gelmekten sakının ki, Allah’ın rahmetine erişesiniz.”(En’am 155) buyurulmaktadır.

Yukarıdaki ayetlerden  de anlaşılacağı üzere Kuran’ı okumak ve üzerinde düşünerek anlamaya çalışmak ve son olarak da hükümleriyle (islam alimlerinin çıkardığı hükümlerle) amel etmek gerekmektedir.

Milli şairimiz Mehmet Akif, bu konuda şöyle söylüyor:

Lafzı muhkem, yalnız anlaşılan, Kuran’ın;

Çünkü kaydında değil, hiç birimiz mananın;

Ya açar Nazm-ı Celil’in, bakarız yaprağına;

Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına.

İnmemiştir hele Kuran, bunu hakkıyla bilin;

Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için!

Bitmez tükenmez bir ilim, hikmet ve saadet kaynağı olan Kuran’ı Kerim; nuru ile alemleri aydınlatan, ruhlara şifa veren, insanların güçlü bir vicdana ve sağlam bir imana sahip olmasına vesile olan, akılları ve gönülleri aydınlatan, insanların ve cinlerin bir benzerini yapamadığı, mucuzevi, yüce bir kitaptır.

Öyle ise, hayatın manasını anlamamız, Allah (c.c.)’ın emrettiği gibi iyi bir insan olmamız, değişen ve gelişen dünyanın ağır şartlarını göğüsleyebilmemiz için Kuran’a başvurmamız, onu özel ve kamu her alanda uygulamamız ve ondan öğütler almamız gerekir. Bütün benliğimizle bu yüce kitaba yönelmeli, eşsiz güzelliklerini islam alimlerinin Kuran hakkında yazdıkları kitaplardan öğrenmeli ve ilkelerini hem kafamıza ve hem de gönlümüze nakşetmeli ve hayatımıza uygulamalıyız.

İnsanlık ne zaman Kuran’a yönelmiş ve onu rehber edinmişse en ileri medeniyete sahip olmuştur. Bu gerçek peygamber efendimiz tarafından şöyle dile getirilmektedir: “Şüphesiz ki Allah, Kuran’la amel edenleri yükseltir, ona uymayanları düşürür ve geri bırakır.” (Müslim, Müsafirin 269). Diğer taraftan bir başka hadislerinde de ; “Kuran’a sımsıkı sarılınız, onu önder ve rehber edininiz. Çünkü Kuran, alemlerin Rabbi Allah’ın mübarek kelamıdır.”(Fethu’l Kebir, c 2, s 237) buyurmaktadır.

Kuran’a uymak, hayatı daha canlı yaşamak demektir. Onun için Kuran’ı okumayı öğrenmeli, manasını anlamaya gayret etmeli ve hükümleri ile de her alanda amel etmeye çalışmalıyız ki, Allah’ın rahmetine, dünya ve ahiret mutluluğuna erebilelim. Yazımıza Yunus suresinin 57. ayetiyle son verelim: “Ey insanlar! Size Rabb’inizden bir öğüt, gönüllerin derdine bir şifa, müminlere bir hidayet ve rahmet gelmiştir.

KURAN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK ile Benzer Yazılar:

2 Kasım 2011 Saat : 8:21
  İslam

KURAN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

kırşehir Son Yazılar FriendFeed

Son Yorumlar


Notice: Undefined variable: pre_HTML in /home/ahisicom/domains/ahikirsehir.com/public_html/wp-content/themes/seohocasiv2/sidebar.php on line 20

Notice: Undefined variable: post_HTML in /home/ahisicom/domains/ahikirsehir.com/public_html/wp-content/themes/seohocasiv2/sidebar.php on line 26
cami alttan ısıtma
halı altı ısıtma
cami ısıtma
cami ısıtma